Görüş Bildir
onedio.com, UNICEF Türkiye Milli Komitesi ve Make a Wish Türkiye resmi destekçilerindendir. Bu projenin tüm geliri Make a Wish ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi'ne bağışlanmaktadır.
Prof.Dr.Mehmet Zihni Sungur Profil Resmi

Prof.Dr.Mehmet Zihni Sungur

Sungur'la Yaşamın İçinden

icon

Hakkında

"Hep öğrenme ve öğretme yolculuğunda seyahat eden, tek tek damlamaktan vazgeçip birleşebilirsek okyanusun kendisi olabileceğimize inanan, sevdiklerini yapmak yanı sıra yaptıklarını da sevmeyi öğrenen, hayatı alacaklı gibi yaşamaktan vazgeçmiş, sevgi ve şefkatin birer lüks değil birer gereklilik olduğu ilkesine gönül vermiş, çeşitli ulusal ve uluslararası birliklerin başkanlığını yapıp, birçok Uluslararası ödül aldıktan sonra başarının statülerle ilgili olmaktan çok başkalarının acılarına duyarlılık ve onları azaltmakta yönünde sorumluluk duymak ve acı çekmekten daha önemli olan tek şeyin acı çekmiş olmaya değer bir yaşam öyküsü oluşturabilmek olduğuna inanan bilim insanı. "Öylesine sevin ki sevilende sevmeyi sizlerden öğrensin"
icon

Tüm İçerikler

görsel

Aşk, Evlilik, Sadakatsizlik

Yaşamımız boyunca gözümüzü yakalayan birçok şey vardır. Ancak bunların çok azı yüreğimizi ve ruhumuzu da yakalar. Aşk, evlilik ve sadakatsizlik acısı gibi!..
5 Haziran 2021
görsel

Uzun Süre Evde Kalma ve İlişkiler

Evde geçirilen sürenin uzadığı bir zaman diliminde herkesin kendisine sorup yanıtını dürüstçe vermesi gereken temel sorulardan biri de belirsizliğin uzadığı ve evde kalma süresinin tahmin edilemez olduğu bir süreyi gerçekten yalnız başına mı yoksa hayatında anlamlı yeri olan, bağ kurduğu ve önem verdiği bir kişiyle mi geçirmeyi tercih edeceğidir? İnsanla virüs arasındaki savaşın kaçınılmaz bir evresi olan evde kalma ve karantina zamanları doğal olarak ilişkilerin gözden geçirilmesini gerektirecektir. Evlerde izolasyonun evlilik ya da birliktelikler üzerine olan etkilerinin çeşitli karikatür ya da eğlenceli söylemlerle aktarıldığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Bu anlaşılır bir durumdur, çünkü evlilik ve yakın ilişkiler gibi hassas konular bazen ciddi konuşmak için fazla ciddi kalabilir
22 Aralık 2020
görsel

Kaçınılmaz Kaygılarımız ve Kaygıyı Azaltmakta Pratik Öneriler

Kaygının geleceğe yönelik bir tehdit ya da tehlike algısı söz konusu olduğunda devreye giren bir duygu olduğu ve Korona günlerindeki tehdit ve tehlike algısının insandaki tehdit sistemlerini alarma geçirdiğini daha önceki yazımda belirtmiştim. Tehdit sistemleri devreye girince, sistem tehlike aramaya başlar. Birey bedenine odaklanarak korona virüse bağlı oluşabilecek bedensel belirtileri taramaya başlar. ‘Nefes yeterince tutulabiliyor mu? Ateş yükseliyor mu? Halsizlik ve çeşitli ağrılar oluyor mu?’ biçimindeki taramalar sıkça yapılmaya başlanır. Tabii ki tarama yalnızca bedensel belirtilerle sınırlı kalmayacaktır. Korona virüsle ilgili hiçbir yeni haberi atlamamak için sosyal medya da ciddi bir zaman harcanacak, tüm yeni bilgiler de bir tarama sürecine sokulacaktır. Tarama sonucunda elde edilen bulgular bir bilgi işleme sürecinden geçirilir ve bu işlem sırasında kaygının düzeyine bağlı olarak aşağıda sözü edilen bazı bilgi işlemleme hataları da devreye girebilir.
3 Aralık 2020
görsel

Duyguları Anlamak: Korku, Kaygı ve Endişe Arasındaki Farklar ve Bu Kavramlarla İlgili Bilmediklerimiz

Duyguları anlamak, duyguların nasıl bir amaca hizmet etmek için evrildiklerini anlama çabasıyla başlar. İnsanların hemen hemen tamamı birbirine benzer duygular yaşayabildiklerine göre, bu duyguların insan için  bir anlamı, hatta biryararı olması beklenir. Korku korur, sevmek iyileştirir. Özlemek harekete geçirir, utanç başkalarına verdiğimiz değeri gösterir ve bizi sosyal olarak izole olmaktan korur. Enteresan olan ise insan için bir anlamı, hatta yararı olan bu duyguların nasıl zaman zaman herkes için rahatsız edici bir  biçime dönüşebildiğidir. Bir başka önemli soru ise rahatsız edici biçime dönüşen bu duyguların nasıl yönetileceğidir.
24 Kasım 2020
görsel

İzmir Depremi ve Çağrıştırdıkları: Zor Zamanlarda İnsan Kalabilmek -Sosyal Destek ve İkincil Travmalar

Günlük yaşam içinde birçok zorlayıcı ve rahatsız edici yaşam olayları ile karşılaşırız. Ancak bunların hepsi bizde travma oluşturmaz. Zorlayıcı bir yaşam olayının bir travma gibi algılanması ancak bazı özellikleri içinde barındırması ile mümkündür. Bunların başında yaşanılan olayın bireyin günlük deneyimlerinin dışında kalması ve bu nedenle gündelik bilgi işleme süreçleri ile kolaylıkla anlaşılıp geride bırakılamamasıdır. İnsanların bazı yaşam olaylarını yaşamlarında bir “milat” gibi tanımlatıp hayatlarını “o olaydan önce” ve “o olaydan sonra” şeklinde ikiye ayırması bu nedenle olur. Yaşantıların anlamlandırılamaması ise olayın geride bırakılmasının önünü keserek kişinin işlevselliğini bozar, yaşam kalitesini düşürür hatta çeşitli ruhsal sorunlara zemin oluşturur. Travmalar kendi içlerinde “doğal yolla oluşan” ve “insan eliyle oluşturulan” olmak üzere ikiye ayrılır. Doğal yolla oluşan travmalar deprem, sel, fırtına, volkanik patlama gibi doğa olayları ve jeolojik süreçlerle ilgilidir. İnsan eliyle oluşturulan felaketler ise kendi içinde “kazayla” oluşanlar (iş kazaları, trafik kazaları gibi) ve amaçlı (bilerek) olarak oluşturulanlar (savaşlar, işkence, tecavüz, terörizm gibi) travmalar olarak ikiye ayrılır.
2 Kasım 2020
görsel

Aşk ve Çağrışımlar

Duygularımız yaşantılarımızdan çok yaşantılarla ilgili algılarla, yani onlara verdiğimiz anlamlarla belirlenir. Algılar ise düşüncelerin ürünüdür. Bir cümleyle özetlemek gerekirse hayatınızı değiştirmek istiyorsanız düşüncelerinizi değiştirmeniz gerekebilir.Bitmiş ya da devam eden çoğu romantik ilişkinin bir âşık olma dönemiyle başlıyor olması, aşka atfedilen anlamları  gözden geçirmeyi gerektirir. Aşk ile ilgili tanımlamaların temaları gözden geçirilecek olursa, çoğu kez birbirleriyle çelişen hatta kutuplaşan algılamalar göze çarpar:“İnanılmaz bir mutluluk – tarifsiz bir acı”“Güç – güçsüzlük”“İrade – iradesizlik”“Sağlıklı olma hali – hastalık hatta delilik hali”“Var olmanın anlamı – yok olmanın romantik yolu”,“Her sorunun çaresi – çaresizliğin ta kendisi” “Gerçek – hayal ya da rüya”“Umut – umutsuzluk”“İki kişilik – tek kişilik”gibi ifadeler aşk yaşamış ya da yaşayan insanların birbirleriyle örtüşmeyen tanımlarından bazılarıdır.
19 Ekim 2020
görsel

Küresel Bir Felaketin Farkındalık Bağlamında Öğrettikleri

Bu dünyaya ıslak, çıplak ve aç olarak geliriz! Daha sonra bazılarımıza daha kötü şeyler olur… Çeşitli doğal felaketler, kazalar, savaşlar, tecavüz, işkence ve terörizmin yaygın olduğu bir dünyada ağır travmaların etkilerini yaşamış ve yaşayacak milyonlarca insan olsa gerek. Bütün bunlara rağmen derinlemesine düşünecek olursak yaşama şansı insana hiçbir bedel ödemeden verilmiş en büyük armağandır. Sınırlı bir süre için verilen bu hediye edilmiş zamanın içini nasıl dolduracağımız bizlere bırakılmıştır. Ancak insanların kendi hayatlarının mimarı gibi tanıtıldığı bir dünyada, insan tüm kontrolün kendi elinde olduğuna inandırılırsa bu bir haksızlık olabilir. 'Başarırsan da, başaramazsan da mimar sensin' şeklindeki iddialı söylem ya da yanılsama her zaman şefkat ve empatiden uzak bir yargılamanın ürünü gibi gelmiştir bana. Şüphesiz dünyayı yargılamak haksızlık olur çünkü misafir olarak geldiğimiz bir yerde umduğumuzla değil bulduğumuzla yaşamayı öğrenerek yaşamayı hepimiz becerebiliriz. Bu bağlamda dünya ne iyi ne de kötü bir yerdir. Dünya her zaman olduğu gibi bir yerdir ve onu iyi ya da kötü yapan bizim algılarımızdır. Ancak, algılarımızın bir kısmının yaşantılarımızla belirlendiği gerçeğini düşünürsek yaşamın hepimize aynı cömertlikle fırsatlar sunduğunu söylemek inandırıcım olmaz. İçine doğduğumuz aile, koşullar, çevre, coğrafya, toplum, kontrolümüz dışında kalan yaşam olayları gibi etkenler ortaya çıkan mimariyi etkileyen değişkenlerdir.
11 Ekim 2020
görsel

4 Eylül Tarihinin “Dünya Cinsel Sağlık Günü “ Olarak Kutlandığını Kaç Kişi Biliyor?

Dünya Cinsel Sağlık Birliği (WAS), cinsel sağlığın dünya genelinde iyileştirilmesi ve cinsel hakların temel insan haklarından biri olduğunu vurgulamak amacıyla 1978 yılında Roma’da kurulmuştur. Dünya Cinsel Sağlık Birliği (WAS) beş ayrı federasyondan oluşur. Kuzey Amerika, Avrupa, Asya, Afrika, Latin Amerika federasyonları aynı birliğin beş temel üyesidir. Bu beş federasyonun dışında 100’den fazla ulusal ve uluslararası kuruluşlar aynı birliğin üyeleridir. Dünya Cinsel Sağlık Birliği kuruluşundan bu yana farklı ülkelerde 24 uluslararası kongreye ev sahipliği yapmıştır.
1 Ekim 2020
görsel

Riskli Durumların İnkârı Psikolojisi: Koronavirüs Zamanlarında Uyumsuz Davranışları Anlamaya Yönelik İnsani Bir Çaba

Maske kullanma, fiziksel mesafeyi koruma, evde kalma gibi tedbirler ve sokağa çıkma yasaklarına riayet etmek virüsün yayılma riskini azaltılabiliyorsa, insanların bu yasaklara uyması herkes için yararlı ve mantıklı olan davranışlar olacaktır. Birçoğumuz toplumsal sorumluluklarımız olduğunun farkındalığı içinde herkesin yararına olacak bu tür davranışları sergilemeye özen gösteririz. Ancak bir kısım insan bu tür sorumlulukları alması gerektiğini bilmesine rağmen bildiklerini uygulamaz ve doğal olarak toplum içinde hızlıca yargılanırlar. Ancak bilgi ile uygulama her zaman el ele gitmez.
18 Eylül 2020