Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dahi Deli Salvador Dali'nin Sırlarla Dolu 6 Eseri ve Anlamı

-

Sanat eserlerinin ne anlattığı üzerine yazılarımın bu durağında, ülkemizde en çok bilinen sanatçılarından biri olan Salvador Dali'ye değinmek istiyorum.

Dahi deli Dali ile ilgili pek çok tuhaf haberlerle karşılaşmışsınızdır. Ancak eserlerinin ne anlattığına dair bir analize ben henüz rastlayamadım ve bu konuyu ele alan, meraklısına faydalı olabileceğini düşündüğüm bir Onedio içeriği hazırladım. 

Sanat eserlerinin varoluş hikayeleri bilindiğinde, eserle daha kolay ve doğru iletişim kurulabileceğini düşünüyorum.

Genel olarak yazılarımdan haberdar okuyucular kaynak göstermediğimi bilirler. Akademi hayatım boyunca edindiğim bilgiler ve kişisel araştırmalarım sonucunda, içerik oluşturmaktayım ve sanat tarihi ile ilgilenen arkadaşlar ulaştıklarında severek yardımcı olabileceğimi belirterek, siz değerli Onedio okuyucularını Dali ile baş başa bırakıyorum..

1. St. Anthony'nin Baştan Çıkışı

Dali'nin en meşhur tablolarından olan "St. Anthony'nin Baştan Çıkışı"nda bulunan tüm nesne ve figürler birer anlam ifade etmektedir.

Dali sık sık tablolarında simgesel anlamlara yer vermiştir. Bu eser en tipik Dali örneklerindendir.

Yaptığım araştırmalarda St. Anthony denilen bu abimiz, Padovali Antonio imiş. Esere konu olmasının nedeni ise, 15 yaşında şeytanla karşılaşmış ve eliyle yere bir haç çizerek onu oradan kovmasıymış. Aynı zamanda dünyevi tüm arzulardan uzaklaşma adına pek çok kez inzivaya çekilmiş ve de uzak yerlere göçlerde bulunmuştur. (Katolik inancında olan okuyucular muhtemelen kendisini tanıyacaktır diye tahmin ediyorum.)

Bu bilgiler ışığında resmin ana konusu da ortaya çıkıyor aslında. Önde hacı yukarı kaldıran kişi Antonio'dan başkası değil. Sağ ayağının hemen yanında duran kuru kafa ölümü temsil etmektedir. Bu da neden dünyevi arzulara karşı çıktığının bir gösteriş biçimidir.

Din eleştirisi ve arzu nesnesi

Sanat tarihinde şaha kalkmış bir at varsa, biliniz ki orada güç, kudret ve cesaret var demektir. Sanat dilinde en çok kullanılan yöntem aslan ya da şaha kalkmış bir attır. Bunun farkında olan usta ressam, durumu bir adım öteye taşıyarak, şehvet duygusunu, bir baştan çıkış olgusunu eserine dahil etmiştir. Burada at cinsel dürtülerin şahlanmış halidir.

Hemen arkasında bulunan fil, sırtında altın bir kaide ve onunda üzerinde cinsel bir çağrıda bulunan kadın taşımaktadır. Bu aynı zamanda arzu nesnesidir. Günümüzde erkeklere yönelik reklamların çoğunda kadınların oynaması tesadüf değildir. İnsanın doğrudan dürtülerine hitap eden bir arzu nesnesi, tüm çekiciliği ile Antony'i beklemektedir.

Ardından gelen filler ise birer tapınağa benziyor. Muhtemelen burada bir din eleştirisi yapmaktadır Dali. Dini yapıların içerisinde bulunan çıplak bedenler, yozlaşmaya karşı bir eleştiri niteliğindedir. Burada dinlerin, salt dürtüler karşısında çaresizliği dile getirilmiş olabilir. Çünkü oldukça kırılgan bacaklar tarafından taşınmaktalar.

Açık bir havada gerçekleşen bu olayın, kara bulutlarca kaplanması ise, işlerin yakında kızışacağını belirtmektedir.

2. Belleğin Azmi

Bu eser hakkında pek çok varsayımda bulunulmuştur.

Ancak işin aslını ve en doğru tahmini yine sanatçısının kendi açıklamalarından öğrenebiliriz.

Stan Lauryssens'in "Dali Ve Ben" (Aprıl Yayıncılık-2008) adlı kitabına göre Dali'nin bu eseri yapmasının altında oldukça garip bir hikaye yatmaktadır;

Sıcak bir İspanya gecesinde ansızın yatağımdan uyandım ve yarı uykulu gözlerimle etrafıma bir bakındım, sıcaktan erimiş kötü kokulu kamamber peyniri ve duvarda asılı duran saat gördüğüm ilk şeyler oldu.

Ve sanatçımız iki farklı nesneyi bir araya getirerek, en bilinen eserlerinden birini dünyaya getirmiştir. O dönemde bu eseri atom bilimi ile ilişkilendiren çeşitli eleştirmenler ortaya çıkmıştır. Dali ise gülümseyerek onun sadece bir peynir ve saat olduğunu dile getirmiştir.

Öte yandan Dali pek çok kez mutlaka yatağının yanında bir kağıt kalem bulundurduğunu, gece uyanıp rüyasında gördüklerini unutmamak adına taslakladığını ya da not aldığını dile getirmiştir. O gece uyandığında da bu gördüklerini not almış ve uyku-uyanıklık halindeki o belirsiz evrede kendi bakış açısına uygun bir eser yaratmıştır.

3. Atomik Leda

Salvador Dali, yaşadığı dönemde bilimsel gelişmeleri yakından takip etmekteydi. Özellikle o dönemlerde yeni yeni keşfedilmeye başlanan Atom ve atom altı parçacıkları sanatçının epey ilgisini çekmiştir.

Atom parçalarının hiç bir şekilde birbirleri ile temas etmediklerini öğrendikten sonra, oldukça ilginç bir eser ortaya koymuştur; "Atomik Leda"

Sparta tanrıçası olan Leda, Zeus'u, güzelliği ile etkilemeyi başarmıştır. Adeta 10 kaplan gücünde olan tanrılar tanrısı Zeus, kuğu kılığına bürünerek, ona sahip olmayı başarmıştır. Ancak bu mitoloji ya, şansa bakınız ki kendisini Zeus'a teslim eden Leda'nın, o gece aynı zamanda gerdek gecesidir. Ve henüz yeni evlenmiştir.

Sevgili eşi ile tanrının kendilerine oynadığı bu oyundan, iki çocuk dünyaya getirmişlerdir. Çocuklarından biri Pollux, diğeri ise Truva savaşının başlamasına neden olan Helen'dir. (Resmin tam ortasında aşağıda duran yumurta kabuğu Helen'i temsil etmektedir.)

Peki bu mitolojik öykü ile resim arasında nasıl bir ilişki vardır? Eğer resme dikkatli bakarsanız, hiç bir nesnenin birbiri ile temas etmediğini görürsünüz. Dali tıpkı atom altı parçacıkları gibi her şeyi aslında havada resmetmiştir. 

Binlerce yıllık eski bir hikayeyi güncel bir olay ile harmanlamak ve resmetmek, gerçek anlamda Dali'nin bir dahi olduğunu göstermektedir. Ayrıca Leda figürü olarak karısı Gala'yı kullanması da ayrı bir konudur. Dali resimlerindeki çoğu kadın figürlerinde kendi eşini kullanmayı adeta bir saplantı haline getirmiştir. 

Herhangi bir tablosunda ki kadının yüzüne bakınız, eşi Gala'yı göreceksiniz.

4. Camdan Bakan Kadın

Dali'nin tamamen gerçekçi bir şekilde işlediği ender resimlerinden olan, "Camdan Bakan Kadın" tablosuna modellik eden kişi, Dali'nin çok sevdiği kardeşi Ana Maria'dır. (Henüz Gala ile tanışmamıştır)

Sanatçıya model olduğunda henüz 21 yaşındadır. Eserin kendisi oldukça olağan ve ilginç bir detay taşımamaktadır. Sıcak bir Katolonya gününde dışarıyı izleyen bir kadın görüyoruz.

Ancak bu eseri ilginç yapan ve bir sansasyona neden olan şey, Dali'nin yıllar sonra eseri hakkında söylediği şu sözlerdir;

O resme baktıkça üzerine tükürüyorum ve mutlu oluyorum

Dali alenen kardeşinin resmine bakıp tükürdüğünü ve bundan mutlu olduğunu dile getirmişti. Kardeşine karşı beslediği bu nefreti, bir adım öteye taşıyarak inanılmaz bir eser ortaya koymuştur;

5. Kendi Namusu Tarafından Arkadan Tecavüze Uğrayan Genç Bakire

Ana Maria, 1949 yılında ele aldığı bir kitabında Dali'ye karşı kızgınlığını dile getirmiş, sık sık kendisine aşağılayıcı ifadelerde bulunmuştu.

Bu duruma karşı olarak ise Dali "Young Virgin Aurosomozied by her own chastity" adını verdiği bu eseri yapmıştır. Erotik çağrışımlarda bulunan ve kendi kardeşine karşı ağır bir darbe olan resim, döneminde sansasyona neden olmuştur. 

Sanat tarihinde hiç bir sanatçı, birinci derecen yakını birine hatta bir başkasına karşı, bu derece ağır eleştiri içeren bir eser üretmemiştir.  

Eseri var oluş hikayesinin dışında ele aldığımızda, gerçek anlamda sürrealist anlayışa uygun ve nefes kesici bir eserdir. Ancak varoluş süreci ve nedeni, resme farklı bir gözle bakılmasına neden olmaktadır.

Burada esere mi yoksa acı bir intikama mı bakmaktayız ?

6. Picasso Portresi

Sanat tarihinde yakın arkadaş olan pek çok sanatçı, diğer sanatçı arkadaşının çalışmalarını gerçekleştirmiştir. 

Picasso ve Dali İspanyol olduklarından dolayı sık sık bir araya gelmiş Fransa'da birbirleri ile vakit geçirmişlerdir.

Bu eserle ilgili pek çok sembolist yaklaşımlarda bulunulmuştur. Dali, Picasso'dan etkilenen bir sanatçıdır. Ve kendi sanatına olan katkılarını dile getirmekten çekinmemiştir.

Bir dönem aralarında husumet yaşansa da bu uzun sürmemiştir. Bu husumetin nedeni Dali'nin Adolf Hitlere karşı ılımlı yaklaşımı ve de o süreç içinde Picasso'nun kendisini Kominist olarak açıklamasıdır. 

Ayrıca İspanya o dönem faşist Franco tarafından iç savaşa sokulmuştur. 

Picasso, Franco'ya karşı sert bir tavır almıştır. Ama Dali İspanya'ya dilediği zaman girip çıkmak istiyordu ve Franco'ya övgüler diziyodu.

Dali sahiden de Faşist bir sanatçı mıdır yoksa o dönemde sadece sansasyon yaratmak için mi o tarz açıklamalar yapmış ve büyük tepkiler çekmiştir bilemeyiz.

Picasso'nun tutkulu akılcılığı sert bir kaya gibi tepesinde durmaktadır. Kıvrak zekası beyninde bir sarmala dönüşüyor, o da sanatsal bir ifadeyle, kaşık olarak ağzından çıkıyordu. Memeleri ise Picasso'nun Dali için sanatsal yönden kendisini beslediğini simgelemektedir.  Hemen kenarda duran karanfil Katolonya'yı, portrenin bir büst gibi duruşu Picasso'nun politik olarak sert tavrını yansıtmaktadır.

Dali'nin daha pek çok eseri bu tarz ince mesajlar taşımaktadır. Sanatçının merak ettiğiniz eserlerini yorum olarak yazarsanız, sonraki yazılarımda belki kendisine tekrardan değiniriz.

Sanatla kalın...

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Onedio Cool'u Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
.y.n.k.t.

5. fotoğraftaki resim için yaptığınız yorumda bahsettiğiniz Ana Maria isimĺi kişinin "1949yılında eĺe aldığı bir kitabında" olarak tâbir ettiğiniz kitabın adını öğrenebiĺir miyim acabâ

simazen

Salvador Dali 'Vu par sa soeur' (Kız kardeşinin Gözünden; Salvador Dali) Kitabın 1961 ve 88 baskıları piyasada zorda olsa bulunabilir.

fizikci-skywalker

Hocam son resimdeki kaşık figürü saçından başlayıp kafasını delerek çıkıyor gözlerinden de geçtiğını söyleyebiliriz hatta.Acaba bir nefret mi var bu nasıl yorumlanıyor ki?

simazen

Viyan kaya - Yazıda da belirttiğim üzere o sarmal yapı kıvrak zeka olarak yorumlanmaktadır. Nefret söz konusu değildir. Aynı ülkenin iki büyük sanatçısı bir birlerine karşı nefret beslediğine dair en ufak kanıt yoktur. (Michalengello ve Da Vinci için vardı ama) Sürreal çizgi de sanatçı Picasso yorumlaması yapmış, ve bunu da yazıda belirttiğim gibi yaptığını düşünmektedir sanat eleştirmenleri.

jagen-hghar

yapcagın resmi skem la one

busenur-celik1

Francesco Hayez-The Kiss hakkında daha fazla bilgi edinmek isterdim mesela :)

corpse-bride

lisede ki resim hocam geldi aklıma nedense. o zamanlar biraz gıcık oluyordum (birkac kısıye kızdı dıye sınıfcak bızı bırakmıstı dersten) ama sanat aşkını iyi aşılamış bize hakkını yemem bülent hocama selam olsun burdan :)

fafatara

Çok ilginç ve güzel içerik olmuş. Teşekkürler^^

Başlıklar

AltınDarbeFacebookFransaİspanyaolayonedioyumurta
Görüş Bildir