Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Nil Keskin Yazio: FEMTECH Nedir? Kadının İyi Yaşamı ve Teknoloji

17PAYLAŞIM
Yazio Banner

Uzun yıllardır kadının iyi yaşama hakkı ve güçlenmesinin yollarına gönül, zaman ve akademik çalışmalarla emek veriyorum. Bu hafta benim için ruhsal amaç haline gelmiş bu alanının bugünün kaçınılmaz gerçeği olan teknolojiyle geldiği durumun sonucu olan Femtech’le karşınızdayım. Sayısal anlamda 2025’ in sonunda 50 milyar dolarlık bir pazara ulaşması beklenen ve günümüzde start up dünyasında da oldukça büyük yer sahibi olan bir alan bu…

Teknoloji, kadın mental, ruhsal ve fiziksel sağlığını kolaylıkla koruyup, tamamlayıcı tekniklerle, iyi oluş haline kavuşmasını sağlayabilecek mi?

Cinsiyet eşitliği ve dengesi kavramını ele alırken, günümüzde hızla dijitalleşen dünyamızda, kadının iyi yaşamı için teknoloji ile arasındaki bağı, bağlantıyı ele almak istedim bu hafta.

Bunu yaparken günümüzde hızla yayılan ama yine de çok yeni olan FemTech alanından bahsetmek uygun olacaktır diye düşündüm.

Önce şöyle bir soru ile başlayalım:

Sizce dijital teknolojilere kadın ve erkeğin erişimi, kullanımı, adaptasyonu birbirine eşit düzeyde mi? 

Tahminlerimize ek olarak Ipsos’un yaptığı kadın, teknoloji ve demokrasi araştırmasına göre cevap tabi ki hayır. 

İnternet erişimi ve internetin sağladığı yaşamsal imkan ve fırsatlar insanların sosyo-kültürel haklarından biri, başka bir ifadeyle “bir insan hakkı” olarak görülüyor.  Dolayısıyla dünyanın pek çok yerinde, farklı yaşamsal fırsatlarında olduğu gibi, bu insan hakkının da kullanımı kadınların düşük internet erişim oranları, yetersiz teknoloji zamanları, pasif bilişim okur-yazarlığı ve farklı dilleri bilmek eksiklikleri gibi sorunlar sayesinde dişil aklın önündeki görünmez engeller haline geliyor. 

Diğer taraftan evdeki iş bölümünün de dijital fırsatların değerlendirilmesi adına eşit olanaklar sağlamadığını iyi biliyoruz. Tüm bu gerçeklerin üzerine pandemi durumununun da eklendiği yaşadığımız şu hayatın içinde, teknolojinin eşitlikçi olması, ayrımcılığa duyarsız olması malesef zaten beklenemiyor.

Belki de insani tecrübenin giderek merkezi haline gelen internet ve akıllı telefon teknolojisi bu yüzden kadının genel anlamdaki toplumsal dengedeki hak ettiği yeriyle ilgili taleplerine ek olarak, çevrimiçinde de özgürce yaşama, çalışma, gelişme, dinlenme ve iyi yaşamını da yeniden tanımlaması gerektiğine işaret ediyor. 

Joseph Campbell’ın şu sözü bu durumu çok güzel izah ediyor: “ Geleceğe serbest düşüş dönemindeyiz. Eski modeller artık işe yaramıyor.” Yeni modelleri inşa etmesi gerekenler bizleriz. Yeni sorunlara çözümler üretmesi gerekenler de. İyi yaşamak, sağlık ve denge bulmak gibi alanlarda da bu yüzden çok yönlü, tamamlayıcı teknolojilere ihtiyaç kadar, bunların engelleri aşarak kadının yaşamına ulaşması bir o kadar önemli. 

Bu yüzden kanımca teknoloji odaklı yaratımlarda, cinsiyet eşitliğinin bir nevi ana-akımlaştırılması, cinsiyet dengeli bir kullanıcı tabanına ulaşmak için programın tüm aşamalarında kadınların ihtiyaçlarının, temel sorunlarının, deneyimlerinin, ilgi alanlarının ve teknolojiye erişim düzeylerinin dikkate alınmasının gerekliliği kesin. Bu bakış açısıyla radikal hareketler, taahhütler önemli. Çeşitli uluslararası kuruluşlar, dijital teknoloji politikasını, kadınların teknolojiye erişimde karşılaştıkları mevcut engelleri hesaba katacak şekilde şekillendirmek için stratejiler, kılavuzlar ve en iyi uygulamalar geliştirmeye başladı. Örneğin, BM Kadınları’nın dijital teknoloji yoluyla kadınların fırsatlarını ilerletme yaklaşımı, daha iyi altyapı inşa ederek ve kadınların teknoloji becerilerini geliştirerek erişimin önündeki doğrudan ve dolaylı engelleri hafifletmeye odaklanıyor.

Yapılan araştırmalar, big data veri tabanı çalışmaları da bu engelleri ve ihtiyaçları anlamamıza yardımcı oluyor.

Gittikçe çeşitlenen ve anladıkça odaklanabildiğimiz ihtiyaçlar bunlar aslında. Ataerkil yanılgılardan özgürleşen ve bilgi çağıyla iyice ortaya serilen gerçekler bunlar. Bunlara gerçekten kulak veren, gören, sentezleyebilenler böylelikle inovatif çözümler üretilmesine katkıda bulunuyor.

Yine pandemi sonrası çalışan kadınlar üzerinde Deloitte’un yaptığı araştırma sonuçları da bu alana katkıda bulunuyor. Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli iki gerçek şöyle; kadınların mental sağlık destek ihtiyaçlarının erkeklerden daha yüksek olduğu ve alabilecekleri desteğe günün istedikleri saatinde kolaylıkla ulaşabilme talepleri...

Bugünlerde FEMTECH olarak anılmaya başlayan dijitalleşen farklı kadın sağlık teknolojileri ve uygulamaları alanı artık tabuları yıkarak, kadınların hayatına iyi yaşamı işte bu ana ihtiyaçlar üzerinden farklı yollarla ulaştırmayı hedefliyor. Böylelikle kadınların hayatlarını kolaylaştırıyor. 

Femtech'in gerçekte ne olduğu ve olmadığı konusunda hala bazı karışıklıklar olduğu ortada. Bu yüzden tüm bunların özeti olarak "Femtech nedir?" sorusunu şöyle toparlamak isterim:

Genel olarak kadın sağlığını desteklemek için teknolojiyi kullanan yazılım, teşhis, ürün ve hizmetlerin bütünü... Kapsadığı alanlar kadına dair her tür mental ve fiziksel sağlık alanı olabilir. Bu terminolojiyi ilk sektöre kazandıran da Clue uygulaması kurucusu İda Tin. Sektördeki ilk kadınsal adet dönemi takip uygulaması diyebiliriz. Farklı uygulamaların içeriklerine bakacak olursak kadının hayatında olan adet ve regl bakım ürünleri, doğurganlık ve doğum kontrolü, menopoz, kronik durumlar ve hormonal bozukluklar, hamilelik ve hamilelik sonrası emzirme, cinsel sağlık bunlardan bazıları...

“Kadınsal iyi yaşam (Women Wellbeing)” konularının detaylarını bir sonraki yazımda daha detaylı anlatıyor olacağım. 

Son olarak bu hafta hizmet etmek ve fayda yaratmak niyetiyle sizlere Goddess App’i öneriyorum. 

Kadının yaşamını bütünsel ele alan Goddess App de işte tam bu amaçla kadınların istedikleri an ulaşabilecekleri, küresel bir Femtech dijital iyi yaşam koçu uygulaması. Kadınların içten dışa güçlenmeleri ve iyileşmeleri için yanlarında olmayı taahhüt ediyor. 

“Tanrıça’nın Sesi” podcastleri de bu süreci destekliyor. Hadi sende artık Femtech çözümlerini hayatına al ve yaşamını içten dışa güzelleştir, dönüştür…

Web

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir