1860'ta Bayram Kutlamaları İçin Atılan Topun İsabetiyle Ölen Talihsiz Adamın Öyküsü

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bayramlar insanların bir araya geldiği olumlu ve pozitif günlerdir. Fakat ne yazık ki birtakım üzücü olaylara da sahne olmaktadır. 1860'ta yaşanan ve Osmanlı arşivinde belgelerine tesadüf ettiğimiz bu tip talihsiz bir olayı sizlerle paylaşacağız.

Gerçekten ilginç bir talihsizlik eseri olan bu olay, günümüzde Lübnan sınırları içerisinde olan Sayda şehrinde cereyan etmiştir.

Eski bir yerleşim yeri olan Sayda'nın eski adı Sidon olup Fenikeliler zamanında dahi bölgenin hareketli bir bölge olduğu bilinmektedir.

Olayın baş kahramanı Tunos adlı Hristiyan bir vatandaş. Esasında Akkalı olan bu şahıs olayın yaşandığı günden birkaç gün evvel Sayda'ya geldi.

1860'ın Ramazan Bayramının ilk günü, namazdan sonra kutlama amacıyla kaleden top atışları yapıldığı sırada, kalenin bitişiğindeki köprüden geçmekte olan Tunos'un göğsüne şarapnel parçası isabet etti.. İşin ilginç tarafı köprüde onun iki adım yakınında daha birçok insan varken şarapnel parçasının sadece ona isabet etmesidir.

Tunos oracıkta hayatını kaybetti. Bunun üzerine açılan soruşturmada olay sırasında topun başında bulunan askerlerden Ahmed Abdo, Abdullah Şaban ve Hasan Alaylı sorgulandılar.

Askerlerin kusurlu olup olmadığı 2 ayrı komisyonda araştırılmıştır. Birinde 1 Mirliva (Tuğgeneral) 2 Miralay (Albay), diğerinde ise asker ve bürokrat olmak üzere 10 kişi görevlendirilmiştir.

Olayı soruşturan iki ayrı komisyonun, verdiği raporların sonundaki komisyon üyelerinin mühürleri.

İki komisyon da hem topun başındaki askerleri hem de karakoldaki görevli subayı teker teker sorguladılar. Komisyonların verdiği raporlar birbirini teyit ediyordu. Olayın kasten yapılmış bir şey değil, ihmal sonucu bir kaza olduğuna karar verildi. Yargılama herkese açık bir şekilde yapıldığı gibi, davayı izlemek için bazı konsoloslar da orada hazır bulundu.

Tahkikat sonucunda, bu gibi şenliklerde atılırken paçavra ve kösele ile doldurulması gereken topun içerisine dikkatsizlik sebebiyle şarapnel parçaları da kaçtığı tespit edildi.

Aynı zamanda topun atılmadan bir gece evvel doldurulduğu ve bunun usule aykırı olduğu anlaşıldı. Karakoldaki görevli subay, hem doldurulmadan evvel hem de doldurulurken topu dikkatle kontrol etmesi ve atış anında dahi askerlerin yanında olması gerekirken bu kurallara uymadığı için hatalı bulundu.

Neticede bu kazada bir kastın olmadığı, Tunos'un ölümünün topçuların kuralları iyi uygulamaması ve dikkatsizlikleri sebebiyle olduğuna karar verildi.

i.pinimg.com

Mülkiye Ceza Kanunnamesinin 182. maddesine göre kazara ölüme sebebiyet vermenin cezası 6 ay ile 2 sene arasında hapisti. Komisyon raporunda özellikle bu maddeyi belirterek, olay esnasında görevli olan subay ve askerlerin buna göre cezalandırılması gerektiğini söylüyor.

Olayda ihmali görülen subayın rütbelerinin sökülerek 2 sene, Hasan Alaylı'nın 1.5 sene ve Abdullah Şaban ile Ahmed Abdo'ya 1 sene Akka kalesinde hapis cezası verildi.

Topun atıldığı esnada karakolda nöbet bekleyen Abdülkadir ise , toplarla bir ilgisi olmadığı ve ihmalde sorumluluğunun olamayacağı kararıyla serbest bırakıldı. 

Bu örnek bizlere, Osmanlı'nın 19. asırdaki durumu hakkında fikir vermektedir. Bir vatandaşın hakkının peşine düşülmekte ve adalet için gereken sonuna kadar yapılmak istenmektedir. Neticede soruşturma başarıyla yürütülmüş ve hatalılar tespit edilerek cezalar verilmiştir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
orcun-sarac

şimdi olsa adamın ailesinden şarapnelin parasını isterler

blizzard

Adalet konusunda bu denli hassas davranılmasının iki sebebi var. Biricisi hayatını kaybeden vatandaşın Hristiyan olması, ikincisi ise Lübnan'ın Osmanlı yönetimine sıkıntı verecek durumda olması. Kaldı ki Arapların Türk karşıtlığının belirgin olarak başladığı ilk yer Beyrut /1880.

ozturk-sadri-alisik

zaten adalet muhtemelen tamamen safkan bi Osmanlı Türk ünün elinde değildir ozzamanlar, malum devşirmeler değil, bizzat locacı azınlıklar bakan adayı çıkarabiliyomuş o dönemlerde, koca devleti ne hale getirmişler

ayna-efendi

anıl göç ve içerikleriyle site güzelleşiyor

yori

her zamanki kimi guzel içerik bu sitede seni bi ayri seviyorum editorcum

Başlıklar

Lübnanolay
Görüş Bildir