Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Orta Yaş Bunalımı Nedir? Bir Geçiş mi, Yoksa Bir Çöküş mü?

110PAYLAŞIM

Kadınlarda ve erkeklerde farklı şekillerde yaşanan "Orta Yaş Sendromu" kadınlarda 35 yaşından sonra, erkeklerde ise 40 yaşından ortaya çıkmaktadır. Bu dönem her iki cinsin hayatında büyük bir dönüm noktasıdır. Hem psikolojik hem bedensel bir takım değişimler sonucu kişiler bu dönemi kendilerine göre farklı şekillerde yaşamaktadırlar.

Gelin orta yaş sendromunun ayrıntılarına birlikte göz atalım.

(Kadınlarda ve erkeklerde orta yaş bunalımını iki grup halinde inceleyeceğiz.)

1- Orta yaş dönemi artık olgunluğun tam olarak kişiye oturduğu,hayatın düzene girdiği bir dönemdir.

Herkes orta yaş krizi yaşayacak diye bir durum yoktur. Bazı kişiler bu dönemde bu sendromu yaşamazlar. Bazıları ise hayatlarında gelişen bir takım yoğun, stresli ve üzücü durumların etkisi ile Orta Yaş Sendromu’nu yoğun bir şekilde yaşarlar. Bu durum sebepsiz yere de oluşabilir.

Hayatını diğer insanlara göre daha erken oturtmuş, iyi kazancı olan, kariyerini tamamlamış, istediği yere gelmiş olan erkekler bu sendroma daha yakındır.

Artık eskiden duyduğu heyecanı duymayan, hayallerinin hepsini 40-45 yaşına kadar tamamlamış olan erkeklerde bir boşluk duygusu oluşur. Gençliklerinde sahip oldukları enerjinin eksikliği kişileri depresyona, huzursuzluğa ve umutsuzluğa iter.

Bu dönemdeki erkekler vücutlarındaki yağlanma artışından dolayı bedenlerine gereğinden fazla odaklanır. Küçük değişimleri büyük sorun haline getirmeye başlarlar. Bu sıralarda imaj değişikliğine yönelenler de vardır.

Hormonal dengenin de değişmesiyle birlikte erkeklerde testesteron kaybı nedeniyle cinsel performans düşüklüğü başlar ve bu da kişide öfke ve özgüven eksikliğine yol açabilir. Genelde erkekler, bu dönemin üstesinden hayatlarında yapacakları keskin değişikliklerle gelebileceklerini düşünürler. Eşlerini aldatmaya başlayıp daha tutkulu ve kendilerini genç hissedebilecekleri ilişkilere koşabilirler. Estetik yaptırmak gibi yaşlılık belirtilerini örtecek yollara başvurabilirler.

Erkeklerde organların yaşlanmaya başlaması gibi beynin de yaşlanmaya başlaması unutkanlığa, dikkat dağınıklığına ve çabuk yorulmaya yol açtığı gibi, cinsel performans düşüşü de yaşattığı için kişilerde yoğun bir bunalım gözlenebilir.

Bu tür anlarda "Bu dünyada artık yapacak bir şeyim kalmadı" düşüncesiyle dolabilirler. Ancak bu hislerden kurtulup her yaşın bir güzelliğinin olduğu bilincine varılmalıdır. Hayatı düzene oturtacak programlar yapılmalı, iyi bir beslenme, spor düzeni, huzur verici tatil planları ve monotonluktan uzaklaştıran aktiviteler yapılmalı.

Kendini gereksiz hissetmeye başlayan erkekler aslında orta yaşın insana getirdiği olgunluk ve hayat tecrübesi ile daha yaratıcı ve akılcı işler yapmak için avantaj sahibi olduklarının bilincine varıp bu durumu avantaja çevirmeliler.

Kişide beliren istek kaybı üzerine yoğunlaşılması da bu dönemin kolay atlatılmasında yardımcı olur.

2- Kadınlarda ise özellikle menopoz başlangıç döneminde görülen, kişilerin eski güzelliklerini aradığı, eski enerjilerini özledikleri dönemdir.

Hayatta isteyip de yapamadığı şeyler hala varsa bunları başaramamış olmanın verdiği öfke ve huysuzluk kişiyi depresyona sürükleyebilir. Kadınlarda bu başarısızlık duygusu kendileri için çekilmez bir durumdur. Bir de üzerine pişmanlıklar eklenmişse, bu dönem iki kat daha sancılı geçirebilir.

Kadında menopozla birlikte cinsel istek azalabilir, vücutta sarkmalar gözükebilir, yağlanma ve ciltte lekeler ile birlikte saçta da beyazlar belirebilir.

Bu dönemde duygular karışık ve yoğundur. kadınlar bunun geçici bir dönem olduğunun çoğu zaman farkında değildir. Hormonal değişimlerden dolayı beliren fiziksel ve ruhsal farklılıklar, kadınları erkeklerde olduğu gibi hayatlarıyla alakalı ciddi kararlar almaya itebilir.

Bu kararlar her zaman doğru kararlar olmayabilir. Kendilerini eskisi kadar beğenmedikleri için eşlerinin de onları aynı şekilde beğenmediklerini düşünürler. Bu da eşleriyle aralarında bir soğukluğa yol açabilir.

Aynı şekilde eskiden hissettiği cinsel istek ve arzuyu şu an hissedemiyor olması da kadının eşine olan bağlılığını azaltabilir. Bu sebeplerden dolayı boşanmalar bu dönemde artış gösterir.

Orta Yaş Bunalımı'nda kadınlar erkeklere göre biraz daha şanslı görülür. Erkekler orta yaşı daha ağır şartlarda atlatıyorlar. Yalnız hissetmeler, ölüm korkuları, gelecek kaygısı kadınlarda daha az gözlemleniyor.

Kadınlarda menopoz döneminde çeşitli sağlık problemleri (kalp, kolesterol, romatizma, şeker, tansiyon) meydana gelmeye başladığı için, kaygı ve depresyona eğilimli kadın zihni bir anda kendisini bu duyguların tam da içinde bulurlar. Yaşlanmayı kabullenemeyen kadınlar kendilerini estetik cerrahlarının kapısında bulurlar.

Bu dönemi daha kolay, daha sağlıklı geçirebilmek adına kadınlar, eşleri ile duygusal paylaşımlarını arttırmalılar, küçük seyahatlere gitmeliler, yeni hobiler edinmeliler.

Spor, yoga, pilates ve sağlıklı beslenmeyi hayatlarına katarak orta yaşın getirdiği ağırlığı en aza indirmeye çalışmalılar. Aslında bu dönemin o kadar da kötü bir dönem olmadığı algısını kendilerinde yaratmalılar.

Tüm bunlar çare etmezse, uzman bir psikolog tarafından kişinin bu dönemi daha mutlu geçirmesi sağlanabilir.

Psikoterapilerde kişinin hayatının bu döneminden de keyif alması gerektiği aktarılıp, orta yaşın bir bitiş değil bir geçiş olduğu bilinci kişiye aktarılabilir.

Bu içeriklerimiz de ilginizi çekebilir.

Siz de fikirlerinizi bizimle paylaşın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir