Sona Erdiğinde Gözlerinizin Uzaklara Dalıp Gideceği Efkar Dolu Zeki Demirkubuz Filmleri

-

Türk sinemasıyla ilgiliyseniz Zeki Demirkubuz'un adını mutlaka duymuşsunuzdur. Kendine has "samimi" bir sinema dili olan Demirkubuz için, Dostoyevski ise temel referans oluşturuyor. Kendisi, insanın temel ahlaki sorunları olan; aşk, feragat, yenilgi, kötülük ve ölüm gibi temaları birbiri ardına işleyen senaryolarını sinemaya aktardı. Hatta filmlerine verdiği isimler de bu soyut kavramlar üzerinden şekil aldı. Masumiyet, İtiraf, Yazgı sadece bunlardan birkaçı. Sinemamızda kendine has bir tarzı olan Zeki Demirkubuz gibi bir isimle ilgili içerik yapmasak olmazdı dedik ve sizler için onun filmlerini kronolojik bir şekilde bir araya getirdik.

1. C Blok (1994)

IMDb: 6.2

C Blok, Zeki Demirkubuz’un ilk uzun metraj filmi. C Blok sakinlerinden Tülay, kağıt üzerinde devam eden bir evliliğe sahiptir ve ona göre mutluluk sadece anlamını bildiği bir kelimeden ibarettir. Fakat tesadüf eseri hizmetçisini ve apartımanın kapıcısını kendi yatağında birlikte olurlarken gördüğünde zaten sorunlu olan hayatını gözden geçirme kararı alır. Bu olaydan öylesine etkilenir ki karşısına çıkan fırsatı değerlendirerek yeni ve bambaşka bir hayat inşa etmeye karar verir.

2. Masumiyet (1997)

IMDb: 8.3

İzlendikten sonra hafızalardan uzun süre silinmeyecek derecede etkileyici bir film Masumiyet. Namus cinayeti nedeniyle girdiği hapishaneden çıkan Yusuf, amaçsız bir hayata sahiptir artık. İzbe bir pansiyon köşesinde yolu Bekir ve Uğur’la kesiştikten sonra hikayedeki tüm kişilerin hayatlarını derinden sarsan hadiseler yaşanacak, herkes kendi masumiyetinin peşinden gidecek; bu seçimler de hepsinde derin yaralar açacak...

3. Üçüncü Sayfa (1999)

IMDb: 7.5

Konu olarak gazetelerin üçüncü sayfalarında rastlayacağımız türdeki fiziksel ve ruhsal şiddet vakalarını işleyen film, çaresiz bir adamın başına gelen talihsizlikleri yansıtıyor. Figüranlık yaparak yaşamını idame ettiren İsa, bir yanlış anlaşılma sonucunda hırsızlıkla suçlanır. Mafyanın peşine düştüğü İsa, bir gün içerisinde çalınan parayı bir şekilde toparlamak zorunda kalır. İntihar etmekten başka bir çözüm yolu bulamayan İsa, o esnada çalan kapı ziliyle birlikte başka bir yola girer.

4. İtiraf (2001)

IMDb: 7.2

Zeki Demirkubuz’un Karanlık Üstüne Öyküler üçlemesinin ikinci filmi olan İtiraf, başarılı bir mühendislik kariyerine sahip olan Harun’un evliliği üzerine keşfettiği bir sırrı keşfetmesini konu alır. Harun, karısı tarafından aldatıldığını öğrendiğinde bu gerçeğin üzerine gitmek yerine içine atmayı seçer. Açığa vurmaya vicdanen cesaret edemediği bu sır zamanla itiraf etmekten korktuğu bir yüke; gurur, şüphe ve çaresizlikle dolu dokunaklı bir öyküye dönüşür. Sonunda her şeyi bildiğini itiraf etme anı geldiğinde ise her anında daha da yıkıcı bir psikolojik savaşa dönüşen bir muhakeme gecesi kapıdadır.

5. Yazgı (2001)

IMDb: 7.7

Yazgı, Albert Camus’nun dünya klasikleri arasında kendine has önemli bir yer edinen Yabancı isimli romanından esinlenilerek beyaz perdeye uyarlanan bir film. Dünya yanı başından akıp giderken, hiçbir şeye eşlik etmeyen; hayata karşı koşullu bir kayıtsızlık takınan tepkisiz bir adamın hikayesi anlatılıyor. Musa evlenme vakti geldiğinde bile istekli olarak alamaz bu kararı. Onun için evlilik basit bir kelimeden ibarettir. Sadece karşısındaki kızın isteği üzerine kabul ettiği bir olay... Fakat üstünkörü verilmiş bu evlilik kararı, trajik bir “yazgı” ya sürükler Musa’yı.

6. Bekleme Odası (2003)

IMDb: 6.5

Dostoyevski’nin efsanevi yapıtı Suç ve Ceza’yı beyaz perdeye uyarlamaya çalışan bir yönetmen olan Ahmet, özel hayatında ve iş yaşantısında gelişen hiçbir şeye tam anlamıyla ilgi duyamaz. Uzun süredir başroldeki Roskolnikof’u canlandırabilecek birini arar ancak tam anlamıyla içine sinen birini bir türlü bulamaz. Yok pahasına karısını kaybetmeyi göze alır, bu esnada biraz da olsa heyecan duyabildiği tek şey evine giren hırsız olur. Artık başrolü vereceği kişiyi kafasında netleştirir ancak bu hırsızı bir daha nerede bulabilir?

7. Kader (2006)

IMDb: 7.9

Demirkubuz bu defa da aşkın masumiyetinin peşine düşer. Kör düğüm olmuş bir aşk üçgeni; Bekir, Uğur ve Zagor'un bu zorlu yolculuğunda işler karışıktır. Bekir Uğur’a, Uğur Zagor’a, Zagor’da serseriliğe aşıktır. Karşılığını bulamayan kalplere tutkun bu üç insanın yolu, tutkunun beslediği bir kaderle birbirine bağlanır. Uğur, Zagor’un hapisten çıktığı gece, mahallede işlenen bir cinayetin ardından ortadan kaybolur. Bu kayboluş, ilk başta Bekir’in umutsuz aşkından kurtulması için bir umut olsa da, aylar sonra Zagor’un İzmir’de işlediği bir cinayet sonrası hapse girmesinin ardından Uğur’un mahalleye dönmesi ile Bekir için yıllar sürecek amansız bir kovalamaca başlar. Aşkının peşinde, kendini hiçe sayarak sürecek bu kovalamaca ile gururunu, benliğini, bütün kişiliğini yitirse de, bir tek şeyi, aşkın masumiyetini yitirmez.

8. Kıskanmak (2009)

IMDb: 6.7

İnsan psikolojisinin derinlerinde yüzen yönetmen Zeki Demirkubuz, Kıskanmak filmiyle insan doğasının en tehlikeli hallerinden birini, “kıskanma” içgüdüsünü işliyor. Nahid Sırrı Örik’in aynı isimli romanından beyazperdeye uyarlanan film, Zonguldak’ın kasvetli atmosferinde, 1930’lı yıllarda geçiyor. Zonguldak’a iş sebebiyle yeni taşınan Halit ve güzeller güzeli karısı Mükerrem’in arasındaki ilişki, toplum içerisine girdikleri ilk anda yaralanır; şehrin en varlıklı ailelerinden birinin oğluyla, Mükerrem arasında adı konulmayan bir ilişkinin ilk adımları burada atılmış olur. Mükerrem’in talihi, güzelliğini kıskanan yengesi tarafından trajik bir yola sürüklenecektir.

9. Yeraltı (2012)

IMDb: 7.2

Karanlık filmlerin yönetmeni Demirkubuz, ünlü Rus yazar Dostoyevsky'nin Yeraltından Notlar adlı klasik yapıtından esinlenerek kurguladığı filmini Ankara'da çekti. Başrolde televizyon komedilerinden sonra sinemada dramatik karakterlere geçiş yapan Engin Günaydın yer alıyor. Nefret ettiği eski arkadaşlarının akşam yemeğine kendisini zorla davet ettiren Muharrem'in, bu yemek ile birlikte başlayan didişmeleri ve ego gösterileri sonucu eski defterlerin açılması utanç dolu hesaplaşmaları da beraberinde getiriyor.

10. Bulantı (2015)

IMDb: 6.3

Zeki Demirkubuz'un başrolünde yer aldığı Bulantı'da Ahmet, sevgilisinin yanında olduğu gecelerden birinde karısını ve küçük kızını trafik kazasında kaybettiğini öğrenir. Umursamaz bir adam olan Ahmet bu son derece trajik olaydan çok etkilenmeden hayatına devam etse de bir noktadan sonra hayatında bazı önemli değişimler meydana gelecektir.

11. Kor (2016)

IMDb: 6.5

Kocası Cemal’in Romanya’ya kaçak işçi olarak gitmesinin ardından evde giysi dikerek geçimini sağlayan Emine, bir giyim atölyesinde eski patronu Ziya ile karşılaşır. Ziya, Emine’nin durumunu görüp ona yardım eli uzatır; bu arada ikilinin arasındaki ilişkinin seyri de değişir. Ancak bir süre sonra Cemal, Romanya’dan döner. Üç kişinin de hayatı dönüşü olmayacak şekilde değişecektir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
fatma-cansu

kader...

muharrem_ince_sevdalisi

kor u izlemeyin AQ

yetkin-kaya

hepsini izledim. büyük yönetmendir kendisi

m.-dursun

kader ve masumiyet başyapıttır. ayrıca yeraltı filminde otel sahnesindeki engin günaydın'ın tiradı efsanedir. Sevgili Generalim Cevdet Bey! Pardon, Cevat Bey ve kadirşinas yalakaları! Şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden hiç hoşlanmam! Bu, bir… Kibirden, kendini beğenmişlikten, “Bütün bu dağları ben yarattım” havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim! Bu, iki… Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim! Bu, üç… Dördüncüsü… Gerçeği, içtenliği ve samimiyeti çok severim. Ve Dostoyevski’nin dediği gibi; gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. Arkadaşlığın, karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm! Evet buna bayılırım Sayın Generalim! Arkadaşlık, hassaslık ve incelik isteyen bir iştir; öyle kabalığa, özensizliğe, alaycılığa gelmez!

Görüş Bildir