2018 Yılında Zooloji Dalında Gerçekleşen ve İnsanın Moralini Kat Kat Arttıran Gelişmeler

-

Keçilerin mutlu insan yüzü görmekten hoşlandığını biliyor muydunuz? 2018 yılı bitmek üzere, politik olarak birçok şey canımızı sıkmış olsa da bilim yüzümüzü güldürmeye bu yıl da devam etti. BuzzFeed'den sizler için bilim ve canlılar dünyası adına yaşanmış güzel gelişmeleri derledik.

Kaynak: https://www.buzzfeed.com/elfyscott/here-...

Timsahlara klasik müzik dinletildi.

Uluslararası bir araştırma ekibi, Nil timsahlarına MR taracayıcıları taktı ve beyinlerinin karmaşık duyusal bilgileri nasıl işlediğini gözlemlemek için hayvanlara klasik müzik dinlettiler.

Araştırmacılar, timsahlara Bach eserleri çalmanın yanı sıra karmaşık görsel uyaranlar da gösterdiler.

Araştırma, 200 milyon yıldan daha önce gelişen timsahların beyninin, klasik müzik gibi karmaşık sesler çalındıktan sonra, temel seslere göre çok daha farklı tepkiler verdiğini ortaya koydu. 

Sonuçlar gösteriyor ki bu karmaşık duyguları işleme yetisi, bilim insanlarının sandığından çok daha eskiden gelişmişti.

Asya kökenli fillerin rakamlar konusunda oldukça başarılı olduğu ortaya çıktı.

Ekim ayında Etoloji Dergisi'nde yayınlanan bir araştırmaya göre, Asya Fillerinin rakamsal yeteneklerinin diğer hayvanlara nazaran insana çok daha yakın olduğu ortaya kondu.

Araştırmacılar, 14 yaşındaki bir Asya filini hortumu ile dokunabileceği bir dokunmatik ekranda rakamsal problemlerle test etti.

Fil, 271 sorudan 181'inde doğru cevabı seçti (% 66.8 başarı oranı), bunun sonucunda araştırma filin insan ile karşılaştırılabilir bilişsel yetenekleri olduğunu öne sürdü

Bilim insanları yaban arılarının sırtlarına monte edilebilecek boyutta bir algılama cihazı geliştirdi.

Washington Üniversitesi'nden bir grup mühendis, çiftçilerin sıcaklık, nem ve arıların sırtına gelen mahsul sağlığını izlemesi için kullanabileceği bir algı sistemi icat etti.

Çiftçiler bu amaç için drone kullanabilirlerdi, ancak geniş alanlar üzerinde uçan dronlar için fazla miktarda güç gerekecek ve bu nedenle sık sık şarj etmeleri gerekecekti.

Yaban arısı duyu sistemi, konum izleme, kablosuz iletişim ve yedi saatlik pil ömrü, ayrıca arılar geceleri kovanlarındayken şarj olan bir aküye sahip...

Bilim insanları 30 yıldır görünmeyen bir hayvanı yeniden keşfetti.

San Quintin kanguru sıçanı, Kuzey Meksika kökenli bir hayvandır ve en son 1989 yılında görüldüğü için Meksika hükumeti tarafından 1994 yılında 'nesli tükenmiş' olarak ilan edilmiştir.

Ancak, araştırmacılar 2017 yılında yapılan rutin bir araştırma sırasında 4 tane kanguru faresine rastladı ve bulgularını bu yıl Mayıs ayında yayınladılar.

Araştırmacılar, kanguru sıçanının tekrar ortaya çıkmasının, Baja California bölgesindeki doğal ekosistemlerin, tarımsal bir patlamanın çevreyi aşırı seviyede değiştirmesinin ardından bir iyileşme olduğuna dair umut veren bir işaret olduğunu belirtti.

Üç yeni tür gökkuşağı bukalemunu bulundu.

Alman bir zooloji topluluğu tarafından yönetilen bir keşif gezisinde, Madagaskar'ın doğu kıyısında üç yeni gökkuşağı bukalemun türü keşfedildi.

Bu yeni renkli hayvanları keşfeden araştırmacılar, üç türün büyük bir dağılım göstermeden küçük sayıda bir nüfusa sahip olduklarını açıkladı.

Bukalemun türlerinden biri, insanlardan uzak ve toplam 37 dönümlük yağmur ormanlarının arasında yaşıyor.

Keçilerin insanların gülümsediğini anladığı ve bundan hoşnut olduğu ortaya çıktı.

Kraliyet Derneği tarafından yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar, keçilerin sosyal işaretleri anlama konusundaki zekasını araştırdılar.-

35 keçiyi ele alan bilim insanları, keçilerin öfkeli ya da mutlu bir insan yüz ifadesi arasından hangisini tercih edeceklerini gözlemledi.

Araştırma, keçilerin mutlu insan yüzü görselleri önünde daha çok zaman harcamayı tercih ettiklerini ortaya koydu.

Pterozorlar büyük bir ihtimalle tüylü hayvanlardı.

Çin'in Nanjing Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırmalar, dinozorlarla aynı dönemde var olan uçan sürüngenler- pterozorlardan gelen fosilleri mikroskobik olarak inceleyerek küçük tüylerle kaplı olduklarını tespit etti.

Şaşırtıcı keşife göre tüylerin kökeni 70 milyon yıl öncesine kadar gidiyordu. Pterozorların tüyleri daha kısaydı ve modern zaman kuşları üzerindeki tüyler gibi uçmaya yardımcı olmuyordu.

Kertenkeleler de tıpkı bizim gibi rüya görüyorlar.

Lyon Nörübilimler Araştırma Merkezi liderliğindeki bir araştırma, kertenkelelerin uykusunu odak aldı. Araştırmanın sonucunda kertenkele uykusunun insanlara oldukça benzer olduğu ortaya çıktı. 

Çalışma, kertenkelelerin insanlarda hızlı göz hareketi (REM) ve yavaş dalga uyku durumlarına benzer aşamaları yaşadıklarını tespit etti. Bu sonuçlar da, kertenkelelerin de insanlara benzer şekilde rüyalar görebileceğini öne sürdü.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
birinci-tekil-birey

Bilim harikadır.

Başlıklar

BilimÇinTercihmüzik
Görüş Bildir