Mutlaka Birine Denk Geldiğiniz ya da Geleceğiniz 13 Patron Tipi

-

İş hayatında çok farklı insanlarla çalışma fırsatı buluyoruz, bunların başında da patronlar geliyor. Kimisi babacan, arkadaş canlısı, sevimli olurken kimisi de çalışma hayatımızı zindana çevirebiliyor. İşte genel olarak karşılaştığımız 13 patron tipi.

1. İşkolik: Çalışıyoruz değil mi arkadaşlar?

Tek odak noktası çalışanlarının çalışıyor olmasıdır. Bunu da öğrenmek için değil sözüm ona çalışanlarını motive etmek için sürekli hatırlatır. Hayatındaki tek varlığı işiymiş gibi davranır, ailesi, arkadaşları, boş zamanlarında yaptığı uğraşlar olmadığını düşündürür. Her koşulda sizin sadece iş yapmanızı tercih eder. Sizi sürekli çalışmaya teşvik eden bir patrona sahip olmak iyi gibi görünse de ara sıra onun insani yönlerini de görmek hoş olabilir.  İyi geçinmek istiyorsanız izin istemeyin, sürekli çalışın, tüm sorularınız iş ile ilgili olsun ve özelinizi açmayın, onun özeline de hiç bulaşmayın.

2. Babacan: Olur olur halledersin...

Çalışanlarına babacan bir tavırla yaklaşmanın onların hayatlarını kolaylaştıracağını, iş yükünü biraz olsun omuzlarından alacağını düşünürler. Tatlı dilli, isteklerinizi kabul eden, hoşgörülü bir yapıları vardır. Ancak zaman içerisinde bu tavır sizi iş yapmamaya sevk eder, nasıl olsa patron kızmıyor, ses çıkarmıyor değil mi? Duygusal, yalana karşı aşırı hassas tipte patronlardır. Siz nasıl ki ona çok güveniyorsanız onun da size güvenmeye ihtiyacı vardır. İyi niyetini sömürmeyin, suistimal etmeyin ve tembelliğe alışmayın gerisi hallolur.

3. Sorunlu: Bir işi de becerin!

İş yerine geliş amacı çatacak birilerini bulmak olan patrondur. Bir insanın sürekli bu kadar negatif olmasına siz de şaşıracaksınız ama bu arkadaş böyledir. Sizi sürekli aşağılar, özel hayatınıza müdahale eder, yeri gelir sevgilinizle ilgili rahatsız edici sorular bile sorabilir. Kadın olsun erkek olsun böyle patrondan bir an önce uzaklaşmakta fayda var. Uzaklaşamıyorsanız iş dışında hiçbir şeyinizi paylaşmayın.

4. Pampa: s.ktir et işi gel biraz hava alalım

İşe jean-gömlek ile gelecek kadar rahat, masanıza gelip sizinle kahve içecek, hal hatır soracak, hafta sonu halı saha maçına gelip gelemeyeceğinizi öğrenmek isteyecektir. Eğer gerçekten kafa dengi biriyse sizin işlerinizi kolaylaştıracaktır bu patron ama patronu ile arkadaş olmak istemeyen, onunla takılmaktan rahatsız olan biriyseniz işiniz zor çünkü peşinizi bırakmayacaktır. Çalışanları ile gönül ilişkisine girmeye meyilli patronlardır. Adımlarınızı dikkatli atmanızı, o ne kadar rahat olursa olsun sizin dizginleri bırakmamanızı öneririz. Esprilerine gülmeyi ihmal etmeyin ama.

5. Zalım: O kadarını ben de biliyorum Nazlı hanım!

Çocuğu olsanız bu kadar rahat azarlayamaz. Çalışanların, müşterilerin önünde sizi küçük düşürmekten, azarlamaktan çekinmez. Yaptığınız hiçbir işi beğenmez, sizi neden kovmadığına anlam veremezsiniz çünkü sizden zerre memnun değildir. Maaşınızı verirken bile "hak etmiyorsun ya al bakalım" demekten çekinmez. Sorsanız bunları sizin yetişmeniz için yapıyordur ama değil kötü birisi o. Derhal kaçın!

6. Kayıp: Bugün ofis dışındayım bir şey olursa ararsınız

Kendisi olmadan da işlerin yürüdüğünü görmek istercesine bir tavır içindedir. Ofise boş zamanlarında uğrar, işlerini telefonla halletmeye çalışır, sürekli toplantılara, iş gezilerine gider. Ofiste olduğu zamanlarda da arayanlara ofis dışında dedirtir, size inisiyatif tanımadığı gibi bütün işleri de sizin halletmenizi bekler. Ofiste bulunmaması işlerden haberdar olmayacağı anlamına gelmez, her şeyi bilmek, onaylamak ister. İşler kötü giderse tek sorumlusu siz olursunuz zira o hep işiyle ilgilidir, takiptedir. İstediklerini tam olarak yapmanız önemli, her adımdan haberdar edin ki benim bundan neden haberim yok diyemesin?

7. Biçilmiş kaftan: Ben bir iş yeri açsam orası burası olurdu

Kendiniz bir patron tipi oluştursanız bu kadar iyisini yapamazdınız. İstediğiniz bir ofis, verilen sözlerin tutulması, sürpriz primler, teşvik edici e-postalar, vb. daha ne isteyebilirsiniz ki? Happy hour partiler, birlikte gidilen ofis yemekleri, piknikler, kendinizi iyi hissetmeniz için ihtiyaçlarınızın anında karşılanması. Kısacası her çalışanın hayali bir patron. Fazla anlatıp da nazar değdirmeyin.

8. Hallederiz: Tamam o kolay sen elindekini bitir önce

Siz yeter ki çalışın, elinizdeki işleri bitirin de izin, zam, vb. işler kolay, hemen halleder. Ama halletmez. Sizi çalıştırmak, işe motive etmek için her vaatte bulunabilir. Onun için yapılmayacak şey yoktur. 15 gün izin, %45 zam, ikramiye, prim her şey mümkün kafanıza takmayın işinizi yapın. Size ucuna havuç takılı sopa tutmaktan başka bir şey yapmazlar. Ne oldu son işinizden hak ettiğiniz fazla mesai bile aylardır yok değil mi? Size önerimiz vaatlerine kanmayı artık bırakın, belki bu sefer olur diye diye sırtınıza iyice bindirdiniz zaten.

9. Buranın patronu benim: Yalnız onu öyle yapmıyoruz!

Kendisi her şeyi bilir, sizin de bilmeniz için her gün size aklınıza hayalinize gelmeyecek şeyler öğretmeye kalkar. Bilgisayarı nasıl açıp kapatacağınızı, yazıcıya nasıl kağıt yerleştireceğinizi, çayın nasıl demlenmesi gerektiğini hep o öğretecektir size, çünkü patronunuzdur ve sizin bunu bilmenizi sağlamalıdır. Her fırsatta size müdahale eder, belinizin ağrımaması için nasıl oturmanız gerektiğini dahi size anlatacaktır. Ona size bir şeyler öğretmesi için fırsatlar sunun, kendinizi de aptal gibi göstermemeye dikkat edin. Zira aptalları hiç sevmezler.

10. Titiz: Fontu değiştirelim, biraz daha büyük punto kullanalım

Her şeyi şirket yararına kontrol eder. Maddi konulardan, ruh halinize, yazdığınız yazıdan yaptığınız sunuma kadar her şey onun kontrolünde olmalıdır. Bir patron nasıl olur da bunca işi arasında sizin yazdığınız dilekçenin imlasını kontrol ediyor şaşırırsınız. Şaşırmayın, boş zaman yaratma üstadı ile karşı karşıyasınız. Bu patron yaratıcılığı öldürür, kişinin performansını iş için değil de yaptığı işlerde hata olmaması için kendisini tekrar tekrar kontrol etmek için kullanmasına sebep olur. Hatasız ama verimsiz biri olur çıkarsınız.

11. Burada ne işim var: Hadi hadi hadi

Bulunduğu yeri içine sindiremeyen, daha yüksek mevkilerde olması gerektiğine inanan, bu amaç uğruna sizin de adanmışlıkla çalışmanızı bekleyen yükselme arzusuyla dolu patron tipidir. Sizinle birlikte çalışıyor mu yoksa kendisi için sizi mi çalıştırıyor vakti gelmeden anlayamazsınız. Büyük ihtimalle zirvede tek kişilik yer var diye düşünüyordur. Ofis içinde olan biteni dedikodu olarak değil de patronun bilmesi gerekli minvalinde anlatırsanız çok hoşuna gidecektir.

12. Brain storming: Arkadaşlar bunu konuşalım

Fikirleri kafasından taşan, her gün yeni bir öneri, yeni bir bakış açısı ile gelen, her yeniliği, işiyle ilgili her yayını, siteyi takip eden patron tipidir. Sürekli olarak işi nasıl daha ileri taşıyabiliriz diye planlar yapar ve sizi de bu sürece dahil eder. Beyin fırtınası yapmak için doğmuştur. Sizin 24 saat çalışmanızı bekler, fazla mesai diye bir şey yoktur çünkü gün 24 saattir ve hepsi mesaidir. Hayallerini gerçekleştirmek için çalışmayacaksınız da ne yapacaksınız? Eğer işinizi onun kadar sevmiyorsanız işiniz zor. bir iyi özelliği var ki çalışanına, fikirlerine değer verir.

13. Hesap makinesi: Arkadaşlar bir kahve içmek 15 dakika sürmez ki?

Hayatı istatistik olmuş patron tipi.  İşe geliş saatinizden, çıkış saatinize, kaç defa sigara, kahve molası verdiğinize, günde kaç kere tuvalete gittiğinize, her süreye dikkat eder. Bir iş verirken "bu işi en fazla 1 saat sürer" diyerek size işin ne kadar sürede biteceğini söyler. Eğer o sürede bitirmediyseniz sebeplerini sorar, bir daha olmaması için gereken şeylerin bir listesini ister, inceler ve gereken önlemleri alır. Siz onun için rakamlar, sayılar bütünüsünüz, yaptığınız her şey hesaplanabilir ve istatistiğe dökülebilir. Yaptığınız şeyleri ona matematik olarak anlatın çok daha iyi anlayacaktır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
elaeldrinerdem

"6. Kayıp: Bugün ofis dışındayım bir şey olursa ararsınız" çok tanıdık geldi sayın diazepam :D

Başlıklar

TercihZamettatlızam
Görüş Bildir