Görüş Bildir

Günümüz Dünyasına Ayak Uydurabilmek İçin Zorunda Olduğumuz Çalışmanın Bin Yıllık Öyküsünü Anlatıyoruz

Haberler
> Günümüz Dünyasına Ayak Uydurabilmek İçin Zorunda Olduğumuz Çalışmanın Bin Yıllık Öyküsünü Anlatıyoruz

Aslında kendimize bunu yapmışız! 😂

Kaynak: https://www.economist.com/business/20...

Çalışma hayatıyla ilgili yapılan araştırmalar, ekonomistler ve yönetim danışmanları tarafından gerçekleştirilirler.

Çalışma hayatıyla ilgili yapılan araştırmalar, ekonomistler ve yönetim danışmanları tarafından gerçekleştirilirler.
www.instagram.com

Fakat bu içerikte sizlere bahsedeceğimiz çalışma diğerlerinden biraz farklı. Bu araştırma 'İş: Zamanımızı Nasıl Harcadığımızın Tarihi' adlı kitabın yazarı olan James Suzman adlı ünlü bir antropolog tarafından yapıldı.

Suzman yazmış olduğu kitapta öncelikle haftada sadece 15 saat çalışan ve avcı-toplayıcı olarak yaşamlarını sürdüren Güney Afrika’nın Ju / hoansi kabilelerini konu edindi.

Suzman yazmış olduğu kitapta öncelikle haftada sadece 15 saat çalışan ve avcı-toplayıcı olarak yaşamlarını sürdüren Güney Afrika’nın Ju / hoansi kabilelerini konu edindi.

Akabinde hiyerarşik toplumları, eşitsizliği, daha sıkı çalışmayı ve daha kötü beslenmeyi beraberinde getiren tarımın gelişi ve insanlığın 'düşüşünü' anlattı.

Akabinde hiyerarşik toplumları, eşitsizliği, daha sıkı çalışmayı ve daha kötü beslenmeyi beraberinde getiren tarımın gelişi ve insanlığın 'düşüşünü' anlattı.

Çiftçiliğin belki de tek ama önemli avantajı çobanların avcı-toplayıcıları alt edebilmeleri ve sonrasında onları kullanmış oldukları topraklardan aslında çıkarabilmeleriyle başlıyor.

Çiftçilik aynı zamanda bir zihniyet değişikliğini de beraberinde getirdi. Avcı-toplayıcı toplumlar kimi zamanlarda gıda sıkıntısı yaşasalar da uzun sürelerde çalışmak durumunda değillerdi.

Çiftçilik aynı zamanda bir zihniyet değişikliğini de beraberinde getirdi. Avcı-toplayıcı toplumlar kimi zamanlarda gıda sıkıntısı yaşasalar da uzun sürelerde çalışmak durumunda değillerdi.

Yani belirli bir zaman aralıkları yoktu.

Ama tarım takvimsiz yapılmaz. Örneğin ekim ayı hasat zamanıdır.

Ama tarım takvimsiz yapılmaz. Örneğin ekim ayı hasat zamanıdır.

Ayrıca düzenli bakım gerektirir: bitkilerin ayıklanması, ineklerin sağılması ve çitlerin onarılması gibi. Yani aslında tarım insan hayatını daha düzenli hale getirir. Bundan dolayı da avcı-toplayıcı toplumlar ya da göçebeler tarım yapamazlar.

Tarım yapmaya başlayan toplumlar bunun düzenlenmesi ve depolaması için insanlara ihtiyaç duydular. Haliyle bu işi yapanlar da toplumda daha yüksek mertebede yer alanlar oldu.

Tarım yapmaya başlayan toplumlar bunun düzenlenmesi ve depolaması için insanlara ihtiyaç duydular. Haliyle bu işi yapanlar da toplumda daha yüksek mertebede yer alanlar oldu.

Ve bu da ardından ticaretin ve mal tedariğinin doğru yapılıp yapılmadığından emin olmak için yazıyı kullanmayı zorunlu hale getirdi.

Ve bu da ardından ticaretin ve mal tedariğinin doğru yapılıp yapılmadığından emin olmak için yazıyı kullanmayı zorunlu hale getirdi.

Tahıl depolarının yanı sıra bazı tarım toplulukları piramitler gibi anıtsal yapılar da inşa ettiler.

Tahıl depolarının yanı sıra bazı tarım toplulukları piramitler gibi anıtsal yapılar da inşa ettiler.

Bu da beraberinde taş ustacılığı ve marangozluk gibi sektörleri oluşturdu. Ayrıca sonrasında insanlar kasaba ve şehirlerde toplanmaya başlayınca esnaflık gibi meslekler grupları ortaya çıktı.

Yani çok yönlü toplumların oluşması aslında bir bakıma kaçınılmaz bir süreçti.

Yani çok yönlü toplumların oluşması aslında bir bakıma kaçınılmaz bir süreçti.

Bu da bizlere 'modern' olarak adlandırabileceğimiz alışkanlıkları kazandırdı.

Bu da bizlere 'modern' olarak adlandırabileceğimiz alışkanlıkları kazandırdı.

Tarımın verimliliği, kömür ve petrol gibi enerji kaynaklarının kullanılması da gelişmiş dünyadaki insanların temel gıda ve sıcaklık ihtiyaçlarını karşılamasına izin verdi.

İnsanlar kendileri için görevler yarattılar. İlk olarak işçileri fabrikalara görevlendiren Sanayi Devrimi gerçekleşti.

İnsanlar kendileri için görevler yarattılar. İlk olarak işçileri fabrikalara görevlendiren Sanayi Devrimi gerçekleşti.

Daha sonrasında makineleşmeyle beraber birçok işin maliyeti ve üretimi daha verimli hale getirdi.

Yaptıkları işten memnun olmayan işçiler ise hizmet sektörünün oluşmasına katkı sağlayarak sektörün aslında temelini atmış oldular.

Yaptıkları işten memnun olmayan işçiler ise hizmet sektörünün oluşmasına katkı sağlayarak sektörün aslında temelini atmış oldular.

Ayrıca bunun en büyük kanıtlarından biri de insanların bir zamanlar iş (balık tutma, bahçe işleri, fırıncılık) olarak kabul edilen şeyleri artık hobi olarak üstlenmeleridir.

İnsanlar aylaklığı günah ve çalışkanlığı erdem olarak görmeye ayrıca çocuklarına çok çalışmanın karşılığını göreceklerini öğretmeye başladılar.

İnsanlar aylaklığı günah ve çalışkanlığı erdem olarak görmeye ayrıca çocuklarına çok çalışmanın karşılığını göreceklerini öğretmeye başladılar.

Fakat hal böyleyken günümüzdeki gelişmiş ekonomilerde çalışılan zaman ile parasal tatmin arasında çok az bir bağlantı vardır.

Tüm bu öğretiler ve kabul aslında refah seviyesini etkilemeye ve insan yaşamına tesir etmeye başladı.

Tüm bu öğretiler ve kabul aslında refah seviyesini etkilemeye ve insan yaşamına tesir etmeye başladı.

Örneğin refah seviyesin yüksek olduğu ve iyi ekonomileri olduğunu düşündüğümüz ülkelerdeki yaş ve ölüm bağlantısı diğerlerine göre daha uzundur.

Ayrıca bu ekonomik büyüme, inovasyonu da beraberinde getirdi.

Ayrıca bu ekonomik büyüme, inovasyonu da beraberinde getirdi.

Örneğin çamaşır makinesinin icadıyla insanlar zaman kazanmaya ve refah seviyelerini yükseltmeye başladılar.

Eğer avcı-toplayıcı bir toplum olarak yaşamaya devam etseydik dünyada şu anda çok daha az insan olurdu.

Eğer avcı-toplayıcı bir toplum olarak yaşamaya devam etseydik dünyada şu anda çok daha az insan olurdu.

Ve örneğin Suzman böyle bir dünyada yaşıyor olsa bile antropoloji okuyamaz ya da kitap yazamazdı...

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım...

Bu içerikler de ilginizi çekebilir:

👇

👇

👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
18
5
2
1
1
1
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Selot

ben avcılık/toplama sistemine geri dönmek istiyorum bıktım artık çalışmaktan.