Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bu Topraklara Semaveri Taşıyan 20. Yüzyılın Barış Güvercinleri: Molokanlar

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Her gün süt içebileceklerini düşünmeleri Molokan adıyla anılmalarına yol açtı.

Moloko kelimesi Rusça olup süt anlamındadır. Molokan kelimesi ise süt içen, orucu bozan anlamına gelir. Bu adın verilme nedeni ise o tarihlerde Rus halkının inancına göre, haftada iki gün süt içme geleneği olmasına rağmen, Molokanlar’ın  buna itiraz ederek haftanın her günü süt içebileceklerini düşünüyor olmalarıdır.

Molokanlar ya da Türkiye’de bilinen adıyla Malakanlar kiliseye karşı çıkmalarıyla ünlendi.

Neredeyse 1600’lü yıllardan beri dinsel ibadet ve inançlarıyla Rus Ortodoks kilisesinden kopmuş, kendilerini ruhani Hristiyan diye adlandıran ve dinin eklentilerine yani ruhban sınıfına, ikonlara, kiliselere inanmayan Beyaz Rus kökenli bir topluluktur.

Molokanların din ve ahlak anlayışı katı, net ve basitti.

Molokanlara göre dini bütün olmak demek kardeşlik, yardımseverlik ve bunlara bağlı olarak mutlu bir yaşam demektir. Kıskanmamak, dış görünüşe itibar etmemek, çalmamak, kanunlara saygılı olmak temel prensipleriydi. Çalışkanlıkları, dürüstlükleri ve belki de hepsinden en önemlisi savaş karşıtı olmalarıyla dikkat çekiyorlardı.

Eşitlikten yola çıkan bir dünya görüşü sistemleri vardı.

İnançlarına göre tanrının yarattığı insanlar doğuştan eşitti ve  bu eşitliliği hiçbir kanun, yasa bozamaz. İnsanı diğer insanlardan üstün tutacak her türlü hiyerarşiye karşıdırlar. Yönetmekten, yönetilmekten kaçınırlardı. Gücü insanın içinde yetenekleri ortaya çıkarması, toplumsal dayanışmanın aracı olarak kullanmaktan yanaydılar. Devlet olgusuna inanmadıkları için vergi vermeyi, mahkemelere çıkmayı reddederlerdi. Gerçek anlamda eşitliğin olmadan ahlakın olmayacağını düşünüyorlar.

Okulun insanı tek tipleştirmesine karşı ilkokuldan sonra okula gitmezlerdi.

Eğitimin ilkokuldan sonrasının onları bozacağına, kendilerine özgü ruh ve ahlak anlayışlarını yitireceklerine, sıradanlaştıracağına ve doğadan koparacağına inanmaktaydılar. Tasarruf düşüncesine sahip değildiler. Mutlu olmanın biriktirmekle olmayacağının farkındaydılar. Özel mülkiyete karşıydılar. Yaşamlarında rekabete yer yoktu. Aralarında çok kuvvetli toplumsal dayanışma vardır.

1877- 1878 Osmanlı Rus Savaşı’ndan sonra Kars yöresine sürüldüler.

Türkiye’de Kars, Ardahan, Iğdır ve hatta Erzurum, Erzincan yörelerine yerleştiler. Gittikleri her yere beraberlerinde barış, hoşgörü, paylaşma kültürünü de taşıdı bu topluluk. Yerleştikleri yer neresi olursa olsun tarımsal becerileri, hayvan yetiştirmedeki ustalıklarıyla öncü oldular. Modern tarımı, ziraatı, dönemin çağdaş teknolojik üstünlüklerini de beraberlerinde taşıdılar.

Kimliklerini ve yaşam tarzlarını sürdürebilecekleri en uygun yerler köylerdi.

Şehirlere yerleşmediler ve hatta zorunda olmadıkça gitmediler. Köy onlar için en uygun yerleşim yeriydi. Onlara göre her türlü ağır sanayi ve teknoloji, insanı özünden koparan yaşamı karmaşıklaştıran faktörlerdi. Ama buna rağmen köylerinde şehirli gibi düşündüler ve yaşadılar.

Kars’ta bölge halkına peynirciliği, arıcılığı, hayvancılığı, ziraati öğrettiler.

Patates, ayçiçeği ve lahanayı bu bölge ile ilk kez onlar tanıştırdı. Değirmenciliği bölge halkından öğrendiler. Öğrendikleri bu mesleği çok iyi derecede yapmalarından dolayı Kars yöresinde değirmenlerin çoğunu onlar işletmeye başladı.

Semaveri bu topraklarla tanıştıranlar Molokanlardı.

1. Dünya Savaşı devam ederken Molokanlar için yine göç gerekliliği doğdu.

Batı'da Kurtuluş Savaşı devam ederken Molokanlara bir talimat geldi: "Ya asker ol, ya da bölgeyi terk et." Molokanların çarlara karşı bile kırılmamış savaş karşıtlığı bilinirken onların savaşa katılmasını istemek tekrar bu topraklardan göç etmelerine sebep oldu.

Kendi topluluklarının geleceği için kaygılanan son Molokanlar da Türkiye'den göç etti.

1962 yılında son kalan 1500’ü aşkın Molokan bu kez siyasal olmayan nedenlerle kendi istekleri ile anavatanlarına dönme kararı aldılar. Bunun en temel nedeni sayılarının azalması ve geleceklerinden endişe duymalarıydı. Çünkü onların geleneklerine göre 5-6 göbek akrabalığı bulunanların evlenmesi yasaktı. Bu durum onların çoğalmasını engelliyordu.

Kars ve yöresinin uzun yıllar boyunca kardeşçe yaşadığı, özgürlük ve demokrasi rüzgarlarını ektiği topraklardaki hikayeleri de böylelikle son buldu.

Onların arkalarında bize bıraktıkları en büyük miras, sıcak dostlukları, iyilik ve barışseverlikleri oldu.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
beyaz-toros

''Deli Deli Olma'' diye bir film var arkadaşlar.Tarık Akan bir molokanı oynuyor,tavsiye ederim eğlenceli ve duygusal bir film. Not : Oynayan karakterler Terekeme Şivesi ile konuşuyor biraz zorlanabilirsiniz..Terekeme ne diye sormayın,az zahmet edip araştırın..

beyaz-toros

Bugün meşhur Kars gravyeri,kaşarı,balı ünlüyse,bu güzel insanların yüzünden ünlüdür..

evren-erdogan

hülya avşar kedini kürt zannediyor ama işin gerçeği o bir MALLLLLL.....

ayna-efendi

Türkiyedeki en meşhur Malakan Hülya Avşardır, bir de Kürdüm Avşar aşiretindenim diyordu, Avşar bir Kürt aşireti değil Oğuz Türkü boyudur, zaten Hülya Avşarın gençliği Olga Kurylenkoyu andırıyor birazcık

arbeloa

Hülya Avşar kendisini kürt sanıyor ama aslında o da bir Molokan ;)

deli-sabit

Yerel halkla evlilikler yapmışlar mı diyorsunuz? Yoksa sadece sarışın renkli gözlü olması üzerinden bir tahmin mi? Yoksa "Küçükken babam beni malakanım diye severdi.." beyanatı üzerine mi yazdınız bunu?

arbeloa

Hülya Avşar'ın ''Hep Sakladım ama Kürdüm'' demecinden sonra ona ithafen bir açık mektup yazılmıştı. Ama gerçekten Ardahan'da küçükken kendisine Malakan derlemiş

deli-sabit

Teşekkürler kardeşim.

Başlıklar

ErzurumSavaşetvergi
Görüş Bildir