Davutoğlu: 'Azez'in Düşmesine İzin Vermeyeceğiz'

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Başbakan Davutoğlu, YPG'ye yönelik Türkiye'nin top atışlarıyla ilgili 'Bu, Suriye'deki barış sürecine de katkıda bulunacak bir tavırdır. Çünkü alanda bir denge kurulamazsa barış masasında da denge oluşmaz' ifadelerini kullandı. Davuoğlu ayrıca 'Bu havaalanının Türkiye'ye ya da ılımlı muhalefete karşı kullanılmasına izin vermeyeceğiz. Çekilmezlerse o havaalanı kullanılmaz hale gelecek' açıklamasında bulundu. YPG'nin Azez'den uzaklaştırıldığını ve Fırat'ın batısına geçişine izin vermeyeceklerini vurgulayan Davutoğlu 'Azez’in düşmesine izin vermeyeceğiz' dedi. 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e gidişinde uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İlk olarak Ukrayna ziyaretinden bahseden Davutoğlu, kritik bir dönemde ziyaretin birçok boyutunun bulunduğunu söyledi.

Suriye bağlamında ve çevre bölgelerde yaşanan gelişmelerle Ukrayna’daki gelişmeler arasında doğrusal bir ilişki bulunduğuna işaret eden Davutoğlu, “Eğer Suriye’de, Rusya’nın rejime verdiği destek ve kimyasal silah konusunda 2013’te doğru bir tavır alınsaydı, muhtemelen Ukrayna’da Rusya bu kadar agresif bir tutum takınamazdı" değerlendirmesinde bulundu.

"Rusya ve rejimin en önemli enstrümanı PYD"

Bir gazetecinin özellikle PYD ve YPG'nin Azez çevresindeki hareketliliğini hatırlatarak, "Türkiye’nin bombardımanı durdurması gerektiği yönünde çağrılar var. Bu çağrıları nasıl değerlendirirsiniz” sorusuna Davutoğlu, "YPG'ye yönelik çağrıların bir anlamı var. Çünkü YPG açık bir şekilde şu anda Rusya’nın Suriye’deki enstrümanıdır. Bunu hem iç hem de uluslararası kamuoyunun doğru okuması lazım" yanıtını verdi.

Davutoğlu, Suriye rejiminin en önemli enstrümanlarından birisinin de YPG olduğuna dikkati çekerek, YPG’yi Suriyeli bir aktör olarak görmenin mümkün olmadığını söyledi.

Bu piyonun kendisini 'IŞİD'e karşı mücadele ediyorum" diyerek meşrulaştırmaya çalıştığını vurgulayan Davutoğlu, “Peki Azez ve civarında IŞİD var mı? Yok. Halep’in kuzeyinde IŞİD var mı? Yok. Orada ne arıyorlar" dedi. 

Azez bölgesinde bir tek IŞİD mensubu yokken Rusya, havadan Azez'e Halep’e saldırmasının başka bir anlamı olduğuna işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Herkesin bunu görmesi lazım. Bugün Türkiye’de PKK, Suriye’de de YPG Rusya’nın açık bir enstrümanıdır. Onun yayılmacı politikalarının piyonlarıdırlar. Bu doğru görülmezse ileride daha başka sıkıntılar doğacak. Rusya, Türkiye’yi sıkıştırabilmek için de bu araçları kullanıyor. Dolayısıyla bizim tutumumuzun son derece meşru bir temeli var.

Davutoğlu, Türkiye'nin müdahalesinin 3 nedenini şu şekilde sıraladı:

"Bizim tutumumuzun son derece meşru temelleri var. Birincisi Türkiye'ye mülteci akınlarının önlenmesi." 

"İkincisi, Türkiye kendi güvenliğini korumak için her türlü tedbiri alır. Hiçbir ülke Suriye'deki gelişmelerden Türkiye kadar etkilenemez. Dolayısıyla güvenlik tedbirlerini almakta tereddüt etmeyiz."

"YPG Azez’in doğusuna geçmeyecek"

"Üçüncüsü, Suriye içindeki gelişmeler bağlamında da ılımlı muhalefeti yok etme ve Halep Türkiye koridorunu Azaz üzerinden YPG ile kapatmaya, sonraki aşamada da Azez'in da doğusuna geçerek YPG'nin Kobani'den gelen YPG'liler ile birleşme gibi teşebbüsleri karşısında Türkiye'nin tavrı eskiden beri belli. YPG, Fırat'ın Batı'sına geçmeyecek. Afrin'in de de doğusuna geçmeyecek. Buralarda ılımlı muhalefet var. Ilımlı muhalefeti desteklemek Suriye'de siyasal sürecin başarılması için bir şart. Açıklamaları takip ediyoruz. Ama bu açıklamaları alandaki bu tabloyu görerek değerlendirmeliyiz. Ilımlı muhalefetin Rusya- İran - Suriye rejim güçlerinin yanında YPG ile yıpratılmasının önüne geçilmesi için bu yaklaşımımız sürecek. Gerekli gördüğümüz yerde gerekli müdahaleleri yaparız. Bu aynı zamanda Suriye'deki barış sürecine de  katkıda bulunacak bir tavırdır. Çünkü alanda bir denge kurulamazsa barış masasında da denge oluşmaz."

Davutoğlu, Erzincan'da yaptığı konuşmasını hatırlatarak, Türkiye’nin bu konuda kararlı olduğunu, YPG’nin Azez’e yönelik her saldırısının Türkiye’nin güvenlik kaygılarını önemli ölçüde artırdığını ifade etti. 

"Dünya savaşı çıkabilir' algısı yaratılmak isteniyor"

Bir soru üzerine Davutoğlu, "Bir dünya savaşı çıkabilir" algısının Rusya tarafından yaratıldığını dile getirdi.

Davutoğlu, böyle bir algı operasyonuna gelinmemesi uyarısında bulunarak, 5 yıldır Türkiye'nin çevresinde savaş yaşandığını, Türkiye'yi de bu savaşın dışında tuttuklarını anlattı.

Gerekli olmadıkça herhangi bir risk oluşturacak adım atmadıklarını ama gerekli olduğunda da adım atmaktan kaçınmadıklarını bildiren Davutoğlu, "Kimsenin böyle bir savaşçı lobisi oluşturması doğru değil. Türkiye gerekli gördüğü tedbirleri alır ancak tedbirleri alırken Türkiye'nin istikrarının ve pozitif siyasi atmosferin etkilenmemesine de büyük özen gösterir. 'Savaşa giriyoruz, girdik' gibi gazete manşetlerine de yansıyan spekülasyonları kesinlikle gündemde tutmamak lazım" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, "Beş senenin sonunda Suriye'de bir kara harekatı zorunlu mu" sorusu üzerine şunları kaydetti:

"Hava operasyonları olmamış olsaydı bugün Suriye'de çok farklı bir tablo olurdu. Suriye'deki temel problem, başından itibaren Suriye rejiminin ve şimdi de Rusya'nın havadan yaptığı saldırılar. Yani karada kendi vatanını savunan Suriyeli kardeşlerimize bir üstünlük kurulamayınca hava gücüyle Suriyeli kardeşlerimizin üzerine bomba yağdırılıyor. Esas problem hava saldırılarının durmasıydı. Maalesef bu sağlanamadı. Maalesef Türkiye'nin söylediği, yıllardır uyardığı hususlarda gerekli adımlar atılamadı. 

Şimdi Amerikan basınını takip edin, Türkiye'nin teklif ettiğinin, uygulanmaması dolayısıyla ne kadar büyük hata yapıldığı bugün bütün Batı basınında yer alıyor. Şu anda da önce hava saldırıları durmalı, arkasından alanda savaş suçu işleyen rejim unsurları ve IŞİD'in dışında kalan ve Suriye halkının temsilcisi olan gruplar desteklenmeli, belli bir dengeyle barış süreci inşa edilmeli."

"Çekilmezlerse o havaalanı kullanılamaz hale gelecek"

"Salih Müslim'den gelen 'geri adım atmayacağız' mesajını nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna da Davutoğlu'nun yanıtı şöyle oldu: 

"'Geri adım atmayacağız' demesinin bir anlamı yok. Geri adım attılar. Şu anda Azez civarında YPG unsurları uzaklaştırıldı. Azez'e yaklaşırlarsa en şiddetli tepkiyi görürler. Azez'ın düşmesine izin vermeyeceğiz."

"Bu havaalanının Türkiye'ye ya da ılımlı muhalefete karşı kullanılmasına izin vermeyeceğiz. Çekilmezlerse o havaalanı kullanılmaz hale gelecek. Bunu Biden'e da söyledim."

"Eğer Türkiye'nin müdahalesi olmamış ve bizim uyarılarımız olmamış olsaydı şu anda Tel Rifat ile Azez'i ele geçirmiş olacaklardı. Azez'e 1,5 km yaklaştıkları için uyardık."

"Sıkıntı şurada Türkiye'nin uyarılarını vaktinde dikkate alanlar hata yapmıyorlar. Biz Rusya'yı da kaç kez uyardık. Ve sonuçta bu uyarıları dinlemedikleri için bu gelişme oldu. Aynı şekilde YPG'yi de uyardık."

"Dün sayın Merkel ile görüşmede de ele aldık. Tamamiyle kanaatimizi ve kaygımızı paylaşıyor. Bugün Azez ve Halep üzerindeki baskının sebebi Türkiye'ye dönük yüzbinlerde göç akını olması ve Türkiye üzerinden Avrupa'nın da Türkiye'nin de bu göç akını üzerinden baskı altında tutulması. Bu sadece Türkiye'ye dönük bir hamle değildir. Ukrayna konusunda AB ile problem yaşayan Rusya'nın Avrupa'ya dönük hamlesidir açık ve net söylüyorum. Ve sayın Merkel ile bu konuda aynı fikre sahibiz . Yani Ukrayna üzerinden Avrupa'ya Suriye üzerinden Türkiye'ye dönük bir hamle. Onun için son dönemde AB ile Türkiye'nin kaygıları ve politikalarında ciddi bir yakınlaşma var. Çünkü biliyoruz ki biz Ukrayna'da da Suriye'yedeki hamleler de aynı anda hem Türkiye'ye hem Avrupa'ya dönük hamleler."

AA ve Al Jazeera

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAngela MerkelAvrupa BirliğiBaşbakanDiyetIŞİDİranRusyaSavaşSuriyeUkrayna
Görüş Bildir