Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

12 Maddede Duyguları İfade Etme Sanatı: Edebiyat

 > -

Hayatın her alanında kendini gösteren, sözlükte "Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın." olarak yer alan edebiyat hakkında ne kadar şey biliniyor? Bu galeride 12 maddede edebiyat tam olarak nedir anlatmaya çalışacağım.

1. Edebiyat hayal gücü ister.

"Bir kalem ve bir düş seni her yere götürebilir." 

Edebiyatın en büyük kaynağı hayal gücüdür. Hayal gücü ve mürekkep bir araya geldiğinde ortaya harika eserler çıkabilir. Edebiyatçı hayallerini kağıda yansıtan bir aynadır.

Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
- Cahit Sıtkı Tarancı

2. İlham, ufak bir kıvılcımdır.

İlham edebiyatçının hareket noktasıdır diyebiliriz. Nereden geleceği bilinmediği gibi ne zaman geleceği de bilinmez. En güzel şiirler, en güzel romanlar en başta sadece birer ilhamdır.

Eski zamanda
Büyükler henüz küçük
Ölüler ölmemişti daha
Altmış para şekerin okkası
Portakalın sandığı bir mecidiye
Meyva sebil
Kiler dolu
Hamam ustası Nazife
Yüzüne bakılır taze
Kâğıtçı Ali Efendi burma bıyıklı
O vakit de sevişmek vardı
Ağaca çıksak
Yerde kalmazdı papucumuz
Hey gidi günler
- Oktay Rıfat Horozcu

3. Metaforlar anlatımı zenginleştirir.

Metafor, bir şeyi olduğundan daha farklı ve daha ilginç bir biçimde anlatmaktır. Edebiyatçı, marifetini kurduğu metaforlarla gösterir.

Nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır
Oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar
- Atilla İlhan

4. Edebiyat duygularımıza tercüman olur.

Aşk, özlem gibi duygular her insanın hissettiği duygulardır. Edebiyat ise insanların duygularına dokunur. Daha önce hissetmediğiniz duyguları bile bir şiiri okurken hissedebilirsiniz.

Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak,
Rüyalarım kadar sade, güzeldin,
Başbaşa uzandık günlerce ıslak
Çimenlerine yaz bahçelerinin.
Ömrün gecesinde sükun, aydınlık
Boşanan bir seldi avuçlarından,
Bir masal meyvası gibi paylaştık
Mehtabı kırılmış dal uçlarından.
- Ahmet Hamdi Tanpınar

5. Bir edebiyat eseri yüzlerce yıl sonrasına bile seslenebilir.

Kalıcı eser bırakanlar hiçbir zaman tam anlamıyla ölmüş sayılmazlar. Yüzlerce hatta binlerce yıl sonra bile zevkle okunabilir.

Gönlüm düştü bu sevdaya
Gel gör beni aşk neyledi
Başımı verdim kavgaya
Gel gör beni aşk neyledi
Ben yürürüm yana yana
Aşk boyadı beni kana
Ne akilim ne divane
Gel gör beni aşk neyledi
- Yunus Emre

6. Edebiyatın olduğu yerde kin ve nefret olmaz, barış olur.

Edebiyat güzel söz söyleme sanatıdır. Güzel sözlerin söylendiği bir yerde kötülük barınamaz. Kötülüğe karşı gelebilecek güç edebiyatta mevcuttur. Yunus Emre boşuna dememiş;

''Yaradılanı severim yaradandan ötürü...''

7. Kelimelerin gücünü hafife almayın!

En sıradan kelimeler bile bir edebiyatçının elinde bir şahesere dönüşür. Kelimelerin gücünü elinde bulunduran sanat, edebiyattır. 

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
- Orhan Veli

8. Edebiyat bilinçaltına seslenir.

Gündelik metinler zihnimizde misafirdir ama edebi metinler zihnimizin ev sahipleridir. Bilinçaltına atılan hiçbir şey unutulmaz, er yada geç ortaya çıkarlar. Mesela bir gazete haberi okursunuz ve bir gün sonra unutursunuz ama okuduğunuz bir şiiri unutmazsınız. Siz unuttuğunuzu sansanız da aslında o şiir zihninizde yer edinmiştir.

Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...
Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
Eğilmiş arza, kanar, muttasıl kanar güller;
Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?
Bu bir lisân-ı hafîdir ki ruha dolmakta,
Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta...
- Ahmet Haşim

9. Edebiyat estetik zevk işidir.

Her sanatta olduğu gibi edebiyat da zevklerimize hitap eder. Bir yazıdan zevk alabiliyorsanız o yazı edebiyattır. Edebiyatı insanlara tanıtmanın en iyi yolu edebiyattan zevk almalarını sağlamaktır.

Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rü'yada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.
- Yahya Kemal Beyatlı

10. Edebiyatın yaşı olmaz.

Edebiyat her yaşın sanatıdır. Çocukken dinlediğimiz masallar, büyüyünce okuduğumuz romanlar ve şiirler edebiyat ürünleridir. Bir insan 7'sinde edebiyat severse 70'inde de edebiyat sever. Bu yüzden insanlara edebiyatı tanıtmalı ve hissettirmeliyiz.

Hepsini gördüm ayrı ayrı,
Kuşların zamanı tunç rengindedir.
Tanrılardır taşın zamanı,
Denizin zamanı ölür dirilir.
Göğü tanıyamadım, yok ki,
Sahipsiz zamanlarla doldurmuşlar,
Ama ordan iner o eski
Ölümsüz sevdaların zamanı kar
Ve havlamayan dev köpekleriyle
İnsanın zamanı... Olmayan
Ama hayalet bir yasemin gibi kokan,
Toprağımız eşelendikçe.
- Melih Cevdet Anday

11. Aşk, edebiyatın tadı tuzu.

Aşk, insanın fıtratında vardır. İnsanın özünde olan bir şeyin edebiyattın içinde olması gayet doğaldır. Aşk kimi zaman mutlu ederken kimi zamanda acı çektirir. Şairlere en çok yazdırtan şey ise aşkın acısı, ıstırabıdır.

Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli, 
belini sarmayalı, 
gözünün içinde durmayalı, 
aklının aydınlığına sorular sormayalı, 
dokunmayalı sıcaklığına karnının.
Yüz yıldır bekliyor beni 
bir şehirde bir kadın.
Aynı daldaydık, aynı daldaydık. 
Aynı daldan düşüp ayrıldık. 
Aramızda yüz yıllık zaman, 
yol yüz yıllık.
Yüz yıldır alacakaranlıkta 
koşuyorum ardından. 
- Nazım Hikmet Ran

12. Edebiyat, kazançtır.

Edebiyat ürünleri insanlara pek çok şey kazandırır. Kelime dağarcığımızı genişletir, düş gücümüzü artırır, gönlümüzü zenginleştirir... Kısacası edebiyata vakit ayıran bir insan boş değildir. Aksine dünyanın en mesut insanıdır.

Ne hoştur kırlarda yazın uyumak!
Bulutlar ufukta beyaz bir yumak,
Ağaçlar bir derin hulyaya varmış,
Saçında yepyeni teller ağarmış.
Baş yorgun, yaslanır yeşil otlara,
Göz dalgın, uzanır ta bulutlara.
Öğleyin bu uyku bir aralıktır,
Saf hava bir kanat gibi ılıktır.
O zaman gönülde ne varsa diner,
Yüzlere tülümsü bir buğu iner.
Erirken sıcakta yaz kokuları,
Ne hoştur, ne hoştur kır uykuları!
- Ahmet Kutsi Tecer

Edebiyatı sevelim, sevdirelim ve insanlara edebiyatın gücünü gösterelim!

Bonus: Müşfik Kenter"in sesinden İstanbul'u Dinliyorum...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
umutguzel

Çok güzel bir yazı doğrusu. Başarılarınızın devamını canıgönülden dilerim. Hoşçakalın...

sunflower

Ne kedisiz ne kitapsız :))

monacolu

Özletiyor seni bu yağmurlar(ahmet telli) tavsiye ederim

Başlıklar

Aşkİstanbulaşkolay
Görüş Bildir