Blog Yazarak Para Kazanmak! Hayal mi? Gerçek Olabilir mi?
Belki de internetin icadından sonra (neydi ne oldu) sadece ülkemizde değil tüm dünyada en çok tartışılan konulardan bir tanesidir blog yazarak para kazanılıp kazanılamayacağı konusu. Bu tartışma yıllardır web üzerinde devam etmektedir. Google’ye “blog yazarak para kazanmak” yazın ve çıkan siteleri biraz karıştırın, göz gezdirin. Konunun ne denli karmaşık ve yazarlar tarafından bile bilinmez olduğunu kısa sürede sizde anlayacaksınız. Sorunun ortaya atılmasından yıllarca sene geçmesine rağmen, hala kişiler düzenli olarak tartışmaya devam etmektedir bu soruyu!Bu Sorunun Neden Cevabı Yok? Şimdi gelelim bu sorunun neden bu kadar tartışıldığına… Veya neden bu sorunun da diğer sorular gibi “evet” veya “hayır” gibi bir cevabı olmadığına… Öncelikle eğer bir soru sürekli tartışılıyor ve hiçbir zaman cevap bulunamıyorsa; o konu da henüz bilinmeyen, ortaya çıkmayan birçok şey vardır. Bu durumu en iyi şöyle tarif edebilirim. Borsa’dan çok para kazanan, zengin olan binlerce kişi vardır. Ancak borsadan para kazanmak mümkün mü diye bir konu açsak günlerce aylarca tartışılır. Yarısı uzak durun batarsınız der, yarısı evet zengin olunur ama önce borsayı öğrenmek gerek der. Örneğin zamanında r10 sitesinde bu konuyla ilgili şu tartışmayı bir inceleyin, demek istediğimi daha net anlayacaksınız.İşte blog yazarak para kazanma konusu da aynı bunun gibidir. Çünkü bir kesim ciddi anlamda para kazanmakta iken, bir kesim ne yaparsa yapsın para kazanmamaktadır. O zaman bu sorunun cevabı aslında bu işi yapmak isteyen kişidedir.DEVAMI: http://altaybilgin.blogspot.com.tr/2014/05/blog-yazarak-para-kazanmak-hayal-mi.html
Erdoğan: 'Belli ki CHP de Artık Haşhaş Almaya Başladı'
Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’nun Genel Kurul'unda 'Bazı müjdeleri burada açıklamanın daha uygun olacağına karar verdim' diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ardından AK Parti'nin grup toplantısında konuştu.İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:BURADAN MÜJDELERİ VERİYORUMDün sabah Afganistan’da bir bombalı saldırı neticesinde hayatını kaybeden üç vatandaşımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyor, yakınlarımızın milletimizin başı sağ olsun diyorum. yaralanan vatandaşımıza da acil şifalar diliyorum. Gerek şirketlerimiz gerek çalışanlarımız askerlerimiz Afganistan’da sadece ama sadece barışı tesis etmek için orada bulunuyorlar. Yapılan saldırının ciddiyetle soruşturulmasının ve önlemlerinin alınmasının takipçisi olacağız.Pazar günü yani 1 Haziran’da 14 yerleşim biriminde seçimler gerçekleştirildi. Bu 14 birimden 13’nde seçimler yenilendi. Bir tanesinde de ilk kez seçim yapıldı. Kuşkusuz bu 14 yerleşim birimi içerisinde önemli merkezler Ağrı ve Yalova illerimizdi. Ağrı’da daha önce BDP’nin kazandığı görülüyordu, seçimin yenilenmesi kararı alındı. Pazar günkü seçimde BDP adayı kazandı. Yalova’da ise bizim AK Parti olarak itirazımız vardı. Tabi yapılan ittifak neticesinde Yalova’da da seçimi CHP adayı az bir farkla kazandı. 14 yerleşim birimi üzerinden bakıldığında 5 merkezde AK Parti, CHP 3 merkezde, MHP 3, BDP 2, Saadet Partisi bir yerde kazandı.'MHP VARLIĞINI İNKAR ETTİ'AK Parti yüzde 43,5 oy almıştı, 1 Haziran itibariyle de yüzde 45,5 oldu. Yani 30 Mart seçimlerine göre 13 yerleşim biriminde oy oranımız 2,5 puan artış gösterdi. CHP’nin oyu bir puan, BDP’nin 2,3 puan arttı. MHP’nin oyları 1,9 puan düştü. Oy oranlarındaki değişime baktığımızda, Yalova ve Ağrı’da AK Parti’ye karşı ittifakların yapıldığı net olarak görülüyor. Bunlara rağmen oy oranının AK Parti’ye yetişemediğini görüyoruz. 30 Mart’ta CHP ve MHP’nin toplam oy oranı yüzde 43 olmuştu, AK Parti’nin ise yüzde 45,5 olarak gerçekleşmişti. 30 Mart’ta bu 13 merkezde, CHP ve MHP’nin toplam oy oranı yüzde 33, AK Parti’nin yüzde 43’tü.Biz Ağrı ve Yalova’daki sonucu analiz ettik ediyoruz. Ancak bu mikro düzeydeki seçimin hem CHP hem MHP için çok önemli yeni dersler verdiğini ama her iki partinin de ibretlik dersler almasını özellikle tavsiye ederiz, bunu fark etmediklerini de görüyoruz. MHP bir kez daha varlığını siyasetini inkar etti. 1 Haziran seçimlerinde MHP’nin esamesi okunmadı. MHP 1 Haziran’da vazifesini benimsemiş halde kimliğini CHP’ye teslim etmiş oldu. CHP sadece Yalova üzerinden kendisi için başarı tablosu çıkartmaya çalışırken bugün de genel manzarayı görmekten kaçınıyor.Doğu’da BDP karşısında AK Parti’den başka parti var mı? Yok. AK Parti’nin karşısında da BDP’den başka parti yok. CHP siyaseti 780 bin kilometrekarede yapmıyor, MHP de yapmıyor. Kendileri için uygun vilayetler, uygun ilçeler aramak suretiyle siyaseti böyle sürdürmek istiyorlar. Bunun adı demokratik bir mücadeleyi ülkeye yaymak değildir, ya ben burada yapabilirim, başka yerde buna gücüm yetiyor, vaka budur.Türkiye’nin her tarafında AK Parti var. buna karşılık MHP ve CHP’nin toplam oyları bile AK Parti’ye yetişemiyor. 1 Haziran seçimleri cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir sonuç olacaksa, ortaya çıkan sonuç çatının bir kez daha uçtuğudur çöktüğüdür.Bakınız 30 Mart seçimleri de 1 Haziran seçimleri de MHP tabanında, etraflı şekilde bir değerlendirmeye tabii tutulmalı. MHP artık kendi varlığını kendi kimliğini inkar eden bir partiye dönüştürülmüştür. MHP’yi adeta bir vagon partiye dönüştürmüştür. 2012 halk oylamasında, terör örgütleriyle aynı safta yer almayı seçmiştir. 2011 seçimlerinde ağır bir hezimet daha yaşamıştır. MHP pensilvanya’nın kuklası haline getirilmiştir. Bu yapılanı MHP seçmenine ben haksızlık olarak görüyorum. MHP seçmeni gönül verdikleri partinin kimlerin yedeği haline getirildiğini görmelidir diye düşünüyorum. MHP’ye gönül vermiş kardeşlerime hatırlatmak isterim, CHP içinde sadece bir kanat yok, Suriye’nin eli kanlı rejimine destek veren bir CHP var, mezhep farklılıklarını körüklemek için tahriki yapan CHP var. öbür tarafta kalkıp şöyle Suriye’nin batısına doğru gittikçe Türkmen kardeşlerimiz var. bunların yanında yer alan AK Parti iktidarı var, onların karşısında yer alan CHP anlayışı var. Ey MHP sen de mi yoksa Türkmen kardeşlerimin yanında yer alıyorsun?Gezi olaylarında başı çeken polis asker katilinin sırtını sıvazlayan bir CHP var. Hakkari’de türk bayraklarını sallayamayan, Ankara’da bozkurt işareti yapan her türlü renge bürünebilen bir CHP var. Bir MHP’li nasıl olur da İstanbul’da duvarlara “Zülüm 1453’te başladı” diyen bir zihniyetin yanında yer alabilir? Ankara’da Türk bayrağını yakan bir zihniyetin yanında durabilir?'GEZİ'NİN YIL DÖNÜMÜNDE YİNE CHP VARDI'Gezi olaylarının yıl dönümünde yine CHP vardı, milletvekilleri vardı, ellerinden gelen her türlü oyunu oynadılar. CHP il ilçe başkanlıkları cumartesi günü, çeşitli illerde lojistik merkez görevi yaptılar. Gençleri sokağa çıkartmak için, sokakta polisle çatışmaya girmek için çağrı yaptılar. CHP ve o marjinal terör örgütlerinin çağrısına rağmen karanlık senaryo devreye sokulamadı. Polisimizin dik duruşu sayesinde geldikleri gibi gittiler. Bundan önceki gezi’de onlara destek veren sermaye vardı. Onlardan da destek gelmeyince şimdi çırılçıplak ortada kaldılar. İstanbul’un lüks kafelerinde isyan çağrısı yapanlar cumartesi günü avuçlarını yaladılar.Bir tane o CNN’nin dalvakuğu oralarda bir şeyler yapmaya çalışıyor. CNN International yerlisi, geçen yıl 8 saat aralıksız yayın yaptı. Niye? Ülkemi karıştırmak için. Şimdi de suçüstü yakalandı. Bunların böyle hani özgür tarafsız bağımsız basın diye bir şeyleri yok. Bunlar görevli görevli, bunlar adeta ajan görevi icra ediyorlar.CNN INTERNATIONAL MUHABİRİ GÖZALTINA ALINDI“AVUÇLARINI YALADILAR”Pensilvanya’dan kaos çıkması için avuçlarını ovuşturanlar gazetelerini TV’lerini Twitter’daki maskeli korkaklarını görevlendirenler de onlar da avuçlarını yaladılar. Gezi olaylarının yıl dönümünde, nefret dilini faşizmin İslamafobinin dilini kullananlar avucunu yaladılar. Biz bunları konuşunda, bu başbakan çok gerilimci. Sokakta polisime kurşun sıkacak, polisimi yakacak. Bir tanesi hayati tehlike içinde. Bunu konuşmayacaklar ama farklı bir şey olduğu zaman polis şamar oğlanı, öldür vur yarala. Bunun için her yol meşru. Polisin savunma hakkı bile yok. Böyle bir şey olabilir mi?“BİR GRUP TOPLANTIMIZDA BUNLARI YAYINLAMAK İSTİYORUM”Geçenlerde bu ne sabırdır dedim diye, beyefendiler rahatsız olmuş. Niye rahatsız oluyorsun? Sen bunu git de ABD’de yap bakalım. Git İngiltere’de İspanya’da yap bakalım. Sizlere de şöyle özellikle bazı çekimleri göstermek istiyorum. Bunları bir göreceksiniz nerede ne nasıl yapılıyor görmek lazım. Sürekli olarak bizim güvenlik güçlerimizi bu işlerde tahrik unsuru olarak hedef haline getirenler dünyada neyin nasıl yapıldığını görmeleri lazım. Onun için herhalde bir grup toplantımızda da buradan bunları özellikle yayınlamak istiyorum.“HEDEFİN NE OLDUĞUNU BİZLER DE AZİZ MİLLETİMİZ DE GÖRDÜK”Cumartesi günü beklenenin gerçekleşmeyeceği, isyan ve çatışma çağrılarının karşılık bulamayacağı zaten çok net biçimde görülüyordu. Bir yıl önce Ak Parti’ye, milletin iktidarına karşı o malum çevreler ellerindeki imkanları seferber etmişlerdi. Hatırlayın her yerden taarruz ettiler medya sosyal medya yazarlar, sözüm ona aydınlar, sözüm ona sanatçılar taarruz ettiler. Bu taarruzun içerisinde hepsi yer aldılar. İş dünyası, iş veren örgütleri yer aldılar. Başta CHP olmak üzere, milletten umudunu kesmiş siyasi partiler bu taarruzun içinde yer aldılar. Bu şiddet ve Vandalizm gösterileri dünyaya çevre protestosu gibi sunuluyordu. Hedefin ne olduğunu bizler de aziz milletimiz de gördük.Bir tane sanatçı müsveddesi şunu söylüyordu “hala bunun ağaç meselesi olmadığını anlamadınız mı”“DUVARLARA YAZDIKLARI YAZILAR UNUTULAMAZ”Camiye girerek orada her türlü, bizim cami adabımızın aksine, orada her türlü bira şişelerine varıncaya kadar, ayakkabılarıyla camiye girenleri nasipsiz olarak savunanlar var. hemen ilerisinde dozerle yaya kaldırımlarını söktüler. Biraz ileri gittiler başbakanlık ofisimizi yakma girişiminde bulundular. Duvarlara yazdıkları yazılar unutulamaz. Onlar tamamıyla küfürname. Kendi kişiliklerini ortaya koydular.Başbakan bunları savunsun, başbakan gerilimci. Bunları söylemeyecek miyiz? Bunları millete tanıtmayacak mıyız? Yanlarına kar mı kalacak? Öyle bir paralel yargı var ki, bir kapıdan alıyor oradan bırakıyor. Neymiş? Yasalar buna müsait değilmiş. Bütün bunları bu şekilde uygularsanız o zaman tabi ki bunlarla mücadele zorlaşır.Anadolu ve Trakya’nın iktidarda olmasını hazmedemeyenler sokağı kullanarak kendilerine göre darbe gerçekleştirmek istiyorlar.“SADECE SANDIKTIR…”Adama sorarlar demokrasi sandık değilse ne? Bunu bana anlat derler. Ha o zaman şurada gidersin. Dağda eli silahlı olanlarla mezrayı basarsın, dersin ki bak her ne kadar sandık önüne getiriliyorsa da bilesiniz ki sadece sandık değildir bak silahımız ensemizdedir. Buna mı evet diyeceğiz? Sadece sandık değil diyenlerin dediği budur. Sadece sandıktır, halkın iradesini birileri ipotek alma girişimine girmesin.“KAN VARSA SİZİN OLDUĞUNUZ YERDE VAR”Şu anda bakıyorsunuz Ağrı’da belediye başkanı seçilen kişi “devlet terörü” diyor. Ağrı’da devlet terörü estirilmiş. Şu ifadeye bak ya. Bir milletvekili olarak bu ülkede devlet teröründen bahseden bir insan önce aynaya bakmalı. Sen bir defa terörün desteğiyle belediye başkanı seçilen birisisin. Kan varsa sizin olduğunuz yerde var.  Bak Diyarbakır’da ağlayan annelerin, belediye başkanlığı önünde oturmalarına tahammül edemediniz.“KÖPÜKLE ORALARI YIKAMA BAHANESİYLE KOVDUNUZ”Bunu neyle izah edeceksiniz? Oradan kaldırdınız. Devamlı TOMA’lardan sıkılan sudan rahatsız oluyordunuz. Orada sizler köpükle oraları yıkama bahanesiyle kovdunuz. Orta refüje soktular, yol düzenlemesi yapacaklarmış. Tehdide başladılar. Dediler ki çocukları halledeceğiz, bize bu kadar müsaade. AK Parti olarak bunun takipçisi olmaya mecburuz.Hadi bakalım, şu anda da bu çocukları getirip anne babalarına teslim etmeniz lazım. Adreslerini gayet iyi biliyorsunuz.“PİKNİĞE GÖTÜRÜYORUZ DİYEREK DAĞA GÖTÜRÜYORSUN”Dedim ya B planı C planı devreye girecektir. Şu anda Hür Demokrat Partili milletvekillerinin bu işin yakın takipçisi olarak bu süreci kendilerinin çözme sorumluluğu var. Bizim çözüm yolumuz farklı olacak. Bir tarafta çözüm süreci diyeceksin sonra engellemenin mücadelesini vereceksin. Bir tarafta barış barış barış diyeceksin. Biz olmazsak kan olur burada, lafa bak ya. Barış barış diyorsun yavruları analarından alıp pikniğe götürüyoruz diyerek dağa götürüyorsun. Bu nasıl barış? Bazıları taciz bu nasıl barış? On binlerce insanın katili sizsiniz, bu terör örgütü. Bunları görmeyecek miyiz? Sürekli aşağıladıkları tepeden baktıkları köylülerin insafı ve vicdanı olanların ülkeyi yönetmesinden rahatsız oldular. Bir şekilde buna son vermek istiyorlardı. Sokak eylemleriyle başarabileceklerini zannettiler.Sermayeleriyle kontrol ettikleri hatta birer kuklaya çevirdikleri marjinal sol örgütleri sokağa dökerek başarabileceklerini zannettiler.“BAK SİZİN BU YAPAMADIKLARINIZI AK PARTİ YAPTI”İşte o günlerde bizler de meydanlara çıktık. Beş şehrimize milli irade mitingleri yaptık. Halk akın akın meydanlara koştu. Zaman zaman bunların yazarları yorumcuları şöyle söylüyorlardı “Taksim meydanına iki milyon insan geldi” ya bunlar saymayı bilmiyor ya bunlar Taksim meydanına ne kadar insan alınabilir bunu bilmiyor. Debreli hikayesini de bilmiyorlar tabi. Sürekli olarak atıyorlar. Tabi bunların Yenikapı’yı niye kabullenmedikleri, niye gelmedikleri ortaya çıkıyor veya Küçükyalı Maltepe’deki meydana niye gelmedikleri ortaya çıkıyor. Çünkü oraya geldiklerinde o zaman her şey meydana çıkacak. Bunlar bir şeyi hala öğrenemediler. Elinizde sopayla molotofla değil nefret söylemiyle değil büyük bir sabırla meydanlara gelin. Bak sizin bu yapamadıklarınızı AK Parti yaptı. AK Partili seçmenin elinde ne Molotof ne sopa vardı.“CHP MEDYASI HER GÜN YALAN HABERLERLE GENÇLERİ TAHRİK EDİYOR”Yakın tarihten şu hadiseyi hatırlatmak istiyorum. 1960 yılı Nisan ayı. İstanbul ve Ankara’da üniversite öğrencileri gösteriler yapıyorlar. CHP tıpkı bugün olduğu gibi tahrik ediyor. CHP medyası her gün yalan haberlerle gençleri tahrik ediyor. Yüzlerce öğrencinin öldürüldüğü, kıyma makinelerinden geçirdiği iddiası CHP tarafından dillendiriliyor. Merhum Necip Fazıl Adnan Menderes’i ziyaret ediyor. Necip Fazıl, Menderes’e gerekli tedbirleri almasını tavsiye ediyor. Merhum Menderes ise mevcut tavrını sürdürmeyi tercih ediyor.“BU TEHDİDE SESSİZ KALMADIK”Biz geçen yıl gezi olaylarıyla bir darbe senaryosu devreye alındığında Menderes gibi üzerimize gelen bu tehdide sessiz kalmadık. Mısır’da yaşananların, Ukrayna’da yaşananların Türkiye’de yaşanmasına izin vermedik. Sokakları vandallara milli iradeyi de CHP’ye teslim etmeden bu ihtilal aşıklarının geldikleri gibi gitmelerini sağladık.“BU FEZLEKELER YOK EDİLMEK İSTENDİ”Sokak eylemleriyle ihtilal yapamayanlar, 17 ve 25 Aralık’ta bir başka darbe senaryosunu uygulamaya koydular. Orada da dik durduk taviz vermedik. Daha önce de ifade ettim darbe girişimleri için fezlekede, bunu inkar ediyor paralel yapının paralel yayın organları. Dönemin başbakanı ifadeleri geçiyor. Tam ifade şu “suç işlemek için oluşturulan örgütün lideri dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan” aynı şekilde bakanlarımızdan da örgüt üyesi olarak bahsediliyor. Bu fezlekeler yok edilmek istendi. Silinmiş dosyalar kurtarıldı. Bu fezleke büyük oranda ortaya çıkarıldı.“ŞU ANDA İNLERİNE GİRDİK”Şimdi paralel medya, başına gelecekleri önceden bildikleri için, rezilliğin farkında olmak için bunların düzmece olduğu için kampanya başlattı. Hiç boşuna uğraşmasınlar. Ortaya çok vahim belgeler deliller çıkıyor. Yaptıklarının hesabını vermeye başlayacaklar. İnlerine gireceğiz demiştik. Şu anda inlerine girdik. Bütün pisliklerini ortaya döküyoruz. Kaçıp saklandıkları inlerinden de sorumluları çıkaracak adalete teslim edeceğiz. Bu ülkede artık hiçbir darbe girişimi hesapsız kalmayacak.Dün dört CHP’li milletvekili basın toplantısı düzenlediler. Son derece ilginç. CHP, MHP ile birlikte Pensilvanya’nın siyasi taşeronluğu üstlenmişti. Pensilvanya tapeleri yaptığı montajları servis edecek, yargı ve emniyetteki maşalarıyla hükümeti devirecekti, MHP ve CHP buna destek verecek. AK Parti gidince CHP MHP iktidara oturacaklardı. Pensilvanya kapı kapı dolaşarak CHP’ye MHP’ye BDP’ye oy istediler. Ama en çok CHP’ye çalıştılar. CHP genel müdürü, eline tutuşturulan malzemeyi salladı durdu.“YARGI ÖNÜNDE HESABINI ELBETTE SORACAĞIZ”Zaten dünyada hep söylüyorum ya, bunun kadar yalanı maharetli kullanan ikinci bir kişi bulamazsınız. Ve yalanı kullanırken de yüzü filan kızarmaz ha gülerek bunu söyler. Bunlar hep birlikte tarihi nitelikte bir işbirliği gerçekleştirdiler. Ellerine hiçbir şey geçmedi. 30 Mart’ta millet gereken cevabı verdi. Tabi CHP’de bunun hesabı soruluyor.CHP’de bu sorgulamadan kurtulmak için farklı gündemlere sarılıyor. Kendisini temize çıkartmaya çalışıyor. Kamuoyunda Balyoz davasıyla ilgili rapor hazırlamışlar. Yeni dostları yol arkadaşları olan Pensilvanya örgütüne en küçük bir eleştiri yok. Bütün sorumluğu hükümete Genelkurmay’a Yargıtay’a yıkma peşindeler. Genelkurmay başkanına hakaret ettiler. CHP de artık haşhaş almaya başlamış. Yeni yol arkadaşlarına çok hızlı uyum sağladılar. Genelkurmay başkanlığımız gerekli açıklamayı yaptı. Dava açacaklarını ifade ettik. Biz de bunun peşini bırakmayacağız. Yargı önünde hesabını elbette soracağız. Ama bir temel ilkeyi hatırlatmak isterim. Biz bu davanın hakimi savcısı da değiliz. Bizden hukuka müdahale etmemizi bekliyorlarsa daha çok beklerler.“BU, TAVŞANA KAÇ DEMEK TAZIYA TUT DEMEK”Pensilvanya ile ilişkilerinin üzerini örtemezler. Bu tavşana kaç demek tazıya tut demek, tazı bunu tutmayacaktır. Bize bunu yutturamazlar. Balyoz davası sanıklarının, sanık yakınlarının duygularını istismar etmekten de CHP vazgeçsin.Geçen hafta grup toplantımızda, Türkiye’nin hangi yapay sorunlarla meşgul edildiğini aktarma fırsatım olmuştu. Yüz yıldır Kürt ve Alevi kardeşlerimizin sorunları Türkiye’yi yavaşlatmak, kalkınmasını, ilerlemesini güçlü bir devlet olmasını engellemek amacıyla kullanıldı. İç huzurumuzu yaralamak adına bu sorunları sıcak tutuldu. Türkiye ne zaman güçlendiyse bu sorunlar gündeme taşındı. Terörle çatışmayla sokak eylemleriyle Türkiye’nin enerjisi bu sorunlar üzerinden heba edildi. Bütün engelleri aşarak tuzakları aşarak bugünlere geldik.“ZOR BİR YIL GERİDE KALDI”Türkiye bir yıl önce Mayıs ayında tarihinin en büyük ekonomik başarılarını konuşuyordu. Ardından Gezi eylemleri başlatıldı, 17, 25 Aralık darbe girişimiyle ağır bir darbe indirmek istediler. Tüm bunları basiretle geride bıraktık. 2013 yılının mayıs ayı gibi 2014 yılının mayıs ayını başarılarla tamamladık. 93 bini aşan İstanbul borsası 60 binlere kadar gerilemişti. Şu anda borsa toparlandı 79 bin seviyesini aştı. MB rezervimiz, geçen Mayıs’ta 135 milyar dolara ulaşmıştı. Şu anda yeniden 131 milyar dolar seviyesine ulaştı. İhracatta Mayıs ayında yine tüm zamanların rekorunu elde ettik. Geçen yılın mayıs ayına göre yüzde 5,8 oranında arttı ve 13 milyar 412 milyon dolar oldu. Bu cumhuriyet tarihinin rekorudur. Geriye dönük 12 aylık ihracatımız da 156 milyar doları aştı, bu da cumhuriyet tarihimizin en büyük rakamı. Zor bir yıl geride kaldı, eylemler darbe girişimleri geride kaldı.“TÜRKİYE’YE BİR YIL KAYBETTİRDİ”Artık bu ilerlemenin sekteye uğramasına tahammül edemeyiz. Yapay sorunlar üzerinden ağır bedeller ödemesinden müsaade edemeyiz. Gezi olayları 17-25 aralık darbe girişimleri Türkiye’ye bir yıl kaybettirdi. Mesaimizin bir kısmını işte bu huzur ortamını bozmak isteyenlerle mücadeleye sarf etmek zorunda kaldık.“ŞİDDET HİÇBİR MESELENİN ÇÖZÜM ARACI DEĞİL”Bizim 77 milyon olarak gece gündüz çalışıp reformu yapıp, 2023 hedeflerine doğru ilerlemememiz gerekiyor. Bakınız terör de sokak eylemleri de bugüne kadar hiçbir netice alamamıştır, alamaz. Her zaman ifade ediyorum. Şiddet hiçbir meselenin çözüm aracı değil. Şiddet arkasından kandan gözyaşından huzursuzluktan başka bir şey getirmez. Bütün sorunlarımızı hukuk zemininde çözeceğiz. Siyaset hukuk ve demokrasi dışında hiçbir yol sorunlara çözüm üretemez.“5 KADIN TERÖRİSTİ ACIMASIZCA KATLETTİLER”Sizlerin, aziz milletimin, doğu ve güneydoğudaki kardeşlerimizin, annelerinin buraya dikkatlerini çekiyorum. 2010 yılında, beş kadın terörist dağdaki zorbalığa dayanamayarak örgütten kaçma kararı aldı. Diyarbakır kırsalında yakalandılar. Hatırlayın. Bu beş kadını bir mağaraya hapsettiler. Günlerce işkence yaptılar. Ardından acımasızca katlettiler. Cansız bedenlerini bilinmeyen yerlere gömdüler. Anneleri babaları yavrularının öldürüldüğünden habersizdi. Bu katliama şahit olan İranlı kadın bir terörist dayanamadı, anneleri aradı ve katledildiğini duyurdu.“BDP BUNU SORGULAMADI”Terör örgütü ne dedi biliyor musunuz? Kış hazırlıkları sırasında jeneratör gazından zehirlendiler ve öldüler dedi. Bir yıl geçtikten sonra bu kadın teröristler için cenaze töreni düzenlediler. Hale bak. Çünkü karakterleri bu. BDP’nin bazı milletvekilleri, kadın milletvekilleri buna sahip çıktılar. BDP bunu sorgulamadı. Hani barıştan yanayız diyorlar ya. Kadın hakları yanlısı vekilleri bu katliamı sorgulamadılar. Halktan gizlemeye çalıştılar.“ÖLMEYE VE ÖLDÜRMEYE GÖNDERDİLER”2011 yılında Cudi dağındaki, bir mağarada teröristler kıstırılıyor, askerimiz saatlerce dil döküyor. Nihayet teröristler teslim oluyor. Bir tanesine subayımızı soruyor. Annen baban sağ mı? Terörist bilmiyorum diyor. Subayımız kaç yıldır görüşmüyorsun diyor. Terörist beş yıldır diyor. Bunlar üzeri örtülemeyen yüzlerce hikayeden iki tanesi. Buna benzer çok acı yaşandı. Aile trajedisi yaşandı. Ölmeye ve öldürmeye gönderdiler. İşlerine gelmeyince de vahşice katlettiler.“KENDİ ÇOCUKLARINI DA ABD’YE İNGİLTERE’YE GÖNDERİYORLAR”Genç bir çocuğun beş yıl boyunca annesiyle babasıyla görüşmesini engelleyerek kim neyin mücadelesini veriyor? Buradan mı özgürlük barış gelecek? Buradan mı barış mücadelesi verecek? Vicdanın olmadığı yerde özgürlük olur mu? Biz terör örgütünden ne vicdan bekliyoruz ne insaf bekliyoruz ne de acıma duygusu bekliyoruz. Ben BDP’nin HDP’nin vekillerine soruyorum. Sizin çocuğunuz yok mu? İnsafınız vicdanınız yok mu? Kaçıyorlar, dağa götürüyorlar, kendi çocuklarını da ABD’ye İngiltere’ye gönderiyorlar. Fark bu.Benim Kürt kardeşimin bunu bilmesi lazım. Bizim yavrularımız dağlara kaçırılırken şu anda bölücü terör örgütüyle el ele olan HDP’nin işte başındakiler veya milletvekilleri belediye başkanları onların çocukları da ABD’de Avrupa’da değişik yerlerde, eğitim alıyorlar, turistik seyahat yapıyorlar.Ey HDP milletvekilleri siz evde çocuklarınızın yüzüne nasıl bakıyorsunuz? 30 yıldır evladının nerede olduğunu, yaşayıp yaşamadığını bilmeyen anne babalar var.“O ANNELER BABALAR ARTIK İSYAN ETMEYE BAŞLADILAR”Ben de geçen akşam bir tanesinin anne babasıyla ninesiyle görüştüm. O da son kaçırılanlardan. Telefonda tabi hüngür hüngür ağlıyor. Dertleştik. Tablo bu. Ve belediyenin önünde de kalkıyorsun saldırıyorsun. Niye? Hadi işte onlar da Kürt, çocuklarını kaçırdınız. Niye rahatsız oluyorsun? Ama gelip Taksim meydanında şurada burada her türlü eylemi molotofla yapıyorsunuz. Can alıyorsunuz, can yakıyorsunuz, silah kullanıyorsunuz. Evladı ölse bile gözyaşı dökemeyen ağıt yakamayan acısını paylaşamayan anne babalar var bugün. Bunlar çocukları almakla kalmıyor, ağıt yakmalarını engelliyorlar. O anneler babalar artık isyan etmeye başladılar.Çocuklarının kaçırılmasına yüreklice isyan ediyorlar. Anneler babalar artık susmuyorlar, kan tüccarına dönüşen terör örgütü karşısında boyunlarını öne eğmiyorlar.İşte şimdi Diyarbakır’da anneler evlatlarına sahip çıkıyor. Demokrasiden barıştan insan haklarından olduğunu savunan HDP göstericilere eziyet ediyor. Çok rahatsız oldular. Gerçek yüzlerinin görünmesinden çok rahatsız oldular. 15 yaşındaki çocukların kaçırılmasını izah edemediler. İnanın rezil oldular.şimdi rezilliklerini bastırmak için de gösteri yapan o kardeşlerimizi dağıtmaya kalkışıyorlar. 30 yıl susturdunuz, artık susturamayacaksınız. Annelerin ağıdını gözyaşını 30 yıl bastırdınız. Artık bastıramayacaksınız. Özgürlük ve barış bağımlılık yapar. Doğu ve güneydoğudaki kardeşim özgürlüğün ve barışın tadına vardı. Terör örgütünün baskısından kurtulan vatandaşlar artık özgürlüğe barışa sahip çıkıyorlar. Bir buçuk yıldır anneler babalar barışın ve özgürlüğün huzurunu yaşıyor. Bakın bizim de hiçbir şekilde şımarıklığa tahammülümüz yok.Yol keserek polisi askeri taşlayarak ülkeye yeni açı yaşatmak isteyenlere asla eyvallah etmeyiz. Çözüm için biz değil elini gövdesini taşın altına koymuş bir iktidarız. Bedeli her ne olursa olsun bu meseleyi çözeceğiz dedik, hamdolsun çok önemli mesafeler kaydettik.BDP HDP dürüstseniz samimiyseniz, siyasi Kürtçülük yapmayan Kürt kardeşlerime, diğerlerine de sesleniyorum. Diyorum ki siz acaba bu yol kesmelere evet diyor musunuz? İnsani midir? Yol kesmek bak ses geldi oradan, tarihimizde eşkıyanın işi olarak bilinir. Şimdi tabi terörist bunu yapıyor. Terörist eşkıyanın çok daha ötesinde. Köyüne gidecek onların da yolu kesiliyor. Ana yolda onların da yolu kesiliyor. Bazıları bakıyorsunuz alıp kaçırılıyor. Paralar isteniyor, haraç isteniyor. Bunlar haraççı. Bu kadar diyor haraç vereceksin. Hale bak. Sanki orada yolları yapan onlar, suyu getiren o. Sanki bütün üniversiteler okullar bunları kuran o. Bu vergilerden bunlar yapılıyor, senin haracında terör estiriliyor.15 yaşında çocukların ana kucağından alınıp dağa götürülmesine, robota döndürülmesine sessiz kalamayız. Bunu HDP çözmeyecekse, şımarıklığın sırtını sıvazlayacaksa bunu bilelim. Bu sorunu çözmek için, anneleriyle kucaklaştırmak için bizim de yöntemlerimiz var. bu çocuk kaçırma eylemlerinin son bulmasını, çocukların geri getirilmesini istiyoruz. Eğer korkuyorlarsa bunu söylesinler, tehdit varsa bunu söylesinler, o yürekli anneler gibi cesaretleri yoksa bunu da söylesinler.Diyarbakır’da 15 yaşındaki çocuğunun peşine düşen annenin karşısına başka anneler çıkartmak zalimliktir. Anneliğin siyaseti yoktur. Sağcılığı solculuğu yoktur. Hiçbir annenin yavrusundan kopmasına tahammülümüz olamaz. Biz çözüm sürecini tüm anneler için babalar için başlattık. Oğlu askerde olan anneler için, oğlu dağa kaçırılmış anneler için başlattık.Tüm annelerin bu sürece yüreklerini koymalarını istiyorum. Bu terör baronlarına kan tüccarlarına itiraz etmelerini istiyorum. Hiçbir anne korkmasın, çekinmesin. Anneler ne kadar bu sürecin içerisinde olursa barış da bu kadar mümkün olacaktır. Ben Diyarbakır’da eylem yapan o yürekli anneleri selamlıyorum. Yavrularına kavuşmaları için çırpınmaya devam edeceğimizi belirtiyoruz. Çözümün yanında durmaya, inadına demokrasiyi kardeşliği savunmaya devam edeceğiz.TBMM genel kurulunda yoğun bir hafta bizleri bekliyor. Çok önemli tasarı ve teklifleri cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde inşallah çıkartmış olacağız. Bugün grup toplantımız öncesinde çok önemli tasarı ve teklifimizin detaylarını açıkladım. Alt işverenlik yani taşeronluk konusunu yeniden ele alıyoruz. Çok önemli düzenlemeler getiriyoruz. İşçilerimizin hak kayıplarının önüne geçiyoruz. Alt işverenlikte iş sağlığı ve güvenliği, kıdem tazminatı gibi konularda önemli düzenlemeler yapıyoruz. Yer altında çalışan işçilerimiz için haftalık çalışma saatini 36 saat günlük çalışma süresini 6 saat olarak kısıtlıyoruz. Şehit madencilerimizin anne babaları için muhtaçlık şartını da kaldırıyoruz. Soma’da şu anda çalışamayan madencilerimizin ücretleri işveren tarafından ödenecek. Ne alıyorsa, o işletme açılana kadar aynen alacak. Ayrıca çalışamadıkları dönemde işsizlik sigortası fonundan net maaşları kadar biz de ödeme yapacağız. Madenlerde çalışan işçilerimizin emeklilik yaşını da 55’ten 50’ye indiriyoruz. Yıpranma payını değiştiriyoruz. İzinde geçirdikleri süreler tatiller de yıpranmaya dahil edildiğinde erken emekli olmak isteyen madenci kardeşimiz 43 yaşında bile emekli olabilecek.Şu anda AFAD’dan başka yetkili hiçbir birim yoktur. Bunu genelgeyle de valiliklerimize bildirdik. AFAD’da sadece somadaki madencilerimizin ailelerine bunlar olacak. Belki iki belki üç ev düşecek. Belki kiraya verecek. Çocuklarını onunla okutulacak. Bazıları üniversiteleri okumalarını sağlayacağım diyor. Bunlar AFAD’da toplanacak. Ama bu paralelin vakıflarına derneklerine sakın ha, bunlar aldatırlar, bu paralar biliyorsunuz farklı yerlere giderler. Bunlar kara para, bu kara parayı da bazı şirketler vasıtasıyla aklarlar.haberler.com
'Alevi Vatandaşlarımızı Sağdan  Soldan Toplayıp Soma'ya Götürdüler'
Partisinin grup toplantısında BDP'ye çağrıda bulunan Erdoğan 'Bu annelerin yavrularını gidip alın bakalım. Adreslerini gayet iyi biliyorsunuz' dedi. Partisinin haftalık grup toplantısında partililere seslenen Başbakan Erdoğan, Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı kutlayarak konuşmasına başladı. PARTİ GRUBUNDAN BDP'YE SESLENDİ Konuşmasında muhalefete yönelik eleştirilerde bulunan Başbakan Erdoğan, çocukları PKK tarafından kaçırılan annelerin eylemine de değindi. Bunun için BDP'ye çağrıda bulunan Erdoğan 'AK Parti grubundan önemli bir mesaj daha veriyorum. Buradan BDP'ye yeni adıyla HDP'ye çağrı yapıyorum. Ey BDP siz nerdesiniz. Zaman zaman gidip alıp geliyorsunuz ya. Bu annelerin yavrularını da alıp gelin bakalım. Bunların da adreslerini gayet iyi biliyorsunuz. Alıp geleceksiniz. Alıp gelmediğiniz takdirde bizim de B planımız C planımız devreye girer. Bunu da çok açık söylüyorum' dedi. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları; Fransa'dan Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü kazanan yönetmenimiz Nuri Bilge Ceylan'la gurur duyduk. Telefonla arayıp kendisin kutladım. Mavi Marmara gemisainde yaralı olan ve geçtiğmiz gün şehit olan kardeşimize Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum. 'İKİ MESELE DEVAMLI KAŞINDI' Okmeydanı'nda çıkan olaylarda hayatının kaybeden Kurt'un babasını aradım başsağlığı diledim. Olaylarda yaralanan polislerimizi de arayıp geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Kürt ve Alevi vatandaşlarımız üzerinden iki mesele devamlı kaşındı. Bu ülkenin asli unsur olan savaşlarda ve kuruluşumuzda yer alan Kürt kardeşlerimize bize kadar red, asimilasyon ve inkar politikaları uygulandı. 'HİÇ KONUŞTUĞUNU GÖRDÜNÜZ MÜ?' Alevi kardeşlerimizin varlıkları inkar edildi görmezden gelindi. Ağır tahrikler yapıldı. Dersim'de 100'lerce Alevi vatandaşımız katledildi binlercesi tehcire zorlandı. CHP'nin dününde bugününde Dersim'e karşı duran gördünüz mü? Şu anda ana muhalefetin genel müdürü Dersimli değil mi? Hiç konuştuğunu gördünüz mü? Konuşamaz çünkü o işin faili CHP... Sonu acı biten elim hadiseler yaşadık. Komplo teorilerinin kolaycılığına asla sığınmadık. Dışardan düşman arayarak içimizdeki meseleleri inkar yoluna asla gitmedik. Biz 100 yıllık meselelerin farkında olduk ve mevcut sorunların içerdeki nedenlerinin de farkında olduk. Dışardan yapılan tahrikleri provokasyonları gözardı da edemeyiz. 'KARANLIK ELLER İŞBİRLİĞİ YAPTI' Türkiye enerjisini kalkınma için seferber ettiği her dönemde ya teröre maruz kaldı ya da darbelere maruz kaldı. İçerde ve dışarda bir takım karanlık eller işbirliği yaptılar. Japonya 2. Dünya savaşında yenildiği halde nasıl dünyanın en büyük ekonomisi oldu. Avrupa'nın hemen her ülkesi çok ağır bedel ödediği halde nasıl bu noktaya geldi. Ki bunların en önemlisi Almanya. 2. Dünya Savaşı'nda taş üstünde taş kalmayacak hale gelmişti. Bugünse Avrupa'nın birincisi dünyanın da en önemli ekonomisi haline geldi. Kıbrıs haricinde fiili savaşımız yok. 100 yıldır barış içinde bir ülke olmamıza rağmen kalkınma yarışına biz neden bu kadar geç katıldık. Bu soruyu sormamız lazım. Çünkü enerjimizi hep başka yere harcadık. İçerde neredeyse 35 yıl oldu terörle mücadele eden bir Türkiye var. Çok daha enteresan. Bir başörtü meselesini bu ülke 40 yıl tartışmak zorunda bırakıldı. 40 yıl boyunca üniversite denildiğinde akla bilim değil eğitim değil özgürlük değil başörtüsü yasağı geldi. Yazık değil mi arkadaşlar? Bu ülke bunu hak ediyor mu? Bu yasağı koyanlar uygulayanlar savunanlar bu ülkeye yazık etmediler mi? 'CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK BAŞARILARINA İMZA ATILDI' İnsanlar anadilini öğrenirse ülke bölünür diye toplumu korkuttular. Biz engelleri kaldırdık hamdolsun bu ülke bölünmedi tam tersine daha da güçlendi. Bu yasakları savunanlar bu ülkeye yazık etmediler mi? Bizi millet olarak anlamsız tartışmalarla anlamsız yasaklarla sanal gündemlerle on yıllarca oyaladılar. Defalarca hatırlattım. Yine hatırlatıyorum. Mayıs ayındayız. Geçen 28 Mayıs'ta Türkiye nasıl bir konumdaydı? Tarihin en büyük ekonomik krizini Türkiye başarıyla geri bırakmış, en büyük ekonomiler daralırken yüzde 1-2 oranlarında büyürken, Türkiye yüzde 4-5 büyümüş. Halk oylaması yapılmış demokrasi güç kazanmış. 2011 de genel seçim yapılmış istikrar güç kazanmış. Çözüm sürecinde önemli aşamaya gelinmiş nevruz huzur içinde kutlanmış acı haberler gelmiyor. O günlerde batıdakilerin koşarak doğuya gidip kucaklaştıklarını görüyorduk. İşadamları yeni yatırımlara hazırlanıyordu. Önümüzde engel yoktu. İşte 2013'ün mayıs ayında cumhuriyet tarihimizin en büyük başarılarına imza atıldı. Borsa rekor kırıyor, MB rezervi 135 milyar dolara ulaşıp rekor kırıyor. 14 Mayıs'ta IMF'ye borç sıfırlanıyor. Nükleer enerji için imzalar atılıyor. 3. havalimanı için ihale yapılıyor. Böyle bir dönemde 77 milyon hep birlikte 2023 hedeflerine yürüyoruz. Ama sonra bir şey oluyor. İstanbul'da Gezi Parkı'nda başlayan eylemler. Neymiş? Ağaçlar sökülüyormuş. 12 tane ağaç bir yere nakledilecek. Bu istismar edilerek dalga dalga ülke geneline yaydılar. Düğmeye bir yerden basılıyor ülkede legal illegal örgütler işbirliği yaparak huzuru bozacak bir noktaya ulaştırıyor. O kadar hazırlıklı bir saldırı ki aynı anda huzur istikrar demokrasi ve ekonomi hedef alınıyor. Borsa geriliyor faiz yükseliyor. Yurt dışında Türkiye aleyhine kampanyalar başlıyor. Tüketmeyin ekonomi dursun çağrısı yapılıyor. Her gün sokaklarda şiddet ve vandallık. Dünyaya sanki Türkiye'nin genelinde bir terör esiyor gibi servis ediliyor. 'TEK GEREKÇELERİ 12 TANE AĞAÇ' Yandaş medyaları her türlü yalanı yazarak sosyal medyada ve yazılı görsel medyada insanları sokağa dökmek için elinden geleni yapıyor. Malum işverenler sorumsuzca açıklama yapıyor. Türkiye hem içerden hem dışardan saldırıya maruz kalıyor. O malum işverenler ve işveren örgütleri vesaire, diğer işçi örgütleri, memur örgütleri, el birliğiyle sanki bütün olayların adeta sorumlusu olarak da bizi göstermeye gayret ediyor. Ortada bişey yok. Tek gerekçeleri 12 tane ağaç. Buradan başka yere taşıyorlar. Ama hamdolsun dik durduk, sağlam durduk, eğilmedik bükülmedik ve bu saldırıları bertaraf ettik. Gezi'de sonuç alamayınca 17-25 Aralık'ta saldırdılar. Milli iradeyi hedef aldılar. 30 Mart'ta Milli irade tecelli etti ve darbe heveslilerine en güzel cevabı sandıkta verdik.   'ALMAN YÖNETİMİ TEDBİRLERİ İYİ ALMIŞTI' Şimdi yeni bir meseleyle tahrik için çaba içerisindeler. Alevi vatandaşlar üzerinden kendi hesaplarını görmek isteyenler bu konuyu elverişli bir vasıta olarak görenler yeniden harekete geçtiler. Bir süredir bunun provaları zaten yapılıyor. Bildiğiniz gibi bu haftasonu Almanya'daydık. Almanya'da aynı gün bizi oradaki toplantımızın yapıldığı o muhteşem salonun yakınından bir nehir geçiyor nehrin karşı tarafında da oradaki Alisiz Alevilere orada miting yapma izni veriyorlar. Dert? Bizim yaptığımız veya yapacağımız o toplantıyı adeta acaba nasıl sabote ederiz bunun gayreti içinde. Bütün bunlara rağmen Alman yönetimi orada tedbirlerini iyi almıştı. Gerçi aynı anda bizim toplantımızın olduğu bölgeye yakın 5 ana merkezde o gün bize karşı gruplar toplantı yaptılar. 'EN SON OKMEYDANI'NDA DENEDİLER' Alınan güvenlik önlemleri başarılı olduğu için hiçbiri arzusuna kavuşamadı. Biz de orada gerçekten Almanya'daki kardeşlerimizle muhteşem bir buluşmayı gerçekleştirdik. Türkiye'de Alevi vatandaşlarımızın kapılarına işaretler kondu. Reyhanlı'da bunu denediler, Hatay'da bunu denediler. Malatya'da denediler. 1 Mayıs olaylarında denediler. CHP milletvekilleri bizzat bu işte yer aldı. En son Okmeydanı'nda denediler. Merhumun kızkardeşini duydunuz. Ne diyor? 'Eğer siz bu eylemleri yapmasaydınız kardeşim ölmeyecekti' dedi. Vaka bu... Uğur'un GBT'sinde en ufak olumsuz bir şey yok. Sadece Cemevi'ne gidiyor. Orada maalesef böyle bir olayla karşı karşıya kalıyor. 'YUNAN YÖNETİMİ BUNLARA BİR DARBE İNDİRDİ' Biz bu bayat senaryoların dışarda yazıldığını söylediğimizde birileri bizimle istihza ediyor. Okmeydanı'ndaki eli kanlı terör örgütünün dışardan desteklenmediğini söyleyecek olan var mı? Yerli bir örgüt olduğuna inanan var mı? Nerelerden beslendiğini hepimiz biliyoruz. Biliyorsunuz DHKP-C terör örgütünün kampları Yunanistan'daydı. O kamplarda eğitim alarak Türkiye'ye girenleri gördük. En son Yunan yönetimi bunlara bir darbe indirdi. Acaba sıfırladılar mı bilmiyoruz. Kimlerin bunlara kamp verdiğini lojistik sağladığını gayet iyi biliyoruz. Başta Tunceli milletvekili olmak üzere CHP milletvekilleri o örgütün üyesi gibi çalışıyor. Türkiye milletvekili gibi değil zalim Suriye diktatörünün temsilcisi gibi davranan vekillere kimse bir şey demiyor. Hatay'da bazı CHP'lilerin vekil yakınlarının saldırıya karıştıklarını belgeleriyle ortaya koyduk. CHP Alevi vatandaşlarımızın duygularını istismar etmekten, tahrik etmekten, onlar üzerinden çatışma senaryolarını beslemekten başka bir şey yapmamıştır. Faili oldukları Dersim olaylarıyla aradan 80 yıl geçmesine rağmen yüzleşemediler. 'SORUNLAR TEK TEK ORTADAN KALKIYOR' Alevi vatandaşlarımız için duygu istismarı haricinde hiçbir şey ortaya koyamadılar. CHP sadece tahrik eder duyguları istismar eder. Biz ise 12 yılda defalarca adım attık, reform yaptık. Daha fazlasını da yapacağız. Normalleştikçe ülkemiz on yıllardır devam eden sorunlar tek tek ortadan kalkıyor. Hızır paşalar asırlar öncesinde kaldı. Başka yerlerden medet arama dönemleri de asırlar öncesinde kaldı. Kimin ne derdi varsa o bizim meselemiz. Aradan eli kanlı örgütler çekildiğinde istismarcılar çekildiğinde inanın her mesele çözülecektir. Birileri yarayı derinleştirirken biz yaralara şifa olmanın samimi mücadelesi içindeyiz. Alevi vatandaşlarımızın da bunlardan rahatsız olduğunu biliyorum. Alevi vatandaşlarımız lütfen aradaki istismarcılara prim vermesinler. 'BU DEFA SOMA'YI KARIŞTIRACAKLAR' Polisle çatışarak hiçbir meselenin çözülemeyeceğini yaranın dahi şifa bulamayacağını bilmeleri lazım. Halktan silah isteyen bir zihniyet Türkiye'nin milletin özellikle de Alevi vatandaşların iyiliğini düşünüyor olabilirler mi? Soma'da Alevi vatandaşlarımızı sağdan soldan toparlayıp Soma'ya götürüyorlar. Niye? Bu defa Somayı karıştıracaklar. Çıkmış Barolar birliğinde konuşuyor. Başbakan cam çerçevenin derdindeymiş. Sadece onu konuşmuyoruz. Ölen yaralananları da konuşuyoruz. Bilesin ki o cam çerçeveler bir bütünün parçasıdır. Fakat belki de dünyada yalanı bu adam kadar mahir kullanan bir ikinci kişiyi bulamazsınız. Ya bunun eğitimini bir yerde özel olarak aldı veya genlerinde var. Böyle birisi. AŞIK VEYSEL'İN DİZELERİYLE SESLENDİ Bizim derdimiz var. Biz 77 milyonun huzuru için çalışıyoruz. Ama bu ve benzeri kişilerin böyle bir derdi yok. Onlar terör üzerinden anarşi üzerinden kırıp dökme üzerinden rant elde etmeye çalışır. İstismarcıları elimizin tersiyle ittiğimizde yüz yüze görüştüğümüzde inanın aramızda hiçbir fark olmadığını tekrar göreceksiniz. Merhum Aşık Veysel de onu söylüyor. 'Yezit nedir, ne kızılbaş. Değil miyiz hep bir kardaş. Bizi yakar bizim ataş. Söndürmektir tek çaresi.' Bunu birlikte söndüreceğiz. Bu aziz millet hiçbir zaman Alevi -Sünni çatışmalarına prim vermedi. Tahriklere rağmen bu millet oyuna gelmedi. Sadece oyuna gelmemek yetmez. Biz yeni Burakcan'ların terörize edilen terörün içine sokulan yeni Berkinlerin, Okmeydanı'nda ölen Umutların Ayhanların ölmesine tahammül gösteremeyiz. Hacı Bektaş, 'Bir olmak iri olmak diri olmak' 77 milyon kardeş olmak için hepimiz hassasiyet göstereceğiz. Bu topraklar Hz: Peygamber Hz Ali Hz. Hasan Hüseyin sevgisiyle yoğrulmuştur. Bu topraklarda fitne filizlenemez. Allah'ın izniyle inşallah hiçbir zaman da filizlenmeyecektir. 'BURADAN BDP'YE ÇAĞRI YAPIYORUM' AK Parti grubundan önemli bir mesaj daha veriyorum. Buradan BDP'ye yeni adıyla HDP'ye çağrı yapıyorum. Diyarbakır belediyesi önünde dağa kaçırılan çocukları için eylem yapan anneleri babaları yürekten selamlıyorum. 'BU ANNELERİN YAVRULARINI ALIP GELİN BAKALIM' Çocukları dağa kaçırılan anne babaların bu feryadını Türkiye ve dünya medyası görsün. Neredesin dünya medyası. Galatasaray lisesinin önünde gelip oturanları yazardınız görüntülerdiniz. Peki yavruları dağa kaçırılan bu anneleri niye görmüyorsunuz. Türkiye medyası bir kısmı.. Duyarsız kalanlar... Niye görmüyorsunuz. Ey BDP siz nerdesiniz. Zaman zaman gidip alıp geliyorsunuz ya. Bu annelerin yavrularını da alıp gelin bakalım. 'B PLANIMIZ, C PLANIMIZ DEVREYE GİRER' Bunların da adreslerini gayet iyi biliyorsunuz. Alıp geleceksiniz. Alıp gelmediğiniz takdirde bizim de B planımız C planımız devreye girer. Bunu da çok açık söylüyorum. 'ORADA 2 ŞEYİ BİR ARADA YAPTIK' 2004'te UETD adı altında bir sivil toplum örgütü kuruldu. Dönemin şansölyesi sayın Schroder'le hizmet binasını birlikte açmıştık. Kuruluşunun 10. yılında bir etkinlik düzenlendi. Cumartesi Köln'de bu törene katıldık. Köln Arena'da yaklaşık 20 bin vatandaşımızla bir araya geldik. Salonun dışında kalanları bu rakama dahil etmiyorum. Dışardan bunların izlenmesi olayı farklı bir hale getirecekti. Fakat dev ekran kurulmamasına rağmen içerideki heyecan coşku oluşan ambians çok çok farklıydı. Orada iki şeyi bir arada yaptık. Soma'daki kaza sebebiyle etkinlik anma merasimi şeklinde yapıldı. Okunan hatmi şerifler aşrı şerifler kasideler ilahiler, orada yine aynı şekilde hocalarımızın gerçekten çift hocamızın birlikte okuduğu ezan o arenadaki havayı farklı bir heyecana farklı bir hem orada bir sükunet suhulet ama ardından da büyük bir coşkuyu getirdi. Burada diyanet işleri başkan yardımcımız Kamil hocamız dua yaptı. Ardından Başbakan yardımcımız UETD'nin başkanı konuştu. Ardından şahsım tüm katılanlara bir hitabım oldu. 'BEDELİ NE OLURSA OLSUN GİDERİZ' Alman medyasında bazı Alman siyasetçiler nezdinde ziyaretimiz tedirginlik oluşturdu. Alman medyası provoke etmek amacıyla aleni şekilde ırkçı ifadelere başvurdu. Türkiye'deki bazı medya kuruluşlarıyla işbirliği içinde ortak dil kullanarak yapılan saldırıları umursamadık. Bazıları bize oraya gitmeyin dedi. Orada 3 milyon Türk var mı var. Dedik ki biz oraya gideriz. Bunu kimse engelleyemez. Bedeli ne olursa olsun gideriz. 'KULLANDIĞI İFADELER ÇOK ÇİRKİN' Ziyaret öncesinde sayın Merkel'le görüştük. Bölgesel meseleleri de değerlendirdik. Soma kazası nedeniyle taziyelerini iletti. Almanya'da gayet güzel şekilde görüşmelerimizi yaptık ve Köln Arena'da ağırbaşlı kardeşlerimizle buluştuk. Alman medyası ırkçı ayrımcı nefret dolu başlıklarla saldırırken, ziyaretimizin hemen ertesinde yapılan AP seçimi de Avrupa'da yükselen tehdidin güçlü bir sinyalini verdi. Biz artan ırkçılığa vurgu yapıyorduk. Neo nazi cinayetlerine vurgu yapıyorduk. Avrupa Parlamentosu seçim sonuçları kaygılarımızın ne kadar haklı olduğunu ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha teyit etti. Burada tabi bir şeyi söylemek isterim. Sözde bir Türk. Oradaki bir partinin eş başkanı. Kullandığı ifadeler de çok çirkin. Sen nasıl demokratsın, nasıl hürriyetten bahsedersin. Seni Türkiye Başbakan'ının oraya gelmesi nasıl rahatsız eder. Kusura bakma senin Merkel'e ne kadar saygı duyacağını biz biliriz. Ama biz saygıyı yerinde ifade etmesini de biliriz. Ama önce sen kökenin itiberiyle mensubu olduğun ülkenin başbakanına bu şekilde konuşamazsın. Nerede milletvekili olursan ol önce haddini bileceksin. Sadece eşbaşkanlığını yaptığın bir başka bayan vardı. O da zaman zaman bir çok şeyler konuşurdu. Ama sen yaptığın açıklamalarla Türkiye'nin Başbakanının oraya gitmesinin doğru olmayacağını söylüyorsun. Buna senin gücün yetmez önce haddini bil. 'ŞAKASI YOK BU İŞİN' Bu zat diyor ki Türkiye cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası burada yapılamaz diyor. Ne diyorsun sen ya. Bir buçuk milyon insan orada oy kullanacak. Yasal çerçevesi neyse o çerçevede yapacak olan kampanyasını yapar. Sen buna engel koyamazsın. Böyle bir yetkin yok. Türkiye'de Almanya için oy kullanacaklar için gelirsin sen de toplantı yaparsın. Mesele farklı. Ama alışacaklar. Şakası yok bu işin. 'BÖYLE BİR GAYRETİN İÇİNE GİRİYORLAR' En son Soma'da uluslararası bir medya kuruluşunun muhabiri olan Türk gazetecinin, iki kadını figüran olarak kullandığını yalan haber yaparak bütün dünyaya servis ettiğini gördük yaşadık. Aslında bu kadınlar başı açık. İkisinin de başalrını örtüyor. Üstü şişhane altı kaval. Sırıtıyor. Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. Nedir bu hal? Bununla güya bizim insanımızı farklı gösterecek. Böyle bir gayretin içine giriyorlar. Ama devran değişti. O bu tür bir dezenformasyon suretiyle aleyhte kampanya yapacağını zannederken suç üstü yakalandı. Gezi sırasında 17 Aralık darbe girişiminde bu ve benzer muhabirlerin mesleki onurlarını nasıl çiğnediklerini gördük. Türkiye'nin imajı yalan haberlerle yıpranacak kadar zayıf bir imaj değildir artık. O devir gerilerde kaldı. 'KİMSENİN AZARLAMASINA EYVALLAH DEMEYİZ' Hem bu kürsüde hem de Köln'de söyledim. Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye 100 yıl önceki gibi Mondros ile Sevr Lozan ile masanın kenarına iliştirilmiş bir ülke asla değildir. Masanın altından zaman zaman zevkle zaman aman ikazla ayakların birbirine tokuşturulduğu dönem değil. Onlar geçti. Köprünün altından çok sular aktı. Bu ülkede sorunları kaşıyarak etnik köken din mezhep yaşam tarzı farklılıklarını tahrik ederek kimsenin operasyon yapmasına müsamaha göstermeyiz. Kimsenin bu devleti azarlamasına eyvallah demeyiz. '15 GÜNDE 14 ÜLKE DOLAŞTIM' Bazıları AB noktasında ne oldu diyor? Bunu diyen köşe yazarlarına sesleniyorum. Biz iktidara geldiğimizde bir fasıl açılmış mıydı? Türkiye müzakerelere oturacak bir ülke dahi değildi. Biz geldik fellik fellik şu kişi o zaman Başbakan dahi değildi. O zaman genel başkandım. 14 ülke dolaştım 15 günde... Buna ABD de dahil: Sayın Bush'la oturduk bunu konuştuk. Ben bir genel başkan olarak konuştum. Başkan Bush'la görüştüm. O zaman 15 üye ülke vardı. 13 tanesini dolaştım. Hepsini ziyaret ederek süratle müzakerelere oturmak için adımları attık. 'BUNA RAĞMEN BİZ SABIRLIYIZ' Hamdolsun Başbakanlık dönemimde de müzakerelerin başlatılması kararını çıkarttık. 14 fasıl var. Hepsi açılmadı. Çünkü Fransa farklı bir tavır koyuyor, Almanya farklı bir tavır koyuyor. 15 üye iken ortada olan müktesebat farklıydı, 25 üye oldu uygulamalar değişti. Bakıyorsunuz AB'ye alınan üyeler uygun oldukları gerekçesiyle değil bir çoğu siyasi kararla alındı. Bu gerçeği de bilelim. Fakat buna rağmen biz sabırlıyız. Dersimize de iyi çalışıyoruz. Bizim bütün kurumsal yapımız AB müktesebatına uygun olarak oluşturuluyor. Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı çok net bir şekilde ortadadır. Yükselen ırkçılık İslamofobi'nin hatta anti semitizmin panzehiri Türkiye'dir. 'ÇÜNKÜ BİZE GELECEK FAYDA ORADADIR' Merkez Bankası bağımsızdır o ayrı konu. Ama MB uygulamaları hakkında yorumda bulunmak da bizim hakkımızdır. Türkiye'de faizden doalyı geri dişimizde hesabını kimse bankaya sormaz. Bize sorar. Biz atmosferi balans etmekle görevliyiz. Onun için de bizim düşüncemiz çok açık net. Bu faiz oranı yüksektir. Bu faiz düşmeli ki Türkiye'de reel yatırım artsın. Bir defa biz sıcak parayla bir ülkenin kalkındığına inanan iktidar değiliz. Kimse bizi bununla aldatmasın. Biz reel yatırım için gelene hoş bakar ve atacakları adımlara da her türlü desteği veririz. Çünkü bize gelecek fayda oradadır. Eğer siz yüksek faizle kredi verirseniz benim ülkemdeki özellikle iç sermaye yerli sermaye yatırım yaparken yapamaz. Yatırımı neyle yapacak. Eğer finansın maliyeti ucuzsa onun yatırım şansı vardır. Yüksekse yatırımı yapmak çok zordur. Daha yatırımı bitiremeden çöker. 27 Mayıs'ın 54 yıla yayılan izlerini tek tek sildik. Silmeye de devam ediyoruz. Darbe ve vesayet özleminde olanlar yine var. Ancak Allah'a hamdolsun ki yaptığımız reformlar sayesinde dik duruşumuz sayesinde milli irade hiç olmadığı kadar güç kazanmıştır. 'HESAP SORACAĞIZ' İnşallah bu darbecilerin hesabını soracağız. Paralel yapıdan da hesap soracağız. Eğer bunun hesabını sormaktan kaçınacak olan bir tane arkadaşım çıkarsa bunun hesabını veremezsiniz. Ne halka ne hakka veremezsiniz. 10 Ağustos'ta Cumhurbaşkanının seçilmesi demokrasinin güç kazanmasına vesile olur. Merhum Menderes ve arkadaşlarını rahmetle anıyor mekanlarının cennet olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. 'İLLEGAL ÖRGÜTLERİN OYUNUNA GELMEYİN' Yarın Ağrı'da vatandaşlarımızla kucaklaşacağız. Seçimlerin tekrarlanacağı il ilçe ve beldelerde 30 Mart'ın daha güçlü bir tekrarını yaşayacağız. Bu arada özellikle yargıyla ilgili Meclis'e gelecek yasamız çok önemli. Şehit yakınlarımızı ve işçi kardeşlerimizle ilgili yasal düzenlemeler yapılıyor. Soma'daki maden işçilerine kömür ocaklarında çalışan kardeşlerime sesleniyorum. Bu CHP'nin bölücü terör örgütü yandaşlarının legal veya illegal örgütlerin oyununa gelmeyin. 'ORADAKİ 301 ŞEHİT BİZİM CANIMIZDIR' Sizi bunlar yalnız bırakır. Bizler bakın yeni düzenlemelerle bir adım atıyoruz. Bunlar nerede kimi acaba sahiplendi? Bunlar sadece tahrik eder. Sizin üzerinizden paye kaparlar. Bu oyuna gelmeyin. Oradaki 301 şehit. Bizim canımızdır. Biz bütün onların ailelerini güvence altına alacak hazırlıklarımızı yaptık yapıyoruz. AFAD'da açtığımız hesap bunun bir adımıdır. Diğer bir çok gelecek vaatler var takipçisiyiz. Bütün bu vaatlerin hepsi birinci derecede şehitlerimize, yaralı kardeşlerimize diğerlerinin bir kısmını da orada çalışan kardeşlerimize vermek suretiyle tüm evlatlarının inşallah geleceğini teminat altına alacak adımı atacağız. haberler.com
Erdoğan: 'Bana Diktatör Diyen Şu An Tam Karşımda'
Soma faciasıyla ilgili açıklamada bulunan Erdoğan 'Kadere iman edenler de bu toplum içinde kahir ekseriyette. Ama buna inanmayanlar da var' dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) 70. Mali Genel Kurulu'nda konuşan Başbakan Erdoğan, Soma faciasında sorumlu olanların bunun hesabını vereceğini belirtti. 'BİR SEFERDE BU KADAR ÇOK KAYBIN YAŞANMASI...' Konuşmasında 'Tayyip Erdoğan kaza ve kadere iman eder' diyen Erdoğan 'Kadere iman edenler de bu toplum içinde kahir ekseriyette. Ama buna inanmayanlar da var. Bir çok köşe yazarı bununla alay ediyor. Şu gerçeği görmeliyiz. Bir seferde bir çok can kaybının yaşanması medyanın dikkatini çekti' dedi. Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları; TOBB'a, gerek sayın başkan ve ekibinin Soma'ya yaptığı ziyaret ve gerekse başlattığınız yardım kampanyasından dolayı şükranlarımı ifade ediyorum. Tüm oda ve borsalarımıza, reel sektörün temsilcilerine, sanayicilere esnafa Soma'ya olan maddi manevi desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. 'MİLLETİMİZ BİR BÜTÜN OLDU' Soma'daki kazanın ardından milletimiz gerçekten örnek bir dayanışma sergiledi. Geçmişte yaşadığımız acı hadiselerde olduğu gibi Soma kazasında da milletimiz bir oldu bütün oldu. Toplumun her kesimi, her kademede her sektörde nefes alıp verdiği her yerde ve ortamda milletimiz vakar içinde birbirine kenetlendi hem acıyı sahiplendi hem de acıyı azaltma gayreti içine girdi. 'BUNU HESABINI VERECEKLER' Acılardan fırsat devşirmeye çalışanlar milletin hissiyatını yaralayanlar da oldu. Ancak milletin feraseti bütün bu olumsuzlukları bastırmaya yetti. Şimdi önümüzde bir kaç önemli husus var. Birincisi bu hadise tüm boyutlarıyla aydınlatılmalı. İdari ve adli soruşturmalar başladı. Hem kazanın sebebi tam olarak aydınlatılacak hem de ihmali olanlar sorumluluğu olanlar bunun hesabını vereceklerdir. 'ÜZERİNİN ÖRTÜLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ' Hükümet olarak bunun bizzat takipçisiyiz. Hiçbir ayrıntı atlanmayacak. Detaylar gözden kaçmayacak kaçırılmayacak, üzerinin örtülmesine asla izin verilmeyecektir. Bir başka konu şehit aileleleri... Ne yaparsak yapalım o canlar geri gelmeyecek. Ancak geride kalanları biz şehit yakınlarımız gibi kutsal emanet olarak değerlendiriyoruz. Şehitlerimizin yakınlarının acılarını hafifletmek adına bu adımları atıyoruz. Bir tek şehit yakınımızın dahi mağdur olmaması için dün bakanlar kurulumuzda meseleyi etraflıca ele aldık. Gereken yasal düzenlemeleri yapacağız. 'TBMM'DE BİR ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURDUK' Bu kazanın ardından en fazla üzerinde durmamız gereken konu iş sağlığı ve güvenliği konusudur. TOBB'un genel kurulunda böyle elim bir kazanın hemen ardından iş sağlığı ve güvenliği konusu temenni ediyorum en önemli gündem maddesi olacaktır. TBMM'de bir araştırma komisyonu kurduk. Hızla büyüyen bir ekonomi var. Üretim, ihracat artıyor. İstihdam edilen nüfus sayısı da artıyor. Ekonomi büyürken üretim yatırım istihdam artarken çalışma hayatı koşullarının buna paralel bir gelişme göstermediğini biliyoruz. Güvenlik ve iş sağlığı, işverene maliyet yüklüyor ve ciddi ihmaller yaşanıyor. İş sağlığı konusunda hükümetlerin yapacakları bellidir. Biz yasaları çıkartırız denetimleri yaparız. Mevzuata aykırı işleyişi tespit ederek mevzuatı uygularız. Bunun ötesi işverenin sorumluluğu altındadır. 'TEDBİR PAHALIDIR, MALİYETLİDİR AMA...' Trafikte her araç belli sürelerde muayeneden geçiyor. Ama bazı vatandaşlarımız araçlarını muayeneye götürmeden önce gidip eşten dostan ilk yardım çantası yangın tüpü alıyor öyle muayeneye giriyor. Trafikte bir sorun yaşandığında o cihazların eksiği can kaybına yol açıyor. Bunu hayatın her alanında her yerde yaşıyoruz. Tedbir pahalıdır, maliyetlidir ama tedbirin eksikliği çok daha maliyetli olabiliyor. Dünyadaki her ülke savunma sanayiine trilyonlarca dolar harcıyor. Savunma sanayi araçlarının çoğu çürüyor atılıyor. Ama her an hazır ve müteyakkız tedbirli donanımlı olmanız gerekiyor. Yani şu anda savaş yok vesaire gibi temennilerle siz hazırlıksız olamazsınız. Tevekkül asla ve asla tedbirsizlik anlamına gelmez. Kaza ve kadere iman asla herşeyi akışına bırakmak tedbiri elden bırakmak anlamına gelmez. 'KAZA VE KADERE İNANMAYANLAR DA VAR' Tayyip Erdoğan kaza ve kadere iman eder. Kadere iman edenler de bu toplum içinde kahir ekseriyette. Ama buna inanmayanlar da var. Bir çok köşe yazarı bununla alay ediyor. Şu gerçeği görmeliyiz. Bir seferde bir çok can kaybının yaşanması medyanın dikkatini çekti. Hepimizin canını acıttı. Her gün ortalama iki işçimizi iş kazalarında kaybediyoruz. Son 12 yılda ülkemizdeki iş yeri sayısı yüzde 111 arttı. 727 bin iş yeri vardı şu anda 1,5 milyonun üzerinde. Çalışan sayısı da arttı. 2002 yılıdna 5 milyon istihdam vardı, şu anda 12 milyon kişi istihdam ediliyor. İşçi sayısı artarken iş kazası oranı yüzde 55 oranında azaldı. Bu yeterli mi? Elbette değil. Hedef sıfıra doğru bunu yaklaştırmak. Dünyada hiçbir ülke bunu başaramıyor. Buna rağmen bizim hedefimiz bunu başarma istikametinde olmalıdır. 'SENDİKALARIMIZIN ÇOK HASSAS OLMASI ŞART' İnsan hayatını tedbiri öne çıkaran gayet modern bir yasayı ülkemize kazandırdık. Kanunu çıkarmakla kalmadık 81 ilde tanıtım ve bilgilendirme yaptık. 211 bin iş yerine ve işveren örgütlerine organize sanayi bölgelerinde bilgilendirme yaptık. Teftişler aynı şekilde devam etti. Sadece geçen yıl madenlerde 1047 teftiş yapıldı. Konunun asıl tarafı olan işverenlerimizin bu mesele üzerinde durup düşünmesi gerekiyor. İşçilerimizin de kendi sağlıkları adına durup düşünmesi gerekiyor. Sendikalarımızın çok daha hassas olması şart. 'CANIN TELAFİSİ YOKTUR' Ekonomi büyürken iş sağlığı ve güvenliği standartlarının da büyüyeceği böyle bir vizyonun iş dünyasına hakim olması gerekiyor. Müfettiş geldiğinde bir takım cihazlar çıkarılıyor. Müfettiş gidince bunlar ortadan kayboluyorsa sendika ve işçi kardeşim buna itiraz edecek. İşçi bana bir şey olmaz diyerek baretsiz çalışıyorsa sendika ve işveren buna itiraz edecek. Hiçbir şey candan daha değerli değil. Kaybolan kar yapılan masraf telafi edilir ama canın telafisi yoktur. Hastalığın sakatlığın telafisi yoktur. 'OY KAYBETMEYE RAZIYIZ' Biz hükümet olarak kentsel dönüşüm yapacağız deprem çalışması yapacağız dedik. Hiçbir hükümet bu kararı alamamıştır. Oy uğruna gecekonudulaşma teşvik edilmiştir. Ama biz popülist davranmayacağız dedik itirazlara rağmen, evimizi yıktırmayız diyenlere rağmen, muhalefet ve STK'lara rağmen oy kaybetmeye razıyız dedik kentsel dönüşümü başlattık. 'BİZ ADIM ATMADAN İŞVERENİMİZ ADIM ATSIN' Şimdi aynı şeyi iş sağlığı konusunda da hep birlikte göstermek zorundayız. Biz adım atmadan işverenimiz adım atsın. Bizim zorlamamıza gerek kalmadan iş veren yasalardan kaynaklanan sorumluluğu yerine getirsin. Bu konuda Türkiye'nin en büyük çatı örgütü olan TOBB'dan bugüne kadar gösterdiği duyarlılığı daha fazla bir şekilde bekliyoruz. 'ÇOK ACI BİR HADİSE YAŞADIK' Bu milli bir sorumluluk. 77 milyon olarak hepimizin canını acıtan bir sorun. Bu acı kazaları artık Türkiye'nin gündeminden çıkaralım. Siyasetçiler de bu işin takipçisi olsun. Medya sadece büyük kazalarda değil her zaman bu konuda duyarlı olsun. Sendikalar da inat eylem çatışma ile gündeme gelmek yerine bu tür konularla gündem oluştursun. En önemlisi işçiler haklarını bilsin korkmadan çekinmeden mücadeleye omuz versin. Bu facianın ardından Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olamaz. Çok acı bir hadise yaşadık. Bunun artım minimize olması noktasında çalışmalıyız. 'BU DA ADİL DEĞİL' Bu işin bir de haksız rekabet boyutu var. Bir işyeri sigortasız işçi çalıştırıyor bir başkası sigortalı çalıştırıyor. Başkası da çocuk işçi çalıştırıyor. Bir başkası tedbir almıyor. Aynı şeyi üretiyor ama biri bire bir kar ederken diğeri haksız şekilde 10 kar ediyor. Bu da adil değil. Dürüst olmayan her üretim bu salondaki tüm dürüst kardeşlerimin alın terinden emeğinden, ekmeğinden çalıyor. Son 12 yılda birlikte çok büyük işler başardık. Büyük reformlar yaptık. Kanayan bu yarayı da hep birlikte tedavi edeceğiz. Bir kez daha Soma'daki şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Mekanları cennet olsun. Bu konudaki dayanışmamızın da ziyadeleşmesini temenni ediyorum. 'SİZLERE ŞÜKRANLARIMIZI SUNUYORUM' Burada bütün destekler AFAD'da toplanmaya başladı. Bu desteklerle birlikte gerek mağdur durumda olan tüm şehit ailelerine konut yapımından tutunuz yavrularımızın okumasına kadar herşeyi planlamış vaziyetteyiz. 12 yıl boyunca Türkiye Odalar ve Borsalar birliğinin mensupları ile çalıştık. Türkiye'nin ekonomisini 3 kattan fazla büyüttük. Ekonomiye sağladığınız büyük katkıdan dolayı teşekkür ediyorum. Binlerce insanın sofrasındaki ekmeği büyüttüğünüz için sizlere şükranlarımı ifade ediyorum. Avrupa Birliği sürecinde ToBB ile yürüdük. Ay yıldızlığ bayrağın daha özgür dalgalanması için, birlikte yürüdük. Ecdadımız tarih boyunca nereye ulaştıysa biz de oralara ulaşmaya gayret ettik. Sizler de oraya ulaşmaya gayret ettiniz. Mazlumun elinden tutuk ecdad eserlerini ayağa kaldırdık, gümrük kapılarını elden geçirdik, vizeleri birlikte kaldırdık. 'DEMOKRASİ STANDARTLARINI BÜYÜTTÜK' 2002 yılında 42 ülkeye vizesiz giriyorduk. Fakat şu anda 70 ülkeye vizesiz girebilen bir ülke konumuna geldik. Bunlar durup dururken olmadı. Bu ilişkilerin ne denli olumlu geliştiğinin ifadesidir. Birlikte Filistin dedik Somalı, Suriye, Myanmar, Bosna dedik. Kamu ve özel sektör bir araya gelik sadece ekonomiyi değil refahı artırdık demokrasi standartlarını büyüttük. 'DELEGELER ARASINDAKİ ANKETİNİ İNCELEDİM' Son 1 yıl içinde yaşadığımız özellikle bir tecrübeyi hatırlatmak istiyorum. 30 Mayıs 2013-30 Mart 2014 hadiseleri çok önemli mesajlar verdi. TOBB'un delegeler arasındaki anketini inceledim. Anket yapılan delegelerin yüzde 32'si son bir yılda satışların arttığını söylüyor. Yapılan ankette gelecek yıla dair umutların çok yüksek olduğunu gördük. TOBB delegeleri çoğunlukla satışların ve istihdamın ihracatın yükseleceğini düşünüyor. Umutların yüksek olduğunu görüyoruz. Bu tablo çok şey anlatıyor. Sokak eylemlerinin içerde ve dışardaki karalama kampanyalarının, seçilmiş hükümete yönelik darbe girişimlerinin ekonomiye nasıl bedel ödettiğini bu anket ortaya koyuyor. 2013 Mayıs'taki gelişmeleri tekrar hatırlayalım. Mayıs ayında borsa tarihinin en yüsek faiz en düşük seviyesine geldi. Faiz yüzde 6'ya kadar geriledi. İhracatta rekorlar kırdık. IMF'ye borcu sıfırladık. '130 MİLYON DOLAR REZERVİMİZ VAR' Merkez Bankası rezervimiz 135 milyar dolar ile rekor kırmıştı. Şu anda herşeye rağmen hamdolsun 130 milyar dolar rezervimiz var. 2002 sonu itibariyle 27 buçuk milyar dolardı. Aynı ay içinde Japonya ile nükleer santral mutakbakatına vardık. 2 buçuk milyar dolarlık yatırımla Yavuz Sultan Selim köprüsünün temelini attık. Kredi derecelendirme kuruluşları üst üste kredi notumuzu yükseltti. Türkiye tarihi başarıları yaşarken gezi olayları adı altında şiddet eylemleri başladı. İçerde ekonomiyi sarsmak için elinden geleni arda koymayanlar oldu. Dışarda yatırımcıları etkilemek için sistematik kampanya yürütüldü. Bu saldırının etkilerini telafi ettiğimiz noktada 17-25 Aralık darbe girişimleri oldu. 30 Mart ile bu darbe girişimlerine ve destekçilerine milletimiz tarafından gereken ders en güzel şekliyle verildi. 'MİLLET TAVRINI ORTAYA KOYDU' Gerek gezi olayları gerek 17-25 aralık darbesi şahsım kadar ailem arkadaşlarım hükümetimiz kadar demokrasi milli irade ülkedeki istikrarı büyüyen ekonomiyi hedef aldı. Sizler de hissettiniz. Benzeri saldırıların tahriklerin Mısır'ı hangi noktaya getirdiğini görüyorsunuz. Ukrayna'yı görüyorsunuz. Bu saldırılar 77 milyon için en başta sizin emeğinizi hedef almıştır. Bu saldırıları karşı durması gereken de sadece şahsım değildir. Millet bunu gördü ve net bir şekilde tavrını ortaya koydu. 'BUNLAR YA DESTEK VERDİLER YA DA...' Bu gösterilerin yapıldığı yerlerde camı çerçevesi kırılan kim? Benim esnaf kardeşim. Bu camlar indirilirken tekrar bunları koymak isteyen kim. Devlet... Kime karşı yapılıyor bunlar? Hatta bazı yerlerde bankalara işyerlerine varıncaya kadar soygun yaptılar. Toplumun her kesiminden insanımız tavrını ortaya koydu. Kenarda bekleyip bu saldırıların kendisine rant sağlayacğaını umanlar da oldu. Bunlar ya destek verdiler ya da sessiz kalarak onayladılar. 'BİZİM ELEŞTİRİDEN KORKUMUZ YOK' Aynı manzarayı şu anda Soma kazasının ardından görüyoruz. Madenciler işçiler oradaki şehitlerimiz aileleri inanın umurlarında dahi değil. Buradan nasıl bir siyasi sonuç çıkarırız diye iftiralar atanlar var. Provokasyon yapanlar var. Bunlara karşı ortak tavır hepimizin vazifesidir. Bizim eleştiriden korkumuz gösteriden korkumuz yok. Ama eleştiri adı altında protesto adı altında eğer demokrasimiz ekonomi hele hele istiklalimiz hedef alınıyorsa kusura bakmayın buna biz de müsade etmeyiz sizlerin de müsade etmeyeceğinize inanıyorum. 'POLİS, ASKER ŞEHİT EDENLERE HAPİSTEKİ GAZETECİ OLUYOR' Basın özgürlüğü yok denilen ülkede son 1 yıldır hükümet ve Başbakan için ağza alınmayacak hakaretler manşete çekiliyor. Madende şehit olan kardeşlerimiz için, onlar AK Parti mitingine geldiler müstehaktırlar diyen köşe yazarları çıktı. Acaba onlar CHP mitingine gitmiyor mu? Onların mitinglerine de bu madenciler gidiyordu. Bu nasıl bir köşe yazarlığı... Bir diğeri yine aynı patronun köşe yazarları, o da ne şehit ne gazi ... niyazi oldular diyebiliyor... Bu da köşe yazarı. Bu ne densizliktir. Böyle bir nefret suçu aleni olarak işleniyor. Bütün bunlar yaşanırken hala bu ülkede basın özgürlüğü yok deniliyor. Polis asker şehit edenler hapse giriyor. Adları hapisteki gazeteci oluyor. Her gün sokaklarda terör estiriliyor, esnaf mağdur ediliyor, huzur bozuluyor her nasılsa o ülkede özgürlük olmuyor. Bu bir algı operasyonudur. Bu operasyonun hedefi de şahsım hükümetim değil 77 milyondur. O 77 milyon içinde de en başta siz iş dünyasının mensupları var. 'DERDİMİZ YENİ ANAYASA' Kimin ne olduğunu çok iyi tanıdık. Sizin bağışlarınızla hibelerinizle büyüyenlerin nasıl ihanet sergilediklerini gördünüz. Allah'a hamdolsun kazanımlarımızı kaybetmeden bu süreçten çıktık. Her kesim daha dikkatli olmalı. Kim ne derse desin biz samimiyetle ekonomiyi ve demokrasiyi büyütmeye devam edeceğiz. Birlikte yaptık yapmaya da devam edeceğiz. Susanlar mahçup olacaklar. Az önce sayın Başkan yeni anayasadan bahsetti. Bakın ben şu anda TOBB'un genel kurulunda söylüyorum. Ana muhalefetin başkanı da burada. Muhalefet partilerinden de temsilciler var. Düşünebiliyor musunuz? Bir Anayasa uzlaşma komisyonu kuruluyor ve kurulduğu zaman bizim 326 üyemiz var. Biz 3 üye verdik. Diğer üç siyasi partinin 220 üyesi var onlar 9 üye veriyor. Biz böyle bir anlayış gösteriyoruz. Derdimiz yeni anayasa... 'KARŞIMDA ŞU AN BULUNUYORLAR' Bütün bunların yanında sayın Başkan konuşması esnasında, TOBB başkanı özellikle bir kusurdan bahsetti. Bu ülkenin başbakanına diktatör diyen muhalefet var. Karşımda şu an bulunuyorlar. Tayyip Erdoğan diktatör olacak sen meydanlarda dolaşcaksın öyle mi? Diktatörün olduğu bir ülkede bunları yapamazsın. Bu tür yakıştırmalarla ülkenin huzurunu bozarsınız. Önce ağzınızdan çıkanı kulaklarınızın duyması lazım. Bütün bu toplumsal huzur ve adalet duygusu kadar bütün bunlar iş dünyamızı da rahatsız ediyor. 'HADİ ADAY OL, BEN DE SİVİLİM' Şimdi Cumuhrbaşkanlığı seçimleri hepimizin gündeminde. Ne diyor başkan? Sivil bir cumhurbaşkanı diyor. Sen nesin sivil değil misin? Hadi aday ol. Ben de sivilim. Sayın Demirel, Özal sivil değil miydi? Sezer sivil değil miydi? Siz siville neyi kastediyorsunuz? Bir siyasi parti başkanını da aday gösterir, içinden başka birini de aday gösterir. Nitekim biz en son olarak Abdullah Gül'ü aday göstermiştik. Dışişleri bakanımızdı sivildi... Bütün engellere rağmen seçildi ve 7 yıldır başarıyla yürüttü. Şimdi ilk defa millet seçecek. Milletin seçtiği cumhurbaşkanına da hep birlikte saygı duymak zorundayız. Saygı duyacağız. Beğenirsin beğenmezsin ama milletin seçtiğini beğenmek zorundasın. İnşallah Ağustos ayında halkın oylarıyla cumhurbaşkanı seçilecek. Dah güçlü bir ülke olarak 2023 hedeflerine ilerleyeceğiz. haberler.com
Twitter'ın Bugünkü Piyasa Değeri Whatsapp'ten Hallice
Twitter’ın hiseslerinin 6 aylık elde tutma süresinin sona ermesiyle, şirketin çalışanlarına ve erken dönem yatırımcılarına dağıtılan hisseleri satışa açıldı. Güne yüzde 7 düşüşle başlayan hisseler gün içinde daha da gerileyerek, dünü yaklaşık yüzde 18′lik rekor bir düşüşle kapattı. Günün sonunda Twitter’ın borsa değeri 19.2 milyar dolara geriledi. Bunun anlamı Twitter’ın bugünkü piyasa değerinin WhatsApp’le neredeyse aynı olduğu. Şirketin tüm hisselerinin yaklaşık yüzde 82′sini oluşturan 480 milyon civarında Twitter hissesinin yaklaşık 125 milyonunun dün işlem gördüğü belirtiliyor. Bu da yeni bir rekor zira Twitter’ın bir gündeki işlem hacmi maksimum 117.7 milyon olmuştu. Twitter’ın 2014 birinci çeyrek performansını açıklamasıyla hız kazanan düşüşü, şirket üzerinde gerilimi artırmıştı. Twitter’ın geçtiğimiz yıl 26 Aralık’ta 74.76 dolarla zirve yapan hisse başı fiyatı, Şubat ayından bu yana düşüş seyri izliyor. Birnci çeyrek sonuçlaırnın duyrulmasıyla birlikte 42 dolar seviyesinden 37 dolara inmişti. Şirketin piyasa değeri bu sürede 18 milyar dolar azaldı. Son zamanlarda Twitter’ın sonunun gelip gelmediği tartışmalarına neden olan gelişmelerle birlikte şirketin şimdiden alacakaranlık dönemine girdiği bile yazılmıştı. Twitter’ın en büyük hissedarları şirketin hisselerinin toplam 205 milyon adetini elinde tutuyorlar. Girişim sermayesi şirketi Benchmark, Twitter kurucu ortakları Jack Dorsey, Evan Williams ve CEO’su Dick Costolo, birinci çeyrek sonuçlarının açıklandığı gün, şirket hisselerini elden çıkarmayacaklarını, duyurdular. Bu durum düşüşü engellemedi ancak sınırlamış olabilir. Bazı iddialara göre, Twitter çalışanları artık hisselerini satmakta özgür olsa da, gerçekte değiller. Gawker’ın haberine göre Twitter’ın birçok eski çalışanının hisselerini satmalarına izin verilmiyor. Twitter’ın Pazartesi günü 38.75 dolardan kapanan hisseleri bugün 31.85 dolarl seviyesinde kapandı. Yüzde 18 oranındaki bu düşüşün, Facebook ya da LinkedIn gibi diğer dot com şirketlerinin elde tutma sürelerinin sona ermesinin ardından yaşadıkları düşüşlerden çok daha sert olduğu ifade ediliyor. Twitter’ın bugünkü hisse değeri hala halka açılma operasyonu sonrasındaki 26 dolarlık seviyenin üzerinde. Yine de şirketin değerindeki rekor düşüş, borsalardaki teknoloji balonu tartışmasını körükleyecek gibi görünüyor. Webrazzi
Reklam
Forex ile Kazanmanın 10 Altın Kuralı
Birikimlerinizi değerlendirerek kazanç elde edebileceğiniz finans piyasası olarak forex piyasasından sizlere sıklıkla ve detaylı olarak bahsetmeye çalışıyoruz. Nasıl yatırım yapıldığı, yatırım araçlarının neler olduğu ve nasıl işlem gördükleri, dikkat etmeniz gereken, piyasanın özellikleri ve eğitimler üzerinde duruyoruz. Bu yazımız ile de sizlere forex piyasasında kazanmanıza yardım olacak kurallardan bahsetmek istiyoruz. Forex’te para kazanmak mümkün mü sorunuza cevap ararken bahsetmiş olduğumu konular genellikle bilgi ve deneyim kazanmanız üzerine konulardı. Forex ile kazanmanın 10 altın kuralı ile de sizlere biraz psikolojik olarak hazırlanmanız birazda püf noktası olarak değerlendirebileceğiniz küçük noktalara değineceğim. Ama unutmamanız gerekir ki; borsanasiloynanir1.com sitesi olarak sizlere herhangi bir yatırım danışmanlığı hizmeti değil, piyasayı tanımanız adına bilgiler veriyoruz. Gelelim 10 altın kural başlıklarımıza; Kendinizi Tanıyın Bir finans piyasasında yatırım yapabilmek veya hayatta herhangi bir konuda başarılı olabilmek için öncelikle kendinizi tanımanız gerekmektedir. Nasıl bir yapıya sahip olduğunuzu, hangi konularda yeteneğiniz olduğu ve başarılı olabildiğinizi iyice irdeleyin. Kişiliğinizi iyi bilmeli ve irdelemelisiniz. Risklerle veya olumsuz durumlarla başa çıkabiliyor musunuz? Kolay mı pes ediyorsunuz, iradesiz bir insan mısınız, duyduklarınıza hemen inanıyor musunuz, yoksa doğrusu bu mu diye araştırıyor musunuz? Yukarıda saymış olduğum tüm sorular ve daha fazlası forex ile kazanmak için kendinize sormanız gereken sorulardır. Çabuk sıkılan, stres ile başa çıkamayan planlı ve disiplinli bir çalışma sürdüremeyen, tezcanlı ve konsantre olma sorunu yaşayan bir insansanız, öncelikle bu konuları objektif bir şekilde değerlendirmelisiniz. Forex piyasasında işlem yapmaya kararlı iseniz, kazanmanız gereken özellikler bulunmaktadır. Sakin olmalı, aceleci davranmamalı ve sabırla işlemlerinizi yürütmelisiniz. Stres ile baş edebilmeli, planlı ve disiplin bir şekilde çalışmaya hazırlanmalısınız. Piyasaya iyi bir şekilde adapte olmalı, konsantre olma sorununuzu aşmalısınız ve konsantrenizi dağıtacak durumlardan uzaklaşmalısınız. İşlem platformunuzu açıp başına oturduğunuz zaman yalnızca yapmanız gereken işlemleri düşünmeli, planınıza bağlı bir şekilde ilerlemelisiniz. Kendinize hedefler belirlemelisiniz ve bu hedeflere ulaştığınız zaman kararınızı ani bir şekilde değiştirmemelisiniz. Psikolojinizi Piyasaya Hazırlayın Kendinizi iyi bir şekilde tanımanız piyasaya psikolojik olarak da hazırlanmanız adına büyük bir önem taşımaktadır. Sonuçta büyük bir finans piyasasında işlem yapıyorsunuz ve kazanabilir – kaybedebilirsiniz. Tüm bu durumlara psikolojinizi hazırlamalısınız. Eğer en ufak bir başarısızlık veya sorun ile karşılaştığınız zaman hemen çöküyorsanız, forex piyasası için iyi olmayan bir özelliğe sahipsiniz demektir. Ama sorunların üzerine gitmedikçe ve kaybetmekten korktukça daha fazla sorun ve kayıpla karşılaşacağınızı da bilmeniz gerekiyor. Forex ve Borsa’da psikolojinin önemi hakkındaki içeriğimizi incelemek için; burayı tıklayın. Her şeyden önce bu işin bir hobi olmadığınız ve para kazandığınız bir iş olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Başarısızlık ile karşılaştığınız zaman piyasaya hemen küsmeyin ve sorunun hangi nokta veya noktalardan kaynaklandığını araştırın. Zarar yaşayabileceğinizi hiçbir zaman unutmayın ve öfkelenmeyin. “Keskin sirke küpüne zarar“ sözünü aklınıza yerleştirin ve sakin bir şekilde işlemlerinize devam edin. Kendinize güvenmek ve güvenmemek arasındaki çizgiyi iyi belirleyin. İşlemleri azminiz, bilgileriniz ve deneyimleriniz ile başarabileceğiniz konusunda kendinize güvenin. Ama asla ego yapmayın. “Ben kazanıyorum” havasına girmeyin ve planlarınıza bağlı bir şekilde ilerleyin. Forex piyasasının bağımlılık yapacağınız unutmayın. Aşırı hırslı bir insansanız, kaybettikçe tekrar işlem yapacaksınız. Ama bu durum daha fazla kaybetmenize neden olacaktır. Sakin bir psikoloji ile her durumu göz önünde bulundurarak, analiz ederek hareket edin ve gerekiyorsa bir süre ara verin. Bu süreçte beyniniz ve kendinizi canlandırın. Piyasayı Tam Tanıyın Dünyanın en büyük işlem hacmine sahip finans piyasasında, tüm dünya yatırımcıları ile işlem yapacaksınız. Bu nedenle bu piyasanın en ince ayrıntılarını bile tanımalı, değerlendirebilmelisiniz. Yabancı kaldığınız herhangi bir kavram olmamalı. Piyasa nasıl çalışır, paranız nereye gider ve kazandığınız para nereden gelir öğrenin. Piyasada veya yatırım araçlarının fiyatlarında meydana gelen dalgalanmaların hangi faktörlerden kaynaklandığını, bu faktörlerin nasıl etkiler yarattığını, yatırım araçlarının birbiri ile bağlantılarını inceleyin. Forex eğitimlerine mutlaka katılın ama yalnızca bu bilgiler ile yetinmeyin. Bu bilgileri başlangıç temel eğitim olarak kabul edin ve daha fazlasını öğrenmeye gayret edin. Piyasanın işlem özelliklerini iyi bir şekilde öğrenin ve uygulamada nasıl performanslı bir şekilde kullanabileceğinizi öğrenin. Bu konuda forex demo hesabı işinize en çok yarayacak araçtır. Nasıl demo hesabı açacağınızı öğrenmek için tıklayın. Hem kendi işlem özelliklerinizi belirlemeniz adına hem de piyasayı tam anlamıyla tanımanız adına sanal para ile işlem yapmanızın büyük bir faydası vardır. Aynı zamanda demo hesap sayesinde piyasada işlem yapmak beklentilerinizi karşılıyor mu, size uygun mu öğrenmenizi de sağlayacaktır. Analiz ve Yorumlama Yeteneğinizi Geliştirin Bilindiği gibi fiyatların hangi yönde ilerleyecekleri, işlem hacimleri, alım – satım fiyatları gibi birçok bilgiyi analizler ile ediniyorsunuz. Teknik ve temel analiz olarak iki analiz türü bulunuyor. Temel analizler, ülke ekonomileri, makro ekonomik veriler, dünyada meydana gelen olaylar, para politikaları gibi konuları içeriyor. Temel analizi oluşturan bu konuları tam olarak öğrenin, hangi konularla bağlantıları olduğunu öğrenin, piyasa psikolojisine ve yatırım araçlarının fiyatları üzerine nasıl etkiler yarattığını bilin. Bu konular hakkında tam bilgiye ulaştıktan sonra yorumlama yeteneğinizi geliştirin. Teknik analiz konuları ise fiyat grafiklerini okumanıza yarayan araçlardır. Birçok analiz yöntemi bulunmakta ve bu analizlerin bazıları yoğun bir şekilde kullanılmakta. Genel olarak Bollinger Bantları, trendi belirmenizi kolaylaştıran Dow Teorisi, Fibonacci dizinleri gibi analiz yöntemleri sıklıkla kullanılmakta. Ama siz tam olarak destek – direnç noktalarını, pivot noktalarını, trendleri belirleyebilmeli ve kendinize en uygun gelen analiz yöntemini belirlemelisiniz. Aracı kurumların hizmetlerinden birisi de günlük, haftalık ve aylık analiz raporları yollamaktır. Bu raporların hemen hepsini dikkate alın ama tamamen bu raporlara bağlı kalmayın. Kendi analizlerinizi de yapın ve sonuçları karşılaştırın. Teknik ve temel analizlerden edindiniz bilgileri birlikte yorumlamaya da özen gösterin. Tek başında temel analizlerden veya teknik analizlerden edindiğiniz sonuçlar size tam doğru bilgiyi vermeyecektir. Bu nedenle iki analiz türü hakkında da bilgi sahibi olun, nasıl yapıldıklarını bilin ve birlikte yorumlayın. Teminatınızı Belirleyin Daha önceden birçok kere söylediğimiz gibi 100 dolar ile forex piyasasında işlem yapmaya başlayabiliyorsunuz. 100 dolar belki kulağa küçük bir rakam olarak gelebilir. Ama bu teminatınızı mantıklı bir şekilde değerlendirdiğiniz zaman kesinlikle forex piyasası gibi bir piyasada kısa sürede daha büyük paralar ile işlem yapmanız için yeterli bir miktar. Küçük miktarlarla yani küçük işlem büyüklükleri ile işlem yapın. Bu sayede hem çok kaybetmemiş olursunuz hem de tekrar işlem yapma şansınız olur. Genel olarak EUR/USD paritesi, altın ve petrol forex piyasasında 100 dolar ile yatırıma başlayanlar tarafından tercih edilmektedir. Aynı zamanda en düşük değerler de bu yatırım araçlarına aittir. Para birimleri ile işlem yapma yeteneğiniz henüz gelişmemiş olabilir. Çünkü para birimleri yüksek işlem hacmi nedeniyle fazla dalgalanma kaydederler. Altın ve petrol gibi emtialar, daha güvenli yatırım araçları olacaktır. Petrol ile 10 dolarlık mini pozisyonlar oluşturabilir ve al – sat işlemleri yaparak kısa sürede 100 dolarlık teminatınızı 200, 300 dolara yükseltebilirsiniz. İyi bir deneyim kazanana kadar mini pozisyonlar açmaya devam edin. 100 dolarınız 400 dolar olsa bile deneyim kazandığınızdan emin olana kadar düşük işlemler yapmaya devam edin. Paranızı mümkün olduğu kadar kaybetmemeye özen gösterin. Emeklemeden koşmaya çalışmayın! Minik adımlarla ilerleyin. Yüksek işlem hacmi ile işlem yapıyorsanız, düşüşlerin sert olacağını aklınızdan çıkarmayın. Ekran Başında Olun Eğer forex piyasasında işlem yapıyorsanız veya işlem yapmaya karar verdiğiniz an ekran başında olun. Ekranınızı açar açmaz hemen pozisyon oluşturmayın. Önce iyi bir araştırma yapın. Fiyat grafiklerini, işlem hacimlerini, 1 saatlik grafikleri, trendleri gözlemleyin. Emin olmadan işlem yapmayın. Ekran başında olmadığınız zamanlarda işlem yapmayın ve stop loss özelliğine körü körüne bağlanmayın. Ekran başında olduğunuz ve piyasayı iyi bir şekle gözlemlediğiniz zamanlarda pozisyonlarınızı oluşturun. Avantajlı bir durum var diyerek stop loss özelliğini de belirleyerek ekran başından uzun süreli ayrılmayın. Anlık değişimlerden kazanç elde ettiğinizi unutmayın ve bu anlık değişimlerin aynı zamanda kaybetmenize neden olacağını da unutmayın. Gece uyumadan veya ekran başında olmayacağınız zamanlarda açık pozisyonlarınızı kapatmayı ihmal etmeyin. Bu şekilde kazançlarını sıfırlayan birçok insan olduğunu unutmayın. Pozisyonu oluştururken aklınız yalnızca işleminizde olsun ve bir hamle yaptığınızı, karşınızda milyonlarca yatırımcının da hamle yaptığını unutmayın. Duyumlarla Hareket Etmeyin Genellikle borsada büyük dertler açan duyumlar, forex piyasası için de geçerlidir. Herhangi bir arkadaşınız veya bir yatırımcıdan aldığınız duyuma göre yatırım yapmanız. Tamamen kendi gözlemleriniz, analizleriniz, bilgileriniz, stratejileriniz ve deneyimleriniz ile hareket edin. Aynı şekilde yalnızca aracı kurumların uzmanları ve analistlerinin dediklerine göre işlem yapmayın. Daha öncede belirttiğim gibi kendinize hedefler, hedefleriniz doğrultusunda stratejiler ve planlar belirleyin. Piyasa haberlerinden aldığınız bilgilere göre aniden karar vermeyin. Kazandığınızı ve kaybettiğinizi dile getirmeyin. Bu şekilde başkalarını etkilememiş olursunuz. En iyi kazancın en iyi strateji ile olacağını aklınıza yerleştirin. Başkalarına güvenerek nasıl bir işe girmemeniz gerekiyorsa, aldığınız duyumlara göre de pozisyon açmayın. Her insanın nasıl dünyaya bakış açısı farklıysa, her yatırımcının da piyasaya bakış açısı farklıdır. Aldığınız Pozisyondan Emin Olun Yeni bir pozisyon oluşturmadan önce 1 saatlik fiyat grafiğini iyice inceleyin. Piyasa verilerini, haberlerini gözlemleyin. Trendi belirleyin ve trendin tersi olabileceği ihtimalini her zaman göz önün bulundurun. Trendin tersine işlem yapmayın ve yaparsanız da küçük karlarla işleminizi kapatın. Bir alım işlemi yapıyorsanız ve fiyat grafiğinde düşme başlamış ise, artık düşmez diye düşünmeyin. Destek ve direnç noktalarını pozisyon açarken sürekli gözlemleyin. Küçük hacimlerle pozisyon oluşturmanız işleminizin tersi çıkma ihtimaline karşı iyi bir önem olacaktır. Aynı zamanda emin olduktan sonra fiyat grafiğindeki hareketlere göre fikrinizi değiştirmek yerine pozisyonu küçük karla kapatın. Yatırım aracınızı belirledikten sonra pozisyon açmaya karar verin. Bütün yatırım araçlarını gözlemlemeyin ve spesifik olun. Her yatırım aracının farklı özelliklere sahip olduğunu aklınızdan çıkartmayın. Kendinize bazı pariteleri ve emtiaları belirleyin. Onların fiyat hareketlerini sürekli gözlemleyin. Bu yatırım araçları ile ilgili bir günlük kurgular hazırlayın. Açıklanacak olan verilere, fiyat hareketlerine, saatlik, günlük, haftalık ve aylık dalgalanmalarına, destek – direnç noktalarına ait verileri, pozisyonunuzu açmadan önce önünüzde hazır edin. Pozisyonu açarken aklınızı sadece bunlara odaklayın. Pozisyon açmadan bu verileri bulmak için aklınızı gereksiz sayılarla doldurmamış olursunuz. Pozisyonunuzu oluştururken, stop loss belirleyin. Elektrik kesintisi, bağlantı kopması veya çok ani bir işiniz çıkması durumunda zararınızı engellemiş olursunuz. Stop loss oranınızı kara geçtikçe güncelleyin ve bu oran karda olacağınız bir noktada olsun. Trendi iyi belirleyin ve giriş noktası olarak 1 dakikalık grafikteki en düşük noktayı yakalamaya çalışın. Fiyat grafiklerinin tepe ve dip noktalarında pozisyon oluşturmayın. Aynı zamanda zarardaki pozisyonunuzu kapatmama gibi bir inatçılık yapmayın. Bu inat başınıza büyük belalar açacaktır. Kaldıraç Özelliğini Doğru Kullanın Forex piyasasının en cazip özelliklerinden birisi hiç şüphesiz kaldıraç oranlarıdır. Elde edeceğiniz büyük karları düşünerek en büyük kaldıraç oranını seçmeyin. Kaldıraç oranlarını da yüksek tutmayın ve tüm işleminizi kaldıraca bağlamayın. Cazip bir özellik olduğu gibi büyük kayıp yaşamanıza neden olabilecek bir özellik olduğunu da unutmayın. Deneyiminiz olmadan kaldıraçlı işlemlerden uzak durun. Deneyiminiz arttıkça 1′e 5 oranında kaldıraç kullanabilirsiniz. Kaldıraç oranlarını kumarhane mantığına dönüştürmemeye özellikle dikkat edin. Notlar Alın Yaptığınız tüm işlemler, aldığınız bütün kararlar kısaca piyasada attığınız her adımı not alın. Bu notları daha sonra büyük bir dosyada toplayın ve geçmiş değerlendirmesi yapın. Yaptığınız hataları ve başarılı gözden geçirin. Gelecekte nasıl bir yol izleyeceğinize dair planlar yapmadan, hedefler belirlemeden önce geçmişte yaşadıklarınızı göz önünde bulundurmak size büyük bir yardımcı rehber olacaktır. Analistlerin bir çoğu da geçmişin tekrar ettiğini düşüncesini savunmaktadır. KAYNAK: http://www.borsanasiloynanir1.com/forex-ile-kazanmanin-10-altin-kurali/
İnternetten Online Yatırım Nasıl Yapılır?
İnternet günümüzde birçok kişiye iş imkanı sağlayan, gelir kaynağı olan, günlük rutin işlerin kolayca yapılabildiği bir hale geldi. Gelişen teknoloji ile birlikte yoğun bir şekilde kullanılmaya başlayan internet, günlük yaşantımızın vazgeçilmez parçalarından birisi haline geldi.Web üzerinden ek gelir elde etmek isteyen ve daha fazla paraya ihtiyaç duyan kişiler tarafından interneti tercih ediliyor. Bu sayede fazla zaman harcamadan, yorulmadan ve aileye ayrılacak vakitten çalmadan para kazanılabiliyor. Aynı zamanda interneti birikimlerinizi değerlendirebileceğiniz, yatırım yaparak para kazanabileceğiniz güvenli bir araç olarak da kullanabiliyorsunuz. İnternetten yatırım yaparak kısa sürede güvenli bir şekilde kazanç elde edebilirsiniz.Hangi Piyasalarda İnternetten Yatırım Yapılıyor?Günümüzde çok çeşitli finans piyasalarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Ama bunlar arasında gerek güvenlik, gerek yasallık, gerekse elde edilen kazanç anlamında forex, borsa piyasası ve VOB diğer piyasaları geride bırakıyor. Borsa piyasası bilinen en eski yatırım piyasası olarak görülmektedir. Hemen herkesin borsa hakkında az çok bir fikri vardır ve genellikle ‘kağıt alınıp satılan’ bir yer olarak biliniyor. Borsa nasıl oynanır 1 olarak şimdiye kadar vermiş olduğumuz bilgiler ile borsada yalnızca kağıt olarak bilinen hisse senetlerinin alınıp satılmadığını anlattık. Aynı zamanda borsa işlemlerinin artık internetten yapıldığından da sıklıkla bahsettik.Forex piyasası, yeni nesil bir finans piyasasıdır ve işlemleri tamamen internet üzerinden gerçekleştirilir. Ülkemizde 2010 yılında yasallık kazanmış ve aracı kurumları Sermaye Piyasası Kurulu denetimine girmiştir. Bu şekilde de Türk yatırımcıların güveni kazanılmış ve güvenli bir şekilde yatırım yapılmaya başlamıştır. Forex, günümüzün en kazançlı ve avantajlı finans piyasası olarak görülmektedir. Tüm dünya üzerinden yönetilen küresel bir piyasa olduğundan bahsettik ve bu sayede yatırım işlemlerinin hafta sonları hariç haftanın 5 günü 24 saat boyunca yapılabildiğini söyledik.Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası da işlem özellikleri bakımından geleceğe yönelik güvenli ve vadeli yatırım yapmak isteyen kişiler tarafından tercih edilmektedir. VOB işlemleri de günümüzde internetten fiziki olmayan şekillerde yapılmaktadır ve yatırımlardaki amacı spekülasyon, arbitraj, hedge olan kişileri bünyesinde bulunduruyor.DEVAMI: http://www.borsanasiloynanir1.com/online-yatirim-nasil-yapilir/
Reklam
Eski Sevgiliden Gelmiş / Er Geç Gelecek 17 Leş Mesaj
O leş mesaj illa ki eski sevgiliden gelmiş ya da gelecektir. Tabii eğer onun küçük dünyasında yarım kalmış bir şeyler varsa.. Hoş, her eski sevgiliden gelen mesaj rahatsız etmez, ama o bir tane 'zırtoların zırtosu' vardır ya... O ne yazsa batacaktır. Cevap atsanız dert,atmasanız da 'bana hala sinirli, demek hala hisleri var bana karşı,beni hala takıyoo loloolooo' diye tribe girebilir.
Dolar mı? Altın mı? Euro mu? Hangi Yatırım Daha Karlı?
Dolar mı, altın mı, euro mu sorusu son birkaç senenin en popüler yatırım sorularından birisi. Dolar gibi dünyanın en güçlü para birimine mi, yoksa 12 yıllık boğa piyasası saltanatı süren ve yatırımcılarına sürekli kazandırmış olan altına mı yatırım yapmak gerekiyor? Avrupa Birliği para birimi olan Euro ise ekonomik krizlerden daha ne kadar etkilenir?Genel olarak hemen hepimizin paraya olan ihtiyacı artış gösterdi. Bunun nedeni ise gelişen teknoloji, yükselen yaşam standartları ve bunun dışında kişisel ihtiyaçlarımız gösterilmektedir. Gelecekte daha iyi bir yaşama sahip olmak, çocuklarımıza daha iyi bir eğitim olanağı sunmak, emeklilikte rahat bir yaşam sürmek, kendi işimize, evimize sahip olmak gibi milyonlarca ihtiyacımız var.Paraya olan ihtiyacımıza ek olarak günümüzde parayı daha bilinçli bir şekilde yönettiğimizi de söylemek gerekir. Birikim yapma konusunda herkes çok daha sağlam adımlar atıyor ve geleceğe yönelik yatırım yapıyor. Bu yatırım da çok farklı şekillerde yapılmaktadır. Kimisi gayrimenkul yatırımı yapıyor, kimisi eski yöntemle bankalarda bekletiyor. Kuyumcudan altın alarak yastık altı denilen şekilde paranın değerlendirilmesi ise günümüzde pek tercih edilmiyor ve bankalarda oluşturulan altın hesapları kullanılıyor.Günümüzde yatırım yapma konusunda da daha bilinçli olduğumuzu belirtmek gerekir. Finans piyasalarına duyulan güven artmış durumda ve başarılı yatırımcı sayısında artış gözlenmektedir. Finans piyasalarının eskiye göre daha iyi bir şekilde denetlenmesi, işlem özelliklerinin günümüz teknolojisi ve şartları ile uyumlu hale getirilmesi gibi nedenlerden dolayı yatırımcıların finans piyasalarına olan güveni artmış durumda. Forex ve borsa piyasası günümüzün en yüksek işlem hacmine sahip finans piyasalarıdır ve borsa nasıl oynanır 1 sitesi olarak bu iki finans piyasası hakkında yeni yatırımcılara bilgiler vermeye devam ediyoruz.Altın Yatırımı Karlı mı? Altın 12 yıllık geçmişi boyunca yatırımcılarına sürekli kazanç sunmuştur. Merkez bankalarının elinde her daim rezerv olarak bulunduğu için de güvenli liman olarak değerlendirilmektedir. Dövizlere güvenin azaldığı zamanlarda ilk olarak tercih edilen emtiadır. Bilindiği gibi altın 2013 yılında göstermiş olduğu performans nedeniyle artık güvenli liman olarak görülmüyor ve yatırımcılarına büyük kayıplar yaşattı. 12 yıl boyunca düzenli bir artış gösteren altın 1,800 dolar seviyelerinden 1,180 dolar seviyelerine kadar sert düşüşler gösterdi ve ayı piyasası hakimiyetine girdi. Durum böyle olunca birçok uzman ve ünlü yatırımcı altından uzak durulması gerektiği hakkında uyarılarda bulundu. Altın yatırımları ile ünlü olan Paul Johnson yaşamış olduğu büyük kayıpla gündeme damgasını vuran isim oldu. Dolar Yatırımı Karlı mı? Amerikan doları ise FED’in yapmış olduğu varlık alımlarının sonlandırılacağı haberi ile değer kazandı. USD/TL paritesinin değeri 2 seviyesinin üzerine çıktı ve merkez bankasından müdahale geldi. Doların göstermiş olduğu iyi performans altının değer kaybetmesine neden oldu. Bilindiği gibi dolar ve altın fiyatları arasında ters bir ilişki bulunmaktadır. FED’in yaratmış olduğu spekülasyon nedeniyle altın büyük bir değer kaybı gösterirken, dolar yukarı yönlü hareket etmeye başladı. Durum böyle olduğu için de yatırımcılar, yatırımı dolara mı yapmalı sorularını uzmanlara yöneltmeye başladılar. Altın ve dolar arasındaki ilişki forex piyasasının çift yönlü işlem özelliği ile birleştiği zaman kazançlı yatırımlar yapılabilmektedir. Altın bilindiği gibi Amerikan doları üzerinden işlem görmektedir ve çift yönlü işlem özelliği sayesinde de hem değer kazanan hem de değer kaybeden yatırım aracından kazanç elde edilebilmektedir. Bu durumda; altın değer kaybederken Amerikan doları satın alınıp altın elde çıkarıldığında kazanç elde edilecektir. Aynı şekilde altın değer kazanırken de dolar satılıp altın alımı yapıldığı zaman yatırımdan kar elde edilmiş olur. Euro Yatırımı Karlı mı? Euro Bölgesi’ne bakıldığı zaman 2013 yılının, geçen yıllarda olduğu gibi politik olaylar, ekonomik krizler, spekülasyonlar, enflasyon, artan işsizlik, yüksek faiz oranları gibi olayların yoğun yaşandığı bir yıl olduğu görülmektedir. Almanya ve Fransa’nın birbirine ters düşen görüşleri, Yunanistan’da ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nde görülen krizler Euro’yu olumsuz etkiledi. G20 toplantılarına damgası vuran isimlerin başında Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi vardı. Euro Bölgesi’nin ve Euro para biriminin geleceği hakkında yapmış olduğu yorumlar tüm dünyada dolandı. 2012 yılında piyasaların kahini olarak bilinen Nouriel Roubini tarafından yapılan Euro’nun iflas edeceği yorumu büyük ses getirmişti. Yatırımcılar Euro’dan uzak dururken, 2013 yılında euroya yatırım yapma konusunda tereddütlüydü. Euro açıklanacak olan makro ekonomik veriler öncesinde genel seyrinden aşağı da bir seyir izledi ama genel anlamda olumlu gelen veriler sonrasında yönünü yukarı çevirmeyi başardı. Hangi Finans Piyasası Daha Karlı? Forex piyasası günümüzün en kazançlı finans piyasası olarak görülmektedir. Tüm dünya üzerinden yönetilen küresel bir finans piyasası olması, her fiyat hareketinden yararlanmayı sağlayan işlem özellikleri, risklerin sınırlandırılabilme özelliği ve internet üzerinden haftanın 5 günü 24 saat boyunca işlem yapabilme özelliği sayesinde en güvenli ve kazançlı yatırımlar forex piyasasında yapılmaktadır. Hangi yatırım daha karlı sorusunun en doğru cevabı olarak işlem yapılan piyasaya ve yatırımcının deneyimine göre değişkenlik gösterdiğini söylemek gerekir. Borsada hisse senetleri kazandırırken, forex piyasasında işlem özellikleri nedeniyle deneyimli yatırımcının kazandığı ortadadır. Bu nedenle bu finans piyasalarında işlem yapacak olan yeni yatırımcıların parasını piyasaya yatırmadan önce iyi bir deneyim kazanması gerekmektedir. Demo hesap olanaklarından faydalanılarak bu deneyimi risk almadan kısa sürede kazanabilirsiniz. Finans piyasalarında ve özellikle forex piyasasında EUR/USD paritesi şeklinde işlem gören euro ve dolar yine en çok işlem hacmine sahip yatırım aracı oldu. Dövizler ve emtialar dışında ise 2013 yılının kazandıran yatırım araçları hisse senetleri oldu. Dövizlerde ve emtialarda görülen düzensiz fiyat hareketleri sonrasında yatırımcılar hisse senedi alım satımı yapmaya yönlediler. Özellikle ABD ve Avrupa hisse senetlerinin göstermiş olduğu iyi performans sayesinde yatırımcılar hisse senetlerinden güvenli kazanç elde etti. Dolar, altın ve euro yatırımı finans piyasalarının en yüksek işlem hacmine sahip yatırımlarıdır. İşlem hacimlerinin yüksek olması kısa vadede yüksek kazançlar elde edebileceğiniz anlamına gelmektedir. Ama bunun için iyi bir deneyime sahip olmanız ve anlık meydana gelen fiyat dalgalanmalarından nasıl faydalanacağınızı bilmeniz gerekmektedir. KAYNAK
Reklam
Bitcoin, Kripto Para ve Hukuk (3. Bölüm)
Bu hafta sizlere gerek sosyal ortamlarda gerekse özel olarak bana yöneltilen sorulardan kısa bir derleme yaparak, Türkiye’de Bitcoin ve kripto para eko sisteminin hukuksal durumunu paylaşmak istiyorum. Bu cevapların tamamının kişisel yorumlarımdan ibaret olduğunu belirtmek isterim. Zaten, hepinizin bildiği üzere bu konular konuşuldukça yasal gelişmeler gün yüzüne çıkacaktır.Soru: Bitcoin yasal mı? Bu konuda bana birçok soru geliyor. Konunun çok geniş bir yelpazeye sahip olması nedeniyle tedirginlik yaratmasını doğal karşılıyorum. Ayrıca tüm dünyada yaşanan olumsuz gelişmeler, bu piyasanın içerisinde yer alan herkesin “acaba” yanlış bir şey mi yapıyorum? huzursuzluğunu yaşamasına sebep oluyor.  Bitcoin cüzdanlarından çalınan paralar, bazı borsaların büyük şaibelerle kapanıp ortadan kaybolması, bankaların ve devletlerin şüpheli bakış açıları ve teknolojinin tamamen internet üzerinde yaşıyor olmasından kaynaklanan güvenlik açıkları ve en önemlisi, illegal işlerle bitcoini birbirine yakıştıran haberler… Bu tür haberlerin dilden dile yayılması ile “güvenilirlik” problemi de aynı hızla artıyor. Şunu belirtmekte özellikle fayda var. Bu, yeni bir teknoloji ve başlangıç aşamasında bu kadar şüphe uyandırması ve anlaşılamamasından kaynaklanan “korku” gayet doğal bir tepki. Hele bir de işin içinde “para” kavramının bol bol geçmesi ile tedirginlik iki kat artıyor. Kesin olarak söyleyebilirim ki; Türkiye’de bitcoin ve diğer kripto paralar yasa dışı değildir. Türk Ceza Kanun’unun 2. Maddesi bu anlamda en önemli kanuni dayanaktır. Maddeye göre; Kanunda suç olarak tanımlanmamış hiçbir eylemden dolayı kişilere ceza verilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.” Bu maddeden hareketle, bugün itibarı ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yasal mevzuatlarında “Bitcoin ve kripto para” kavramları ile ilgili düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, yeri gelmişken şu ayrımı yapmakta fayda görüyorum. Zaten bütün sıkıntı şimdi bahsedeceğim ayrımı yapamıyor olmamızdan ileri geliyor. Hırsızlık, her ne şekilde yapılırsa yapılsın suçtur. Dolandırıcılık, hangi teknolojiyle yapıldığına bakılmaksızın eğer kanunda sayılan unsurları içeriyorsa cezalandırılır. Kısacası, eğer siz bitcoin ile dolandırıcılık yaparsanız, bitcoin kullanarak dolandırıcılık yaptığınız için değil, dolandırıcılık yaptığınız için cezalandırılırsınız.Soru: Madencilik yaparsam suç işlemiş olur muyum? Hayır olmazsınız. Kripto para madenciliği, dijital dünya içerisinde belirli protokollere bağlı olarak çalışan programları bilgisayarınızda çalıştırmanız anlamına gelir. Bunu yapmanın hiçbir yasal kısıtlaması bulunmamaktadır. Bu konuyla ilgili olarak karşınıza en çok çıkacak sorun, elektrik dağıtım şirketlerinin tüketiminizi sorgulaması olacaktır. Standart konut elektriği kullanımı sözleşme gereği sınırlandırılmıştır. Bu sınırı aşan aboneler olağan dışı elektrik tüketimi nedeniyle araştırılırlar. Ancak bunun aşılması kolaydır. Elektrik şirketi ile üretim gücünüze bağlı olarak yapacağınız anlaşma ile hiçbir yasal sıkıntı yaşamadan üretiminize devam edebilirsiniz. (büyük çapta yapılan üretimler buna dahil değildir.)Soru: Bitcoin Borsalarında alış/satış yapıyorum. Banka hesap hareketlerim nedeniyle sorun yaşar mıyım? Bu soruya şimdilik benim bildiğim kadarıyla yaşanmış bir somut olay olmadığı için net cevap veremiyorum. Ancak yapılan şeyin finansal ve vergisel anlamda dikkat çekecek hacimlere ulaşmasıyla net olarak devlet kurumlarından bir tepki/düzenleme gelecektir. Bunun yapılabilmesi için de öncelikle bu faaliyetin ekonomik anlamda bir tanıma ihtiyacı olacaktır. Vergilerin ancak kanunla düzenlenebilirliği ilkesi gereği bu konuda bir kanun düzenlemesi yapılana kadar herhangi bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum. Vergi mevzuatında sanal para ile yapılan işlemlere ilişkin düzenleme bulunmuyor. Aynı zamanda bu sistemin benzeri de yok. Bu nedenle bekleyip görmekten başka çaremiz kalmıyor.Soru: Maliye, Vergi Dairesi..vs Bitcoin ile ilgili hesap hareketlerimden dolayı beni soruşturmaya alırsa ne yapmalıyım? Bana, vergisel anlamda herhangi bir soruşturmaya maruz kalırsa ne yapması gerektiğini soran herkese verdiğim cevabı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Anlatın. Tüm sistemi, yaptığınız her işlemi, Bitcoin’in ne olduğunu, kaynağının nereden geldiğini, borsaların çalışma mantığını, yani kısaca bildiğiniz her şeyi anlatın. Burada saklanacak bir şey yok. Yasa dışı bir şey yapmıyorsunuz. Devletin vergi mevzuatlarında yer almayan yeni bir işle uğraşıyor olmanız sizi vergi kaçakçısı yapmaz. Devlet mekanizması, bu yeni teknolojiyi ve ekonomik hareketi bir şekilde düzenlemek durumundadır. Herhangi bir düzenleme yapmadığı sürece bu eko sistemi kullananları vergilendiremeyecektir. Zaten devletin kendi iç dinamikleri zamanla bu konuları ele almak zorunda kalacaktır. Dünyadaki gelişmeleri izleyenleriniz devletlerin bu konuda somut adım atmakta ne kadar zorlandığını da fark etmiştir. Çünkü, sistemsel değişiklikler gerektiren bir ekonomi sözkonusu.Soru: Kripto para borsaları belirli bir limiti aşan işlem hacmi için neden kişisel bilgilerimi istiyor? Bunun şu aşamada tek bir mantıklı açıklaması olabilir. Henüz bir düzenleme olmadığından bu borsalar, haklı olarak kendilerini yapılan işlemlerin rakamsal büyüklüğüne göre devletin olası vergilendirme girişimlerine karşı savunabilmek için yapıyorlar. Kısacası; yarın bir gün, vergi müfettişi o borsanın hesap hareketlerindeki yüksek meblağların kaynağına inmek istediğinde borsa şirketi paranın kaynağını gösterebilmek için bu verileri saklıyor. Kişisel olarak borsaların bu şekilde çalışıyor olmasını olumlu buluyorum. Sonuçta şirketler ne kadar ciddi çalıştığını sadece müşterilerine karşı değil, devlete karşı da gösterme imkânını bu sayede bulacaktır. Sizler de yaşadığınız ya da aklınıza takılan hukuki konuları bu başlık altında bulunan yorum kısmına yazarak, bu yazının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz.
'Anayasa Mahkemesi'nin Kararına Saygı Duymuyorum'
Başbakan Erdoğan erken seçim tartışmalarına nokta koydu. Başbakan Anayasa Mahkemesi'nin Twitter'a erişim engelini kaldıran kararı için de 'Uyarız ama saygı duymayız' dedi. Başbakan, Azerbaycan'a hareketinden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan'a yerel seçim sonrası konuşulmaya başlanan erken seçim iddiaları soruldu. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı ve genel seçimin birleştirilmesinin söz konusu olmadığını söyledi. Parti olarak seçimlerin zamanında yapılması konusunda ilke kararları olduğunu vurguladı: 'Birleştirilmesi zaten söz konusu değil. Cumhurbaşkanlığı seçiminin takvimi zaten açıklanmıştır. Fakat erken seçim noktasında bizim partimizin ilke kararı vardır. İstikrar buradadır. Cumhuriyet tarihinde bize kadar, 16 ayda bir seçim olmuştur. 16 ayda bir seçim yapılan bir ülkede istikrar olur mu? Yatırımcı önünü görmediği bir ülkeye gelmez.' Erdoğan partisindeki 3 dönem seçilme kuralının sürüp sürmeyeceği konusundaki sorulara da, 'Benim kanaatim üç dönemden yanadır. Üç dönemle siyasi hayat bitmiyor. Üç dönemden sonra bir dönem ara, sonra tekrar devam etme şansı herkes için söz konusu.' dedi. Erdoğan, bu konudaki tüzük değişikliğinin MYK'da değil, Genel Kurul'da yapılabileceğinin altını çizdi. Anayasa Mahkemesi'ne Twitter tepkisi Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin Twitter'a erişim yasağını kaldıran kararını da eleştirdi: 'Karara uymak durumundayız ama saygı duymak zorunda değiliz. Saygı da duymuyorum. Birincil mahkemelere başvurulmadan Anayasa Mahkemesi'ne götürülmüştür. Usul olarak bunu reddetmeliydi. Özgürlükler konusunda da doğru bulmuyorum. Bir ticari şirket söz konusu. Bunun ürününü alıp almamak serbesttir. Anayasa Mahkemesi'nde bekleyen bu kadar dosya varken, böyle bir kararı almasını doğru bulmuyorum.' Gül'ün cumhurbaşkanlığını ile ilgili açıklamaları Başbakan Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Kuveyt'te gazetecilere cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili yaptığı değerlendirmeleri soruldu. Erdoğan, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın konuyu aramızda müzakere ederek bir karara varırız kanaatini ben de paylaşıyorum' dedi. Egemen Bağış'a sahip çıktı Başbakan Erdoğan, sorular üzerine, internetteki ses kayıtlarında dine haraket ettiği iddiasıyla eleştirilen eski Avrupa Bakanı Egemen Bağış'a da sahip çıktı. Erdoğan, Bağış'ın söz konusu kayıtların montaj olduğunu söylediğini vurguladı: 'Arkadaşımızı, bu tür uydurma, bu tür montaj olaylarını yapanlardan daha iyi tanıyoruz. Böyle bir şeyi yapanla bizim yürümemiz mümkün değildir. Ama arkadaşımızın bunu söylemediğini biliyoruz yani.'Al Jazeera Türk
Hangi Lobi Size Daha Uygun?
Malum ülkemiz son zamanlarda lobilerin cirit attığı bir yere dönüştü. Gün geçmiyor ki yeni bir lobi ile yüz yüze gelmeyelim. Peki düşündünüz mü acaba siz hangi lobiye daha yakınsınız? İşte testimizi çözerek hangi lobinin size en uygun lobi olduğunu öğrenebilirsiniz.
Reklam
Borsa Tarihi
Borsa piyasası denildiği zaman hemen hepimizin aklına hisse senetleri gelmektedir. Ama borsa tarihi tarım ürünlerinin, değerli madenlerin, sanayi metallerinin alınıp satılmaya başlaması ile gelişim göstermiştir. Emtia dediğimiz bu ticari malların alınıp satılması için pazar ve panayırlar oluşturulmuştur. Bu pazar ve panayırlar borsacılığın başlangıcı olarak kabul edilir.İlk Borsa İşlemleriİlk borsa işlemleri de emtiaların alınıp satıldığı pazar ve panayırlar da gerçekleştirilmiştir. Pazar ve panayırlarda gerçekleştirilen alım – satım, ilerleyen süreçte gelişim göstermiştir ve borsa işlemleri de bununla beraber yaygınlaşmıştır. Bu işten para kazanıldığını gören bazı tüccarlar ise bu pazarları günümüzün emtia borsalarına çevirmiştir.Hisse senetlerinin ticari işlemlerde kullanılmaya başlaması ise çok daha sonra gerçekleşmiştir. Ülkeler arasında ticari işlemler yaygınlaşmış ve para birimlerinin birbirine çevrilmesi gibi sorunlarla karşılaşılmıştır. Bunun üzerine de Bretton Woods anlaşması imzalanmış ve dolar – altın dönüştürülebilirliği kabul edilmiştir. Bu anlaşmaya katılan ülkeler para birimlerini dolar ve altına endeksleyerek ticari işlemlerini gerçekleştirmiştir.İlk olarak emtia borsalarının kurulmasının ardından döviz, altın ve kıymetli evrak borsaları gelişim göstermeye başlamıştır. Kıymetli evrakların alınıp satılmaya başlaması ile borsalar devamlılık kazanmıştır ve borsa binaları kurulmuştur.Birçok kaynak, ticari evrakların borsa işlemlerine dahil olmasının, borsacılığın gelişmesinin en sonunda yer aldığını söylemektedir. Bunun nedeni olarak da; başta Roma Hukuku olmak üzere hukuk alanında görülen geniş çaptaki gelişmeler de yer almayan sınırlı sorumluluk ilkesi nedeniyle kıymetli evrak kurumlarının hukuk sistemlerine yerleşmesi gösterilmektedir.15. yüzyılda denizciliğin ve dünya deniz ticaretinin gelişim göstermesi ile İngiltere, İtalya, Belçika ve Hollanda gibi denizci ülkelerde büyük ticaret merkezleri kurulmuştur. Bu ticaret merkezlerinde yürütülen faaliyetlerin birçoğunu aracılar yapmıştır. Büyük miktardaki aracı yükümlülükleri ticari senetler ile kredi belgelerinin doğmasına ve 15. yüzyılda ilk poliçelerin kullanılmasına başlanmıştır.Ticari senetlerin kullanımının yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte senetlerin el değiştirmesine ilişkin de bazı kurallar ortaya çıkmıştır. Bugünkü Belçika’nın Brugge şehrinde bazı Yahudi ailelerin para ticarini meslek haline getirmesi de borsacılığın ilk faaliyetlerinden sayılmaktadır. “Borsa” kelimesinin de bu şehirde yaşayan Van der Burse ailesinden geldiğine inanılmaktadır.İlk Borsa BinasıDenizcilikle bağlantılı olarak Avrupa’da ilk borsa 1487 yılında Anvers’te kurulmuştur. 16. yüzyılda altın çağını yaşayan Hollanda’nın Amsterdam Borsası ise Anvers’deki borsanın yerini almıştır. 16. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa’nın diğer ülkelerinde borsalar belirmeye başlamıştır ve bugünün büyük borsaları haline gelmişlerdir.Tarihi geniş çaplı bir araştırma yapıldığı zaman ise dünyanın ilk borsasının, Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde kurulduğu görülmektedir.Günümüzden tam 1750 yıl önce inşa edildiği bilinen Aizanoi Binası’nda hem borsa işlemleri yapılmış hem de Roma İmparatoru Dioeletianus, enflasyonla mücadele etmek için hazırlamış olduğu mal satış bedelleri hakkındaki duyurular binanın etrafındaki taş bloklarda duyurulmuştur. Yani bu taş bloklar günümüz borsa ekranlarının görevini görmüştür.Çavdarhisar ilçesinde bulunan dünyanın ilk borsası milattan sonra 2. yüzyılın sonlarında ‘macellum’ denilen gıda pazarı olarak kullanılmıştır. Milattan sonra 301 yılında ise Roma İmparatoru Dioeletianus enflasyon ile baş etmek için belirlediği fiyatları Aizanoi’nin taş bloklarında duyurmuştur. Taş bloklar üzerinde bulunan bu fiyatlar üzerinden alım – satım gerçekleştirilmiştir. Enflasyonun önlenmesi için üretilen mallar arasında çapraz fiyatlandırma yapılmış ve gerçeği yansıtmayan fiyatlar engellenmiştir.Haberin Devamı: http://www.borsanasiloynanir1.com/borsa-tarihi/
Nereye Yatırım Yapmalı
Para kazanmak ve mevcut parayı yönetmek anlamında kişilerin daha bilinçli olduklarını görüyoruz. Geleceğe yatırım yapmak adına ellerinde bulunan birikimleri en doğru şekilde değerlendirerek gerek emeklilikte rahat bir yaşantı gerekse çocukların eğitimlerinin daha iyi koşullarda gerçekleştirilmesi için çalışılmakta. Aynı zamanda gelişen teknoloji ve yükselen yaşam standartlarına uyumu sağlamak adına da hemen hepimiz daha fazla paraya ihtiyaç duyuyoruz. Daha fazla para kazanmak isteyen kişilerden, günümüzde nereye yatırım yapmalı, neye yatırım yapsam kazanırım tarzı soruları daha sık duymaya başladık. İnternet kullanımının gelmiş olduğu nokta ise kişileri internetten para kazanmaya yöneltiyor. Aynı zamanda fiziki olarak ekstra bir işte daha çalışmak hem yorucu hem de sosyal yaşantı için pek uygun değil. İnternet bu noktada kişilerin ihtiyaçlarını en iyi karşılayan araç olarak görülüyor.İnternetten Yatırım Yapmak İnternetten yatırım yapmak ilk başta kişilere güvenli bir yöntemmiş gibi görünmüyordu. Günümüzde hem internetin hem de finans piyasalarının geldiği durum göz önünde bulundurulduğu zaman ise daha güvenli ve yasal işlemler için denetimlerin olduğu görülmektedir. En eski tanıdığımız finans piyasası olarak borsa piyasası işlemleri günümüzde internetten yapılabilmektedir. Aynı zamanda forex piyasası gibi küresel bir finans piyasasının işlemleri de internet üzerinden güvenli bir şekilde yapılabilmektedir. Forex piyasası ülkemizde 2010 yılında denetlenmeye başlamıştır ve 2011 yılında yasal aracı kurumları ile birlikte popülerlik kazanmıştır. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından denetlenen piyasa ve aracı kurumlar sayesinde internetten güvenli ve yasal bir şekilde yatırım yapılarak para kazanılmaktadır. Aynı zamanda forex piyasası dünyanın en büyük finans piyasası olarak hizmet vermektedir. Günlük 6 trilyon dolar civarında olan işlem hacmi sayesinde kısa vadeli yatırımlar yapılarak yüksek kazanç elde etmek mümkündür. Borsa piyasasında gerçekleştirilen uzun vadeli yatırımlar bazı kişilere pek uygun gelmemektedir. Forex piyasasının kısa vadeli yatırım yapılma özelliği bu kişiler için en iyi özelliklerden birisidir. Borsada Neye Yatırım Yapsam? Borsada denildiği zaman akla öncelikle hisse senetleri gelmektedir. Hisse senetlerine yatırım yapmak 2013 yılının en karlı yatırımı olarak belirlendi. Uzun vadeli olarak en iyi yatırım aracı olan hisse senetleri, aynı zamanda borsada işlem gören en yüksek likiditeye sahip yatırım araçlarıdır. Hisse senedi alım – satımı yapmak isteyen kişilerin öncelikli olarak borsa piyasasını iyi bir şekilde tanımaları ve borsa nasıl oynanır öğrenmeleri, deneyim kazanmaları gerekmektedir. Borsada para kazanmak için en önemli kriterlerden birisi kesinlikle bilgi ve deneyimdir. Bunun için aracı kurumlar tarafından internet üzerinden sunulan eğitim olanaklarından faydalanılabilir. Bu eğitimler sayesinde piyasa tam anlamıyla tanınabilir. Ama borsada deneyim kazanmak da gerekmektedir. Bunun için de demo hesap denilen ve sanal para ile gerçek piyasa koşullarında işlem yapılmasını mümkün kılan programlar kullanılabilir.     İlgili İçerik:    Hisse Senedi Nasıl Alınır, Nasıl Satılır? Borsada hisse senetleri dışında diğer menkul kıymetler, emtialar, dövizler ve türev araçlar denilen futures, forward, opsiyon sözleşmeleri de işlem görmektedir. Borsada tek bir yatırım aracına tüm paranızı yatırmak yerine, borsa beklentilerinize en uygun portföyü oluşturarak yatırım yapmanız daha karlı sonuçlar elde etmeniz adına gereklidir. Portföyünüzü nasıl oluşturmanız gerektiği hakkında portföy yöneticilerinden yardım alabilir ve bilgileriniz, tecrübenizle kendi portföyünüzü oluşturabilirsiniz. Forex Piyasasında Neye Yatırım Yapsam? Forex piyasası, bir ülkenin para biriminin anlık alınması, başka bir ülkenin para biriminin de anlık satılması ile alım – satım arasında oluşan farkın karınız olarak kaydedildiği finans piyasasıdır. Tanımda yalnızca dövizlerden bahsedilmesinin yanı sıra emtialar, dünyaca ünlü hisse senedi ve borsa endeksleri de forex piyasasında işlem gören yatırım araçlarıdır. Forex piyasasında gerçekleştirilen anlık alım – satım işlemlerinden dahi yüksek kazançlar elde edilebilmektedir. Bu hem yüksek işlem hacminden hem de işlem özelliklerinden kaynaklanmaktadır. 100 dolarlık bir teminatla forex piyasasında yatırıma başlamak mümkündür ve kısa vadede elde edilen kazançlar sayesinde daha büyük lotlarda işlem yapmak mümkün olacaktır. Kısa vadeli fiyat dalgalanmalarından kazanç elde edildiği forex piyasasında iyi bir piyasa takibi yapılarak herhangi bir yatırım aracı anlık alınabilir ve beklenen dalgalanmalar meydana geldikten sonra satış gerçekleştirilerek kazanç elde edilebilir. İşlem özellikleri bakımından bakıldığı zaman, çift yönlü işlem özelliği sayesinde yatırım araçlarının fiyatları hem yükselirken hem de düşerken alım veya satım yapılarak pozisyon açılabilir. Fiyatlar yükselirken alım yönünde, düşerken de satış yönünde işlem yapılarak kazanç elde edilebilir. Kaldıraç sistemi de kısa vadede yüksek kazanç elde etmeyi mümkün kılan özelliklerden birisidir. Ülkemizde 1:100 oranına kadar izin verilen kaldıraç oranları sayesinde paranızın 100 katına kadar işlem yapabilir ve elde edeceğiniz kar oranını 100 katına kadar arttırabilirsiniz. Bu işlemleri gerçekleştirirken belirlediğiniz risk faktörünü zarar durdur / kar al emri olarak piyasaya iletebilir ve beklenmedik kayıplardan korunabilirsiniz. Forex piyasasında da kazandıran işlemler gerçekleştirebilmek için öncelikle forex nasıl oynanır öğrenmek gerekmektedir. Bunun için yasal aracı kurumların eğitimlerine internetten başvurulabilir ve eğitimler ücretsiz olarak internetten alınabilir. Hangi Yatırım Araçlarına Yatırım Yapılmalı? Hangi yatırım aracınız seçeceğiniz yatırım beklentilerinize, işlem yeteneklerinize göre değişkenlik gösterse de en büyük etkenlerden birisi piyasa takibi sonucunda yatırım aracının değer kazanıp kazanmayacağıdır. Dövizler, emtialar, hisse senetleri, borsa endeksleri ve türev araçlar arasından hangi yatırım araçlarını seçmek isterseniz isteyin iyi bir piyasa takipçisi olmanız gerekmektedir. Borsada hangi yatırım aracını seçecekseniz gelecekte değer kazanacağını bilmeniz gerekmektedir. Borsada yalnızca değer kazanacak olan yatırım araçlarından para kazanmak mümkündür. Ama forex piyasasında çift yönlü işlem özelliği sayesinde değer kazanacak veya kaybedecek yatırım aracına yatırım yapılabilir. Borsada portföyünüzü oluştururken borsa beklentilerinizi belirlemeli ve buna uygun özelliklere sahip yatırım araçlarını seçmelisiniz. Diğer bir yönden bakmak gerekirse; genel olarak dövizlerin günlük yüksek işlem hacmi nedeniyle kısa vadeli kazanç elde etmek isteyen kişiler döviz yatırımı yapmaktadır. Ama ülkelerde meydana gelen ekonomik krizler, siyasi anlaşmazlıklar, savaşlar, olumsuz gelen makro ekonomik veriler gibi birçok etken nedeniyle dövizlere olan güven azalır. Bu dönemde döviz yatırımcıları daha güvenli olarak gördükleri emtialara yatırım yapmayı tercih ederler. Emtialardan özellikle altın en güvenli yatırım aracı olarak görülmektedir ve 12 yıl boyunca göstermiş olduğu iyi performans nedeniyle yatırımcılar altına yatırım yapmayı tercih ederler. KAYNAK: http://www.borsanasiloynanir1.com/nereye-yatirim-yapmali/
Reklam
Forex’te Para Kazanmak Mümkün mü?
Gelişen teknoloji ve yükselen yaşam standartları hemen hepimizin paraya olan ihtiyacının artmasına neden oldu. Gelecekte daha iyi bir yaşam, çocuklara daha iyi bir hayat sunabilmek, emeklilikte daha iyi bir yaşama sahip olmak gibi daha birçok gereksinimden dolayı daha fazla paraya sahip olmak istiyoruz. Peki, ihtiyacımız olan bu paraya nasıl sahip olabiliriz?Günümüzde internetin yoğun bir şekilde kullanılmaya başlaması, çeşitli para kazanma yollarının da internete taşınmasına neden oldu. Ama bu yolların hepsinin yasal ve güvenli para kazanma yolları olduğunu söyleyemeyiz. Borsa ve forex piyasası gibi yatırım yapmanın yasal olduğu ve çeşitli kurumlar tarafından denetimlerinin yapıldığı finans piyasalarında internetten yatırım yapılarak para kazanılabilir. Ayrıca forex ve borsada yatırım yapmak birikmiş paranızı değerlendirmenin de en iyi yoludur.Forex’te Nasıl İşlem Yapılır?Forex piyasası işlemleri tamamen internetten gerçekleştirilir ve haftanın 5 günü 24 saat boyunca işlemler yapılabilmektedir. Tüm dünya üzerinden yönetilen bir piyasa olması nedeniyle forex piyasası hafta sonları hariç yatırımcı işlemlerine açık kalmaktadır. Bu sayede de yatırımcılar internet üzerinden istedikleri yer ve zamanda işlemlerini bilgisayar yardımıyla gerçekleştirebilmektedir.Bir ülkenin para biriminin anlık alınması ve diğer bir ülkenin para biriminin de anlık satılması ile oluşan farktan para kazanmış olursunuz. Günlük işlem hacminin 6 trilyon dolar civarında olması nedeniyle forex piyasasında günlük kazançlar dahi elde edilebilmektedir.Forex piyasasında yatırım yapmaya başlamak için öncelikle yasal olan aracı kurumları araştırmanız gerekmektedir. Yasal olan ve size en iyi olanakları sunduğuna inandığınız aracı kurumu tercih etmelisiniz. Daha sonra bu aracı kurum ile çerçeve sözleşmesi imzalamalı ve haklarınızı belirlemelisiniz. Aracı kurumlara başvuru yapmak için de web siteleri üzerinde bulunan adı, soyadı, telefon ve e – postadan oluşan bilgileri girmeniz yeterlidir. Bu başvuru ile hem eğitimlere başvurmuş olursunuz hem de direkt olarak hesap oluşturarak yatırım yapmaya başlayabilirsiniz.Para Kazandıran Forex YatırımlarıForex piyasasında yatırım yaparak para kazanmak istiyorsanız, öncelikle bilgi ve deneyim sahibi olmanız gerekmektedir. Forex eğitimleri, aracı kurumlar tarafından ücretsiz olarak verilmektedir ve isteyen herkes bu eğitimlerden faydalanabilmektedir. Bu eğitimler de tamamen internet üzerinden sunulmaktadır. Bu sayede de bilgi edinmek isteyen kişiler istedikleri yerde bu eğitimlerden faydalanabilmektedir.Forex kitabı, eğitim videoları, online seminerler ve demo hesaptan oluşan eğitimler sayesinde kısa sürede forex bilgisine sahip olabilirsiniz. Demo hesaplarda kazandıran yatırımlar nasıl yapılır öğrenerek gerçek paranızı riske atmadan deneyim kazanabilirsiniz. Deneyim kazanmak borsada olduğu gibi forex piyasasında para kazanmanız için gereklidir.Borsada para kazanmak mümkün mü sorusuna verilecek cevapta olduğu gibi forex piyasasında iyi derecede bilgiye ve deneyime sahipseniz para kazanmanız mümkündür. Borsa ile forex piyasasında para kazanma konusunda aralarındaki fark forex piyasasında risklerin zarar durdur / kar al emri ile sınırlandırılabilmesi, işlem özellikleri, kısa vadeli yatırımlar sayılabilir. Günlük yapmış olduğunuz alım – satım işlemlerinden bile forex piyasasında yüksek kazançlar elde edebilirsiniz. Kaldıraçlı alım – satım işlemleri sayesinde forex piyasasında paranızın 100 katına kadar işlem yapabilir ve bu sayede günlük işlemlerden elde edeceğiniz karı 100 katına kadar arttırabilirsiniz.Forex’te Kazandıran Yatırım Araçları100 dolarlık teminatla forex piyasasında yatırım yapmaya başlayabilir ve kısa sürede daha büyük lotlarla işlemlerinizi gerçekleştirerek daha çok para kazanabilirsiniz. Küresel bir finans piyasası olması nedeniyle forex piyasasında işlem gören dövizler, tüm dünya ülkelerinin para birimleridir. Bu para birimleri pariteler şeklinde işlem görmektedir ve majör – minör pariteler şeklinde de gruplandırılmaktadır.    İlgili İçerik:    Parite Nedir? Çeşitleri Nelerdir?Değerli madenler, sanayi metalleri, tarım ürünleri, enerji ürünleri gibi ana gruplara sahip olan emtialar da forex piyasasının işlem özellikleri sayesinde yüksek kazanç getiren yatırım araçları olarak sayılmaktadır. İnternetten emtia yatırımı yapmak ve fiziki olmayan alım – satım işlemleri ile güvenli ve kazançlı bir şekilde işlemler gerçekleştirilebilmektedir.Forex Piyasasında İnternetten Para KazanmakForex piyasası ülkemizde henüz yeni yasallık kazanmasına rağmen birçok Türk yatırımcıyı bünyesinde barındırmaktadır. Piyasanın sunmuş olduğu olanaklar sayesinde güvenli bir şekilde birikimlerinizi değerlendirebilir ve kısa vadede yüksek kazançlar elde edebilirsiniz. Forex piyasasını, borsadan farklı kılan en belirgin özelliklerinden birisi kısa vadeli yüksek kazançlardır. Borsada yapılan uzun vadeli yatırımlar yüksek kazanç getirmektedir. Forex piyasasında ise anlık yapılan alım – satım işlemlerinden bile yüksek kazançlar elde edilebilmektedir.Forex piyasası işlemleri tamamen internet üzerinden online platformlar aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Meta Trader 4 – 5, Zulu Trader, Mirror Trader adı verilen çeşitli işlem platformları aracılığıyla forex yatırımları gerçekleştirilerek para kazanılmaktadır.Deneyimlerinizi geliştirmek için forex işlem platformlarının sanal para ile işlem yapılan türleri de bulunmaktadır. Gerçek yatırım işlemlerinin gerçekleştirildiği platformdan tek farkı da sanal para ile işlem yapılmasıdır. Gerçek paranızı riske atmadan sanal para aracılığıyla gerçek piyasa koşullarında işlemler gerçekleştirebilir ve para kazandıran yatırım işlemlerini nasıl yapacağınızı öğrenebilirsiniz.KAYNAK: http://www.borsanasiloynanir1.com/forexte-para-kazanmak-mumkun-mu/
Borsadan Zengin Olma Yolları
Günümüzde birçok kişinin zengin olma yolları aradığını biliyoruz. Gelişen teknoloji, yükselen yaşam standartları ve daha birçok ihtiyaçtan dolayı hemen hepimiz daha çok para kazanmak ve zengin olmak istiyoruz. Şimdi olmasa da gelecekte, emeklilikte daha rahat bir yaşama sahip olmak için şimdiden daha çok çalışmak, para kazanmak için alternatif yollar arıyoruz.İnternet kullanımının büyük bir yoğunluğa sahip olduğu günümüzde internet üzerinden para kazanmanın yolları da mevcut. Bu yolların bazıları gerçekten işe yaracakken, bazıları pek de güvenli olmayan ve yasal olmayan yollardır. İnternet ortamına taşıdığı işlemleri ile borsada yatırım yapmak da, zengin olma yolları arasında yerini alıyor.Borsa işlemlerinin internet ortamına taşınması, işlemlerin eskiye göre çok daha iyi olanaklar altında daha az riskli ve daha kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesini mümkün kılmıştır. Bu sayede de söz konu olan borsa riskleri kolayca sınırlandırılarak daha güvenli yatırımlar yapılmaya başlamıştır. Denetlenen bir piyasa olması nedeniyle de yasal olan borsada para kazanmak mümkün mü sorusu da zengin olmak isteyen kişilerin merak edilen soruları arasında yer alıyor.Borsadan Zengin Olmak Mümkün mü?Bunun mümkün olduğunu söylemek için günümüzün en yeni filmi olan “The Wolf of Wall Street – Para Avcısı” ilk kanıtımızdır ve filminin baş karakteri Jordan Belfort’tan bahsetmek yeterli. Film, Jordan Belfort’un 1987 – 1998 yılları arasındaki yaşantısından bir uyarlama. Kariyerine komisyoncu olarak başlayan Belfort, kısa sürede bu işten gerçekten güzel para kazanır ve kendi komisyonculuk şirketi olan Stratton Oakmont şirketini kurar. Bu şirket sayesinde birçok yatırımcıyı dolandırarak servetini arttırmaya devam eder.Jordan Belfort, komisyonculuk yaparak borsadan para kazanırken elbette ilk başlarda yatırımcılarına da kazandırmıştır. Dolandırıcılık kısmı, elbette kötü bir durum olsa da, denetlenen, yasal bir aracı kurum ile işlemlerinizi gerçekleştirdiğiniz sürece bu duruma karşı kendinizi korumuş olursunuz.Borsadan zengin olan var mı? sorusu sorulduğu zaman akla gelen bir diğer isim ve diğer bir kanıt olarak borsa zengini ve piyasaların sevilen ismi Warren Buffett gösterilebilir.Buffett, 2008 yılında 62 milyar dolarlık serveti ile dünyanın en zengin kişisi seçildi. Borsa işlemlerine daha 11 yaşındayken başlayan Buffett’ın bu konuda birçok önerisi de bulunmaktadır. Borsadan zengin olmak için Buffett öncelikli olarak elde ettiğiniz karları yeniden yatırıma yönlendirmeniz gerektiğini söylüyor. Borsadan elde edeceğiniz ilk kazancı harcamanın çok cazip bir fikir olabileceğini, ama bunu yapmamanızı söylüyor.Warren Buffett’ın borsadan zengin olma yolları konusunda dikkat çektiği noktaları kısaca sıralandırmak gerekirse;İlk ve en önemli nokta elde edilen karın yeniden yatırıma yönlendirilmesi,Diğer yatırımcıların ve çoğunluğun hareket ettiği yönde karar vermemeniz, kararlarınızda farklı olmanız gerektiği,Karara varmanız için gereken her bilgiyi önceden toplamanızı ve son aşamaya geldiğiniz zaman sizi uyaracak bir dostunuz olmasını söylüyor. Kendisinin de hızlı bir şekilde fikir oluşturduğunu ve hızlı bir şekilde de harekete geçtiğini belirtiyor.Bir anlaşmaya varmadan önce mutlaka tüm ayrıntıları konuşmanıza dikkat çekiyor.Küçük harcamaları ve küçük hesapları göz ardı etmemenizi öneriyor.Buffett kredi kartları ve kredilerle yaşayan bir kişinin asla zengin olamayacağını belirtiyor. Ayrıca borsada işlem yapacağınız paranın da borç olmamasına dikkat çekiyor ve borçlarınıza her zaman limit koymanızı söylüyor.Azminiz ve kararlılığınız sayesinde en kötü, olumsuz durumların bile üstesinden gelebileceğinizi belirtiyor.Bir pozisyonu ne zaman sonlandırmanız gerektiğini bilmenizi ve bu noktada da kararlı olunması gerektiğini söylüyor.Risklerinizi her zaman değerlendirmenizi söylüyor ve başarının gerçekten ne anlama geldiğini bilmeniz gerektiği konusu üzerinde duruyor.DEVAMI: http://www.borsanasiloynanir1.com/borsadan-zengin-olma-yollari/
Borsada Nasıl Yatırım Yapılır?
En eski finans piyasası olarak borsalar, günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte çok daha iyi olanaklar altında yatırım yapma imkanı sunmaktadır. Borsada yatırım yapmak günümüz olanakları sayesinde eskiye göre daha güvenlidir ve daha yüksek kazançlar elde edilebilmektedir. Yatırımların ve piyasa takibinin internet üzerinden yapılabilir olması sayesinde yatırımcılar daha az vakit harcayarak kazanç getirecek işlemleri kolaylıkla yapabilmektedir.Borsa piyasasında işlem gören yatırım araçları hisse senetleri ile sınırlı değildir. Hisse senetleri ile birlikte anılmasının nedeni, borsa işlemlerinin bir mekana taşınması hisse senetlerinin yoğun bir şekilde el değiştirmeye başlaması ile olmuştur. Bu nedenle de hisse senetleri ile anılmaktadır ve genellikle “borsadan kağıt aldım”, “bu kağıt kazandırdı” tarzında cümleler duyarız. Genele bakıldığında ise hisse senetleri menkul kıymetler denilen ve devlet tahvillerinin, bononun da bulunduğu geniş bir grupta yer almaktadır. Menkul kıymetler, emtialar, dövizler, borsa endeksleri ve türev araçlar borsanın yatırım araçlarını oluşturmaktadır.Borsaya Nasıl Girilir?Borsalar kurumsal özelliğe sahiptir ve bu nedenle borsada işlem yapabilmek için yerine getirmesi gereken bazı yükümlülükler vardır. Ancak bu yükümlülükler yerine getirildiği zaman borsa yatırımcısı olmak mümkündür.Borsaya giriş yapabilmek için öncelikle borsa üyesi olan bir aracı kurum veya bankadan vadesiz yatırım hesabı açtırılmalıdır. Yatırım hesabı açtırmak için gerekli işlemler tamamlandıktan sonra hesabın aktif olmasıyla birlikte hesaba borsa başlangıç teminatı yatırılmalıdır. Ayrıca diğer işlemler için de hesapta fazladan para bulundurulmalıdır.Borsa yatırımcısı olmak için gerekli olan işlemler dışında en önemli konulardan birisi borsa hakkında bilgi sahibi olmaktır. Borsa bilgisine sahip olmak, piyasanın ne anlama geldiğini bilmek, işlem mekanizmasını anlamak, yatırım araçlarının neler olduklarını ve nasıl işlem gördüklerini bilmek gerekir.İnternetten Borsa İşlemlerine BaşlamakGünümüzde borsa işlemlerinin internet üzerinden gerçekleştirildiğini söylemiştik. Bu sayede çok daha etkili bir şekilde piyasa takibi yapılıp, daha az riskli yatırım işlemleri gerçekleştirilebilmektedir. Aynı zamanda borsa emirleri tam zamanında verilebilir ve bu sayede avantajlı, kazanç getirecek durumlardan daha hızlı faydalanılabilir.İnternetten borsa işlemlerine başlamak için yatırım hesabını açtırdığınız kurumun web sitesi üzerinden size özel kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapabilirsiniz. Aynı zamanda çeşitli online borsa programlarını bilgisayarınıza, tabletinize veya akıllı cep telefonunuza indirerek da borsa işlemlerini yapabilirsiniz. Hesabı açtırdığınız kuruma bağlı kalarak sunmuş oldukları danışmanlık, portföy yöneticiliği gibi imkanlardan da faydalanabilirsiniz.Alım – Satım Emirlerini VermekBorsada ne zaman alım – satım yapılması gerektiği en merak edilen sorulardan birisidir. Alım – satım işlemlerinde doğru zamanın belirlenmesi ise her yatırımcıya göre farklılık gösteren bir durumdur. Her yatırımcının kendi borsa beklentilerine, teknik ve stratejilerine göre bu zamanlama değişiklik göstermektedir.Her yatırımcının kendine özgü olan alım – satım zamanı için öncelikle borsa piyasasının işleyişini iyi bir şekilde bilmesi gerekir. Seans saatlerini ve emirlerin işlendiği saatleri bilmesi gerekir. Bunun dışında iyi bir piyasa takipçisi olmalıdır ve fiyat grafiklerini doğru bir şekilde okuyabilmeli, yorumlayabilmelidir. Bu sayede kendine en uygun alım – satım zamanına karar verebilir ve portföyünü riske atmadan kazanç elde edebilir.Dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan birisi kesinlikle tepe ve dip noktalarından alım veya satım yapılmasıdır. Ayrıca diğer yatırımcıların kararlarından etkilenmeden, çoğunluğun fikrine uymadan emirler verilmelidir. Belirlediğiniz hedefe ulaştıktan sonra “biraz daha beklersem daha çok kazanırım” tarzı düşüncülere girmeden işleminin sonlandırmalı veya başlatmalısınız.Yatırım Yaparken Dikkat Edilmesi GerekenlerBorsa bilginiz ve beklentiniz neticesinde, bilinçli bir şekilde portföyünüzü oluşturmanız gerekmektedir. Tüm paranızı tek bir yatırım aracına yatırmak yerine, farklı yatırım araçlarından oluşan bir portföy oluşturmak sizi hedefinize daha da yaklaştıracaktır.Borsada yatırım yaparken herşeyden önce borsa nasıl oynanır bilmeniz gerekmektedir. Borsadan elde edilen yüksek kazançların duyumunu alarak tüm paranızı borsaya yatırırsanız, tüm mal varlığınızı kaybetme riskiyle karşılaşırsınız. Bu nedenle yatırım yapmadan önce bilgi sahibi olmalısınız. Aynı zamanda günümüz olanaklarından faydalanarak borsa oyunları ve demo hesapları ile deneyim sahibi olabilir, borsaya belirli bir deneyimle başlayarak yabancı kalmazsınız.Borsada dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan birisi hiç şüphesiz, piyasa takibini etkili ve bilinçli bir şekilde yapabilmektedir. Portföyünüzde bulunan yatırım araçlarını iyi tanımalı ve fiyatları üzerine etkili olan faktörleri bilmelisiniz. Daha sonra da bu faktörler ile ilgili gelişmeleri dikkatli, planlı bir şekilde takip etmelisiniz. Bu sayede meydana gelebilecek dalgalanmaları önceden tahmin edebilir ve risklerin engelleyebilirsiniz.Borsadan para kazanmak istiyorsanız dikkat etmeniz gereken bir diğer durum da kendi yatırım stratejileriniz ile hareket etmenizdir. Borsada çoğunluğa uymak kaybetmenize neden olacaktır. Borsa beklentileriniz neticesinde belirlediğiniz hedefte ilerlemek için kendi strateji ve tekniklerinizi geliştirmeniz büyük bir önem taşımaktadır. Diğer yatırımcıların yatırım kararlarından etkilenmemeniz gerekir. Ayrıca aşırı getiri beklentisine girmeden, kazanmaya ve kaybetmeye hazırlıklı olarak işlemleri gerçekleştirmek gerekir.KAYNAK: http://www.borsanasiloynanir1.com/borsada-nasil-yatirim-yapilir/
Hisse Senedi Nasıl Alınır, Nasıl Satılır?
Günümüzde birikimlerin değerlendirilmesi ve para kazanma konusunda kişiler daha duyarlı. Gelişen teknoloji ve yükselen yaşam standartları kişilerin para ihtiyacında önemli bir artışa neden olmuştur. Bu gelişmelere ayak uydurmak için daha çok çalışarak para kazanmak yerine de, kişiler alternatif yollar arayışına girmiştir.Para kazanmak için alternatif yollar, günümüz olanaklarından olan internet sayesinde de gelişim göstermiştir. İnternetten yürütülecek alternatif işler, yapılan işe ek olarak yapılıp, ek kazanç elde edilmesini kolaylaştırmıştır. Ama bu yöntemlerin hepsinin güvenli, yasal yöntemler olduğunu söylemek pek mümkün değil. Borsadan para kazanmak ise bu alternatif yollar arasında hem güvenli hem yasal hem de kazançlı olanıdır.İlk Hisse Senedi İşlemleriBorsa denildiği zaman akla genellikle hisse senetleri gelir. Bunun nedeni de, borsa binaları hisse senetlerinin ticari işlemlerde kullanılmaya başlamasıyla kurulmuştur. 15. yüzyılda Dünya Deniz Ticareti’nin gelişim gösterdiği dönemde kıymetli evraklar ilk defa ticari işlemlerde kullanılmıştır. Kullanılan ilk kıymetli evrak ise poliçelerdir. Daha sonra da hisse senetleri bu ticari işlemlere dahil olmuştur. Yapılan ilk işlemler sokak köşelerinde, kahvehanelerde ve belirli yerlerde toplanılarak yapılmıştır.Hisse senetlerinin o dönemlerde el değiştirmesi tahmin edeceğiniz üzere az bir işlem hacmine sahiptir. Deniz aşırı ticarette, hisse senetlerinin el değiştirmesinde artan işlem hacmi ise işlemlerin daha güvenli yerlerde ve kayıt altına alınarak yapılması gereksinimini doğurmuştur. Borsaların güvenli yerler olduğunu da bu ihtiyaç kanıtlamaktadır. Borsada yapılan işlemler güvenlidir ve denetimler sonucunda yapılmaktadır.Borsada Hangi Hisse Senetleri Alınıp Satılır?Hisse senetleri, sermaye şirketlerinin ortaklarına, ortaklıklarını ve paylarını belirlemek amacıyla verdikleri kıymetli evraklardır. Ortaklara verilen bu hisse senetleri, sahiplerine bazı haklar kazandırmaktadır. Bu haklar ise;    Rüçhan hakkı; bedelli sermaye artırımına katılma hakkı.    Kardan pay alma hakkı; temettüden her ortak kendi payını alır.    Oy kullanma hakkı; şirket ile ilgili alınacak kararlarda oy kullanabilir.    Yönetime katılma hakkı; şirket yöntemi ile ilgili hak tanır.    Tasfiyeden hisse oranında pay alma hakkı.    Bilgi edinme hakkı; şirket ile ilgili her türlü bilgiden haberdar olma hakkı tanır.Hisse senetlerinin alım satımının yapılması demek bu hakların devrini bazı durumlarda söz konusu kılarken bazı durumlarda devri kapsamamaktadır. En basit örnek olarak, borsadan alınıp satılan hisse senetlerinde hakkın devri söz konusu değildir.Hisse senetleri tanıdığı haklara ve özelliklerine göre çeşitli türlere sahiptir. En çok bilinen hisse senedi türü ise Adi ve İmtiyazlı hisse senetleridir. İmtiyazlı hisse senetleri özellikle Amerika gibi gelişmiş ülkelerde kullanılmaktadır. Türkiye’de ise İmtiyazlı hisse senetlerinin kullanımına izin verilmemektedir ve yatırımcılar tarafından alınıp satılamamaktadır.Türk Ticaret Kanunu 409. Maddesi‘ne göre, hisse senetleri Hamiline Yazılı Hisse senetleri ve Nama Yazılı Hisse Senetleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Nama yazılı olan hisse senetleri sahiplerinin isimlerine kaydedilmiştir. Bu hisse senetlerinin borsada alınıp satılması söz konusu değildir ve borsaya kayıtlı olmayan şirketlerin hisseleri Türk Ticaret Kanunu’na göre işlem görmektedir. Nama yazılı olan hisse senetlerinin borsada alınıp satılması istendiği zaman ise hamiline çevrilmeleri gerekir ve Borsa İstanbul’a kayıt (kote) ettirilmesi gerekir.Hamiline yazılı hisse senetlerinde ise o senedin hamili kimse hak sahibi o kişi sayılmaktadır. Bu kişi de, ya ibraz edendir ya da Takasbank dökümünde kime kayıtlı görünüyorsa o kişidir. Ülkemiz borsasında işlem gören tüm hisse senetleri hamiline yazılı hisse senetleridir. Yine hamiline yazılı olan hisse senedinin borsada işlem görebilmesi için Borsa İstanbul’a kote edilmesi gerekmektedir.DEVAMI: http://www.borsanasiloynanir1.com/hisse-senedi-nasil-alinir-nasil-satilir/
Reklam