Aslanı ile Gezen Amerika'yı Vergiye Bağlayan Kaptan-ı Derya: Cezayirli Gazi Hasan Paşa

21PAYLAŞIM

Esirlikten sadrazamlığa... Ne hayat ama!

Kaynak: İslam Ansiklopedisi

Daha çok küçük yaşlarda başlar Hasan Paşa'nın "hayatla imtihanı." Doğum tarihi 1713 olarak tahmin edilen küçük Hasan daha çocuk yaşta İran sınırında esir alınır ve Hacı Osman Ağa adlı Tekirdağlı bir tüccara satılır.

Bu adam iyi biri olacak ki Hasan Paşa onun çocukları ile yetiştiği gibi Osman Ağa'dan ticareti de öğrenir. Hatta azat edilip yeniçeri olduktan ve savaştıktan sonra Tekirdağ'a geri dönen Hasan Paşa eski efendisinin kızıyla evlenir.

1738'de asker olmaya karar verir Paşa ve özellikle 1 sene sonraki Belgrad kuşatmalarında rüştünü ispatlar. Ancak hayatına baktığımızda genel olarak uğraştığı milletin "Ruslar" olduğunu görürüz.

Bir de unutmadan; o, bir "denizci" olmak ister, karacı değil. Ve hayatını isteği doğrultusunda tamamen değiştirecek olay kendi parasıyla aldığı gemiyle İstanbul'dan Cezayir'e gitmeye karar vermesiyle başına gelir.

Tek gemiyle yola çıkmış olsa da Hasan Paşa açık denizde bir İspanyol gemisini zapt ederek Cezayir'e ulaşır. Bu durum onun şöhretine şöhret katacak ilk olay olur.

Ele geçirdiği gemi kendisine bırakıldığı gibi ayrıca işletmek üzere bir kahvehane verilir Hasan Paşa'ya. Hatta bir süre sonra Tilimsan şehrinin sancak beyliği dahi verilir. Ancak ünü ile birlikte hasımları da artar ve kendisine "zimmetine para geçirdiğine dair" iftira atılır. Böylece Cezayir'den İstanbul'a geri gelir.

Yaklaşık 80 yıllık hayatının geriye kalanında ise neredeyse sürekli savaşır, çeşitli unvanlar elde eder ve 1789'da sadrazamlığa kadar yükselir. Bu tarihte Hasan Paşa aynı zamanda "Serdar-ı Ekrem" yani başkumandandır.

30 Mart 1790 yılında ise Şumnu'da vefat eder ve aynı yerde yaptırmış olduğu Bektaşi Tekkesi'ne defnedilir. Kendisi hakkında söylenen kahramanlıklarının yanı sıra tedhiş (terör) derecesine varan şiddeti ile de anılan Hasan Paşa aynı zamanda bugün İstanbul'daki askeri ve sivil deniz okullarının kurulmasına ön ayak olur.

Gelelim Amerika meselesine... 18. yüzyılın sonlarına doğru ABD denizlerde yeni yeni bayrak gezdirmeye başlamışken 25 Temmuz 1785'te Maria isimli Amerikan gemisi Cezayir açıklarında Osmanlı'nın eline geçer.

Bu meşru ve fakat "saldırgan" tutum, Hasan Paşa'nın Türk denizlerindeki hakimiyetinin bir yansımasıdır. Bununla birlikte 1793 yılına geldiğimizde 11 ABD gemisi daha Osmanlı'nın elindedir.

Bunun üzerine ABD kongresi Osmanlı tehdidine karşı bir donanma kurma gereği duyar. Ayrıca 5 Eylül 1795'te ABD ile Osmanlı arasında bir anlaşma imzalanır.

Buna göre ABD, Cezayir'deki esirlerin iadesi ve ABD bayraklı hiçbir gemiye dokunulmaması karşılığında 642 bin altın ve yılda 12 bin Osmanlı altını ödemeyi kabul eder. Yani sizin anlayacağınız ABD tarihinde ilk kez yabancı bir devlete "vergi mükellefi" olur. Buradan ulaşabileceğiniz anlaşma Türkçe olması itibariyle ayrıca önemlidir; çünkü ABD tarihinde yabancı dille yapılan anlaşma sayısı çok azdır.

Unutmadan! Lakabı "palabıyık" olan Cezayirli Gazi Hasan Paşa ve yanındaki aslan da biraz bahsedelim. Paşa, Kuzey Afrika'da bulunduğu dönemde yavru bir erkek aslanı kendisine alıştırır ve beslemeye başlar.

Aslan büyüdükçe aralarındaki bağ güçlenir ve paşa nereye giderse aslan da onunla birlikte gelmeye başlar. Adı "Aslanlı Paşa"ya çıkan Hasan Paşa'nın bu durumu Avrupa'daki ressamların ilgisini çeker ve Paşa resimlere konu olur.

Öldükten sonra geriye bir çocuk bırakmayan Hasan Paşa'nın toplam serveti ise 4000 kese altın kadardır. Anlaşılan o ki Paşa parasını devlet ve hayır işlerine harcar.

Kışlalar, camiler, çeşmeler inşa ettiren Hasan Paşa'nın bir yalısı bir de konağı bulunur. Bütün bunların yanında ise adı birçok yerde yaşar. Mesela bu fotoğraftaki A-579 okul gemisi onun adını taşırken aktif görevine hala devam etmektedir.

Kendisinin Çanakkale'de yaptırmış olduğu ve günümüzde restore edilmeye hazırlanan kule konağı ise bu haliyle bile ihtişamıyla göz kamaştırmakta.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
theodosius

Ee sonuç ne?? Geçmiş geçmişte kaldı..

so_far_so_good

sonuna kadar zevkle okudum ama "restore edilmeye hazırlanan kule konağı" kısmı tüm tadımı kaçırdı. öylece kalsın daha iyi.

Görüş Bildir