Çocuklara da Sokağa Çıkma Yasağı Geldi: Onları Korkutmadan, Koronavirüs'ü ve Yasakları Nasıl Anlatacağız?

-
Abone ol

3 yaşından 17 yaşa her çocuğun Koronavirüs hakkında doğru veya yanlış bir bilgisi, en azından Korona lafını duymuşluğu var. Bunun sonucunda da; aynen yetişkinlerde olduğu gibi bazı çocuklar da çok stresli ve gergin.

20 yaşın altına gelen sokağa çıkma yasağı ile birlikte, çocuklarımızın artık bu konu hakkında daha bilinçli olmasının da vakti geldi.

Çocuklara Koronavirüsü ve yasakları korkutmadan nasıl anlatabiliriz?

Psikolog Steven Tobias'a göre, ebeveynlerin çocuklarıyla bu konuyu konuşması gerçekten çok önemli. 

"Ancak bunu doğru şekilde yapmazsanız, tek yapacağınız çocuğunuzun kaygısını arttırmak olacaktır." diye vurguluyor Tobias.

Önce kendi duygularınızı kontrol altına alın.

Steven Tobias, çocuklara bunu doğru şekilde anlatabilmek için, öncelikle anne babaların duygularını kontrol etmeyi öğrenmesi gerektiğini vurguluyor.

"Eğer çocuğunuza panik olmamasını söylerken siz aslında çok kaygılı iseniz, bu sadece çocuğunuzun kafasını karıştıracaktır." 

Öncelikle kendiniz sakin olmalı ve duygularınızı kontrol altına almalısınız.

Sosyal medyada paylaşılanlara dayanarak değil bilimsel verilere dayanarak araştırma yapın.

Anne babalar öncelikle kendilerini eğitmeliler. Koronavirüs hakkında bilgi sahibi olurken sosyal medyada paylaşılanlara dayanarak değil bilimsel verilere dayanarak araştırma yapın. Unutmayın, sosyal medyada olan bilgilerin bir çoğunda yanlışlık veya eksiklik olabiliyor.

Çocuklarınızın neyi ne kadar bildiğini öğrenmeden, onlara bir şey anlatmayın.

Öncelikle çocuklara ne bildiklerini sorun. Eğer bildiklerinde yanlışlar varsa bunu anlayacağı şekilde düzelttiğinizden emin olun. Daha sonra yeni bilgileri aktarmaya başlayın. Yanlışları düzeltmeden yapacağınız bilgi aktarımı kafa karışıklığı yaratmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Çocuklarınızla empati kurun. Korkan bir çocuğa 'Korkacak bir şey yok' demek yerine onu anladığınızı hissettirin.

Empati kurmak, bir çocuğun nasıl hissedeceğine karar veremeyeceğiniz için çok önemli. Eğer çocuklarınız endişeliyse, onlara 'endişeli olmana gerek yok' demeniz bir işe yaramayacaktır. Eğer korkmuşlarsa, 'korkacak bir şey yok' demek de doğru olmayacaktır. 

Onların duygularını hiçe saymak yerine, onları gerçekten anladığınızı hissetmelerini sağlayın. "Seni anlıyorum, bu korkutucu bir durum gibi gözükebilir ama aslında risk az ve biz kendimize dikkat edersek güvende oluruz inan bana" diyerek onları rahatlatabilirsiniz.

Çocukken çok korktuğunuz bir olayı ve bunun nasıl üstesinden geldiğinizi anlatın.

Bu sayede, çocuğunuz sizden örnek alacaktır ve kendini daha iyi hissedecektir. 'Annem başardıysa ben de başarırım' diye düşünecektir.

Sordukları sorulara vereceğiniz cevaplar, yaşlarına göre olsun.

Eğer anlayabileceklerinden fazlasını anlatırsanız, bu durumda çocuğunuzda kaygıyı azaltmak yerine arttırabilirsiniz.

Dışarı çıkma yasağını farklı yollardan açıklamayı deneyin.

Bunu açıklamak çok da zor olmayacak çünkü okullar kapandığından beri zaten genelde evdeyiz.

Bunu, bir yasak olarak vurgulamak yerine, bir kural gibi anlatabilirsiniz. Nasıl sınıfımızda, okulumuzda, evimizde kurallar varsa bu da şu anda bir toplum kuralı. Ama bu geçici bir kural, tek farkı o.

Bu kurala uymalıyız çünkü kendimizi ve etrafımızdaki insanları korumalıyız. Özellikle anneanne, babaanne ve dedelerimizi korumak amacıyla evimizde oturmamız gerektiğini anlatabilirsiniz çünkü tüm çocuklar için anneanne ve dedeler çok kıymetlidir. Bunun geçici bir durum olduğunu da belirtmeyi unutmayın.

Tüm arkadaşlarının evde olduğunu, isterse onlarla görüntülü sohbet edebileceğini söyleyin.

Bu yasak sadece ona değil. Çocuklar bazen bu tip yanlış düşüncelere kapılabilir. O sebeple, ülkemizde tüm çocukların şu anda evde olduğunu, hatta sadece ülkemiz değil dünyada da durumun böyle olduğunu anlatın.

Her şeyin yakında düzeleceğini ve yine parklarda bahçelerde koşabileceğini anlatın.

Çocuklar bunu sürekli olacak bir durum zannedebilir. Bu endişeyi ortadan kaldırmak için, onlara güzel günlerin yakında geleceğini ve parklarda yine arkadaşlarıyla oynayabileceğini anlatın. Hatta neler yapacağınızın hayalini kurabilir, ilk yapılacaklar listesi çıkarabilirsiniz.

Çocuklarınızı korumaya çalışırken onları paranoyak yapmayın.

Hiçbirimiz çocuklarımızı paranoyak yapmak istemeyiz. 'Kapı koluna dokunma', 'telefonuma dokunma', 'ona yaklaşma' gibi komutları çok vermemiz ne yazık ki çocuğumuzu ileride takıntılı veya paranoyak bir kişiliğe dönüştürebilir.

Bunun yerine; 'Telefonum çok kirli olabilir. Dokunmasan daha iyi ama dokunursan da lütfen ellerini yıka.' diyebilirsiniz. Eğer çocuğunuz bunu anlayacak yaşta değilse o zaman da sürekli onu yapma bunu yapma dememek için dokunmasını istemediğiniz şeyleri onun gözünün önünden kaldırabilirsiniz.

Çocuğunuza kendilerini ve başkalarını korumak için neler yapabileceklerini gösterin.

Temiz olmak, sağlıklı beslenmek ve yeterli uyku ile güçlü olabileceklerini anlatın.

Hala aklınıza takılan bir şeyler mi var? Anne babaların aklına takılan tüm soruların cevapları için buraya bakabilirsiniz. 👇👇👇

Tüm Ebeveynler Bilmeli! Ünlü Çocuk Psikoloğu Koronavirüs Hakkındaki Tüm Soruları Cevapladı! - onedio.com
Tüm Ebeveynler Bilmeli! Ünlü Çocuk Psikoloğu Koronavirüs Hakkındaki Tüm Soruları Cevapladı! - onedio.com
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
maru123

Evden çıkarma bu kadar. Çocuğunuzla birlikte evde kalın. Öğrenme çağı diye illa dışarı mı çıkması lazım. Çocuğunuzla ilgilenin, kitap okuyun, oyun oynayın. Doğurur doğurmaz veriyorsunuz eline telefon tablet gidiyor izliyor enes çatır çutur sonra yeni nesil niye salak oluyor. Doğurup doğurup sokağa atıyorlar. Çocuk yetiştirmeyi bilmiyorsanız yapmayın moruk. Ulan benim gibi bir insanın böyle şeyleri yazması bile tam bir utanç. Neyse siksok purna.

coldhearted

Çocuğunuzdan önce siz verilen karara ne kadar uyuyorsunuz? Asıl mesele bu bence. Kendin keyfi dışarıya çıkıp çocuğuna "Yapma etme dışarı çıkma" dersen olmaz o iş. Çocuklar sizin ne yaptığınızdan/yapmadığınızdan çok nasıl yaptığınızla/yapmadığınızla ilgilenir zira. Saygılar.

Görüş Bildir