Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ölümün Kardeşi Hipnoz'un 11 Adımda Tarihi

 > -

1. Canım şimdi buraya odaklanıyoruz!

Hipnoz, psikolojiye göre yapay bir yarı uyku hali. Hipnoz terimini ilk kez kullanan İskoç hekim James Braid, terimi Yunan mitolojisindeki uyku ilahının isminden alıyor.

2. Zeus'u bile uyutan tanrı: Hypnos

Braid'in hipnoz kelimesini kullanırken kaynak aldığı Yunan mitolojisindeki "Hypnos", kardeşi ölümün tanrısı Thanatos ise Hades'in ölüler diyarında yaşıyorlardı. Kanatlı bir genç olarak tasvir edilen Hypnos, yorgun insanların alınlarına sihirli değneği ile değerek, karanlık kanatlarıyla yelpazeleyerek ya da bir boynuz yardımıyla insanların üzerine uyku verici bir madde dökerek onlara uyku verirdi. Hypnos, tanrıları bile uyutacak güçteydi.

3. Aslında herkes biraz hipnotizedir.

Farklı kültürlerde aslında hipnoz ya da trans hali, toplu halde yapılan ritüel ve törenlerde sık sık kullanılır. Örneğin Batı Afrika kökenli ruhçu-animist Vudu dininde inanlar, her akşam ve her sabah kırbaç darbeleriyle yüksek sesle dua ederek trans haline geçerler.

4. Bugün biraz mesmerizeyim, yaklaşmayın.

Gelenksel hipnoz yönteminin kökeni ise 18. yüzyılın sonlarına dayanıyor. Dr. F. Anton Mesmer, 1778'de Viyana'dan devrim yaratacak yeni bir tedavi yöntemiyle dönmüştü. Mesmer, hipnozu "mesmerizm" adını verdiği hayvansal manyetizmaya bağlamıştı. Kişiler arasın görünmez manyetik bir sıvıdan bahsetmişti. Bu sebeple de meslektaşları tarafından aforoz edilmiş hatta şarlatanlıkla suçlanmıştı.

5. Küvette hipnoz keyfi

Mesmer, seanslarında metal çubuklu ve içinde seyreltilmiş sülfürik asitten buharların çıktığı bir küvet kullanıyordu. Loş ışıklı, parfüm kokulu, hafif müzik olan bu kliniğe gelen dönemin ünlü isimleri, kırmızı pelerinli Mesmer'in kendilerini transa sokmasını beklerdi. Körlükten, göğüs hastalıklarına, romatizmadan ağır yanıklara kadar pek çok hastalığı bu yöntemle tedavi ettiği söylenir.

6. Sen gelme ulan Mesmer!

Aralarında Benjamin Franklin ve Lavoisier'in de bulunduğu bir bilim heyeti, Mesmer'in hipnoz yöntemine karşı toplanarak manyetizmanın kanıtlanamaz olduğu kararını aldı. Onlara göre tedavi yöntemi sadece hayal gücüydü. Mesmer, yöntemini kanıtlayamadığı için Paris'ten ayrıldı ama öğrencileri ve bazı sahne sanatçıları, onun yöntemini uzun süre kullanmaya devam etti.

7. Kesin çocukluğumuzla alakalı.

19. yüzyılın sonlarında Fransız nörolog Jean Martin Charcot, hipnotize olmanın özel fizyolojik bir durum olduğunu belirtmiş. Bir dönem Charcot ile çalışan Freud, mesleğinin ilk yıllarında bilinçaltını açıklamakta yardımcı unsur olarak hipnozdan yararlanmıştı.

8. Hipnoz değil, hayal gücüm geniş.

Tabi o yıllarda hipnozun gerçekten tedavi edici olup olmadığı oldukça tartışıldı. Doktorlar, hipnozun sadece telkine yatkın gönüllerin hipnozcunun isteklerini gerçekleştirdiği bir hayal gücü yöntemi olduğunda ısrarcıydı.

9. Hipnoz savaşları sürüyor!

Hipnozun gerçekliği ile ilgili tartışmalar hala devam ediyor. İnsanların hipnoz altındayken ve bilinçli hallerdeki beyin dalgalarının aynı olduğu tespit edilmiş. Aslında insanların meditasyon, cinsel ilişki, davul ritülleri veya konuşmayla telkine daha açık hale geldikleri doğru. Buna hipnoz denmez, diyenlerin sayısı da oldukça fazla.

10. Kadınların hipnoza merağı var.

Uzmanlar, kadınların erkeklere oranla daha iyi denekler olduğunu söylüyor. Ama tabii durum eğitim seviyesi, kültür ve toplumsal alışkanlıklara göre değişiyor. Kadınlar fal, astroloji gibi alanlara da daha ilgili olduklarından, telkin edilmeye açık halde olmaları toplumsal olarak olağan kabul ediliyor.

11. Uzaklarda arama, çünkü hipnoz içindesin.

Aslında insanları mevcut durumdan ve zamandan ayırmak da bir tür hipnoz. Buna en iyi örnek Süleyman Demirel'den geliyor. Eski tarihlerde bir gazeteci, Süleyman Demirel'e neden başbakanla konuşmadığını, onu neden dinlemediğini sorduğunda, Demirel şöyle yanıtlamıştı: "Dinleseydim dinlememiş olurdum."  Bu yanıtla, gazeteciyi ortamdaki fikir akışından uzaklaştırıp, başka şeyler düşünmesine sebep olmuştu. Aynı şu an sizlere başka bir şey anlatarak, hipnoz tarihinden uzaklaştırdığımız gibi.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
123

Öncelikle bir psikolog olarak şunu söyleyeyim henüz Türkiye'de psikoanaliz (Freudian Basis) üzerine hiç bir üniversitede anabilim dalı yok, o yüzden ben hipnoz biliyorum diyen kişiden kaçın eğer yurtdışında bu konuda eğitim almamışsa. Ortalama bir hipnoterapist olmak için bizler temel Psikoloji eğitimi bitirdikten sonra 5 yıllık bir çaba ile bu ünvana sahip oluyoruz, ruh sağlığımız da en az beden sağlığımız kadar önemlidir kendinizi yanlış kişilere (uzman olmayan) emanet etmeyin, doğru ruh mimarları seçin :)

nukleer-hatun

Peki sizce bir uzman olarak filmlerdeki gibi hipnoz yapılabildi diyelim. Kişiye kötü bir şey yapılabilmesi için telkinler verilebilir mi?? Ya da kötü bir huyunu değiştirmek için??

Başlıklar

BilimSüleyman DemirelYunanistanastrolojikadınlarmüziktrans
Görüş Bildir