Darbeler, İşgaller, Katliamlar Derken Tarihte Siyahi Kölelerin İlk ve Tek Zaferle Sonuçlanan İsyanı: Haiti Devrimi

-

Tarih unutturmaya çalışsa da okuduktan sonra aklınıza kazınacak acılarla dolu bir mücadelenin hikayesi.

Bu içerik hazırlanırken History Wiz ve Britannica kaynaklarından yararlanılmıştır.

Tarih, kölelere ve ezilenlere yapılan zulmü, yeri gelince üstü kapalı anlatan veya yaşananları unutturan bir rol izlemiştir. Ta ki Haiti Devrimi'ne kadar...

1791 tarihinde Bois Caïman adı verilen, o dönemde oldukça popüler bir törenle başlayan isyan ayrıca Fransız ihtilalinden etkilenen siyahi kölelerin ayaklanması sonucunda tarihte ilk kez kölelerin zaferiyle, 1804'de Haiti Cumhuriyeti kuruldu. 

O zamana kadar kölelerin sırtından geçinen İngiltere ve Fransa gibi büyük devletlere ilk defa karşı duran en etkili ayaklanmalardan biri olmuştur. Fakat Haiti günümüze kadar bir türlü emperyalizmin pençesinden kurtulup, hak ettiği özgürlüğü bulamadı.

Darbe üstüne darbe! Paylaşılamayan verimli topraklarıyla tarih boyu büyük devletlerin arasında kalan Haiti, tarım ve konum avantajı yüzünden yaşamadığı zulüm kalmıyor.

Orta Amerika'da konumu nedeniyle, büyük devletlerin hiçbir zaman rahat bırakmadığı topraklar, bağımsızlık kazandıktan sonra bile 32 kere darbeye maruz kaldı. Aslında bu verimli toprakların işgallere açılmasındaki ilk adımı atan ismi tanıyorsunuz, Kristof Kolomb! Evet ünlü kaşifin İspanyolları harekete geçiren ilk kıvılcımı ortaya atmasıyla Haiti toprakları bir daha hiçbir zaman eskisi gibi dingin kalmayacak...

Geriye sadece Haiti ismi kalıncaya kadar tüm yerli halkı katleden İspanyollardan sonra bu sefer de Fransızlar bu topraklara göz dikiyor.

Toussaint L'Ouverture, bir köle olarak doğmasına rağmen, Afrika'yı özgür bir adam olarak doğmuş olan babasından öğrenir. Kendini birçok alanda geliştiren L'Ouverture, 1801'de Haiti için ilk kez kaleme alınan anayasayı yazar ve kendisini de yönetici olarak atayan bilge bir isimdir. 

1803'te Toussaint ve Napolyon aralarında bir barış anlaşması yapmalarına rağmen, birkaç ay sonra, Fransızlar Toussaint’i müzakere toplantılarına gelmesi için ikna eder. Fransız ordusu Napolyon'un emriyle ihanet ederek Toussaint’i Fransa'ya giden bir gemiye koyarak tutuklar. Napolyon, Toussaint'in dağlardaki bir zindana yerleştirilmesini üşüme, açlık ve ihmalle öldürülmesi emrini verir. Toussaint bir süre sonra hapishanede can verir fakat Haiti halkı özgürlük mücadelesini sürdürmeye devam eder. Napolyon'nun bu olaydan sonra sözleri ise "Zavallı bir siyahinin ölümü benim için ne anlama gelebilir ki" olur.

Haiti topraklarında dökülen kanlar, çıkarlar uğruna üst üste yapılan darbeler... Tüm bunlar azmış gibi bir de siyasi ihanetler eklenince, kaybedecekleri bir şeyi kalmayan yerlileri, Fransız ordusu çok hafife aldı.

Fransız lider Napolyon Bonaparte 20.000 kişilik bir orduyla, Fransız otoritesini ve köleliğini yeniden canlandırmak için Haiti'ye bir sefer düzenlemeye karar verir. Fakat bu sefer işler tahmin ettikleri gibi gitmez, birçok saldırı altında kalsa da, bu zamana kadar ırkçılık ve kölelik yüzünden yaşanan tüm acıların intikamını almak için  J.J.Dessalines'in önderliğinde Haiti yerlileri tarihte bir ilki gerçekleştirir ve siyahi kölelerin tarihte ilk kez kazandığı bir zaferle bağımsızlıklarını resmi olarak ilan ederler.

Keşke bir noktada bitse bu zulüm desek de bitmiyor... Haiti topraklarında yaşanan zaferin sonucunda yine Haiti halkı zararlı çıkıyor.

Yanmış ve harap olmuş topraklarda sonuna kadar savaşlarını veren kölelerin elde ettiği zaferle bir devlet kurmaları onlar dışında kimsenin umrunda olmuyor ve Haiti'nin devlet haline gelmesi birçok ülke tarafından kabul görmüyor. 

Dahası, sözde ihsan eyleyen Fransa 1934 yılında Haiti topraklarında yaşanan zararın karşılanması durumunda yaklaşık 22 milyar dolar gibi bir borçtan bahsediyoruz, bağımsızlıklarını tanıyacaklarını beyan ediyor. Zaten bağımsızlık uğruna verdikleri savaştan zafer elde eden Haiti halkı, 100 yıllık bir borçla ödüllendiriliyor.

Artık bizim dilimiz varmıyor! Tüm bu yaşananlardan sonra bile Haiti halkı için hiçbir zaman rahat bir nefes alma vakti hiçbir zaman gelmiyor.

Sözde tarihte köleliği kaldıran ilk ülke İngilitere gibi gözükse de, Haiti Fransızlara karşı elde ettikleri başarılar sonrasında, 1801 yılında köleliği kaldıran ilk ülke olmuştur. Belki de bıraksalar ne yeniliklere öncülük edecek bir halktı...

Haiti bağımsızlığını kazandıktan sonra yine, emperyalistler tarafından hiç rahat bırakılmadı ve darbelerin, savaşların ardı kesilmedi. ABD, Fransa, İngiltere ve daha nicesi kaynakları ve konumu yüzünden işgallere uğratmaya devam etti. Tüm bunlar yüzünden Haiti hep yoksulluk seviyesinin altında kalan bir devlet oldu. 

Artık yetmez mi dediğinizi duyar gibiyiz ama maalesef, 2010 yılında tüm bunların üstüne Haiti'de yaşanan büyük depremde 200 binden fazla insan hayatını kaybetti. Böyle acılarla dolu bir tarihe sahip Haiti devletini her zaman özgürlük uğruna verdiği savaşlar ve tarihe kazınan zaferi ile hatırlayacağız...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
abraham-sweedvoice

Spartacusu çok izlemişler :D

ahmetcan.oral.5

Sonra da devrim yaptığı ülke de aynı düzeni sahibi kendisi olacak şekilde kuruyor. Halk için değişen hiç bir şey de olmuyor.

Görüş Bildir