Selçuklulardan Kalma 800 Yıllık Hazineler Evlerin Duvarlarının İçinde Bulundu
Antalya’nın kalbi Kaleiçi’nde yürütülen titiz araştırmalar, tarihin tozlu sayfalarında kalmış muazzam bir keşfi gün yüzüne çıkardı. Selçuklu Devleti’nin Akdeniz’deki en stratejik kapısı olan Antalya’da, surların kuytularına ve eski evlerin duvarlarına gizlenmiş tam 45 adet kitabe tespit edildi. 800 yıldır sessizce keşfedilmeyi bekleyen bu eserler, kentin Türk-İslam tarihindeki yerini perçinleyen adeta taşlaşmış birer 'fetihname' niteliği taşıyor.
Detaylar 👇
Medeniyetlerin buluşma noktası: Antalya

Efsaneye göre Bergama Kralı 2. Attalos’un 'Bana yeryüzündeki cenneti bulun' talimatıyla kurulan Antalya, Helenistik dönemden Roma’ya, Bizans’tan Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar pek çok devrin izlerini taşıyor. Atatürk’ün 'Dünyanın en güzel şehri' olarak nitelendirdiği bu kadim kent, bugünlerde hem ilk fethinin yıl dönümünü hem de Cumhuriyetimizin kurucusunun kenti ziyaretini gururla kutluyor.
İki fetih ve taşlara yazılan destan.

Selçuklu’nun kışlık merkezi olan Antalya, aslında iki kez fethedildi. İlk olarak 1207’de Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından alınan şehir, yaşanan taht kavgaları sırasında tekrar el değiştirmişti. Araştırmacı Dr. Mahmut Demir’in aktardığına göre, İzzettin Keykavus 1216 yılında şehri bir yıllık kuşatmanın ardından yeniden Selçuklu mülküne kattı. Bu zaferi ebedileştirmek adına, şiirsel bir Arapça ile kaleme alınan devasa bir fetihname hazırlattı. Bir kâğıda yazılır gibi incelikle taşa işlenen bu eser, Anadolu’daki bilinen en kapsamlı Selçuklu kitabesi olma özelliğini taşıyor.
Eserler gizli köşelerden sanat galerilerine yolculuklarını tamamlandı.

Araştırmacı Dr. Mahmut Demir ve fotoğrafçı Gülcan Acar, Kaleiçi’nin labirent sokaklarında, çalılarla örtülmüş duvarlarda ve özel mülklerin çatılarında bu 45 parçalık yapbozun izini sürdü. Bazıları Etnografya Müzesi'nde, bazıları ise hâlâ surların üzerinde duran bu taş metinler, modern teknolojinin yardımıyla dijital olarak belgelendi ve tercüme edildi.
Tarihin estetik mirası artık görünür kılındı.

Gülcan Acar’ın büyük bir emekle fotoğrafladığı bu kitabeler, birebir ölçülerdeki kabartma replikalarıyla artık sergi alanlarında ziyaretçilerini ağırlıyor. Yıllardır yanından fark etmeden geçtiğimiz bu tarihi belgeler, artık şehrin kimliğini yansıtan birer sanat eserine dönüştü. Akdeniz Üniversitesi ve Atatürk Kültür Merkezi gibi noktalarda sergilenen bu eserler, Antalya’nın 800 yıllık sırlarını tarih meraklılarıyla paylaşıyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın