Evrenin Ana Maddesini Keşfetti, Kadın Olduğu İçin Adı Önemsenmedi: Cecilia Payne-Gaposchkin ve Devrimsel Keşifleri

-

Uzun yıllar boyu bilim insanları güneşin neden oluştuğu konusunda yanıldılar. Ta ki 25 yaşındaki bir öğrenci sıra dışı bir doktora tezi yazıp güneşin ve diğer yıldızların ana maddesinin helyum ve hidrojen olduğunu kanıtlayana kadar...

Ayrıntılar Bored Panda kaynaklı içeriğimizde:

Kaynak: https://www.boredpanda.com/greatest-fema...

Bu çığır açan keşfi yapan öğrencinin adı Cecilia Payne-Gaposchkin'di.

Fakat günümüzde çok azımız keşfi onunla bağdaştırıyoruz, çünkü Cecilia'nın astronomik açıdan en büyük başarılardan biri olan çalışmasının övgüsünü başkası almış.

2002 yılında Harvard Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi dekanı Jeremy Knowles Cecilia hakkında "1979'daki ölümünden bu yana evrenin neden oluşturduğunu ortaya çıkaran kadın çok fazla anılmadı. [...] Her lise öğrencisi Newton'un yer çekimini bulduğunu, Darwin'in evrimi bulduğunu, hatta Einstein'ın göreceliği bulduğunu bilir. Ama konu evrenizimin oluşumu olunca, ders kitapları basitçe evrendeki en yaygın maddenin hidrojen olduğundan bahsediyor. Kimse nereden bildiğimizi merak etmiyor... Doktorasını kazandıktan sonra Cecilia astronomi departmanında ders verdi, fakat dersleri ders listesinde yoktu. Herhangi bir statü olmadan mezuniyet araştırmasını yönetti; araştırma izni almadı; maaşı ise departman tarafından "araç gereç" adı altında kategorize edilmişti. Yine de hayatta kaldı ve ilerledi." dedi.

1900 yılında Wendower, İngiltere'de doğan Cecilia, küçük yaşlardan itibaren bilim insanı olmanın hayalini kuruyor, bu yolda çabalıyordu.

1919 yılında Cambridge Üniversitesi'nin Newnham Yüksekokulu'nda Doğal Blimler bölümünde okumak üzere burs kazandı. Cecilia çalışmalarını başarılı bir şekilde tamamlamış olmasına rağmen ünvan alamadı, çünkü Cambridge 1948 yılına kadar kadınlara ünvan vermiyordu.

Cecilia Birleşik Krallık'ta bilim alanında kadınlara tanımlanan az miktardaki fırsatla tek seçeneğinin bir okul öğretmeni olmak olduğunu fark etti.

Fakat Harvard Yüksekokulu Rasathanesi'nin yöneticisi Harlow Shapley ile tanıştıktan sonra kariyerine bilim alanında devam etme kararı aldı ve Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı.

Eski öğretmeni Arthur Eddington da onun için bir referans mektubu yazdı.

Mektupta şöyle yazıyordu: "Cecilia astronomi dahil olmak üzere fizik biliminde geniş bir bilgi sahibi oldu ve çalışmalarında değerli bir enerji ve heves bulunmakta... Onun şans tanındığında hayatını astronomiye adayacağına ve birkaç yıl çalışmanın ardından evlenmek için kaçmayacağına inanıyorum."

1923'te ise Cecilia Cambridge, Massauchusetts'deki Harvard Üniversitesi'nde ulusal araştırma görevlisi oldu.

İki yıl sonra ise Raddcliff Yüksekokulundan astronomi alanında Harvard Yüksekokul Rasathanesi'nde yapılan araştırmalarla doktora alan ilk insandı.

Yıldızların büyük oranda helyum ve hidrojenden oluştuğunu savunduğu devrim niteliğindeki doktora tezi sorulara neden oldu.

Teorisi hakkında şüpheleri olan gökbilimci arkadaşı Henry Norris Russel, Cecilia'yı tezini sunmaması konusunda ikna etti... Bundaki tek amacıysa 1930 yılında araştırmayı kendininmiş gibi yayınlamaktı! Yani Cecilia'nın 200 sayfalık araştırması görmezden gelinmiş, hakkı çalışmıştı.

Sonuç olarak araştırması fark edildi. Otto Struve orijinal tezi "Astronomi alanında yazılmış en dahice tez" olarak tanımlıyor.

Ne yazık ki, bu çalışmasını yayınlamaktan vazgeçirildiği tek an olmayacaktı...

En sıcak yıldızlar spektrumunda Stark etkisi ve yıldızlararası emilim konusundaki araştırmalarını da yayınlamaktan da vazgeçirildi.

Bu çalışmalar daha sonra kanıtlandı ve başka bilim insanlarına kredilendirildi.

Gökbilimci ünvanı Cecilia'ya 1938 yılında verildi ve 1956 yılında Harvard'daki ilk kadın profesör olana kadar bu pozisyonu korudu.

Cecilia ayrıca bölüm başkanlığı yapan ilk kadın ve 1956'da Harvard Üniversitesi'nde Astronomi Bölümü'nün bölüm başkanı olarak görev yapmaya başladı.

Karşılaştığı cinsiyet ayrımına rağmen Cecilia ısrarcı davrandı ve başka kadınların bilim alanında yol almasına yardımcı oldu.

Bugün gelmiş geçmiş en büyük kadın gökbilimcilerden biri olarak biliniyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
umit-beynel

Filmi olur...

ender-deniz

Bugün gelmiş geçmiş en büyük kadın gökbilimcilerden biri olarak biliniyor.

okuzebakantren

kadın olduğu için önemsenmediyse ingiltere utansın.biz bizim ülkemizde önemsenmeyen kadınlara bakalım.belki daha çabuk gelişebiliriz.

Gizli Kullanıcı

biz bazen sadece Türkiye yi görüyoruz. batıda 1950lerden sonra bile hala var olan kadın ayırımı. erkekler üstündür düşüncesi son derece iğrenç. erkek sadece çocuğun ilk oluşmasını sağlayan o tohumu atıyor artık bana kalırsa başka bir şey yok ki zaten kadının kanından sperm üretip kadının kendi kendine hamile kalmasını sağlayan teknoloji bile bulundu(sadece kız çocuğu oluyor ama) kadınlar bugün ki gibi o zamanda da erkeklerin yaptığı bütün işlerin tamamını yapabilecek güçteydiler böylede olması gerekli zaten. Toplum kadınla yükselir ve kadınların eğitilmesine destek olursak çok daha güzel bir dünya da yaşayacağımıza eminim

arslanoglu

nedemek kadın yok sayılıyor ya iğrenç beyinler

Görüş Bildir