İki Yıl Boyunca Gizli Bir Bölmede Yaşadı, Yazdığı Günlük Yetmişten Fazla Dile Çevrildi! Soykırımın Sembolü: Anne Frank

3PAYLAŞIM

İnsanlık tarihinin en büyük katliamlarından birinin ortasında ailesiyle birlikte yaşadıklarını günlüğüne yazan Anne Frank’in yazdıkları yetmişten fazla dile çevrildi. 14 yaşındayken iki sene boyunca gizli bir bölmede yaşamak zorunda kalan ve “Her şeye rağmen insanların kalplerinde iyi olduklarına inanıyorum” diyen Anne Frank’in hayatına yakından bakalım…

İkinci Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler liderliğindeki Nazi Almanyasında Yahudilere karşı sistematik bir soykırım gerçekleştirildi. Köleleştirilen insanlar toplama kamplarına götürüldü ve kurtulamayan yaklaşık altı milyon kişi hayatını kaybetti.

O günleri ailesiyle birlikte derinden yaşayan ve yaşadıklarını günlüğüne yazan Anne Frank, 12 Haziran 1929’da Frankfurt’ta dünyaya geldi.

Bankacı olan babası Otto Frank’in bütün dünyayı saran ekonomik kriz nedeniyle işleri kötü gitti ve Nazilerin 1933’te iktidara gelmesiyle Frank ailesi için yolculuk başladı.

Anne Frank ailesiyle birlikte 1933 yılında Amsterdam’a taşındı ancak Adolf Hitler’in Hollanda’ya girmesiyle yine kısıtlamalarla karşılaştı.

Ablası Margot’la yalnızca Yahudilerin eğitim aldığı bir okula gitti. Okuldaki tüm öğrenciler gibi ikinci sınıf insan muamelesi gördüler. Bir daha asla evlerine dönemeyeceklerini, büyük ihtimalle de öldürüleceklerini bile bile hayatlarına devam etmeye çalıştılar.

1942’nin Temmuz ayında hayatlarını kökten değiştirecek bir celp geldi: Anne’nin ablası Margot SS merkezine çağrıldı ve Yahudi olarak işaretlendi.

Sonun başlangıcı da işte bu olayla başladı. Frank ailesinin hayatı bir daha asla eskisi gibi olmadı.

Bu olayla birlikte Frank ailesi baba Otto Frank’in ofis binasının arkasındaki gizli bölmede yaşamaya başladı. Üstelik beraberinde dört kişiyle birlikte…

Ve iki yıl boyunca o çatı katında kaldı.

14 yaşında olan Anne Frank ergenliğinin getirdiği sorunlar ve savaş psikolojisiyle iki yıl boyunca günlük tuttu. Hapis hayatı yaşadığı ‘gizli oda’sında Kitty adını verdiği günlüğüne her şeyi yazdı.

İlk başta yalnızca kendisi için, gerçekten hayatta kalabilmek için yazdı ama daha sonra savaş bitiminde günlüklerin toplandığını öğrendi ve daha dikkatli oldu.

Ve kimliği hala bilinmeyen biri tarafından 4 Ağustos 1944’te ihbar edildi, saklandığı yer gestapolar tarafından basıldı.

Tüm aile farklı kamplara gönderildi.

SS subayları ve polis onları Polonya’daki Auschwitz toplama kampına gönderdi ancak Anne ve ablası Margot yaşları nedeniyle çalıştırılmak için Kuzey Almanya’daki Bergen-Belsen toplama kampına götürüldü.

Günlüğünde son günlerine kadar umudunun hiçbir zaman tükenmediğini yazan Anne ve ablası Margot kampta tifüs nedeniyle hayatını kaybetti.

Anneleri Edith de 1945 yılının Ocak ayında Auschwitz’te öldü. Baba Otto savaştan sağ kurtulduktan sonra eski sekreterinin kendisine ulaştırdığı Anne’nin günlüğüyle hayata tutundu.

Ve Otto Frank kızının hatırasını tüm dünyaya duyurmak için harekete geçti. 1947 yılında 150 bin adet basılan kitap toplamda 70’ten fazla dile çevrildi.

"Şimdiye kadar kimseye açamadığım her şeyimi sana açabilmeyi umuyorum. Umarım sen benim için büyük bir huzur ve destek kaynağı olursun."

12 Haziran 1942

...

"Böylesi zamanlarda yaşamak zordur: İçimizdeki idealler, hayaller ve umutlar yaşamın acımasız gerçekleri yüzünden paramparça olur…. Hayatımı kaos, acı çekme ve ölüm üzerine kurmam mümkün değil. Dünyanın yavaş yavaş vahşete büründüğünü görüyorum; bir gün bizi de yok edecek olan fırtınanın sesini duyuyorum; milyonlarca insanın acı çekişini hissediyorum.”

15 Temmuz 1944

Pek çok filme, diziye ve sokak sanatına ilham kaynağı olan; kötülüğün ne kadar ölümcül bir duygu olduğunu günlüğüyle gözler önüne seren bu küçük kızı saygıyla anıyoruz 🙏

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
samyeli90

Kitabını okumuştum o umut inanılmaz bir şey

Görüş Bildir