10 Maddede Her Bireyin Hayatına Uygulaması Gereken, İskadinavların Başarıdan Başarıya Koşmasını Sağlayan 'Jante Kanunları'

-

Her yıl yayınlanan listelerde İskandinav ülkelerinin en mutlu, en başarılı, en sağlıklı ya da refah seviyesi en yüksek ülkeler seçilmelerine şahit oluyoruz. Dünyanın kuzeyindeki soğuk ve kimi zaman uzun zaman güneş almayan ülkelerinde yaşayan bu insanların tabii ki sırları var.

Mesela bu ülkelerin çoğunluğu gelişmişlik düzeylerine rağmen doğa ile iç içe ve insanları aktif yaşamlar sürüyorlar. Eğitim ve çalışma sistemleri, kişinin mutluluğu ile verimliliğinin doğru orantılı olduğu düşüncesi üzerine kurulmuş ve yaratıcılık her zaman desteklenmekte. Bu ülkelerin sakinleri aynı zamanda aile yapısına oldukça değer veriyorlar ve geleneklerine bağlı kalmaya özen gösteriyorlar.

Bağlı kaldıkları geleneklerden biri ise "Jante Kanunları."

1930'larda Aksel Sandemose'nin hicivsel kitabının konu aldığı hayali Jante isimli kasabadaki kurallardan ortaya çıkmış olsa da, bu davranışlar İskandinavya genelinde daha eskiye dayanıyor.

Sandemose'nin tek bir konseptin kolları olduğunu söylediği kurallar, ana fikir olarak eşitliği taşıyor ve sadece 10 basit maddeden oluşuyor.

Sosyal normların ve farkların insanların önündeki basamaklar değil, engeller olduğunu anlamayı kolaylaştıran bu kurallar, insanların kendilerini üstün görmek yerine çevrelerindekilerle eşit olduklarını anlamaları durumunda hayatlarının daha kolay kontrol edilebilir hale gelmesini sağlıyor.

İskandinavların bu kuralları hayatlarında benimseyerek uygulamaları benzer hayat standartlarına sahip olmalarına yol açmış.

İncelendiğinde bu insanların uyum sağlamak için benzer şekilde davrandıkları, giyindikleri, benzer arabalara ve ürünlere sahip oldukları görülebiliyor. Bunu yaparken de neredeyse herkes yüksek bir refah seviyesinde yaşamaya devam ediyor.

Bu kuralların küçük bölgelerde yaşayan insanlara uygun olduğu yaygın bir şekilde düşünülse de, eleştirmenler metropol şehirlerin de etkilendiğini söylüyor.

Sandemose'nin kitabında hiciv olarak ortaya konulan bu kurallar, şu anda okullarda grup davranışlarını cesaretlendirmek ve ülkelerin mutluluk seviyesini artırmak amacıyla öğretiliyor.

Gelin bu kurallara birlikte göz atalım:

1. Özel olduğunu düşünme.

Bu kuralın amacı kişinin kendini diğer insanlardan farklı ve özel bir konuma koyarak, diğer insanları küçük görmesini engellemek. Kişinin özel olmadığını düşünmesi aynı zamanda hayattaki başarısızlıkları konusunda daha olumlu bir yaklaşım edinmesini de sağlıyor.

2. Bizim kadar iyi olduğunu düşünme.

Jante Kanunları kişinin diğerlerini küçük görmesini engellerken, kendi içinde kendini küçük görmesini destekliyor. Bu durum kişinin motivasyonunu artırarak her zaman daha fazlası için çabalamasına olanak sağlıyor.

3. Bizden zeki olduğunu düşünme.

Bu kuralın bir önceki kuralla benzer etkileri olmasının yanı sıra, kişinin diğer insanları aptal yeirne koymasını engelleyen bir yanı var. Kişinin diğer insanları kandıramayacağını düşünmesine neden olan bu kural, insanların daha dürüst olmasına neden olurken, her şeyi bildiklerini sanmalarını önlüyor.

4. Bizden daha iyi olduğunu düşünme.

Bu da kişinin motivasyonunu yüksek tutan kurallardan biri. Görüldüğü üzere kişinin kendini büyük görmesine asla izin verilmiyor.

5. Bizden daha fazlasını bildiğini sanma.

Bu kural hem soyut hem de somut bilgilerle alakalı. Bilim insanlarının sürekli olarak İskandinav ülkelerinden çıkmalarına hepimiz şahit oluyoruz. Bu kural bu durumla doğrudan ilişkili. Çünkü kişilerin çevrelerindeki insanlar kadar bilgiye sahip olmadıklarını düşünmeleri araştırmacı ruhu her zaman canlı tutuyor, bilime ve bilgiye olan merakı artırıyor. Ayrıca bu kural diğer insanların deneyimlerine olan saygıyı artırıyor, nasihat vermeyi önlediği gibi nasihat almayı da öğretiyor. Bu durum kişinin karşısındakilerden bilgi edinmeye ve bir şeyler öğrenmeye açık olmasını da sağlıyor.

6. Bizden daha önemli olduğunu düşünme.

Kuralların genelinde karşımıza çıkan "kişinin kendini küçük görmesi" bireylerin daha iyi bir yaşam sürmesini sağlayan ana etkenlerden biri. Kendini diğer insanlarla eşit ya da onlardan küçük görmeyi başaran kişi, bencillikten uzaklaşıyor ve çevresiyle daha iyi bir iletişim kuruyor. Bu aynı zamanda karşılaşılan durumlar karşısında daha kontrollü tepkiler verilmesini sağlıyor.

7. Hiçbir şeyde iyi olduğunu sanma.

image.xelk.org

Çünkü gerçek şu ki, gelişime her zaman yer vardır. Üzerinde uğraştığı bir konuda iyi olduğunu düşünen bir kişi zamanla bu uğraştan sıkılabilir, monotonlaşabilir. Daha kötüsü, iyi olduğu düşüncesiyle rakiplerini ve aynı uğraşla ilgilenenleri hor görebilir, küçümseyebilir. Halbuki iyi olmadığını düşünen birey her zaman gelişmek için çabalar ve kesinlikle de gelişir.

8. Bizimle dalga geçme.

Kimin ne zaman gülünecek duruma düşeceği asla belli olmaz. O yüzden bu toplumlarda düşene bir tekme daha atmak değil, elinden tutup kaldırmak desteklenir. Ayrıca zor durumdaki bir insana gülmek, onunla dalga geçmek sadece o kişinin yükünü artıracaktır ve bu iyi bir insanın yapacağı hareket olmamalıdır.

9. Kimsenin seni umursadığını düşünme.

Eğer birey diğerleri tarafından da umursanmadığını düşünürse bu durum kendini yükseklerde görmesini engelleyebilir, çünkü her şey dozunda güzeldir. Sürekli olarak birilerinin kendini izlediğini ve onları etkilemesi gerektiğini düşünen insanlar, rahat hissettikleri anlardaki kadar başarılı olmayacaklardır.

10. Bize bir şey öğretebileceğini sanma.

Beş numara ile doğrudan bağlantılı olan bu madde, yine kişinin her şeyi bildiğini sanmasını ve diğer insanların bildiklerini ve deneyimlerini küçümsemesini önlüyor.

Tüm bu maddeleri hayatına dengeli bir şekilde uygulayabilen insanlar daha sağlıklı ve düzenli insan ilişkilerine sahip olurken, kişilikleri de aynı oranda gelişiyor.

Yanında başarıyı ve mutluluğu kaçınılmaz olarak getiren bu durum, İskandinavların daha iyi hayat standartlarına sahip olmasını sağlıyor.

Bu kurallar hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin de hayatınıza uyguladığınız kurallar var mı? Yorumlarda buluşalım!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
balyoz

bu ne olm bunalıma sokup intihara sürükledi resmen. sen bi bok değilsin diyo. baya ezikledi yani :) farklı olduğunu düşünmeden nasıl fark yaratıcaksın. ilk bi kaç madde hadi dedim tamam güzel şeyler de olumlu hiç bişey yok totalde. bilemedim bana bu uygulansa çok ters teper.

ben_trajedi

yok öyle değil, beyaz ile siyah arasında dünya kadar renk var, ya hep ya hiç mantığı ile yetiştiriliyoruz bu toplumda zira.... bu yazıda mesela; #8 gülme komşuna gelir başına diyo, #5 ukala olma, mütevazi ol diyo, #7 heyecanını kaybetmemen için kendini yenile ve işini sev, yoksa yapma diyo, #9 birilerine yalakalık veya şirin görünmek için işini yapma, kimsenin olmadığı odanda kitap okuyomuş gibi işine odaklan ve öyle yap diyo.... gibi gibi.... Hiç ezik, kendine güvende sıkıntı yaşayan bi iskandinav insanı gördün mü ?

balyoz

8 ve 5 ok. 7 ve 9 kişiye göre değişir. aslında şöyle, doğduğumuz andan beri böyle yetiştirilsek sorun olmayabilir. olsa da olanlar istisna olur. mesela 7deki bir şeyde iyi olma hissi beni motive eder. bir şeyde eğer iyiysem o işten de keyif alırım. gaza gelirim ve hep iyisini hatta daha da iyisini yapmaya kendimi hep daha ileriye götürmeye çalışırım. ama kötü olduğumu düşünürsem bu beni aşağı çeker. hırs yaparım belki iyi olmak için ama diğerinin motivasyon etkisi bende daha yüksek olur. 9 konusunda çekimserim yani nötr. birisi beni izlemiş izlememiş ben umursamam. tabi şöyle birşey var toplumun geneline göre yorumlarsak sen haklısın. ben kendime göre yorumladığım için çok bana göre gibi gelmedi. en azından yazının %60ı için böyle düşünüyorum.

ahmet.burma.9

Baştan mantıklı gibi geldi ancak saçmaymış.

equilibrium

sayfayı tam okuyunca ağlayarak yastık yumrukluyorsunuz

Başlıklar

Bilim
Görüş Bildir