Medyada İsyan: Kimler Yayın Yasağına Uymayacağını Açıkladı?

 > -

Yayın Yasağına Uymama Kararı Genişliyor

AKP'li eski dört bakan hakkında Meclis'te kurulan soruşturma komisyonu haberlerine dün getirilen yayın yasağına medyadan ve gazeteci örgütlerinden gelen tepkiler artarak sürüyor. Bu sabah saatlerinde yayın yasağına uymayacağını duyuran Cumhuriyet, Evrensel, BirGün'ün ardından T24, soL portal, İleri Haber, Rotahaber, Diken ve Grihat yayın yasağına uymayacağını açıkladı. Son olarak yasağı tanımayacağını açıklayan Bianet ayrıca yasağı yargıya taşıyacaklarını belirtti. Bağımsız gazetecilik platformu P24 de yasak kararını mahkemeye taşıyacaklarını açıklayanlar arasında. TGB, TGS ve Basın Konseyi'nden ise yayın yasağına kınama geldi. 

Eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan, eski içişleri bakanı Muammer Güler, eski AB bakanı Egemen Bağış ve eski çevre ve şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar’ın ifade vereceği komisyonla ilgili haberlere dün Ankara 7’nci Sulh Ceza Hakimliği’nce soruşturmanın sona erdiği 27 Aralık 2014’e kadar yayın yasağı getirilmişti.

Yasağa gerekçe olarak Basın Kanunu’nun 3’üncü maddesi gösterilmişti.

'Yasağa uymayacağız' açıklamasında bulunan Cumhuriyet, BirGün, Evrensel, T24, İleri Haber, Grihat, Diken ve soL Portal'ın konuya ilişkin yapmış olduğu açıklamalar ise şöyle:

Cumhuriyet: Reddediyoruz...

Dört eski bakan hakkında kurulan meclis soruşturma komisyonunun talebi üzerine Ankara (7). Sulh Ceza Mahkemesinin yayın yasağı kararı aldığı belirtildi. Bu karar hem yasaya, hem hukuka açıkça aykırıdır.

Bir mahkeme ya da hakim istediği konuda ve istediği gibi karar veremez. Yetkisi olmayan bir konuda ya da yasal dayanağı olmadan verilmiş bir yargı kararının yaptırımı bazı hallerde "yokluk"tur. Yani o karar, ilk alındığı tarihten itibaren hiç verilmemiş sayılır ve baştan itibaren hükümsüzdür.

Kanunlarımızda "yayın yasağı" diye bir kavram, kurum, önlem çeşidi yoktur. Kararın yasal dayanağı olarak belirtilen Basın Kanununun 3. maddesi basının özgür olduğunu yazan maddedir. Basın özgürlüğünü güvenceye alan kanun maddesini yayın yasağına gerekçe yapan bir yargı ve yargıçlık kültürü, demokrasi ve hukuk ironisidir. Kaldı ki, böylesi yasal dayanaktan yoksun şekli bir mahkeme kararına uymamanın kanunda yazılı bir yaptırımı yoktur.

Bir mahkeme yürütülen soruşturmada, yasaya aykırı da olsa -örneğin arama ya da tutuklama kararı verebilir. Çünkü böyle bir yetki ve kurum kanunda açık ve net olarak yazılıdır. Ama kanunda yazılı olmayan yeni bir önlemi, örneğin yayın yasağını kafasından uydurarak bu şekilde karar veremez. Bugüne kadar böyle bir kurum mahkeme kararlarıyla oluştu denerek kanunsuzluk kanuni hale getirilemez.

CUMHURİYET GAZETESİ okurları merak etmesin, bu karar bizim açımızdan hem hukuken, hem de yayıncılık etiği ve sorumluluğu gereği yok hükmündedir. Mecliste soruşturma konusu olacak kadar önemli bir olay hakkında ulaşılan her bilgiyi, nesnel, adil, ölçülü ve dürüst bir şekilde okurlarımıza aktarmaya devam edeceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.

Haberin Tamamı İçin:

T24, 17 Aralık Haberlerine Getirilen Yayın Yasağına Uymayacak!

T24; yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla suçlanan 4 eski bakanın TBMM'de Soruşturma Komisyonu’na ifade vermelerinin hemen öncesinde basına getirilen yayın yasağını, haber alma hakkı ve haber verme görevinden hareket ederek tanımıyor.

Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ele alındığı 17 Aralık soruşturmasının yıldönümünün arifesinde TBMM Başkanlığı'nın girişimi üzerine "Meclis tarihinde bir ilk"e imza atılarak getirilen yayın yasağı basın özgürlüğüne ve kamuoyunun bilgi edinme hakkına aykırı bir karardır.

T24, TBMM Soruşturma Komisyonu'na verilen ifadeleri alabildiği ölçüde kamuoyuyla paylaşacak.

Halen TBMM Soruşturma Komisyonu'na verilen ifadeleri okurlarına duyurmayı sürdüren T24, yayın yasağı kararından sonra da gazetecilik görevine devam edecek ve bu konudaki haberleri okurlarıyla paylaşacak.

Türkiye'de bir süredir art arda uygulamaya konan yayın yasağı kararlarının sonuncusuna bazı basın kuruluşlarından anında tepki geldi. Punto24 Bağımsız Gazetecilik Platformu da yayın yasağı kararına karşı hukuki yollara başvuracak.

Punto24 avukatlarıyla yaptığı değerlendirme sonrasında 17 Aralık yolsuzluk soruşturması kapsamında getirilen yayın yasağının toplumun bilgi edinme hakkına ve kamu yararına aykırı olduğu, ifade ve basın özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle itiraz etme kararı aldı. Punto 24 itiraz dilekçesini Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesi'ne sunacak.

Haberin Tamamı İçin:

Bianet: Yayın Yasağını Tanımıyor, Yargıya Taşıyoruz

bianet olarak Adalet ve Kalkınma Partili (AKP) dört eski bakan hakkında rüşvet iddiasıyla Meclis’te kurulan Soruşturma Komisyonu’yla ilgili getirilen yayın yasağını tanımıyor ve uymuyoruz. Basın ve ifade özgürlüğünü ihlal eden bu kararı yargıya taşıyoruz.

bianet olarak Meclis Soruşturma Komisyonu haberlerini yapmaya, yaymaya devam edeceğiz.

Çünkü;

  • Gazetecilerin işi haber vermektir.

  • Yayın yasağı sansürdür.

  • Yayın yasağı insanların haber alma ve gerçeği öğrenme haklarının çiğnenmesidir.

  • Yasak nedeniyle haber kaynaklarından mahrum kalan gazeteciler doğru haber vermekte güçlük çeker.

Haberin Tamamı İçin:

Diken Yolsuzluk Haberlerine Getirilen Yayın Yasağına Uymayacak

Her şeyden önce yayın yasağı, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarınca düzenlenmiş bir yaptırım değildir. Hiçbir yasa maddesinde yer almaz. Fiili bir durumdur.

İkincisi, atıf yapılan Basın Kanunu maddesinin özü, basının sınırlandırılmasını değil basın özgürlüğünün güvenceye alınmasıdır. Nitekim maddenin ilk paragrafı şöyledir: “Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.”

Üçüncüsü, ‘başkalarının şöhret ve haklarının korunması’ nın en sağlıklı yolu, o ‘şöhret ve haklar’ ı zedeleyeci olduğu öne sürülen tüm iddiaların açıklığa kavuşturulması, doğru olup olmadıklarının ortaya konmasıdır.

Dördüncüsü, hakkındaki haberlere yayın yasağı getirilen Meclis Soruşturma Komisyonu, Türkiye Cumhuriyeti tarihihin belki de en kapsamlı yolsuzluk iddialarını araştırmak üzerine kurulmuştur; iddiaların merkezinde de bu ülkede yıllarca halka hesap vermeyi gerektiren konumlarda görev yapmış dört isim bulunuyor.

Ve nihayet, basının olmazsa olmaz işlevlerinden biri, halkın haber alma özgürlüğüne sahip çıkmaktır.

Diken olarak, yayına geçtiğimiz ilk günden itibaren, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturması kapsamında yayınlanmasında kamu yararı gördüğümüz her haberi okurlarımıza aktardık, aktarmayı da sürdüreceğiz.

Dolayısıyla dün akşam getirilen yayın yasağına uymayacağız.

Haberin Tamamı İçin:

Birgün: Yayın Yasağınızı Elbette ki Tanımıyoruz!

BirGün Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın, Twitter'dan bir açıklama yaparak “17 Aralık komisyonu için getirilen yayın yasağı kararına uymayacağız, haberleri vermeye devam edeceğiz. Halkın haber alma hakkı engellenmez” dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Evrensel: Demokratik Rejimlerde Basın Sansür Edilemez

Dört eski bakan hakkında kurulan TBMM Soruşturma Komisyonunun talebi üzerine Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesinin aldığı yayın yasağı kararına gazeteler ve gazeteci örgütleri tepki gösterdi.

Getirilen yayın yasağına karşı Evrensel, Cumhuriyet, Birgün ve Yurt gazeteleri yaptıklar açıklamalarda sansüre boyun eğmeyeceklerini bildirdi.

YOLSUZLUĞUN ÜSTÜNÜ KAPATMA ÇABASI

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş ise, yayın yasağını, yolsuzlukların halktan gizlenmesine dönük bir girişim olarak niteledi. Siyasi iktidarın 17 Aralık’tan beri yolsuzluk dosyalarının üstünü kapatmaya çalıştığını söyleyen Gökhan Durmuş, yolsuzlukları haber yapan gazetecilere verilen cezaları da hatırlattı.

Haberin Tamamı İçin:

SoL Portal

İleri Haber

TGC ve Basın Konseyi'nden kınama

TGC: 17 ARALIK KOMİSYONU İÇİN YAYIN YASAĞI SANSÜRDÜR

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu yaptığı açıklamada TBMM Başkanlığı’nın 4 bakan ifade vermeden önce 17 Aralık komisyonu için yayın yasağı kararı aldırmasını sansür olarak nitelendirdi.

Açıklamada bu kararla halkın haber alma ve bilgilenme hakkının ortadan kaldırıldığı belirtildi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şu görüşler yer aldı:

“17 Aralık operasyonunun ardından görevden alınan eski bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu’yla ilgili haberlere yayın yasağı getirildi. TBMM Başkanlığı tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen yazıda, 27 Aralık 2014′e kadar istenen yayın yasağı, Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği tarafından ‘uygun’ görüldü.

Ankara 7. Sulh Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu yayın yasağı basın özgürlüğünü zedelemiştir. Basının görevi kamu yararını ilgilendiren bütün konularda bilgi ve fikirleri topluma aktarmaktır. Demokratik rejimlerde basın hürdür ve sansür edilemez.

Kamuoyundan haber gizleme talebinin halkın temsilcilerinden oluşan TBMM’nin başkanlığından gelmesi de üzücüdür. Demokrasilerde her türlü siyasi tartışmanın halk ile paylaşılması esastır.

Yayın yasakları ile olayların kamuoyuna aktarılmasının engellenmesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na da aykırıdır. Bilgi edinme yurttaşlara tanınmış bir haktır. Habere ulaşmak, haberi yorumlamak ve haberi serbestçe yayınlamak da basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilir. Yayın yasakları bu hakkı zedelemektedir.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu olarak ister siyasi otoritelerce ister mahkeme kararlarıyla halktan haber gizlemenin sakıncalarını da sıkça yineledik.

Yine diyoruz ki, bu tür yasaklamalar, fısıltı gazetesinin yaygınlaşmasına, gerçeklerin çarptırılmasına yol açacaktır. Bir kez daha giderek artan yayın yasaklarının siyasetçiler tarafından sansür amacıyla kullanılmamasını ve çok sesli bir toplum için halkın haber alma özgürlüğünün kısıtlanmamasını istiyoruz.”

BASIN KONSEYİ: YASAKLAR, GERÇEKLERİ DEĞİL; ÖZGÜRLÜKLERİ YOK EDER

Yayın yasağı ile ilgili bir açıklama da Basın Konseyi’nden geldi.Konsey, yayın yasağı getirilmesinin sansür olduğunu vurguladı ve mahkemenin böyle bir yetkisinin bulunmadığını belirtti. Basın Konseyi tarafından yapılan açıklamada şunlara değinildi:

“Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin böyle bir karar verme yetkisi yoktur. Geleceğe dönük olarak genel bir yayın yasağı getirilmesi şeklinde bir karar verilemez.

Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliği, dört eski Bakan hakkında yürütülen meclis soruşturmasına ilişkin olarak, 27 Aralık 2014 günü mesai sonu bitimine kadar tüm yazılı, görsel ve internet ortamında yapılan yayınlar hakkında yayın yasağı konulmasına karar vermiştir. Ne var ki, ne kararın dayandırıldığı Basın Kanunu m. 3/2′de ne de TBMM Başkanlığı başvurusunda dayanılan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesinde, yayın yasağı kararı verilmesine olanak sağlayan bir düzenleme yoktur. Dolayısıyla, Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin böyle bir karar verme yetkisi yoktur.

Ayrıca, böyle bir karar verme yetkisi olsaydı bile, bu tedbiri zorunlu kılan fiili ve hukuki nedenlerin kararda açıkça izah edilmemiş olması, Anayasa’nın ‘Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır’ şeklindeki 141/3. maddesine ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesine aykırıdır.

Kaldı ki, ‘masumiyet karinesi veya soruşturmanın gizliliği ihlal edilmektedir’ gerekçesiyle, geleceğe dönük olarak genel bir yayın yasağı getirilmesi şeklinde bir karar verilemez.

Soruşturmanın gizliliğini ihlal, haber verme hakkı şeklindeki hukuka uygunluk nedeni istisnasıyla, adli bir suçtur; keza, haber verme maksadını aşan, iftira ve hakaret niteliğindeki yayınlar da Türk Ceza Kanunu uyarınca cezayı gerektirir. Bu bakımdan, haber verme hakkının sınırlarını aşan kişiler her zaman sorumlu tutulabilirler. Ne var ki, Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin verdiği şekilde bir yayın yasağı kararı, Anayasa’yla ve Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası antlaşmalarla bağdaşmadı gibi, demokratik toplumların vazgeçilmez öğesi olan, ‘halkın haber alma hakkı’nı da ortadan kaldırmaktadır”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAnkaraAvrupa BirliğiAydınEgemen BağışErdoğan BayraktarİstanbulMuammer GülerRüşvetTürkiye Büyük Millet MeclisiTwitterZafer Çağlayanolay
Görüş Bildir