Sosyal Medya Fenomeni Pedagog "Bebeğin Tüm Sorumluluğunu Anne Almalı" Dedi, Ortalık Fena Karıştı!

-

Sosyal medya fenomeni Pedagog Adem Güneş, bebeğin ilk yıllarında babaların pasif role geçmesi gerektiğini savundu, ortalık karıştı. Bebeğin ilk iki yılında bütün sorumlulukların anne tarafından alınması gerektiğini söyleyen Adem Güneş’e tepkiler gecikmedi. Buyurun birlikte bakalım…

Öncelikle Adem Güneş'i tanıyalım. Kendisi bir pedagog. Uzmanlık alanı olan çocuk psikolojisine dair birçok kitabı bulunuyor. Aynı zamanda sosyal medya fenomeni olan Güneş'i binlerce ebeveyn takip ediyor.

Sosyal medya hesaplarından özellikle güvenli bağlanma ile ilgili sıklıkla paylaşımlarda bulunuyor.

Ancak dün paylaştığı post'unda bebeğin ilk yılında tüm sorumluluklarını annenin alması gerektiğini söyleyince tepkiler gecikmedi.

Peki, ne dedi Adem Güneş?

Babaların, emzirme dönemindeki manevi sorumluluklarının yanı sıra bazı annelerin “Hayat müşterektir” söylemi eşliğinde alt değiştirme, geceleri mama verme, uyutma, bebeğin öz bakım ihtiyaçlarını karşılama gibi konularda da eşlerinden yardım istediklerine şahit oluyorum.

Bu tutum bebeklerin ilk iki yılı söz konusu olduğunda yanlıştır. Sadece emme değil, annenin çocuğa bağlanabilmesi için bebeğin ihtiyaçlarının tamamını annesi karşılamalıdır ki aralarında bağlanma gerçekleşsin. Özellikle alt temizleme anneyle bebeği birbirine bağlayan unsurlardandır. Baba bu işi (çok zaruri durumlar hariç) yapmamalıdır. Ama anneyi rahatlatmak, dinlendirmek ya da kendisine vakit ayırmasını sağlamak maksadıyla haftada bir bebeği uyutabilir, dışarıda vakit geçirirken çocuğu gezdirip oynatabilir. Ama bunların hiçbiri alışkanlığa dönüşmemelidir. Yanlış anlaşılmasın; baba çocuğun yaşamı içerisinde mutlaka kendisini var etmeli, iletişim köprüsünü kurmalıdır. Ancak ilk iki yıl çocuğun duygusal gelişimi anneyledir. 

Bazı anneler bebekle babanın arasının çok iyi olmadığına inanır ve her fırsatta ikisini bir araya getirmeye çalışır. Çocuk istifra edince baba kızar, anne üzülür. Hâlbuki babalık duygusu annelik gibi değildir. Onların yenidoğan bebeklerle özel ve hazır bir bağları yoktur. Hatta birçok baba günlük işlerin telaşıyla evdeki bebeği unutabilir. Bunlar gayet normaldir. Ancak iki buçuk-üç yaşından sonra babayla çocuk adım adım birbirine bağlanır. Ondan önce çocuğu babaya bağlamaya çalışmak ya da bu konuda tazyikte bulunmak duyguları hazır olmayan babayı zorlamaktır. Bu tutum ise iki tarafı birbirinden uzaklaştırır. 

Erkeklerin çocuklarına yakınlaşması, onlarla bağ kurması için içlerinde bazı duyguların uyanması gerekir. Bunu da ancak çocuk yapar. Mesela bebeğin şirinliği, tatlılığı, masumiyeti babalık duygusunun uyanması için yeterli değildir. Her şey çocuğun ona tebessüm etmesi, “babacımmm” demesi, işten geldiğinde sevinmesi, akşamları boynuna atlayıp öpmesi, oyun oynayacağı zaman elindeki topu götürüp ona vermesi ya da bazı ihtiyaçlarını babasının karşılamasını istemesiyle başlar. Öncesindeki davranışlar aslında alışkanlıktan ibarettir.

Adem Güneş'in bu paylaşımının ardından Twitter'da ve Instagram'da karşıt sesler yükseldi ve tepkiler geldi.

En büyük tepkilerden birini sosyal medya fenomeni Selen Pınar Işık, nam-ı diğer Pucca verdi: "Allah askina bu nedir ya? Biliyorum cok seviyorsunuz bu adami ama bu nasil bir bakis acisi???? Karisi varsa Allah yardim etsin ne diyeyim."

Gelen tepkilerin ardından Adem Güneş bir açıklama yaptı ve eleştirileri haklı bulduğunu söyledi.

İşte açıklamasının devamı:

"Bir önceki Instagram mesajıma ne kadar da çok eleştiri geldi… :) Eleştiriler haklı… ve doğru… 

Bu post, Güvenli Bağlanma’yı tarif eden bir paylaşımdı aslında, yorumlara baktığımda, bu paylaşım baba ile çocuklar arasında ‘sevgi ve ilgi’ ile ilişkilendirilmiş… Güvenli Bağ oluşturmak ayrı bir şey, çocuğun baba ve anneden sevgi alması çok çok ayrı bir şeydir… 

Şöyle ki; 

Güvenli Bağlanma; bir bağlanma figürü ile (genellikle anne) çocuk arasında ilk 2 yılda gerçekleşen ‘ruhsal uyum’ veya ‘ruhsal temas’ halidir… 

Anne çocuk arasında gerçekleşen bu uyum, çocukta ‘GÜVEN’ duygusunun temelini oluşturur… 

Bağlanma döneminde annenin bebeğine olan yönelişi kesintiye uğratılmamalıdır. Bunun için baba, eşini hem fiziksel hem de duygusal olarak desteklemeli… Ev işi, yemek, ortalık toparlanması gibi basit konularla anneyi meşgul etmemeli, moral ve motivasyonunu yüksek tutmak için anneye enerji vermelidir… 

Bir başka deyişle, eş, anneyi ne kadar destekliyorsa, anne o denli yüksek motivasyon ile bebeğine yönelecektir… Bu yöneliş, çocuğun ihtiyacı olan ‘ruhsal temas’ı sağladığı gibi onun kişilik yapısının temeli olan ‘GÜVEN’ duygusunu da atacaktır… 

Bir önceki postta bahsedilen sözlerin özeti; ‘Babalar, ilk 2 yıl içinde mümkün olduğunca anne ile bebek arasındaki ilişkiyi zedeleyecek, onların birbirleri ile bağlanmasına engel olabilecek tutum ve davranışlardan kaçınmalıdır’ idi aslında… Bu demek değil ki, baba çocuğuna hiç yaklaşmamalı, dokunmamalı, sevmemeli…  Güvenli Bağlanma sürecinde tabi ki baba da çocuğuna yeterince ilgi ve sevgi verecek, ancak esas olan şey, çocuğun fizyolojik ve duygusal ihtiyaçlarında ‘tek adres’ oluşturmak, bu ihtiyaçların vaktinde, yeterince ve koşulsuzca giderilmesini sağlamaktır… 

Şu bilgi oldukça önemli; 

Çocuğun anneye bağlanması; bebeğin fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanması sırasında ortaya çıkan ‘rahatlama’ duygusunun bir sonucudur… Bebek anneyi emdiğinde, açlık hissi geçtiği için ‘rahatlar’ ve kendisinin rahatlamasını sağlayan kişiye tebessümle bakar ve bağlanır…. Çocuk, altına kaka yaptığında ve annesi onun altını temizlediğinde, çocuk ‘rahatlar’ ve kendisini rahatlatan annesine tebessüm eder ‘bağlanır.' Bundan dolayı, babanın rolü, ilk 2 yılda, anneye duygusal ve fiziksel destek sunarak, çocuğu ile bağlanmasını kolaylaştırmaktır… Gerekirse ev işlerini baba yapar, gerekirse çamaşırları baba yıkar, gerekirse yemekleri baba yapar ve anne ile çocuk arasındaki bu incecik dokunuşların oluşmasına zemin hazırlar… 

Bir önceki postta anlatılmak istenilen konu buydu aslında… sanırım beceremedim :) Paylaşımı okuduğunda canı sıkılan, morali bozulan, incinen ve beni de incitmek için bir şeyler yazmak isteyen bütün takipçilerimden özür dilerim :) Lütfen sevgi ile kalın."

Peki, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Onedio Yaşam'ı Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bayan-sinir

Neden babanın çocuğun büyümesinde hiçbir katkısı yokmuş gibi laflar sarf ediyorsunuz? Gerçekten babalara fazla haksızlık yapmıyor musunuz?

haralagurele

Ulan keşke kadınlar olarak mitozla üreseydik, ne bileyim fotosentez falan yapsaydık. Çoğunlukla kendimden olmak üzere herkesten bıktım usandım. Sürekli milletin herhangi bir şeyine malzeme olmaktan bıktım usandım artık. Sadece bir insan olmak istiyorum ya. Kadın, erkek, anne, kız arkadaş, seks malzemesi, pazarlama karması, ucuz işci, yemek ismi, semt ismi falan değil sadece bir insan olmak istiyorum ya artık.

vilyimvolis

adam neden linç edildi anlamadım.. Hayat müşterek demek, çocugun altını bi anne bi baba temizlesin demek mi? biraz anne biraz baba mı emzirecek anlamadım! hayat müşterek ise anne, bebeği ile ilgilenirken baba da anne ile ilgilenir, onun rahatı için çaba gösterir.. Millet neye tepki vereceğini şaşırmış durumda..

maca_as

(Baba)Hocam gecenin 3ünde bu bebek ağlıyor, bir baba olarak ne yapmam gerekli? (Pedagog) Sen hiç merak etme, o iş bende ayarlıyorum şimdi.

bengu-tasci

Dikkat çekmek istediğim bir husus var. Pedagoglar ne çocuk psikiyatristi ne de çocuk psikologu olarak geçerler. Günümüze evrilmiş adı rehberlik ve psikolojik danışmanlıktır. Mevcudiyette böyle bir bölüm ve de ünvan yoktur. Çocuğu pedagog'a götürelim demek de söz konusu değildir dolayısıyla. Bu kişiler çocuklara ve ailelerine sosyo-kültürel alanda destek ve danışman olabilecek kişilerdir. Doğru olan, artı bir eğitim söz konusu değil ise çocuk ve ergen psikolojisi üzerine ''pedagog'' değil çocuk ve ergen yani gelişim psikologlarına ya da çocuk psikiyatristlerine yönelmektir.

oguz.s.onar

Sosyoloğa da gitmiyoruz ama bu ne onları yok farz edecegimiz anlamina ne de önemsiz kabul edebileceğimiz anlamına geliyor.

Başlıklar

InstagramSosyal MedyaTwitteranneoyun
Görüş Bildir