Kılıçdaroğlu: 'Aslında Diktatör Değil, Diktatör Bozuntusu Dediğim İçin Kızıyor'

 > 
14PAYLAŞIM

Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "diktatör bozuntusu" ifadesini kullandığı konuşmasını tekrarlayan ve tepkilere yanıt veren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Aslında kızdığı nokta, kendisine diktatör dediğim için değil. Diktatör bozuntusu dediğim için. Diktatör bile olamıyor. Ben kendisine neyi hatırlatıyorum? Yeminine sadık kal. Saygı duy. Sadık kalmazsan sana namus ve şeref kavramını hatırlatmak bana kalıyor" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis'teki grup toplantısında konuştu. 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

'Faili meçhul demokratik bir ülkede kara bir lekedir'

Hrant Dink’in ölümünden bu yana 9 yıl geçti. Bir insanı Şişli’de katlettiler. Sonra öğrendik ki bunun arkasında başka güçler, başka kişiler var. İçlerindeki bazılarının devlet, hükümet uzantıları var. Failin ortaya çıkmasını istedik. Gerçek faillerin. Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı böyle katledildi. Kim bunların arkasındaki güçler? Bu güçleri çıkaramazsanız önleyemezsiniz bunları. Faili meçhul demokratik bir ülkede kara bir lekedir. Arkasındaki azmettirenlerin ortaya çıkması lazım.

Hrant Dink cinayetini Nedim Şener ortaya koydu. Sen bunları nasıl yazarsın dediler, Silivri’ye gidip hesabını verdi. AKP döneminde faili meçhullerin sayısı 208. Diyorlar ya “bizde beyaz toros yok” diye. En belirgini de Hablemitoğlu. Fail? Fail ortada yok.

Tahir Elçi...  Kızı umudunu kesmiş Tahir Elçi’nin. Savcı, Elçi’ dosyasına bakan savcı, iyi bir savcı olduğu yönünde pek çok işaretler var. Belgelere ulaşmak istiyor. Bu dosyanın da mutlaka aydınlatılması lazım. Türkan Elçi diyor ki kimin, nasıl vurulduğunu öğrenmek istiyoruz. İntikam duygusu yok bizde ama belli bilgilerin bize verilmesi lazım. Bir yerde haksız yere katledilen varsa devletin temel görevlerinden birisi ortaya çıkarmaktır.

'Evine demokrasi getirmeyen siyasal parti ülkeye demokrasiyi zaten getiremez'

Haftasonu bütün bu karamsar havaya karşı güzel bir kongre yaptık. Şunu söyleyeyim, bize yönelik pek çok eleştiri gazetelerde yer aldı. Hepsine saygımız var. Hiçbirisinden ötürü alınganlık duymuyoruz. Neden? Çünkü biz demokrasiyi savunuyoruz. Evine demokrasiyi getirmeyen siyasal parti ülkeye demokrasiyi zaten getiremez. 

'Darbe hukukunu ele alalım ve Türkiye’yi arındıralım'

Kurultay’da söyledim, ifade ettim: Özgürlükçü demokrasiyi getireceğiz. Herkes düşüncelerini özgürce dile getirecek dedik. Parlamenter sistem Osmanlı’dan bu yana var, iyi çalışıyor mu? Hayır iyi çalışmıyor. Bakın doğruyu ifade ediyoruz. Neden iyi çalışmadığını açıkladım. Darbe yasaları yüzünden. Davutoğlu’na net bir çağrıda bulundum, şimdi de tekrar yapıyorum. Parlamenter sistemin gerçek anlamda çalışmasını istiyorsanız, darbe hukukunu ele alalım ve Türkiye’yi arındıralım. Açık çek veriyoruz. Darbe hukuku uzun iş diyorsanız, değil. Biz sana söz veriyorsak, sözümüzün arkasında dururuz.

Konuşmasına partisinin 35. Olağan Kurultayı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik söylediği sözleri tekrarlayarak devam eden Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

'Yeminine sadık kalmazsan sana namus ve şeref kavramını hatırlatmak bana kalıyor'

"Senin için şeref ve namus ne anlama gelir? Evet bir daha soruyorum: Senin için şeref ve namus ne anlama gelir? Oturacaksın bunun hesabını vereceksin. Ya adam gibi tarafsızlığını korur saygı görürsün, tarafsızlığını korumazsan sana her gün her dakika namus ve şeref kararını hatırlatacağız. Sen bütün milletin önünde 'namusum ve şerefim üzerine' diye bu yemini niye ettin?

Aslında kızdığı nokta, kendisine diktatör dediğim için değil. Diktatör bozuntusu dediğim için. Diktatör bile olamıyor. Ben kendisine neyi hatırlatıyorum? Yeminine sadık kal. Saygı duy. Sadık kalmazsan sana namus ve şeref kavramını hatırlatmak bana kalıyor. YSK, seçimlerin tarafsızlık içinde yapılmasını sağlayan bir kurul. Hakimler orada, cesaret edip diktatör bozuntusuna tarafsızlığını koruyacaksın diyemediler. YSK söyleyemiyorsa, kim cesaret edecek? Allah’tan korkmayan biz cesaret edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım biz bunları ne için yapıyoruz? Milletin değerlerine saygı gösterdiğimiz için yapıyoruz. En önemli iki değer namus ve şereftir bu milletin. Kimse ayaklar altına alamaz. Böyle bir ayıbın bu topraklarda yeri yoktur. Bunları kabul etmeyiz. Dedim ya hemen Bremen Mızıkacıları gibi saldıraya geçiler. Önce havuz medyası, talimat vermişler. Birisinin başlığını okurken tebessüm ettim; “Diktatör Kemal” diye başlık atmışlar. Ben tarafsızlık yemini etmedim. Ben siyasi partimin genel başkanıyım ve tarafım. Biz namus ve şeref üzerine hangi konuda yemin ettiysek ölümüne bağlıyız.

'Sarayın kapıkulluğunu yapan adama Cumhuriyet savcısı denmez'

Bu arada tabii Cumhuriyet savcılığı da soruşturma açmış. Önce o Cumhuriyet Savcısına seslenmek isterim, 'sarayın kapıkulluğunu yapan adama cumhuriyet savcısı denmez.

Kılıçdaroğlu'na Soruşturma ve Erdoğan'dan 100 Bin TL'lik Tazminat Davası - onedio.com
Kılıçdaroğlu'na Soruşturma ve Erdoğan'dan 100 Bin TL'lik Tazminat Davası - onedio.com

Bekir Bozdağ, diyor ki “eleştiri değil” diyor edepsizlik, ahlaksızlık diyor. Ne zamandan beri insanlara namusuna ve şerefine sahip çık diye uyarı geldiğinde edepsizlik oluyor?

'Cumhurbaşkanlığı makamı delidir ne yapsa yeridir makamı değildir'

Onun arkasında yüzde 52 oy var diyor, millete hakaret edildi diyor. Kenan Evren’in arkasında yüzde 92 vardı. Ona diktatör demiyor muydun? Millete bir şey söyleyecekseniz doğruyu söyleyeceksiniz. Cumhurbaşkanlığı makamı “delidir ne yapsa yeridir” makamı değildir.

Cumhurbaşkanlarının bir toplumda saygınlığın olması, olmazsa olmazdır. Herkesin saygı göstermesi lazım. O saygı çerçevesinde uslübün uygun olması lazım. Ama ne zaman ki tarafsızlığını bozdu, e kusura bakma, birisinin sana haddini bildirmesi lazım. Ben de o görevi üstlendim. Dedim ya size diktatör bozuntusu dediğim için bozuluyor, “diktatör desen bu kadar alınmam” diye içinden geçiriyordur.

'Hırsız olmayan diktatör yoktur'

Diktatörlerin özelliklerinden birisi hırsız olmalarıdır. Hırsız olmayan diktatör yoktur. İkinci özellikleri, kamu kaynaklarını kendi cüzdanı gibi görürler. Yani vatandaşın ödediği vergiyi kontrolsüzce harcarlar. Bizim ülkemize bakalım, sayıştay raporları gelmedi. Yarın bütçe sunusu yapılacak. Sayıştay’dan rapor yok daha. Arkadaş topladığın vergileri nereye harcayacağını nereden bileceğiz, niye gelmiyor bu raporlar? Devletin bütçesini kendi cepleri gibi görüyorlar. Örtülü ödenekten örnek vereyim; ilk 11 ayda 1 milyar 616 milyon örtülü ödenek kullanmış. Nereye kullandığını kimse bilmiyor.

'Gül'ün 7 yılda kullandığı paranın 4 katını, Sezer'in 7 yılda kullandığı paranın 18 katını 1 buçuk yılda kullandı'

Ahmet Necdet Sezer, 7 yılda harcağı para 167.4 milyon lira. Abdullah Gül, tarafsızlığını olabildiğince korudu, 722 milyon lir apara harcadı. Erdoğan’a geliyorum, 1,5 yıl oldu daha. Harcadığı para 2 milyar 800 milyon lira. Bakın değerli arkadaşlarım, ben bu milletin vergisine sahip çıkIyorum. Düşünebiliyor musunuz? Abdullah Gül'ün 7 yılda kullandığı paranın 4 katını, Ahmet Necdet Sezer'in 7 yılda kullandığı paranın 18 katını 1 buçuk yılda kullandı. Daha bunun hesabı verilmiş değil.

Ajanslar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir