Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Tohumun Potansiyeli Ağaç Olmak: Başarılarıyla Bizi Gururlandıran Besteci Murat Ömür Tuncer

-

Popüler kültürün bir getirisi olarak bizler, her ne kadar günümüz şarkı yazarlarına besteci demeyi tercih ediyor olsak bile, aslında besteciler düşledikleri ses dünyalarını her ayrıntısıyla notaya aktarabilen ve bunu yaparken ona sanat dememizi sağlayan estetik faktörleri, düşünceyi ve seslerin birbirleriyle olan ilişkisini kurgulayarak müziğe bir entelektüel kimlik kazandırabilen kişilerdir. Örnekse Bach, Mozart, Beethoven gibi anıtsal klasik müzik bestecilerini ya da Ahmet Adnan Saygun ve Cemal Reşit Rey gibi yerli bestecilerimizi de sayabiliriz. 

Elbette besteciler yüzyıllardır varlıklarını halen benzer ama yaşadıkları çağa daha uygun bir disiplinle sürdürüyorlar.

1992 doğumlu Murat Ömür Tuncer de ülkemizde bu yönde varlık gösteren genç bestecilerden yalnızca biri.

Devlet konservatuvarında müzik eğitimine 12 yaşında kontrbas ve piyano çalarak başladı.

Daha sonra, 2008 yılında ilk kompozisyon derslerini Azeri besteci İlyas Mirzayev'den aldı. 

Bestecilikte keşfettiği bu yeni dünya onu ülkemizde bu alanda eğitim vermekte olan başlıca kurumlardan biri olan Bilkent Üniversitesi'ne sürüklemiştir.

Bestecilik çalışmalarını da halen Doç. Dr. Tolga Yayalar'ın kompozisyon sınıfında sürdürüyor.

Toronto'da kendi bestesini orkestra şefi olarak yönetti.

M. Ömür Tuncer: Rhapsody • Royal Conservatory Orchestra (2012)

Yazdığı müzikler gerek ülkemizde gerekse de ülke dışında seslendirilen bestecinin, Nazım Hikmet'in "Nereden Gelip Nereye Gidiyoruz" adlı şiiri üzerine bestelediği eserinin ilk seslendirilişi için Royal Conservatory Orchestra'yı yönetmek üzere davet aldı ve müziğini mezzo­soprano Beste Kalender'in solistliğinde seslendirdi.

Uluslararası festivallerden eser siparişi aldı.

N.U.C.L.E.A.R adlı eserini Uluslararası Antalya Piyano Festivali'nin siparişi üzerine besteledi. Ayrıca ülkemizde Bilkent Yeni Müzik Günleri ve Sesin Yolculuğu: Genç Besteciler Festivali’nde de müzikleri seslendirildi.

Dünyanın önde gelen bestecileriyle çalışmalar yaptı.

Prof. Mark Andre, Prof. Uri Mayer ve Prof. Ulrich Kreppein bu müzisyenlerden birkaçı.

Junior Chamber International tarafından TOYP Ödülü!

Birleşmiş Milletler destekli ve dünyanın en büyük sivil toplum örgütlerinden Junior Chamber International (Genç Liderler ve Girişimciler Derneği) tarafından düzenlenen The Ten Outstanding Young Persons of the World projesi kapsamında, Türkiye'de "Kültürel Başarı" alanında yılın en başarılı genci seçildi. Bu ödülün Murat’a verilmesine karar veren jüri üyeleri; Müjdat Gezen, Zeliha Sunal, Bilgehan Erten, Nursel Köse ve Kemal Erdine'den oluşuyordu. Şimdilerdeyse aynı projenin global düzeyde Hollanda’da yapılacak finallerine hazırlanıyor.

"Yeni Müzik"

M.Ömür Tuncer: Spider Attack • for solo flute (2014)

Murat günümüzde "yeni müzik" olarak adlandırılan bir çalışma disiplinini benimsediğini söylüyor. Bu akımla birlikte besteciler enstrümanların ve insan sesinin sınırlarını zorlayarak, hatta bazen de ekstra materyaller kullanarak, alışılagelmişin dışında bir ses dünyası inşa edebiliyor. "Yeni Müzik" üzerine pek çok görüş var ama Murat, bestecilerin algılarındaki değişim sebebiyle böyle bir dilin doğal seleksiyonda geliştiğini düşünüyor. (Yeni müziğe örnek olarak Murat’ın flüt için yazdığı ve Doç.Cem Önertürk tarafından seslendirilen Spider Attack başlıklı eseri.)

Murat’a göre evrensel müziğin ekseni, insanlığın ulaştığı gerçekliklerle kişinin hayal dünyasının kesiştiği noktalarda gelişmeye ve değişmeye devam ediyor.

M.Ömür Tuncer: NO Exit • GoodFellas Ensemble (2015)

Kendisinden dinleyelim;

"Müzik günümüzde artık çok boyutluluk kazandı. Bu yalnızca müzikteki uyumu sağlayan armonik dilin değişimine sebebiyet vermedi. Paralel olarak örneğin zamansallık ve mekansallık gibi kavramlarla da yüzleşmemizi sağladı. Bunun altında yatan sebeplerden belki de en önemlileri, artık yaşamın çok daha hızlı olması ve bilimin bir ortak bilinç olarak el üstünde tutulması gerektiğinin bir eksikliği olabilir. 

İşte tam da bu noktada sanat bu eksikliğin fark edilebilmesi için insanlara ilham verici bir faktör olabiliyor. Yaşımın hızlı, sorumlulukların yüksek olduğu bir çağda insanların hayal kurma yeteneklerini kaybetmemeleri için sanatın da günü doğru okuyarak şekillenmesi ve gerçekliklere değinmesi bir gereklilik. 

Şöyle toparlayalım; bir çocuğun uzaya gitme hayalini koruyabilmesi için, erişkinlik döneminde de hayallerini diri tutabilecek estetik faktörlerin vuku buluyor olması şart. Bu sebeple içi boş bir “uzay” sözcüğünden uzak, bilimin bizlere sunduğu gerçeklikleri, felsefenin de yardımıyla, sanatımıza dahil edebileceğimiz bir dili savunuyorum ve bu bir tercih

Müziğin de yalnızca kulağa hoş gelen melodik kavramların ötesinde, kendi içinde kontrol edilemez bir bilimsel gerçekliği barındırabileceğini düşünmek yanlış olmaz sanırım. Sanatla galaksinin ötesine gidemezsiniz elbette. Ancak uçsuz bucaksız bir resmin parçası olarak fantezinizde onu görebilir, okuyabilir ya da duyabilirsiniz. Dahası bunu aktarabilirsiniz."

Murat’ın bu yaklaşımla COSMOS adlı büyük orkestra eseri üzerine halen çalışmakta olduğunun notunu düşelim.

"Müzikle profesyonel anlamda ilgileniyor olmak kolay değil. Çünkü;"

"Her ne kadar müzik insanlar arası bir ilişki olsa da, aslında her zaman yalnızsınızdır. Sizi her anlamda etkileyen değişkenlerle mücadele etmek zorundasınız. Psikolojiniz yıpranabiliyor ya da çıkmazlara girebiliyorsunuz. Ama işin en keyifli yanı, eğer kendi çözümlerinizi üretebiliyorsanız bu sizi kendi gerçekliğinize de yakınlaştırıyor. Mücadele etmeyi birinci elden öğreniyorsunuz. Dolayısıyla kendince bir kimlik çizebiliyorsunuz ki bu bestecilikte çok önemli bir nokta. 

Elbette hayatlarımız her zaman istediğimiz yönde ilerleyemiyor. Benim de protesto ettiğim pek çok şey var ama yine de eğer başka bir bilinç olsaydım, yaşadıklarımı tecrübe etmek için her şeyimi verebilirdim. Çünkü yaşamımın sadece bana özel olduğu fikri, hayatımdan memnun olabilmem için yeterli bir faktör. Bunun yanında hayallerinizin hedeflerinize evrilmesini tetikleyen bir aileniz ve sevdikleriniz varsa, kendinizi daha güçlü hissediyorsunuz."

Eğer Murat ve müziğiyle tanışmak isterseniz 27 Mayıs’taki portre konserini kaçırmayın!

Bir fikri ve hayali olan insanların kendilerini tanıyabilecekleri platformların yetersizliği, ülkemizde bir türlü giderilemeyen bir tıkanıklık. Murat’ında projelerini geliştirmesi ve hedeflerine daha çok yaklaşabilmesi için her açıdan desteklenmeye ihtiyacı var. Aradığı burs ve olanaklarıysa çok güvendiği müziğiyle bulmak istiyor. Çünkü asıl arzu ettiği kendisinin değil, müziğinin desteklenmesi. Genç bireyleri podyuma çıkartmanın kolay ama onları desteklemenin uzun vadeli ve üzerine düşünülmesi gereken bir konu olduğunun, aksi taktirde gençlerin önünü açmak adı altında yapılan girişimlerin iyilikten çok onlara zararı dokunabilecek hamlelere dönüşebileceğinin altını çiziyor.

27 Mayıs Cumartesi günü, Sevda Cenap And Müzik Vakfı’nın ev sahipliğinde Murat bu yıl üçüncüsünü düzenleyeceği bir proje konserine hazırlanıyor. Bu konserde yukarıda ifade etmeye çalıştığımız stillerdeki bazı eserleri seslendirileceği gibi, aynı zamanda konsere giden dinleyicilerle programdaki müzikler hakkında sohbetler de yapılacak. Murat’ın eserlerini ise aralarında uluslararası pek çok başarıları ya da sanat eğitimini yurt dışında yapmış olan çok iyi bir kadro seslendirecek.

Konsere gitmek isteyenler buradan etkinliğe ulaşabilirler.

Murat’a konserinde ve yaşamında başarılar diliyoruz!

Kendisine ulaşabileceğiniz sosyal medya hesapları;

Ayrıca muratomurtuncer@windowslive.com adresinden e-mail yoluyla da ulaşabilirsiniz.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
kolombiya-sahi

bu demektir ki hala sanat ve sanatçı sik kadar değeri yok. Buralar boş olsa da da da. Ben sana cok özeniyor ve imreniyorum ritim tutmayı bile beceremiyorum. ama cok istiyorum konserini dinlemeyi.

Başlıklar

AntalyaBilkent ÜniversitesiBirleşmiş MilletlerSosyal MedyaTercihUzaymüzik
Görüş Bildir