Srebrenitsa Katliamı'nın Anısına Düzenlenen Savaş Yolunda Bir Barış Yürüyüşünün Hikayesi: Marş Mira

132PAYLAŞIM

Bosna-Hersek'te 1995 Srebrenica soykırımında ölenlerin anısına her yıl düzenlenen bir barış yürüyüşü olan Marş Mira'nın tarihine kısa bir yolculuk yapalım...

1992 yılında başlayan Bosna Savaşı’nda Sırplar, Doğu Bosna’da etnik bir savaştaydı.

Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırplar, Bosna'da başlattıkları soykırımla doğuya doğru hızla ilerledi.

Bosna’nın en doğusunda yer alan Srebrenitsa ise direnişine devam ediyor, bu bölge Sırbistan ve Belgrat arasındaki engellerden birini oluşturuyordu.

Binlerce insan, savaştan önce  Srebrenitsa’ya sığınmış, böylece kasabanın nüfusu 60 bine yükselmişti.

Birleşmiş Milletler, 16 Nisan 1993'te aralarında Srebrenitsa’nın da bulunduğu 6 bölgeyi “Güvenli Bölge” ilan etti.

Srebrenica’da, halka silahlarını uluslararası görevlilere teslim etmesi gerektiği söylendi. BM yetkililerine güvenen Boşnaklar ise ellerindeki tüm silahları teslim etti ancak Sırpların saldırıları bundan sonra artmaya başladı.

6 Temmuz 1995 sabahı General Mladiç komutasındaki Sırplar, Srebrenitsa’yı tank ve top ateşiyle ağır bir bombardımana tuttular.

Sırplar 10 Temmuz’da ikinci bir saldırı başlatınca BM Hollandalı Birlik Komutanı Albay Tom Karremans NATO’dan hava desteği talep etti ancak NATO uçakları Srebrenitsa üzerinde bir kaç saat uçtuktan sonra hiçbir şey yapmadan geri döndü.

General Ratko Mladiç ve ordusu 11 Temmuz 1995 günü silahlarından arındırılmış kente zorlanmadan girdi.

Şehir düşünce, yaklaşık 25.000 kişi Srebrenitsa yakınlarındaki Potoçari köyündeki BM Hollanda askeri kampına doğru kaçmaya başladı. Bu kişilerden 6.000 kadarı kampa girmeyi başarırken geri kalanlardan bazıları kampın çevresinde toplandı bazıları da Tuzla’ya gitmek için dağlara kaçtı.

Potoçari kampında ve çevresinde toplanan binlerce Boşnak korku içerisinde bekliyordu.

Hollandalıların Srebrenitsa’yı hiç bir zorluk çıkarmadan teslim ettiğini gören Mladiç, Albay Karremans’la yaptığı toplantıda kamptaki tüm Boşnakların bir an önce kendisine teslim edilmesini istiyor, aksi takdirde kampı bombalayacağı söylüyordu.

Sonunda korkulan oldu ve Boşnaklar, kampı kuşatma altında tutan Sırplara teslim edildi.

Bundan sonra kampta bulunan tüm Boşnaklar, Hollandalı BM askerleri tarafından silah zoruyla dışarı çıkmaya zorlandılar. Kendilerinin Sırplara teslim edildiğinde öldürüleceklerini söyleyen Boşnaklara aldırış etmeden onları zorla Sırplara teslim ettiler.

BM Barış Gücü komutanı Thom Karremans “Gerektiğinde savaş uçakları Sırpları vuracak, sizler korunacaksınız, bu konuda hiçbir endişeniz olmasın” demişti.

Ancak öyle olmadı.General Ratko Mladiç komutasındaki ağır silahlarla donatılmış Bosna Sırp ordusu, 8372 Bosnalıyı yollarda, dağlarda öldürdüler.

Sırp askerler, öldürdükleri Boşnakların kimliklerinin tespit edilememesi için cesetleri parçalayarak sayıları 64'ü bulan toplu mezarlara gömdüler.

Kuşatma ve katliamdan kaçan bu insanlardan yaklaşık 6 bin kişi hayatta kalabildi.

Bosna Hersek hükümeti, Srebrenica Soykırımı’nın onuncu yılı olan 2005’te hem soykırımı hem de yaşam ile ölüm arasındaki bu yürüyüşü gerçekleştirenleri anmak için bir organizasyon düzenlenmesine karar verdi.

İlk adı “Marš Smirti” (Ölüm Yürüyüşü) olan bu organizasyon daha sonra “Marš Mira” (Barış Yürüyüşü) ismini aldı.

Hem Srebrenica’da hayatını kaybedenleri anmak hem de katliamdan kurtulanlarla bir araya gelmek amacıyla düzenlenen Marş Mira, her yıl 11–14 Temmuz günleri arasında sürdürülüyor.

Aliya İzzetbegoviç’in sözleri Marş Mira ruhunu en güzel şekilde özetliyor: “Geleceğimizi geçmişimizde aramayacağız. Kin ve intikam peşinde koşmayacağız…”

Umarız ki insanlık tarihi bir daha böyle bir katliamı yaşamak zorunda kalmaz...

Bu içerik de dikkatini çekebilir:

Srebrenitsa Katliamı'ndan Kan Donduran 17 Kare - onedio.com
Srebrenitsa Katliamı'ndan Kan Donduran 17 Kare - onedio.com

Bu Haber ile İlgili Linkler

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
blacklivesmatter

Onedio için şaşırtıcı derecede kaliteli, cidden bir şey anlatan içerik olmuş, tebrik ederim.

kloroflorokarbon

Tarihte ne ilkti ne de son olacak. Turkiye ve ittifak halinde olan tum ulkelerin ortak paydada bulusurken bile abuk subuk seyler yuzunden uzerlerine duseni yapmamalari,uluslararasi alanda gercekten bilgisiz adamlarin at kosturmasi vb tum sebepler her yuzyil baska katliamlara sebebiyet veriyor.Dusundurucu

amber-esra-kirbas

birkaç ay önce arkadaşım sayesinde daha ayrıntılı araştırma fırsatı bulmuştum... özellikle bu video'yu parçayı ne zaman dinlesem yine bir hüzün çöküyor üstüme...

pella

Benim de baba soyum bosnaklardan geliyor. Buyuk dedem bu olaylar olmadan çok önce göçmüş Türkiye'ye ama bosnada bulunan kendi akrabalarindan neredeyse kimse kalmamış. Her sene yeni bir toplu mezar bulunuyor. Yazık gerçekten rakamlar inanılmaz Avrupanin ortasında böyle bir seye nasıl izin verildi? Niye hiçbir devlet yardıma kosmadi orayi savunmadi? Insanlığın en büyük utanclarindan biri. Yazık...

veysel-fil

Zulüm bitmiş değil Sırbistanın Sandzak (Sancak) bölegesi hala ambargo içinde en basit örneği şu anda corona virüsle mücadele ediyorlar ve sırp hükümeti hiçbir şekilde ne doktor ne hemşire ne de tıbbı ekipman gönderiyor. Hükümeti başınızın çaresine bakın bu yaptıklarınız tiyatrodan ibaret diye açıklama bile yaptı. Şaka gibi dediğinizi duyar gibiyim. 200.000 binlik nufuslu olan bölgede günde 750-1000 vaka veriliyor. Ağlaya ağlaya Türkiyeden yardım isteyen kardeşlermi gördüm (Ki Türkiye hemen gönderdi) akrabalarım korku içinde bizi arayıp ölüyoruz burada diyor. Elimizden bişey gelmiyor gidemiyoruz. Doktorlar hemşireler ve sağlık çalışanlarının %80i virüs kapmış durumda ama alınan tek cevap BAŞINIZIN ÇARESİNE BAKIN. Srebrenitsa da son bulucak dedik ama psikolojik katliam hala devam etmekte.

gunec46

offff...

Görüş Bildir