Rusya'nın Suriye Planı: Asıl Müzakere Şimdi Başlıyor

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Rusya'nın 8 maddeden oluşan ve Suriye krizine siyasi çözüm önerilerini içeren planı basına sızdı. Plan, şu an için bir "Barış planı" olarak adlandırılamaz. Ancak yine de Moskova'nın krizin son bulması için siyasi alanda ne tür adımlar görmek istediğinin ilk örneği.

Rusya'nın Suriye'deki askeri müdahalesi Suriye konusunda söz sahibi olmak isteyen tüm ülkelerin planlarını yeniden gözden geçirmeye zorlamıştı. Her ne kadar Rus hava desteği Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a karşı çatışan muhalif grupları her cephede geri püskürtmese de, Suriye ordusu için bazı zaferlerin önünü açtı.

Rusya'nın hava operasyonları her şeyden önce Suriye hükümetinin düşmesine izin vermeyeceklerinin göstergesiydi. Kremlin'in oynadığı askeri müdahale kartı, öngörülebilen gelecekte Suriye'ye dair olası tüm siyasi çözüm ihtimallerinin Moskova'dan geçeceğini gösterdi.

Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin realist bir siyasetçi. Askeri müdahalenin "başarılı" olarak nitelendirilmesi için hem kapsamının sınırlı olması, hem de kısa sürmesi gerekiyor. Rusya, Suriye krizine daha da fazla müdahil olması durumunda bir bataklığa sürüklenebileceğinin farkında. İşte bu yüzden Rusya'dan diplomatik alanda bir dizi açılım görmeye başladık. Bu açılımların her biri de kendi içinde oldukça ilginç gelişmeler.

8 maddelik çözüm önerisi:

BBC Türkçe'nin haberine göre basına sızan son 8 maddelik çözüm önerisinde Moskova, 18 ay içerisinde yeni bir Suriye anayasasının yazılmasından bahsediyor. 

Ardından bu anayasanın referanduma götürülmesi ve eğer onaylanırsa hemen sonrasında ülkede genel seçimlerin yapılması öneriliyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Ekim ayında Moskova'ya sürpriz bir ziyaret yapmış ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görüşmüştü. Buraya kadar yapılan teklifler 2012'de hazırlanan Suriye barış planının güncellenmiş ve geliştirilmiş bir versiyonu gibi duruyor. Bu nedenle Kremlin'in masaya getirdiği plana 2012 Cenevre mutabakatının Rus vurgusuyla yeniden ele alınmış hali denebilir.

Planda iki temel sorun göze çarpıyor

Beşar Esad'a ne olacağına dair bir şey söylenmiyor. Esad'ın geçiş döneminde iktidardan gideceğine dair bir ibare metinde yok. Ancak şöyle deniyor "Suriye Devlet Başkanı, Anayasa Komisyonu'na başkanlık etmeyecek."

İkinci sorun ise yapılacak görüşmelerin kapsamı. "Barış görüşmelerine kimler davet edilecek?" sorusu yanıtsız bırakılmış.

Rusya'nın planında Suriye hükümeti ile "Muhalif grupların oluşturduğu birlik" arasında siyasi bir görüşme sürecinin başlatılmasından bahsediliyor. Ancak bunun tam olarak ne ifade ettiği muğlak. Türkiye, Körfez ülkeleri ve Batı tarafından desteklenen muhalif gruplar da, Rusya'nın hava operasyonlarından paylarına düşeni almalarına rağmen bu sürece dahil olacaklar mı? Birbirinden fazlasıyla ayrışmış ve yerel çıkarlara bağlı olarak hareket eden bu gruplar nasıl tek çatı altında toplanıp tek bir delegasyon oluşturacak?

Rusya kimin toplantlara katılabileceğine dair ipucu vermese de kimin katılamayacağı konusunda oldukça net.

Moskova Birleşmiş Milletler'den "muhalif-terörist" ayrımını keskin bir şekilde yapmasını istiyor. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) burada ikinci grup içerisinde. Bunun üzerinde herhangi bir tartışma da zaten yok. Ancak Rusya "diğer terörist grupların da" görüşmelerden dışlanması gerektiğini vurguluyor.

Tüm bu önemli detaylar bir kenara bırakılırsa Rusya'nın ortaya koyduğu planın ana hatlarına Suriye krizinin kilit aktörleri itiraz etmeyecektir. Haftasonu Viyana'da düzenlenecek olan Suriye toplantılarının üçüncü turu öncesinde Rusya'nın aldığı bu insiyatif oldukça önemli.

Ancak planın ortaya koyduğu en net sonuç, Suriye krizinin çözümüne giden yolun ne kadar zor olduğu gerçeği.

Her şeyden önce Viyana'daki temaslara ne Suriye hükümeti ne de muhalif gruplar katılıyor. Ancak bu toplantılara katılanlar Suriye krizinden bağımsız aktörler de değil. Her kes bir şekilde Suriye'ye barış getirmek istiyor. Suriye iç savaşının yarattığı şok dalgaları Orta Doğu'yu ve Avrupa'yı doğrudan etkileyen konular. Radikalleşme konusu da göz önünde bulunursa savaşın devamı Rusya'nın da işine gelmiyor. Rusya ve İran hala Esad'ın en önemli destekçileri konumunda. Ancak Türkiye, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri de savaşta bir tarafı seçti. Bu yüzden de herkes kendi çıkarları doğrultusunda bir barışın tesis edilmesini istiyor.

Rusya'nın planı çok uzun ve karmaşık müzakerelerin başlangıcı niteliğinde. Ama en azından artık bir başlangıç yapılıyor.

BBC Türkçe

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Beşer EsadBirleşmiş MilletlerIŞİDIrakİranRusyaSuriyeSuudi ArabistanVladimir Putindizi
Görüş Bildir