Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bilimin Bakış Açısından Durmadan Peşinden Koştuğumuz O Tarifsiz Duygu: Mutluluk

-

Mutlu olduğumuz zaman dünya bize çok daha güzel görünür. Böyle anlarda ne kahve fincanımızın yere düşmesi, ne dirseğimizin duvara çarpması, ne de komşuların gürültü etmesi bizi çok büyük isyanlara sürüklemez; mutluyken küçük problemler gerçekten de küçük görünür...

Öte yandan kendimizi üzgün ve hayal kırıklığına uğramış hissettiğimizde, yaşamın tüm ufak sıkıntıları acımıza acı ekler.

Böyle durumlarda, örneğin yakın zamanda bir ayrılık yaşadığımızda, dünya bize tüm küçük ayrıntılarıyla sinir bozucu görünür. Baktığımız her yerde, yaptığımız her şeyde tatsızlık, mutsuzluk ve acı görmeye başlarız...

Mutluluk, kişileri daha genel bir bakış açısına yönlendirir.

North Carolina Üniversitesi'nden Barbara Frederickson'a göre (2001) mutluluk, kişinin kavramlara, durumlara ya da objelere daha dışarıdan bir gözle bakmasını sağlayan bir his. Örneğin; iyi haberler aldığımız bir anda etrafımıza daha pozitif bakmaya başlıyoruz ve daha da önemlisi, düşünce faaliyetimiz daha yaratıcı bir boyuta ulaşıyor. Yeni ve yaratıcı fikirler daha çok bu anlarda aklımıza geliyor ve aynı zamanda bu hissin kaybolmasını istemediğimiz için modumuzu bozması muhtemel olan uyaranlardan kaçınmaya başlıyoruz.

Kaldı ki bu durum aynı zamanda analitik düşünme becerimizi zayıflatıyor.

Ruh hâli ve dikkat üzerine yazılmış 1,000 farklı akademik makaleyi inceleyen Gent Üniversitesi'nden Naomi Vanlessen ve çalışma arkadaşları, mutluluğun kişiyi analitik bir bakış açısından yoksun bıraktığını ve daha genelleyici düşünmeye ittiğini ortaya koydu. Bu da, mutlu olduğumuz zamanlarda hayal gücümüzün geliştiğini, fakat etrafımızda olup bitenlerle alakalı çözümleyici düşünme becerimizin zayıfladığını gösteriyor.

Gelelim mutsuzluğa...

Etrafımıza negatif bakktığımız zamanlarda dikkatimiz kendimize yönelir. Bu çoğu zaman bir dezavantajdır çünkü kişiyi etrafında olup bitenin farkında olmaktan alıkoyar. Mutsuz olduğumuz zamanlarda Ay'ın o gece ne kadar güzel göründüğünü fark edemeyiz; çünkü zihnimiz kendi negatif düşüncelerimiz ve hislerimizle son derece meşguldür.

Söz konusu durumların nörolojik açıklaması ise şu şekilde:

Yaşanan hislerin insan bilincinde meydana getirdiği değişimlerden, beyin korteksi ile temel duygularımızı yönlendiren limbik sistem arasındaki bağlantıyı sağlayan bölge sorumludur. Bu modele göre ruh hâlimiz, algımız ve düşüncelerimizle sıkı bir ilişki içerisindedir.

Kısacası ruh halimiz, dış dünyayı nasıl algıladığımız üzerinde büyük söz sahibi.

Sonuçlar, neyi nasıl algılayacağımızın bilinçsiz seçiminin büyük ölçüde mutlu ya da mutsuz olmamızla belirlendiğini ortaya koyuyor. Günlük yaşamda işlerimizi halletmek için kimi zaman etrafımızda olup bitenleri, kimi zaman ise zihinsel aktivitemizi ön plana almamız gerekiyor ve bunlarla ne kadar iyi başa çıkacağımızı da o andaki modumuz belirliyor.

Seçici dikkat, aynı zamanda ruh hâlimizi bilinçli bir şekilde yönlendirmemizin yolunu açabilir.

Eğer mutlu olduğumuz zamanlarda dikkatimiz dışarı yöneliyor ve hayal gücümüz genişliyorsa, bu süreci tersine çevirerek dikkatimizi bilinçli bir şekilde dışarı yöneltmek de mutlu olmamızı sağlayabilir. Çünkü her şekilde, dış dünyayı gözlemlemek, devamlı duygu ve düşüncelerimizi gözlemlemekten daha mutluluk verici gibi görünüyor.

Mutlu günler!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cevoland

o zaman mutsuz olduğumuzda etrafta olan bitenle ilgilenebilirsek mutsuzluğu altedebiliriz?

Görüş Bildir