‘On Binlerce Çocuğun Ölümüne Seyirci Kalan Sistemde Sorun Var’

Dış Politika-

BM’nin düzenlediği Dünya İnsani Zirvesi Türkiye'nin ev sahipliğinde başladı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan BM teşkilatının kurulmasındaki temel amacın, insanlığı ölüme, yıkıma ve az gelişmişliğe mahkum eden çatışmaların önlenmesi olduğunu ifade etti ve ekledi: 'Ancak 70 yıllık tarihine bakınca BM'nin en büyük başarısızlığını da bu konuda yaşadığını görüyoruz. Bunda hepimizin en çok da BM Güvenlik Konseyi'nin sorumluluğu bulunuyor. 6 yıldır devam eden Suriye krizinde bunu çok net bir şekilde gördük, yaşadık. Veto hakkını zaman zaman sorumsuzca kullanarak, maalesef krizlere ve çatışmalara etkin biçimde müdahale edilmesine mani oluyor. Bunun bedelini ise çocuklar, kadınlar, siviller başta olmak üzere tüm dünya ödüyor'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 60'a yakın devlet ve hükümet başkanının katılımıyla küresel insani yardım sisteminin masaya yatırılacağı Dünya İnsani Zirvesi'nin İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen açılışında katılımcılara hitap etti. Erdoğan, tarihin ilk Dünya İnsani Zirvesi'ne ev sahipliği yapmaktan, bu vesileyle katılımcıları medeniyet ve tarih şehri İstanbul'da ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Zirvenin başta sıkıntı içinde hayatlarını sürdürmeye çalışan yüz milyonlar olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, böylesi önemli bir zirvenin icra edilmesi noktasında, sergilediği çabadan ötürü Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-Mun ve ekibine teşekkür etti ve hazırlanan senaryoyu takdir ettiğini ifade etti.

'Kapımızı hiç bir zaman insanlara, insanlığa kapamayacağız'

Savaşlar, doğal afetler, salgın hastalıklar, iklim değişikliğinin yol açtığı krizlerin, tüm insanlığın huzurunu, refahını ve ortak geleceğini tehdit ettiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Zirvede bulunanlar olarak, hepimiz de acının rengi, ırkı, dili, dini olmadığını çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla Türkiye bugün dünyanın 140'ı aşkın ülkesinde, insani ve kalkınma yardım faaliyetleri yürütüyor, binlerce projeyi hayata geçiriyor. Aynı zamanda 3 milyonun üzerinde Suriyeli ve Iraklı mülteciyi ülkemizde misafir ediyoruz. Büyük bir iftiharla belirtmek isterim ki bu iltica, bu sığınma süreci devam etse dahi, varil bombalarından kaçan büyük bir tehditle karşı karşıya kalan ister Suriyeli olsun, ister Iraklı olsun, kim olursa olsun kapımızı hiç bir zaman insanlara, insanlığa kapamayacağız, bunu özellikle belirtmek istiyorum. İnsani yardımlarımızın ve insani kalkınma yardımlarımızın, 2014 yılı toplamı 6,4 milyar dolar. Bu rakam her geçen yıl artıyor. Bu süreçte küresel insani yardım sisteminin tüm yönlerini görme, aksaklıkları, eksiklikleri bizzat tecrübe etme imkanı bulduk."

'Herkes elini taşın altına koymalıdır'

Sorunlara çözüm üretemeyen sistemin yükünü sadece belli ülkelerin omuzladığını vurgulayan Erdoğan, artık bu konuda herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini kaydetti. 

Yerlerinden edilen çocuklara, engellilere ve diğer tüm mazlumlara daha fazla yardımcı olacaklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"ihtiyaçlar her geçen gün artarken maalesef kaynaklar aynı oranda artmıyor. Buna ilaveten yardımların finansmanında uluslararası toplum açısından bazı sıkıntılar ve sorumluluktan kaçma eğilimleri görüyoruz. Bu zafiyeti en iyi bilen, çok acı bir şekilde bunu tecrübe eden ülke Türkiye'dir. Ülkemizdeki sığınmacılar için yaptığımız harcamalar 10 milyar doları aşmışken uluslararası toplumun katkıları 455 milyon dolarda kaldı."

Dünya İnsani Zirvesi'nin tüm bu alanlarda dönüm noktası olmasını dileyen Erdoğan, "Gözlerini ve gönüllerini İstanbul'dan gelecek mesajlara ve taahhütlere kilitlemiş insanlara karşı sorumluluklarımızı bir an olsun aklımızdan çıkarmamalıyız." dedi.

'İnsanlığın kaderini, 5 ülkenin siyasi çıkarlarına mahkum etmek...'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvesinin "Çatışmaları Önlemek ve Bitirmek İçin Politik Liderlik" konulu "1. Yüksek Düzeyli Yuvarlak Masa Toplantısı"nda, BM teşkilatının bundan 70 yıl önce kurulmasındaki temel amacın, insanlığı ölüme, yıkıma ve az gelişmişliğe mahkum eden çatışmaların önlenmesi olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

"Ancak 70 yıllık tarihine bakınca BM'nin en büyük başarısızlığını da bu konuda yaşadığını görüyoruz. Bunda hepimizin en çok da BM Güvenlik Konseyi'nin sorumluluğu bulunuyor. 6 yıldır devam eden Suriye krizinde bunu çok net bir şekilde gördük, yaşadık. Veto hakkını zaman zaman sorumsuzca kullanarak, maalesef krizlere ve çatışmalara etkin biçimde müdahale edilmesine mani oluyor. Bunun bedelini ise çocuklar, kadınlar, siviller başta olmak üzere tüm dünya ödüyor. Bu konuda herkesin elini vicdanına koyup düşünmesi ve gerekli adımları atması şarttır." diye konuştu.

Kararlı, hızlı, şeffaf ve hesap verebilirlik ilkesi doğrultusunda çalışan bir Güvenlik Konseyi'ne ihtiyaç olduğunu belirterek, "Biz her fırsatta bu soruna işaret ediyor ve dünya 5'ten büyüktür diyoruz. İnsanlığın kaderini, 5 ülkenin siyasi çıkarlarına mahkum etmek, ne akla, ne vicdana ne de hakkaniyete sığmaz." dedi.

AA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Birleşmiş MilletlerIrakİstanbulRecep Tayyip ErdoğanSuriyekadınlar
Görüş Bildir