Aysun Kayacı'nın "Dağdaki Çobanla Benim Oyum Bir mi?" Sözleriyle Başlayan Krizin Detaylı Anatomisi

2.7bPAYLAŞIM

Aysun Kayacı'nın şu an ne yaptığını da böylece öğrenmiş olduk...

Aysun Kayacı bugün sosyal medyada gündem oldu. Sebebi ise sahte hesabından atılan bir tweet.

Hakan Ural'a tepki olarak atılan bu tweet aslında Aysun Kayacı'ya ait değil, sadece onun adına açılan sahte bir hesaba ait.

Söz konusu olayı kaçıranları şöyle alalım. "Aysun Kayacı şu an ne yapıyor?" diye düşünenler ise cevabı içeriğimizin sonunda bulacak.

Hakan Ural'ın Canlı Yayında Montrö'ye Karşı Çıkıp Kanal İstanbul'u Desteklemesi Tepkilerin Odağında - onedio.com
Hakan Ural'ın Canlı Yayında Montrö'ye Karşı Çıkıp Kanal İstanbul'u Desteklemesi Tepkilerin Odağında - onedio.com

Bir zamanlar NTV'de dört kadının yaptığı "Haydi Gel Bizimle Ol" adında bir aktüel söyleşi programı vardı. Program 2007 yılında yayınlanmaya başlamıştı.

Her bir kadının farklı duruşu ve farklı bakış açısı temeline oturtulmuştu program. Akademisyen- Yazar Pınar Kür, Gazeteci Çiğdem Anad, Oyuncu Müjde Ar, Manken Aysun Kayası programın demirbaşlarıydı.

Program, her hafta gelen bir konuk üzerinden ilerliyordu. Zaman zaman ekibimiz, konuktan bağımsız kendi içinde de tartışmalar yapıyor, bu da programa elbette rating olarak dönüyordu. Ancak bu kez pek de hesapta olmayan bir durum yaşandı.

Programda her zaman yaşanan tartışmalardan biri, aslında ülkede başlayacak yeni bir krizin adımlarıydı. Fakat bu durumdan ne Aysun Kayacı ne de stüdyodaki diğer isimler henüz haberdar değildi. Aysun Kayacı'nın uzun yıllar olay yaratacak sözleri şöyleydi...

Aysun Kayacı'nın açtığı tartışma, Müjde Ar'ın "Ben seni bir gecekonduya göndereyim iki gün yaşa, bak ben gittim oralara" cümlesiyle farklı bir zemine oturmuştu. Stüdyodan gelen alkış seslerinin ardından konuşma şöyle devam etti:

Aysun Kayacı: Benim annemin ailesi de dışarıdan geldi. Geldiklerinde onlar da şu an dışarda insanların yaptığı gibi iki tane gecekondu dikip akıllı 'köylü kurnazı' derler ya, öyle bir yöntem deneyebilirlerdi. Benim anneannem de benim annem de çok çekti.

Müjde Ar: Ama insanlar büyük şehirlere karınlarını doyurmak için geliyorlar. En fazla kaçak elektrik Güneydoğu'da kullanılıyor. Ne yapsın insanlar? Hala Adıyaman'da mağarada yaşayan insan var Aysun...

Aysun Kayacı: Doğruyu yapacaklar. Ben de çok ekonomik problem çektim. çalışacaklar... Ben şu anda okulumun parasını da kendim ödüyorum.

Müjde Ar: Mağaraya alçıpan mı yapacak? Dekoratör mü tutacak Allah aşkına!

Aysun Kayacı: Benim anneannem ne yaptıysa onu yapacak. Sonra bir siyasi parti gelip gecekonduların bilmem nesini verecek, odun verecek, kömür verecek. Ondan sonra da memleket Arabistan olacak, oldu yani...

Pınar Kür: Alıp oyu götürecek biz de burada kafamızı kaşıyacağız, çok doğru.

Müjde Ar: Sosyal politikalar geliştirilirse bunlara gerek kalmaz.

Memleketin her yerinden Aysun Kayacı'ya kınama gelirken, çobanlar da bir bir dava açmaya başladılar. Önce Adana Kozan'dan bir çoban, daha sonra Şanlıurfa'dan başka bir çoban "Kayacı'nın sözleri karşısında incindim. Çoban olarak bunu hakaret sayıyorum. Manevi yıkıma uğradım" diyerek tazminat davası açtı.

Aysun Kayacı'nın sözleri ülke genelinde büyük bir krize sebep olmuşken, programın diğer sunucuları arasında yaşanan gerginlik de had safhaya ulaştı. Çiğdem Anad ve Müjde Ar, milyonların önünde aleni olarak birbirlerine giriyorlardı. Program 2009 yılında son buldu ancak Aysun Kayacı, her fırsatta "dağdaki çoban" sözleri sebebiyle gazetelerin röportaj yapmak için aradığı bir numaralı isimdi.

* Günlerce değil, yıllarca diyelim. “Dağdaki çobanla, benim oyum bir mi?” lafı hâlâ gündeme geliyor.
Herkesin aynı oranda söz hakkına sahip olduğunu yüzlerce kez söyledim. O konuşmanın başında “Ben buna inanıyorum, demiyorum”, “Öylesine söylüyorum”, “Mesela” gibi cümleler var. Sözler saptırıldığı için bazı insanları istemeden kırdım, bazı insanlara da hâlâ üzerimden siyaset yapma olanağı vermiş oldum. 

* İnsanlar niye sizin üstünüzden siyaset yapıyor?
Gazeteye çıkıyor, reklamı oluyor çünkü... Kendimi bedava reklam tabelası gibi hissediyorum. Haber olmak isteyen bana sataşıyor. Olan bana oluyor. Benim yüzüm eskiyor. Bir de durmadan “manken” diye bahsediyor benden. Çok seviyorlar bu manken kelimesini... Mankenlik gençken harçlığımı kazanmak için yaptığım bir işti. Beni istediğim yerlere de taşıdı. Hiçbir partiyle yakınlığım yok. Bu topraklarda yaşayan biri olarak memleket meselelerine dair bir fikrim var sadece... Onu da artık kendime saklıyorum.

* Çoban meselesi yüzünden hakkınızda dava açıldı. Ceza aldınız mı?
Hayır. Hakimler programı izleyerek karar verdikleri için ceza almadım.

* Belki söyledikleriniz çok konuşuluyordu ama program güzeldi bence...
Dürüst ve dobra dört kadın vardı orada... Kadınların sorunlarına eğiliyorduk. Ama işte biz erkeğin espri yapmasından hoşlanıyoruz ama kadın yapınca, hafif de espri belden aşağıysa buna tahammül edemiyoruz. Müjde Ar’ın gazoz esprisini Cem Yılmaz yapsa millet kahkahayla gülerdi. Müjde Ar yapınca gaf oluyor, günlerce konuşuluyor. Bunu anlamakta zorlanıyorum.

Daha da ilginci, Gaziantepli çoban Osman Türkman, yaşadığı maddi manevi sebeplerden ötürü 2018 yılında Aysun Kayacı'dan özür dilediğini söyleyen bir yazı yayınladı.

Yazının bir kısmı şöyle: 

"Tarım ve Hayvancılık ülkesi iken; tarım ve hayvancılık ile ilgili kararlar alınırken ve projeler yapılırken, asıl sorunu yaşayan köyde tarım ve hayvancılık yapmak için mücadele veren çiftçi ve çobana sorulmadan siyasiler, profesörler, uzmanlar tarafından yapılan uygulamalar yüzünden bu gün buğday, arpa, saman, et, canlı hayvan ve daha birçok tarımsal ve hayvansal ürün ithal ettiğimiz ve alınan yanlış kararlar yüzünden tarımsal ve hayvansal üretimin her geçen gün azaldığı ve ithalatın arttığını gördüğüm için; Aysun Kayacı'dan özür diliyorum.

2008 yılında 'Benim oyun ile dağdaki çobanın oyu bir mi' dediğinde Aysun Kayacı'ya, 'Neden bir olmasın çobanın da bir oyu var senin de bir oyun var', diyerek kızmıştım. Aradan 10 yıl geçtikten sonra, Gaziantep İlinde çıtanın çok yükseltilerek değil bir çobanın, 538 çobanın tercihinin birilerinin tercihi kadar dikkate alınmadığını, değer bulmadığını bizzat yaşayarak gördüğüm için, Aysun Kayacı'nın belki de ileri görüşlülüğü sayesinde, 10 yıl öncesinden bu günleri görüp söylediği için ve belki de o günlerde gösterilen tepkiler üzerine Türkiye'den çekip gitmek zorunda kaldığı ve geldiğimiz durum itibarıyla kendisini o günlerde anlayamadığım için; üzülerek de olsa Aysun Kayacı'dan özür diliyorum."

2008'de sarf edilen bu cümlelerin yükü Aysun Kayacı'ya oldukça fazla gelmiş olsa gerek, her türlü magazinden, haber programından ve röportajlardan elini eteğini çekti. Bir anda ortadan kaybolduğunu düşündüğümüz Aysun Kayacı, 2012 yılında yatırım bankacısı olan Efe Kapancı ile evlenip İngiltere'ye yerleşti.

En son birkaç sene önce İstanbul'da görüntülenmişti Aysun Kayacı, görüntülenmesinden de oldukça rahatsız olmuştu. Şu an kendisiyle ilgili bildiğimiz en son bilgiler, eşinin işi dolayısıyla Dubai'ye taşındığı ve iki tane de çocuk sahibi olduğu...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kubilay-pamuk

Hadi ordan yaa bu kimki haklı olacak o kelimenin doğruluğuna bende katılıyorum okumamışla okumuşun oyu bir olmaz bu şahsiyet dağdaki çoban dedi alimle cahil demedi tamamen elit tabakadan geldiği için kırsal kesim insanını aşağılamak için kullandığı bir söz o beğenmediği çobanlar gidip şehit oluyor(ömer halisdemir) sen dağdaki çobanın okumadığını ne biliyosun be utanmaz rezil önce bir zahmet hakkaride bir gece konakla o çobanlar bir yandan çoğu okuyup ast subay oluyor o topraklarda can veriyor sizin gibilerin bodrumlarda götlerini objektiflere huzur ve sükun içinde yansıtabilmesi için buna haklı diyenlerde ayrı bir süzme

tarum

Dağdaki çoban demek istemem ama bazı kısımlar la oyumun bir olmaması konusunda Aysun kayacı bizi utandırdı

halil-ertugrul

Aysun Kayacı %100 haklıdır, hazine arazilerini yağmalayan kaçak elektrik kullanan vergi vermeyen eğitimsiz cahiller sürüsüne teslim oldu ülke, Yeşil kartlılara oy hakkı verilmesin siyasetçiler bu kadar yalan söyleyemez bu kadar hırsızlık yolsuzluk yapamaz.

t-c-ahmet-yilmaz

kurban olurum , kadini o zaman dedi diye linç ettiydiler.

ramesseum

bunu söyleyecek insan Aysun Kayacı miydi o tartışılır da iddia temelinde %100 doğru. Çoban da burada verilmiş bir örnek. Ama iste biz Türk milleti alegorinin ne olduğundan bihaber, davar bir millet olduğumuz için çobanlar ayağa kalktı. özetle Türk milletinin "kime oy vereceksin"e cevapları: 1) Ampul neydi? hah ona... 2) Ekonomik kriz belimizi büktü o yüzden Tayyibe 3) Suphanekeyi bilene 4) Van minut diyen aslana 5) Atatürkün partisi diye CHP'ye geçin lan. 5. yi de dahil ederek söylüyorum: öğretilmiş, cahil, şansından bihaber insanlar ülke geleceğine oy verecek karar alamaz. sikerler öyle secim sistemini

ramesseum

elle tutulur bir mantığı olduktan sonra her secim özgürdür. kimse bir diğerine karisamaz, baskı altına alamaz. Bu mantığı kurabilecek insan Turkiyede %30-35 civarında. Gerisi olanca cehaletiyle gidiyor sandık başına. kimse kusura bakmasın da böyle demokrasinin avradını sikerim ben...

Görüş Bildir