Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Makbule Bütün Yazio: Poz Veren Patatesler, Uçan Makarnalar!

Anasayfa > Yazio

Biz gerçekten farklı bir toplumuz. Bu kesin! Kırk sene önce de farklıydık, hala farklıyız. Sadece farlılığımız, farklılaştı.

Mesela ben ilkokuldayken annem her sene bana alırken, bir set daha fazla kitap alır, öğretmenime kaş, göz işaretleriyle o aldığı fazla kitap setini verirdi.

Mesela ben ilkokuldayken annem her sene bana alırken, bir set daha fazla kitap alır, öğretmenime kaş, göz işaretleriyle o aldığı fazla kitap setini verirdi.

Her zaman hiç susmayan annem, o anlarda ağzından bir tek kelime çıkmadan öğretmenimle işaret diliyle anlaşırdı. Anlamak için dedektif olmak lazımdı. Soramazdım, sorarsam bana da başka türlü bir göz ayırıp, kaş kaldırma hareketi yapardı. Bu gizli bir işti, sadece onu bilirdim. Beş yıllık ilkokul hayatım boyunca her sene bunu yaşadık. Çok sonraları anladım öğretmenimle aralarındaki işaret dilinin anlamını.

Köyde büyüyen halam anlatır, yardıma muhtaç, kocası ölmüş bir komşuları varmış. Oraya bir yardım verileceği zaman yengesi, beline bağladığı dizliğine(önlüğüne) erzakları koyar, kaş göz işaretleriyle annesine gösterir, oda yine konuşmadan gözüyle onaylar, sessizce götürür verirmiş. Halam da benim gibi o işaret dilini soramayan çocuklardanmış.

Otuz, kırk yıl önce bizim gibi işaret dili geliştirip, önceliği komşusunun, arkadaşının eksiğini gözetmek olup, sessizce, duyurmadan yardımına koşan, ihtiyacını gören insanlar var mıydı dünyanın başka diyarlarında? Hiç zannetmiyorum.

Son kırk yılda biz değiştik, çok değiştik ama yine dünyada ki diğerlerinden farklıyız.

Son kırk yılda biz değiştik, çok değiştik ama yine dünyada ki diğerlerinden farklıyız.

Onlarla paralel bir değişiklik geçirmedik. Bizim değişim eğrimiz baya baş aşağı oldu ve son hız yönünü sapmadan yoluna devam ediyor. Anlayamadığımız, çözmeye çalıştığımız, sessiz yardım dilimiz, mikrofonla seslenişe, patlayan flaşlara ve şovlara dönüştü.

Geçenler de elimde poşetler marketten geliyorum. Bir alanda, kalabalık toplanmış, flaşlar patlıyor, alkışlar kopuyor. Kendi kendime Pandemi var, bu ne kalabalık, ünlü biri mi geldi acaba dedim. Merakıma da yenik düşüp, gidip izledim. Çok şık giyimli, takım elbiseli bir adam ile halktan, gündelik giyimli bir kadın, alkışlarla sahneye gelen patates çuvalını ortalarına alıp, gururla poz veriyorlar. Sonra takım elbiseli adam bekliyor, kadın alkışlarla patates çuvalını yanına alarak sevinçle uzaklaşıyor. Daha sonra başka bir kişi yeni bir patates çuvalı ile geliyor, o da gurur ve neşeyle pozunu veriyor.

Bizim çok farklı bir toplum olduğumuzu o an yine anladım. Patateslere poz verdirip, alkışlarla sahnede karşılayan bizler, yakın bir zamanda makarnaları da havada uçurmamış mıydık? Uçan makarnaların yer çekiminin etkisine maruz kalmadan, bağıra çağıra, çığlık çığlığa havada yakalamaya çalışmamış mıydık?

Biz farklıyız, farklı bir toplumduk, hala farklı bir toplumuz. Tek isteğim baş aşağı giden değişim eğrimizin başını kaldırıp, yönünü değiştirebilmesi. O zaman belki diğer ülkelerle farklılığımız, kazandığımız dilencilik kimliği yerine, toplumsal değere dönüşür eskisi gibi!

Samsung Data Code
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
21
8
2
2
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?