Sizi Dişçi Koltuğundan Kurtaracak, “Keşke Daha Önce Yapsaydım” Diyeceğiniz 10 Rutin
Diş ağrısının ne derece katlanılamaz olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir anda gelir ve bütün gününüzü mahveder! Ama gerçek şu ki; diş ağrıları genellikle uzun süre ihmal edilen küçük alışkanlıkların bir sonucu. Bunların büyük bir kısmı önlenebilir! İşte dişçi koltuğuna daha az oturmak, hatta mümkünse hiç oturmamak isteyenlerin uygulaması gereken rutinler. 👇
1. Dişlerinizi günde 2 defa fırçalamayı ihmal etmeyin!
Sabah aceleyle yapılan 20 saniyelik fırçalama çoğu zaman yeterli olmuyor. Akşam fırçalaması ise kesinlikle atlanmaması gereken kısım! Gün boyu biriken plak ve bakteriler, gece boyunca dişlerde kalıyor. Düzenli ve bilinçli fırçalama ile diş ağrısına giden yolda frene basmış olursunuz.
2. Şarjlı diş fırçası kullanın!
Manuel fırçayla iyi fırçaladığınızı düşündüğünüz zamanlarda bile çoğu zaman yüzeyler eşit temizlenmiyor. Şarjlı diş fırçaları baskıyı ve hareketi daha dengeli dağıttığı için diş etlerini de yormuyor. Özellikle diş eti hassasiyeti olanlar için fark ciddi şekilde hissediliyor! Bir süre kullandıktan sonra farkı hissedeceksiniz!
3. Diş ipi kullanmayı alışkanlık haline getirin!
Diş ağrılarının büyük kısmı, fırçanın ulaşamadığı aralıklardan başlıyor. Diş ipi kullanımı başta zahmetli gibi gelse de alışınca birkaç dakikalık rutin haline geliyor. Özellikle diş yapısı sık olanlar farkı çok net hissediyor! “Ben fırçalıyorum yetiyor!” diyorsanız yanılıyorsunuz.
4. Ağız gargarasını arada bir değil, düzenli kullanın.
Gargara mucize değil ama doğru kullanıldığında oldukça destekleyici. Özellikle gece fırçalamadan sonra kullanıldığında ağız içindeki bakteri yükünü ciddi şekilde azaltıyor. Her gargara herkese uygun olmayabilir, bu yüzden hassasiyet yapmayan bir ürünle başlamak önemli. “Yakıyorsa etkilidir!” mantığı burada işlemiyor.
5. Şekerli ve asitli yiyeceklerden sonra hemen fırçalamayın!
Bu biraz ters köşe bir bilgi ama önemli! Asitli içecekler veya tatlılar diş minesini geçici olarak yumuşatır. Hemen fırçalamak, mineye zarar verebilir ve hassasiyeti artırabilir. En doğrusu ağzı suyla çalkalayıp 20 - 30 dakika beklemek.
6. Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığınızı fark edip önlem alın!
Birçok insan farkında olmadan dişlerini sıkıyor ve bu durum zamanla ağrıya, çatlaklara ve çene problemlerine yol açıyor. Özellikle stresli dönemlerde bu alışkanlık artıyor. Sabahları çene ağrısıyla uyanıyorsanız bu bir işaret olabilir! Erken fark etmek, büyük hasarları önler.
7. Çok sıcak ve çok soğuk yiyecek/içecekleri peş peşe tüketmeyin!
Sıcak çaydan sonra hemen soğuk su içmek, kahveden sonra dondurma yemek... Bunlar dişler için travma yaratır! Bu ani ısı değişimleri, özellikle hassas dişlerde ağrıya neden oluyor. Zamanla bu hassasiyet kalıcı hale gelebiliyor. Dişler de ani değişimlerden çabuk etkileniyor.
8. Dişlerinizi bir alet gibi kullanmaktan vazgeçin!
Soda şişesi açmak, bant veya ip koparmak, bir şeyi tutmak… Hepsi “Bir kereden bir şey olmaz!” diye başlıyor. Ama diş minesinde oluşan mikro çatlaklar zamanla ağrıya ve kırıklara yol açabiliyor. Dişler güçlüdür ama pense de değildir. Dikkatli olmak lazım!
9. Altı ayda bir diş kontrolü yaptırın!
Ağrı yokken dişçiye gitmek çoğu kişiye gereksiz geliyor ama esas kurtarıcı olan bu! Küçük bir çürük ya da başlangıç problemi, erken fark edildiğinde çok daha kolay çözülüyor. “Bir şeyim yok.” dediğiniz anlar aslında en doğru zaman.
10. Diş eti kanamalarını normalleştirmeyin!
“Fırçalarken bazen kanıyor ama ondan bir şey olmaz!” cümlesi pek de doğru değil! Diş eti kanaması çoğu zaman iltihabın ilk sinyali. Erken müdahale edilmezse hem ağrıya hem diş kaybına kadar gidebiliyor. Kanama, diş etinin yardım çağrısıdır, asla görmezden gelmeyin!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın