İnebahtı Deniz Savaşı Basit Bir Yenilgi miydi Yoksa Bir Dönüm Noktası mı?

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Tarih daima gurur verici zaferlerle dolu değildir. Tarihteki zaferler kadar mağlubiyetleri de bilmemiz, gelecekte aynı hataları tekrar etmemek dolayısıyla çok önemlidir. İnebahtı Deniz Savaşı da tarihimizdeki acı yenilgilerden birisidir.

Osmanlı'da Kanuni Sultan Süleyman devri sadece kara değil, denizlerdeki başarılar yönüyle de bir zirve teşkil etmekteydi.

Öyle ki padişah son nefesini dahi, hasta vaziyette çıktığı bir sefer sırasında vermişti. Onun yerine tahta geçen oğlu II. Selim, babasının geride bıraktığı zengin mirası muhafaza etmek gibi, çok zor bir sorumluluğu üstlenecekti. Bu yolda ilk askeri harekatını da Akdeniz'in kilit noktalarından birisi olan Kıbrıs üzerine düzenledi.

1570'de uzun ve stratejik bir diplomatik hazırlığın ardından Kıbrıs üzerine hem karadan hem de denizden harekat başlatıldı.

Aylar süren zorlu bir kuşatma sürecinin ardından 1571 yılına yaklaşılırken ancak adanın büyük kısmı ele geçirilebildi. Dolayısıyla Kıbrıs'ın fethi hiç de kolay bir süreç olmamıştı. Akdeniz'in bu müstahkem noktasının ele geçirilmesi, batı dünyasında ciddi bir teşebbüs arayışı uyandırmıştı.

İki denizci kuvvet Venedik ve İspanya'nın yanı sıra Papalık'ın da desteğiyle müttefik haçlı donanması kısa sürede toparlandı.

Osmanlı ise daha yeni fethettiği Kıbrıs'ı bu müttefik donanmaya karşı savunmak durumundaydı. Kaptanıderya Müezzinzade Ali Paşa, Vezir Mehmed Pertev Paşa ve Cezayir Beylerbeyi Uluç (Kılıç) Ali Paşa önderliğinde toplanan donanma 3 Ekim 1571'de İnebahtı yakınlarında demirledi.

Savaş stratejisi hakkında her iki taraf içerisinde de bir fikir birliği mevcut değildi.

i.pinimg.com

Haçlı Donanmasında İspanyol kumandan Don Juan Kıbrıs'a taarruzu teklif ederken; Venedik kumandanı Veniero ve Papalık kumandanı Colonna ise donanma savaşını öne sürüyordu.

Osmanlı tarafında ise Kaptanıderya Müezzinzade Ali Paşa açık denizde muharebeyi teklif ederken, Uluç Ali  ve Mehmed Pertev Paşalar ise körfezde savunma yapmak fikrini ileri sürüyorlardı.

Netice itibarıyla iki donanmanın savaş meclisinde de doğrudan donanma savaşına karar verilmişti.

7 Ekim 1571'de ilk topların ateşlenmesiyle başlayan savaş gün batımına kadar sürdü. Muharebenin sonucu ise Osmanlı donanması için hiç iyi değildi. 25 bin askerden 20 bini şehit edilmişti. Bu şühedanın içerisinde Kaptanıderya Müezzinzade Ali Paşa dahi vardı. Bundan başka 3 bin esir ve 230 kadar geminin 190'ı da kaybedilmişti.

Ünlü Don Kişot'un yazarı Cervantes de bu savaş esnasında kolunu kaybetti.

8 bin ölü 21 bin kadar yaralı veren müttefik haçlı donanmasının 15 kadar da gemisi batmıştı. Uluç Ali ve Mehmed Pertev paşalar ise güçlükle savaş meydanından sıyrılarak geri çekilmeyi başardılar. Bu savaştaki cesareti dolayısıyla namı Kılıç Ali olan paşa aynı zamanda Kaptanıderyalık görevine de gelecekti.

Yenilginin en büyük nedeni şüphesiz ki Osmanlı kadırgalarının, yüzen bir kale olan İspanyol kalyonları karşısında yetersiz kalmasıydı.

www.oceansbridge.com

1538'de Preveze'de hantal ve top menzili kısa olan kalyonlara karşı üstünlük sağlayan kadırgalar, artık daha da geliştirilen bu devasa gemilerle boy ölçüşemez olmuşlardı. Bundan başka aylardır süren Kıbrıs kuşatmasından çıkan Osmanlı donanması, hem asker hem de mühimmat bakımından yıpranmış durumdaydı.

Ayrıca bakınız:

Barbaros Hayreddin Paşa'nın Önderliğindeki Preveze Deniz Zaferi 479. Yılını Dolduruyor! - onedio.com
Barbaros Hayreddin Paşa'nın Önderliğindeki Preveze Deniz Zaferi 479. Yılını Dolduruyor! - onedio.com

Osmanlı'da ''Sıngın'' Avrupa'da ''Lepanto'' günümüzde ise ''İnebahtı'' adıyla anılan bu savaş kısa vadede küçük bir yenilgi gibi görünse de uzun vadede çok büyük zararlara yol açacaktı.

Osmanlı donanması çok kısa bir sürede yeniden 250 kadar gemiyi inşa edip denizlerde söz sahibi olmaya başlayacaktı. Bununla birlikte İspanya, Venedik ve Portekiz gibi diğer denizci devletlerin gelişmeleriyle karşılaştırıldığında, ne yazık ki bir hayli geride kalınacaktır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
57alay

ispanya okyanus kenarı. karasal kökenli Osmanlının en büyük suyu akdeniz. denizciliği bizanstan, anca öğrendi ama... ömür bitti...

feyk

cografyalari ulkelerin kaderidir. farkli bir durum ancak cografyayi degistirmekle mumkun olurdu, sokulluda tam olarak bunu gordu ama uygulayabilecek teknik imkanlara sahip degildi. akdeniz limanlarinin ipek yolu ticaretinde etkisinin azalmasi uzerine suveys kanalini yapimi o zamandan dusundu. o devirde yapilabilme ihtimali olsa bugun cok farkli bir dunya olabilirdi. osmanli yeniden avrasya ticaret yollarina hakim olurdu, zenginlesirdi, daha kisa yoldan geldigi icin hint okyanusunda, uzakdoguda daha hakim daha aktif olurdu. kesinlikle denizcilikde ilerlerdi ama avrupa ronesans ve matbaanin kesfi ile cok buyuk bir fikir bilgi patlamasi icindeydi. gercek anlamda rekabeti uzun sure surdurebilirmiydi ondan emin degilim.

ayna-efendi

sırf hat sanatçıları işsiz kalmasın diye matbaa şeytan işi ilan edildi ancak 300 yıl sonra gelebildi, yani 300 yıllık bir kayıp söz konusu

kucukprens

Aynı yüzyılda Osmanlı'da iç durumu farklı görünmüyordu. Çoğu kişinin bilmediği Filozof Bedreddin Monarşi yerine bir tür Cumhuriyet reformu yapılmasını öngörüyor ve bu hareketi başlatmıştı. Türklerin ve Balkan halklarının tamamen dışlandığı bu yüzyıldı. Okullarda Osmanlı Monarşisi ve Ulema sınıfı (Yavuz Selim tarafından akıl ve mantığa dayalı alimlerini kovup Mısırlı din alimleri doldurulmuştu) ile monarşi karşıtı Anadolu ve Balkan insanları arasında çatışmalardan çok daha detaylı öğretilmeliydi. Eeğr Türk isyanları bastırılmasaydı daha doğrusu Bedreddin hareketi ve mücadelesi yenilmeseydi, Osmanlı Daha islamlaşmadan kurtulup Avrupa'da Rönesans ve Reform Hareketlerini yakalamış olacaktı. Matbaalar yasaklanmayacak ve Rasathaneler topçularla bombalanmayacaktı. Osmanlı Ordusu baştan aşağı yenilenecekti. Osmanlı kalyonları da yapılacaktı. Dahası Osmanlılar büyük okyanusa açılırdı.

kucukprens

Maalesef olmadı. Tarihçi Halil İnalcık'ın dediği gibi Osmanlılar içine kapandı ve Osmanlıyı İslamlaşması yıktı. Osmanlı monarşisi daha zalim olmuş ve ulema tamamen Arap alimlerle dolmuştu. Türkler bir kez daha uyuyacaktı ta ki Atatürk'ün devrimlerine kadar. 15.yüzyıldan itibaren Osmanlı Hanedanı Türklerden neden nefret ettiği yeterince açık.

kucukprens

https://tr.0wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvTWFobXVkaXllXyhrYWx5b24p Çürütüldü... Aklı ve mantık körelmiş bir hanedan tarafından. Aynı zamanda Osmanlı denizaltısı da aynı akıbet aldı. İnanılmaz felaket!

donkek

valla gemilere bakınca açık denizde savaş istemek kılıç kalkanla silahlı askerlere dalmak gibi bir şey. gözü olan herkes ispanyol gemilerin gücünü bilir ya da bilmeliydi. ilk kez o gemileri gördüklerini sanmıyorum. biz dalalım Allah bize yardım eder moduna girmişler çünkü o zamana kadar hep zafer elde edince havalanmışız açıkcası. gelişme önündeki en büyük zihniyet de bu işte.

sadri-alisik-ozturk

yalnız şöyle bi detay vardır kiii kaptanı derya olan paşa aslında karacıymış, denizci olmayan bi komutanın donanmaya yanlış teklifler ve emirler verdiği bi gerçek, gemilerin manevralarına değil ateş gücüne güveniyomuş, prevezede zaferi getiren düşman gemilerinin boyutları değil, barbarosun üstün denizcilik manevralarıydı, kalyonlara karşı koyulabilirdi ama kaptanı derya manevra değil ateş gücüyle karşı koymayı emretmiş

feyk

oncesinde sokullu kaptani deryalik yapiyorki burdan osmanlinin denizde hic ozellesmedigini, uzmanlasmadigini anliyoruz. inebahtida olmasa baska bir yerde buyuk yenilgi kacinilmazdi.

kucukprens

Aynen Feyk. O zamanlar Osmanlı monarşinin büyük ölçüde yozlaştırdığı donanma yönetimi baştan aşağı çürümüşlüğüyle doluydu. Entrikalar, rüşvetler, torpiller vb. ile yanlış şeylerden dolayı artık art arta gelecek yenilgilerden hiçbir şekilde kaçınılamazdı bile. Bir paşa Osmanlı ordusunu dilediği kadar götürüyordu ve oynatıyordu. Savaş meydanına gitmek yerine kendi ailesini görmek için koskoca orduyu yanında bile götürmüştü.

sadri-alisik-ozturk

sırf akp osmanlı propagandası yapıyo diye sürekli osmanlıyı itin götüne sokmasınlar, bu kadar taraf olunmaz, akp karşıtı olacam derken diğer tarafa kayıyo millet, onunda ucu boklu bununda ne farkı var vedeee bu savaşta kaptanı derya barbaros olsaydı düşmanın pruvalarını düşmanın dümürüne sokardı buda bi gerçek

goruncekadam

Gemi konusunda o tarihlerde İspanyollar ve İngilizlerle yarışmak aptallık olur. Kelimenin tam anlamıyla yüzen kaleleri vardı İspanyolların.50-70 toplu gemilerden bahsediyoruz.

Başlıklar

İspanyaPortekizSavaşŞehit
Görüş Bildir