Akıl Oyunları'ndaki Dahi Matematikçi John Nash'in de Hastalığı Olan Şizofreni ile İlgili Merak Edilen Soruları Yanıtlıyoruz!

-

Şizofreni; kişilerin düşüncelerini, hareketlerini, duygularını ve gerçeği algılamasını çarpıtan ve çevrelerindeki insanlarla olan ilişkilerini bozan ciddi bir beyinsel rahatsızlıktır. Yaygın inanışın aksine bölünmüş kişilikle alakası yoktur. Şizofreni hastaları çoğunlukla topluma adapte olmakta zorluk çekerler ancak doğru tedavi yöntemleriyle hastalığı kontrol altına almak mümkündür. 

Bu içerikte sizlerle şizofreninin tanı ve tedavi sürecini, şizofreni hastaları için dikkat edilmesi gereken hususları ve izlenmesi gereken yolları anlatmaya çalışacağız. Hazırsanız, başlayalım.

Kaynak: 1, 2, 3

1. Şizofreni hastalığı kimlerde görülür?

Herkes şizofreni hastası olabilir. Dünya üzerindeki tüm insanlarda bu hastalığa rastlanmaktadır. Ayrıca her yaştan insanda görülebilir. Bu hastalık genellikle ilk olarak 20’li yaşlarda kendini göstermeye başlar. Erkeklerde veya kadınlarda aynı etkiye sahip olsa erkeklerde daha erken yaşlarda ortaya çıktığı görülmektedir. Bu hastalığın çok nadir de olsa 5 yaş üstü çocuklarda görülme ihtimali bulunuyor, bunun için küçük yaşlardan itibaren çocuklarınızın davranışlarını gözlemlemenizde fayda var.

2. Şizofreni hastalığına neden olan faktörler nelerdir?

Şizofreninin tam nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte tıpkı kanser veya şeker hastalığı gibi biyolojik bazlı bir hastalık olduğu bir gerçektir. Yani kötü ebeveynlere sahip olmak veya zayıf kişilik sizi şizofren yapmaz. Bu hastalığa yol açan faktörler şunlardır:

  • Genetik: Bu hastalığın ebeveynden çocuğa geçme olasılığı vardır.

  • Beyin kimyasındaki dengesizlik: Dopamin dengesizliği halüsinasyon ve sanrılara yol açabilir. 

  • Beyin anomalisi: Bazı araştırmalar şizofreni hastalarında anormal beyin yapısı ve fonksiyonu saptamıştır. Ancak her hastada benzer bir durumun olacağı kesin değildir.

  • Çevresel faktörler: Viral enfeksiyon, yüksek stres durumu veya zayıf sosyal etkileşim gibi faktörler şizofreniye kalıtımsal olarak meyilli olan kişilerin hastalığını tetikleyebilir.

3. Şizofreni hastalığının belirtileri nelerdir?

Şizofreni hastalığının belirtileri kişiden kişiye değiştiği gibi zaman içerisinde de farklılık gösterebilir. Kişilerin dış görünüşlerinde, konuşmalarında, davranışlarında ve düşüncelerinde olan değişikliklerle hastalık kendini belli eder.

  • Fiziksel değişiklikler: Hastaların kişisel bakımlarına özen göstermediği ve alışılmışın dışında bir giyim tarzına yöneldiği görülebilir.

  • Duygusal değişiklikler: Mimik ve jestlerde azalma, çevredeki olaylara ilgisizlik, kaygı ve endişe duyma, çabuk öfkelenme, yüz ifadelerinde donukluk, konuşmalarda gereksiz ayrıntılara yer verme, kopuk veya cümleler kurma şeklinde kendini gösterebilir.

  • Davranışlarda değişiklikler: Hastalarda içine kapanma veya yakınlarına bağımlılık derecesinde ilgi gösterme, hareketsiz kalma, devamlı sabit bir noktaya bakma veya hiç konuşmama gibi durumlar gözlenebilir.

  • Düşüncelerde değişiklikler: Bazı hastalar başkalarından zarar göreceğini düşünüp sürekli takip edildiklerini ve birilerinin onları öldürüleceklerini düşünebilirler. İnsanların kendilerine kötü amaçlar için yaklaştıklarını zannettikleri için dışarı çıkmaktan korkup eve kapanabilirler.

4. Şizofreni hastalığının teşhisi nasıl konur?

Şizofreni belirtileri gösteren kişiler öncelikle bir doktor tarafından tam bir fiziksel muayeneden geçirilir. Bu belirtilere sahip başka bir rahatsızlık olmadığı tespit edildikten sonra hasta, mental hastalıklarda uzmanlaşmış bir psikolog veya psikiyatriste yönlendirilir. Psikotik hastalık açısından değerlendirilen hastaların tavır ve davranışları gözlemlenerek bu semptomlara göre teşhis konulur. Bir kişiye şizofreni teşhisi konması için semptomların en az 6 ay boyunca görülmüş olması gerekir.

5. Şizofreni türleri nelerdir?

  • Paranoid Şizofreni: Paranoid şizofreni hastaları eziyet gördükleri ya da birileri tarafından cezalandırıldıkları ile ilgili sanrılara sahiptirler. Fakat düşünceleri, konuşmaları, duyguları oldukça normaldir.

  • Hebefrenik Şizofreni: Hebefrenik şizofreni hastalarının zihinleri karışık ve tutarsızdır, konuşmaları karma karışıktır. Dışarıdan bakıldığında davranışları duygusuz, yüzeysel, uygunsuz veya çocuksu gibi görülebilir. Çoğunlukla duş almak veya yemek hazırlamak gibi normal günlük işlerini yapma becerilerini bozan düzensiz davranışları vardır.

  • Katatonik Şizofreni: Bu türün en çarpıcı semptomları fizikseldir. Katatonik şizofreni hastaları genelde hareketsizdir ve çevrelerindeki dünyaya karşı reaksiyon vermezler. Genellikle çok katı ve sert olurlar ve hareket etmeye isteksizdirler. Ara sıra yüzlerini buruşturmak veya biçimsiz duruşlar yapmak gibi garip hareketler yaparlar. Başkasının söylediği bir kelimeyi veya cümleyi tekrar edebilirler. Yetersiz beslenme, bitkinlik ve kendilerini yaralama riskleri çok yüksektir.

  • Ayrışmamış Şizofreni: Kişinin semptomları yukarıdaki üç türden birine net olarak uymadığında bu tanı konur.

  • Rezidüel Şizofreni: Bu türde şizofreni semptomlarının şiddeti azalmıştır. Halüsinasyonlar, sanrılar veya diğer semptomlar hala vardır, fakat şizofreni tanısı konduğu zamanki kadar şiddetli değildir.

6. Şizofreni hastalığı tedavi edilebilir mi?

Evet, edilebilir. Ancak şizofreni tedavisinin hedefi, hastalığın belirtilerini hafifletmek ve olası bir tekrarlama riskini azaltmaktır. İyileşmenin derecesi kişiye göre değişiklik gösterir. Hastaların bir kısmında tamamen düzelme gözlenirken, bir kısmında da hastalık yatışma ve alevlenme dönemleriyle devam eder. Hastalık kontrol altında tutulduğu müddetçe kişiler sosyal yaşantısına olağan bir şekilde devam edebilirler.

7. Şizofreni tedavisinde kullanılan yöntemler nelerdir?

  • İlaç tedavisi: Şizofreni tedavisinde kullanılan ilaçlar "antipsikotik ilaç" olarak adlandırılmaktadır. Bu ilaçlar şizofreniyi ortadan kaldırmaz fakat sanrılar, halüsinasyonlar ve düşünme problemleri gibi semptomları hafifletmeye yardımcı olur.

  • Psikososyal terapi: İlaçlar belirtileri hafifletmeye yararken çeşitli psikososyal tedaviler de hastalıkla alakalı davranışsal, psikolojik, sosyal ve mesleki problemlerde faydalı olabilir. Terapi yoluyla hastalar semptomlarını kontrol etmeyi, erken uyarı işaretlerini fark etmeyi ve nüksetmeyi önleyici bir plan yapmayı öğrenebilirler.

  • Yatarak tedavi: Şizofreni hastalarının çoğu ayakta tedavi edilir. Bununla beraber şiddetli semptomları olanlar veya kendilerine ya da diğerlerine zarar verme tehlikesi olanların durumlarının dengelenmesi için hastaneye yatırılmaları gerekebilir.

  • Elektrokonvulsif Terapi (EKT): Bu yöntem kişinin kafasına yüzeysel elektrotların yerleştirilerek bir dizi elektrik şokunun beyne gönderildiği bir prosedürdür. Şoklar beyinde nörotransmitterlerin salınmasına sebep verir. Bu tedavi şekli günümüzde şizofrenide nadir olarak kullanılır. İlaçlar yetersiz geldiğinde veya katatoni veya depresyon hastalığın tedavisini zorlaştırdığında, EKT faydalı olabilir.

  • Beyin cerrahisi: Beyindeki belirli sinir bağlantılarının kesilerek ayrıldığı 'lobotomi' eskiden şiddetli, kronik şizofreni hastalarının tedavisinde kullanılmaktaydı. Günümüzde ise çok nadir durumlarda kullanılır, çünkü bu ameliyat ciddi kişilik değişikliklerine yol açabilir ve esasen daha iyi sonuçlar genellikle daha az şiddetli ve tehlikeli işlemlerden elde edilebilir.

8. Yukarıda bahsi geçen psikososyal terapi yöntemleri nelerdir?

  • Rehabilitasyon: Şizofreni hastalarının toplumda faaliyette bulunmalarına ve mümkün olduğunca bağımsız yaşamalarına yardım etmek için sosyal beceriler ve meslek eğitimine odaklanır.

  • Bireysel psikoterapi: Kişinin hastalığını daha iyi anlamasına, başa çıkmayı öğrenmesine ve problem çözme becerisini geliştirmesine yardımcı olur.

  • Aile terapisi: Ailelerin şizofreni hastası olan yakınlarına daha iyi yardımcı olmalarını ve onlarla daha etkin bir şekilde ilgilenmelerini sağlar.

  • Grup terapisi: Karşılıklı yardımın sürekliliğini sağlar.

9. Şizofreni hastaları tehlike oluşturur mu?

Her ne kadar şizofreni hastaları topluma vahşi ve tehlikeli gibi gösterilse de bu durum her hasta için geçerli değildir. Çoğunlukla çevrelerden uzaklaşmayı ve yalnız kalmayı tercih eden hastalar bir tehlike teşkil etmezler. Ancak hastalığın yanı sıra alkol ve uyuşturucu madde kullanımı söz konusuysa tehlike ve şiddet durumu söz konusu olabilir. Şizofreni hastaları genellikle kendilerine zarar vermeye eğilimlidirler. Ancak doğru tedaviyle toplum içinde üretici bir hayata katılmaları mümkündür.

10. Şizofreni hastalarının aileleri bu süreçte nasıl bir yol izlemeli?

Şizofreni hastalığının tedavi sürecinde hasta, doktor ve ailelerin iş birliği büyük önem taşımaktadır. Aile şizofreni tedavisinin en önemli parçalarından biridir. Hastaya nasıl yaklaşmaları gerektiği ile ilgili aileler sürekli doktorlarla iletişim halinde olmalı ve bilgi almaktan çekinmemelidir. Toplumun en büyük sorunsalı, şizofreni hastalarına ön yargı ile yaklaşmak olduğundan ailelerin ilk aşamada yapacakları şey bilinçlenmek ve olumlu tutumlar geliştirmektir. Unutmayın, siz kendi ön yargılarınızı kırmadan başkalarının bakış açısını değiştiremezsiniz. Bu yüzden sormaktan ve öğrenmekten çekinmeyin!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
erdal-aytas

İlk cümlede ne demek istedin Cemre Aksafak ?

cemre-aksafak

Başlığa bak. Gençler şizofreni John Nash'de, bipolarlık Charlie Chaplin'de olmasaydı da normal hastlıklardı. Ayrıca abuk subuk her düşüncenizde "Ben şizofrenim galiba" diye düşünüyorsanız, maalesef daha ciddi bir sorununuz var: salaklık.

moondark

Kişinin kendisi için ne kadar zor bir hastalıksa da yakınları için daha zor. Başkasına zarar vermez kısmına pek katılmıyorum.

erdal-aytas

Emin ol illa beni cırmala diye kaşınan kişileri kaşırlar sadece. Bu risk de "normal" dediğiniz kişilerin saldırma riskinden azdır.

moondark

Saldırmaktan bahsetmiyorum zaten. Zarar sadece saldırı ile olmaz. Yalancılıkta çok ustadırlar kendileri bile inandıkları için. Emin ol etrafındakileri çökertirler.

selman-ali-metin

ufak tefek düzeltilmesi gereken bilgiler ve bazı ifadelerin yerine başkaları kullanılsa çok daha güzel bir yazı olurdu diye düşünmekle birlikte, şizofreni hastası yakını olarak yazı için teşekkür ediyorum. düzeltilmesi gereken en önemli bilgi şizofreni alt tipleri. eskiden dediğiniz gibi sınıflanıyordu. yeni yeni katatonik şizofreni ayrı tutuluyor, diğer gruplar bir çatı altında değerlendiriliyor. Şizofreni hastaları tehlike oluşturur mu başlığı için ayrıca teşekkür ediyorum. son başlık için de ilave ediyorum: damdan düşen damdan düşenin halinden anlar, hasta yakınların mutlaka ve mutlaka başka hasta yakınlarıyla iletişime geçmesi, başkalarının tecrübelerinden yararlanmaları gerekir. bunun için de şizofreni derneklerine veya toplum ruh sağlığı merkezlerine gitmelerini kesinlikle öneririm.

walter-sullivan

Çok güzel ve araştırmaya yönelik bir içerikti...

Başlıklar

KanserTercihUyuşturucudizişeker hastalığı
Görüş Bildir