Türkiye Gelir Eşitsizliğinde Üçüncü, Çocuk Yoksulluğunda 'Lider'

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), üye ülkelerindeki gelir dağılımı adaletsizliğinin son 30 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu açıkladı. Türkiye gelir eşitsizliğinde Şili ve Meksika'nın ardından üçüncü sırada.

Türkiye’nin de üyesi olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), üye ülkelerin birçoğunda gelir eşitsizliğinin son 30 yılın en yüksek oranına ulaştığını açıkladı.

Gelir eşitsizliği zirvede

Paris merkezli örgütün yıllık raporunda, Şili, Meksika, Türkiye, ABD ve İsrail, gelir dağılımındaki eşitsizliğin en yüksek olduğu ülkeler olarak sıralandı. Araştırmaya göre eşitsizliğin en az olduğu ülkeler ise Danimarka, Slovenya, Slovakya ve Norveç.

Türkiye gelir eşitsizliğinde Meksika ve Şili’nin ardından üçüncü sırada geliyor. Üstteki ve alttaki yüzde 10’luk dilimler arasındaki uçurumda ise Meksika, Şili ve ABD’nin ardından dördüncü sırada.

Çocuk yoksulluğunda birinci

OECD’nin yoksulluğu yaşlara göre sınıflandırdığı grafiklere göre, Türkiye çocuk yoksulluğunda dünya birincisi konumunda. 0-17 yaş grubunda yüzde 28.4’lük kesimin yoksul olduğu belirtiliyor. Bu oran 18-25 yaş grubunda 16.2, 26-65 yaş grubunda 14.4 ve 65 yaş üstü grupta 18.4 olarak kaydediliyor.

Araştırmaya göre Türkiye’de en zengin yüzde 10’luk kesim, en fakir yüzde 10’luk kesimden 15.2 kat daha fazla kazanıyor. Türkiye ile ilgili olarak en son 2011 yılı verilerinin baz alındığı belirtiliyor.

Gelir uçurumu genişliyor

Raporda gelir dağılımı eşitsizliğinde kullanılan ‘Gini’ katsayısına göre, Türkiye’nin 1985-2013 arası eşitsizliğinin giderilmesinde aşama kaydettiği görülüyor. OECD, önceki raporunda da Türkiye için benzer bir değerlendirmede bulunmuştu.

Gelir dağılımı eşitsizliği oldukça fazla olmasına rağmen iyileşme gösteren diğer ülke ise Brezilya. Gelişmekte olan Latin Amerika ülkelerinde iyileşme olduğuna dikkat çeken raporda, eşitsizliğinin yine de bu ülkelerde OECD üyeleri ortalamasından fazla olduğu vurgulandı.

Ortalama olarak üye ülkelerde nüfusun en zengin yüzde 10’u, nüfusun en fakir yüzde 10’undan 9,6 kat daha fazla kazanıyor. Bu oran 1980’lerde yüzde 7,1, 1990’larda yüzde 8,1, 2000’lerde ise yüzde 9,1’di.

Ekonomik büyümeye de zarar veriyor

Kriz zamanlarında işsizliğin artması nedeniyle gelir eşitsizliğinin arttığına dikkat çeken OECD, toplumda sosyal uyumu bozmanın yanı sıra uzun dönemde ekonomik büyümeye de zarar verdiğini söyledi.

1985-2004 arası gelir dağılımı eşitsizliği nedeniyle, 1990-2010 arası ekonomik büyüme yüzde 4,5 oranında azaldı.

Nedenler ve çözümler

İşverenlerin yarı zamanlı çalışanlar tercih etmesi, geçici sözleşmeler yapması ve kendi işini kuranların sayısının artması da gelir uçurumunun genişlemesine neden oluyor.

Eşitsizliğin kapanabilmesi için OECD hükümetlere, gelir dağılımında cinsiyet ayrımcılığının giderilmesi ve kaliteli işgücüne yatırım yapılmasını tavsiye ediyor.

Vergilerin halka hizmet ve altyapı olarak geri dönüşünün de önemine dikkat çeken OECD, geliri yüksek şirketler ile bireylerden daha adil vergiler alınması gerektiğini belirtti.

Kaynak: DWAl Jazeera, AA, OECD

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBrezilyaİsrailNorveçSlovenyaTercih
Görüş Bildir