Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

11 Maddede Epilepsi Hastalığına Genel Bakış ve Nöbet Esnasında Yapılması Gerekenler

 > 
1.9bPAYLAŞIM

Epilepsi, beynin normal aktivitesinin, sinir hücrelerinde aşırı yük boşalması ile bozulduğu yaygın bir nörolojik hastalık olarak tanımlanıyor. Sebep olarak genetik veya sonradan travmalar, ateşli hastalıklar, zehirlenmeler sayılabilir. 

Bugün de -26 Mart- Dünya Epilepsi Farkındalık Günü.

Gelin şimdi bu önemli günde, hastalığın semptomları nelerdir ve bir epilepsi hastasının neler yaşadığına, tarihte kimlerin bu hastalıktan muzdarip olduklarına bakalım...

1. Neden 26 Mart?

Epilepsi hakkında bilgi vermeye geçmeden önce, Dünya Epilepsi Farkındalık Günü olarak neden bugün seçilmiş ona bir bakalım. 

Her yıl 26 Mart, dünyada “Mor Gün”, yani “Epilepsi Farkındalık Günü” olarak kabul ediliyor. Purple Day/ Mor Gün fikri, 2008’de Kanada’da epilepsi hastası 10 yaşında bir kız çocuğu olan Cassidy Megan öncülüğünde ortaya çıktı. Cassidy’nin Purple Day/ Mor Gün etkinliğini başlatmasında ki asıl amaç epilepsi hastaların da diğer insanlardan bir farkının olmadığını ve epilepsi hastalarının yalnız olmadığını bilmelerini sağlamaktı. Mor renk bazı kültürlerde yalnızlığı ifade ettiği için tercih etti. Bu epilepsili insanların birçoğunun hissettiği toplumdan izole edilme hissine karşılık geliyordu.

2. Epilepsinin Belli Başlı Semptomları

Öncelikle epilepsi hastaları detaylara fazla önem verirler. Soyutlama yapmakta güçlük çeken insanlara epileptikler arasında daha sık rastlanıyor. Yaygın anksiyete bozukluğu epileptiklerde sıktır. Buna bağlı olarak kaygılı olurlar. Bunun bir sebebi nöbetlerin beklenmedik anda ortaya çıkmasıdır.

3. Epilepsi Nöbeti

www.hurriyet.com.tr

Nöbet, beyinde gerçekleşen ani elektrik aktivitesi patlamasının bir sonucudur. Bu durum, beyindeki mesajların geçici olarak durmasına ya da karışmasına neden olmaktadır. Semptomlar, her bir nöbet türü ile değişkenlik göstermekte olup kas seğirmesini, bellek kaybını, göz seğirmesini, kas sertleşmesini veya gevşemesini, boş bakışları ve bilinç kaybını içermektedir.

4. ''Nöbet, Adeta Bir Ölüm Deneyimidir.''

Bu hastalıkta her nöbet adeta bir ölüm deneyimidir. Uyandığınızda etrafınızdaki korkulu bakışlara karşılık "ben ölmedim mi?" ya da "a-a yaşıyor muyum?" diye soru sormanız muhtemeldir. Etrafınızdakileri tanıyamayabilirsiniz, nerede olduğunuzu anlayamayabilirsiniz. İçinizi bir huzur kaplayabilir, anlamsız bir mutluluğa bürünebilirsiniz. Sanki ölmüşsünüzdür ve yeniden doğmuşsunuzdur.

5. Nöbet Esnasında Ne Yapılmalı?

Böyle bir durumla karşılaşıldığında yapılması gereken en önemli şey hastanın hareketlerini durdurmaya veya engellemeye çalışmamaktır. Hastayı güvenli bir yere yatırın veya alın. Yaralayabilecek ucu sivri veya sert eşyalardan hastayı uzaklaştırarak veya bunları hastanın yanından uzaklaştırarak hastayı koruyun. Sıkı giysileri varsa giysilerini gevşetin, şayet takıyorsa gözlüğünü çıkartın. Sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlayın. Rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun. Asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya çalışmayın! 

Nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın, kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapmayın. Soğan, kolonya vb. şeyler koklatmayın. Epilepsi krizi olduğu bilinen bir kişi ise yapay solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur. Hastanın üzerinde epilepsi hastası olduğunu gösteren veya öyle ise sizin neler yapmanız gerektiğini açıklayan bir kart, veya sağlık karnesi olup olmadığına bakın. Nöbetinin bitmesini bekleyin. Unutmayın ki, sıklıkla nöbet sonrasında kişi yorgun, ne yaptığını bilemez haldedir, dolayısıyla bu aşamada elinizden geldiğince sakin ve güven verici olun. Engellemeler olumsuz olabilir ama açık bir cama veya yola doğru gitme vb. hareketlere yumuşakça engel olun. Nöbet hakkında verebileceğiniz bütün bilgilerin hem hastaya, hem de doktora yardımcı olacağını unutmayın..

6. Epileptiklerin Yaşadıkları Sorunlar

Epileptik hastaların en çok yaşadıkları durum: Damgalanma. Ayrıca, nöbetlerin ani ortaya çıkışı, psikiyatrik hastalıkların eşlik etmesi, sosyal ekonomik olarak zor durumda olmaları, iş bulamamaları, eş bulamamaları gibi sorunlar da baş etmeleri gereken bir diğer etkenlerdir. Demek ki epileptikleri bekleyen zorluklar saymakla bitmiyor. O nedenle sosyal olarak hepimizin o insanlara yardımcı olmaya çalışması çok değer taşımaktadır!

7. Epilepsinin Çevresel Nedenleri

Öncelikle bilinmesi gereken, epilepsi her yaşta ortaya çıkabilir. Ancak, çocuklarda ve yaşlılarda ortaya çıkma ihtimali daha fazladır. Psikiyatrik tablonun eşlik etme ihtimali açısında cinsiyet farkı yoktur. Her ikisinde de aynı oranda görülmektedir. Bir diğer fiziksel etken de maddiyat. Ekonomik düzey düştükçe epilepsiye depresyonun eşlik etme ihtimali artmaktadır.

8. Hezeyan ve Halüsinasyonlar

Paulo Coelho’nun kitabında (Zahir) okuduktan sonra yaptığım araştırma sonucu Van Gogh da bu hastalığın kendisine önemli katkıları olduğunu hep söylemiş. Hatta o kitapta belirtildiği kadarıyla (ve yine internette birçok kaynakta gördüğüm kadarıyla) Lewis Carroll’un ‘Alice’ s Adventures in Wonderland’ de yaptığı, Alice’ in kara bir delikten içeri düşmesi ve uçan objeler görmesi tasvirlerinin ve hikayelerinin epilepsi hastalarının sıkça yaşadığı semptomlar olarak görüldüğü anlatılmaktadır. Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. M. Kemal Arıkan bu konuda ''Hem nöbet sırasında, hem nöbet sonrasında, öncesinde ve iki nöbet arasında özellikle paranoid hezeyanlara ve halüsinasyonlara rastlama ihtimali vardır. Bu nedenle tüm şizofreni tanısı düşünülen olguların bu açıdan gözden geçirilmesi yerinde olur.'' diyor.

9. Epilepsi Tedavi Edilen Bir Hastalık mı?

Epilepsinin tedavisi olmadığı kanaati yanlıştır. Nöroloji uzmanıyla yapılacak işbirliği sonucu, bütün hastalarda nöbetler büyük bir oranda kontrol altına alınır. Burada en önemli nokta nöbetleri durdurmaya yönelik olarak seçilen ilaçların düzenli ve planlı kullanımıdır. Her beş hastadan dördünde uygun ilaçlar seçildiğinde ve yeterli dozda alındığında nöbetler durur.

Doktor epilepsi teşhisi koyduktan sonra, nöbetleri kontrol altına alacağını düşündüğü ilacı seçecek ve ilacın dozunu yavaşça artırarak nöbetleri kontrol altına almaya çalışacaktır. Bu esnada doktorun düzenli takibi sürecek, gereğinde kan örneği alınarak ilaç kan düzeyleri ölçülecektir. Tedavide başarılı sonuca ulaşana kadar doktorunuzla sıkı irtibat halinde olmanız en kritik noktadır.

10. Tarihte Yerini Almış Epilepsi Hastaları

Fransızların en önemli sembollerinden Jeanne de Arcin da 13 yaşında birtakım sesler duyması sonucu hissetmeye başladığı tahmin ediliyor. Kendisinin dışında Napolyon, Büyük İskender, Dante gibi isimlerin de epilepsi hastası oldukları biliniyor. Epilepsi hastalarının hepsi o bilinen kriz durumlarını yasamamışlar. Bazıları bir ışık gördüğünü düşünerek, titremeler ardından kendinden geçmiş, düşüp bayılmış; bazıları durumu farklı bir şekilde yaşayarak, çok az nöbet geçirip daha çok acı çeken yanlarını büyüterek hastalığın etkisini göstermiş.

11. Dostoyevski'nin Yarattığı 30'a Yakın Karakter de..

Ayrıca Moliere, Flaubert gibi kişilerin ve de Dostoyevski’nin de çok küçük yaştan itibaren bu hastalığı yaşayanların arasında olduğu da kolaylıkla bulunabiliyor. Dostoyevski bu durumu 25 yaş civarına kadar şiddetli biçimde, birkaç günde bir veyahut ayda bir olarak iyi ve kötü tripler halinde yasamış ve 30 ‘a yakın karakterinde epilepsi hastalığına, bir olay veya direkt olarak karakterin özellikleri içerisinde yer vermiş.

Dostoyevski en yaratıcı metinlerini nöbet sonrası yazdığını belirtmiştir.

''Sen Yine de Kimseye Güvenme!''

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sadistrues

Zordur, yaşadım bilirim.Tum epilepsi hastalarına acil şifalar...

turbo-sakiz

ya şu soğan yok mu o soğan. nerdende buluyolar hemen arkadaş yaa. her uyandığımda ağzım burnum soğan kokuyo. arkadaşlar niyet iyide olsa böyle bir durumla karşılaştığınızda soğan bulup getireni uyarın. bekleyin sadece bekleyin inanın geçecek.

olvidoy

Oğlumda nöbet geçiriyor ama hiç soğan koklatmadık. Sadece gğvenli bir şekilde tuttuk ve bekledik.2.5 senedir nöbet yok şükür. Rabbim herkese şifa versin

deli-sabit

Soğan koklatma çok yaygın. Koklatmamak gerekliymiş oysa..

yesilzeytinn

7 yıldır bir epilepsi hastası olarak gerçekten gerçekten zor bi psikolojik rahatsızlık olduğunu söylemeliyim.. insanlara da anlatamıyosun çunkü o sıra dünyayla bağlantın tamamen kesilmiş oluyo dışardan gören biri delidir diye geçirir ne yapıcağinı bilemez kendine gelmen uzun sürer son 2 hafta içinde yaşadıgın herseyi unutursun... hala bekliyorum umarım geçer

olvidoy

Umarım canım :( oğlum 11 senedir hasta. 2.5 senedir nöbeti yok ama hala eeg ler bozuk :( Allah hepinize şifa versin

dilara-akagiz

inşallah kurstulursun amin.bende bebekliğimden beri dirençli epilesi hastasıyım. umarım iyileşirsin genetik birşey bence epilepsi.kuzenimde de var en son tanı konulmuştu bayılmaları sıklaşınca epilepsi olduğu kanısına varılmış. umarım iyileşirsin.

yesilzeytinn

Amin hepimize...

thegamer

olasılıksız kitabındaki baş karakter de epilepsi hastası deilmiydi yanlış hatırlamıorsam?

Görüş Bildir