Onları Rahat Bırakın! Anne Olan Kadınlara Uygulanan Toplumsal Baskıyı Mercek Altına Aldık

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Fedakar, cefakar, çilekeş ama bakımlı, güzel, kutsal… Anneliğe toplum tarafından yüklenen rolleri sizin için mercek altına aldık. Buyurun…

1. “Annelik kutsaldır; çocuğuna iyi bakmalı, onu hayatının odak noktasına yerleştirmelisin.”

Üzgünüz ama kimse doğurarak kutsal bir kimlik kazanamaz. Anneliğe kutsallık atfedenlerin tek amacı kadını eve hapsetmektir. Sokakta, işte, orada burada kadın görmeye dayanamayanların uydurması olan bu kutsallık safsatası kadının hayatın her alanından zevk almasını da engeller. Bırakın, kadınlar anneliklerini istedikleri gibi özgürce yaşasınlar.

2. “Çocuğun olsa bile kocana her zaman vakit ayırmalı, her zaman onun gözüne güzel görünmelisin.”

Neden? Kadınların neden böyle bir zorunluluğu olsun? İsteyen, vakit yaratan, kendine bakmayı seven kadınları tabii ki takdir ediyoruz ama ya postpartum depresyondan mağdur olanlar? Kadınlar sırf kocaları elden kaçmasın diye bakımlı olmak zorunda değil, bu konuda anlaşalım ve yolumuza öyle devam edelim.

3. “İyi bir anne olmanın yolu iyi bir evlat, kardeş, arkadaş olmaktan geçer. Sevdiklerine vakit ayırmalısın ki çocuğun da seni örnek alsın.”

İyi bir evlat, kardeş ya da arkadaş olmak ne demek? İyi bir insan olmak yetmez mi? İlla kadın olarak toplumsal bir rolü üstlenmek zorunda mıyız?

4. “Kamusal alanda emzirmemelisin, ayıp.”

Kadını eve hapseden, dışarı çıkmasını engelleyen bir diğer toplumsal baskı da bu. Memelerden rahatsız ve hatta tahrik olan bu zihniyet kadının bebeğinin karnını doyurmasını bile şehvet aracı olarak görür. Bunun doğal bir süreç olduğunu kabul edin, bebek aç mı kalsın? Aaaaa!

5. “Bir anne olarak artık çalışmamalı ve bebeğine bakmalı, evinle ilgilenmelisin.”

Çalışan anne diye bir kavram var da çalışan baba yok, değil mi? Erkeğin toplumsal olarak görevi çalışmak ve para kazanmak ama kadın evinde oturmalı, evine ve çocuklarına bakmalıdır. Kadınlar olarak bunu reddediyoruz!

6. “Bir tane yetmez, ikinciyi yapmalısın. Kardeşsiz mi büyüsün yavrucak?”

Sosyal hayat, ekonomik şartlar ve ilişkinin durumunu görmezden gelen herkesin odak noktası ikinci çocuk için baskı kurmak oluyor. İstememek gibi bir seçeneği saymadık bile…

7. “Uykusuz kalabilir, yorgun olabilir, hatta aç gezebilirsin. Şikayet etmemelisin, annesin sen.”

Her şey içine atmaktan değil miydi? Neden şikayet edemiyoruz? İçinde bulunduğumuz şartları iyileştirmek adına adım atmayı henüz başaramıyorken, söylenmek hakkımız bence. Lütfen bizi dinleyin.

8. “Ev işlerini eksiksiz yapmalısın. Ocakta her daim yemek pişmeli, bulaşıklar temiz olmalı, evde tozun zerresi bile bulunmamalı.”

Sağlıklı bir hayat için bunlar şart da neden kadın yapsın bunları?

9. “Hasbelkader dışarı çıktıysan bebeğinin tüm bakımını üstlenmelisin çünkü bebek bakım odaları yalnızca anneler içindir.”

Annelere dışarı çıkmaları için imkan sağladınız, bakım odaları yaptınız ama o da nesi? Burayı yalnızca anneler kullanabiliyor! Babalar bebeklerinin altlarını değiştiremez mi peki?

10. “Erkek adam para kazanır. Kocana bebeğinin sorumlulukları yüklememelisin.”

Bu bir sır değil arkadaşlar; insan olarak erkekler de bebeklerinin altlarını değiştirebilir, onları yıkayabilir, kıyafetlerini ütüleyebilir, hatta inanmazsınız onlarla oyun oynayabilirler. Tıpkı anneleri gibi babaların da hakkıdır bu. Ellerinden almayalım lütfen!

11. “Dışarıda her zaman bakımlı olmalı, iyi görünmelisin.”

Öyle lohusa topuzuyla aylarca sokaklarda gezmek, depresyon hırkasını üzerinden çıkarmamak, hamilelikten kalan lekelerle fondötensiz gezmek yok. Bırakın kim nasıl olmak istiyorsa öyle olsun, bırakın.

Toplumda dayatılan anne rolleri nedeniyle pek çok kadın eve hapsoluyor, sokağa çıkamıyor. Bu baskıyı bir kenara bırakın ve özgürce yaşayın. Hayat böyle daha güzel!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
donkek

iki taraf içinde söylüyorum siz doğurmayın amk amma büyütüyorsunuz ya milyarlarca insanın yaptığı iş. doğurmak da yeme içme ve sıçma gibi. gerektiği gibi davranın işte.

meliscankurtaran

Şimdi oncelikle 9 ay boyunca hadi bunun dort ayi sorun yok 5 ay karninda bir dubacikla gez vucdun deformasyonunuksa kendime sözüm bu diger tum kadinlara da aynisini oneriyorum bir de o zaman bir gorelim ne nasılmış. Ve son kez birader sicarken bir daha ki sefere orandan bir bes kilo çıkarttığını yeteri kadar acilmazsa bildigin makasla götünu kestiklerini o da olmazsa karnini yedi kat kesip cikarttiklarini düşün oyle konus cunku bu normal bir durum yada gunluk sıradan bir olay değil.

donkek

sizin gibiler işte dünyada kendinin eşi benzeri yok sanıyor. o anlattıkların zorunlu biyolojik bir süreç nasıl sıçmak zorundaysak gibi yani bu yoldan geçip kendinizi özel hissedecek bir şey yok. ah şu kadar acıyor vah bu kadar acıyor. geçiniz şunları amk dediğim gibi milyarlarca insanın yaptığı bir şey, insan zorunda olunca her şeye katlanıyor, sonuçta geçici bir süreç hiç mal mal betimlemeler yapma. aynı herkesin başına gelen şeyin en büyük acı olduğunu sanması gibi. "ah ben çok acılar çektim çok kutsalım." helal amk bravo

rizasyr

Allah aşkına bunu kim içerik üretmesi için onedio da işe aldı acaba bunlar nasıl yazılar öncelikle kendi isteklerini kenara bırakıp yazılar yaz lütfen onedio editörü isen halka insanlara hitap eden makaleler paylaşmalısın kendi fikirlerini sadece yorum olarak ekle.Toplumsal yapı ve ilkeler var onları da hiç mi öğrenmedin acaba? Gelenekler ve görenekler toplumu toplum yapan unsurlardır. Bizim gelenek görenekler çoğu uymuyor burada yazılanlara.Eğer sen kendini bu milletin ve toplumun insanı gibi hissetmiyorsan, başka bir toplum seçmekte özgürsün veya burada kal ama sen lütfen makale yayınlama ve sessizce kendi hayatını yaşa sonuçta burası özgür bir ülke. :)

rizasyr

Edit: Şahsi fikrim birer birey olan bir kadın ve adamın ortak sorumluluklarını paylaşması erkek işten de gelse toplantıdan vs. de çıksa başı ağrıyor olarak da gelse eşine yardım etmesi lazım.

muhammet-m.-yazici

Sokak, park, tüm şehir onun gibi istediğimi yaparım diyorlar ama sikiyim senin yapacağın işi siktir git buradan diyen insan bunlardan daha haklı. Evinde insanların görmediği yerde istediğini yapabilirsin. Ama ben kimsenin tribini, salak salak hareketlerini, sesini, gürültüsünü, pis kokusunu, çirkin görüntüsünü, yere tükürmesini, osurmasınıı, sıçmasını, işemesini görmek istemiyorum bunlar nasıl özgürlük değilse insanların yolda sikişmesini, sevişmesi(insanlar biribirini öpsün sarılsın ona da bi şey demiyorum ama oturup parka birbirini yemesin), yemek yemesini, çıplak gezmesini(açık giyinebilir bu da umurumda değil) kendi evindeki, banyosundaki, tuvaletindeki rahatlığı sokağa dökmesini istemiyorum. İstiyosanız evinizde bok yiyin umurumda değil kimse sizin kahrınızı çekmek zorunda değil. Toplumsal alan ortak alan ve insanları rahatsız edecek şeyler yapmak ulu orta işemekten farkı yok. O da ayıp terbiyesizlik saygısızlık diğeri de.

tugce-azra-halil

Açıkçası, sorumluluklarınızı paylaşamayacaksanız zaten o adamla evlenmeyin yani. Hem çalışıp, hem iyi annelik yapıp, hem ev işlerini mükemmel yapmak çok zor bir iş. Siz bir elinizde çocuk diğer elinizde tencere iş çıkışı yemek yetiştirmeye çalıştığınız anlarda eşiniz elinde kumanda yatıyorsa o zaman sorun var işte. Ki bence bu tür şeyler evlenmeden önce anlaşılabilir. Sorumluluk sahibi mi bu önemli. Gerisi teferruat bence.

svep

Bunların hiçbirini yapmak istemiyorsanız çocuk yapmayacaksınız o zaman.

Başlıklar

kadınlaroyun
Görüş Bildir