Küresel Isınmayla İlgili En Yaygın 13 Soruya Verilen İkna Edici Cevaplar

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Küresel ısınma gerçeğiyle ilgili en merak edilen sorular New York Times tarafından masaya yatırıldı ve kısa ve öz biçimde yanıtlandı. Verilen cevaplar, her şey daha kötüye gitmeden harekete geçip önlem almak için son derece kıymetli bilgiler içeriyor.

Kaynak: https://www.nytimes.com/interactive/2015...

1. Gezegenimiz ne kadar ısındı?

Ekim 2015 verilerine göre 1880 yılından bu yana ortalama sıcaklık, okyanus yüzeyleri de dahil olmak üzere yaklaşık 1 santigrat derece arttı. 

Ufak bir miktar gibi gözükse de, bütün gezegen ortalamasına vurduğumuz zaman oldukça yüksek bir oran bu. Aynı zamanda buzulların erimesi ve yükselen okyanus seviyelerini de bu sıcaklık artışına borçluyuz denebilir. 

Bilim insanları bu sıcaklık artışına 1950’den bu yana insanlar tarafından gezegene salınan sera gazlarının neden olduğunu düşünüyor. Bu hızda devam edersek sıcaklık nihai olarak 4.5 santigrat derece daha artacak ve gezegenin büyük bir kısmı pek çok tür için yaşama elverişsiz hale gelecek.

2. Ne kadar kötü durumdayız?

Epey kötü.

Belki birkaç yıl içinde kavrulup gitmeyeceğiz ama uzun vadede çok büyük felaketlerle karşı karşıyayız. Olan tüm canlılara ve sonraki nesillere olacak.

İklim değişikliği hükümetleri koltuğundan edecek, engellenemez göç dalgaları yaşanacak, hiç olmadığı kadar çok bitki ve hayvan türü ortadan kalkacak ve yükselen deniz seviyeleri pek çok kıyı kentini yok edecek.

3. Yapabileceğim bir şey var mı?

Var.

Karbon ayak izinizi azaltmanın pek çok yöntemi var. Bunlar çok zor şeyler olmadığı gibi, önemli tasarruflar yapmanızı da sağlıyor.

Tasarruflu ampüllere geçmek, imkanınız el verdiği ölçüde toplu taşımaya yönelmek, az et yemek, her şeyi kararında tüketmek iyi birer başlangıç olabilir.

4. Et yemeyi azaltmamın iklimle alakası nedir?

Tüm tarım ürünleri iklime zarar verse de kırmızı et üretimi, aralarında en çok sera gazı ortaya çıkaran ve haliyle iklime en çok zarar veren yöntem. Büyükbaş üretim çiftlikleri çok büyük alanları kaplıyor ve geniş bitki örtülerinin ortadan kalkmasına sebep olabiliyor. Bu hayvanları beslemek için çok fazla su ve gübre harcanıyor. Her bir hayvan kendi başına metan üretiyor ve kısa dönemde sıcaklığın artmasına katkıda bulunuyor.

5. En iyimser senaryo ne?

Dünya sera gazlarına karşı beklenenden daha az hassas olur, bitkiler ve hayvanlar mevcut koşullara uyum sağlar, güçlü hükümetler gereken önlemleri alır ve insanlar bu konudaki sorumluluklarını yerine getirir.

Gelişen teknolojiler yenilenebilir enerji kaynaklarının elini kuvvetlendirmeye devam ediyor. Bunların herkesin ulaşabileceği biçimde yaygınlaşması da bu senaryoya dahil edilebilir. 

Yine de belirtmekte fayda var: Bilim insanlarına göre bu senaryonun gerçekleşme ihtimali epey düşük.

6. En kötümser senaryo ne?

Besin endüstrisinin iflası, tavan yapan gıda fiyatları, toplu kıtlıklar ve ölümler, eriyen buzullar ve yükselen deniz seviyesiyle birlikte ortadan kalkan pek çok şehir ve insan hayatı.

7. Teknoloji bizi kurtaracak mı?

Bu alanın öncülerinden olan Bill Gates dahi; “Elimizi cebimize atmadığımız sürece zor.” diyor. Bu konuda çaba sarf eden pek çok şirket mevcut olsa da, devletlerin bütçeleri bu denli düşük kaldığı sürece teknolojinin mucizeler yaratıp dünya nüfusunu kurtarmasını beklemek gerçekçi değil.

8. Denizler ne kadar yükselecek?

Asıl soru “Denizler ne kadar hızla yükselecek?” olmalı. 

Şu an için her 100 yılda 30 santim yükseliş mevcut. Bu konuda alınan önemlerle bu hız kontrol altına alınabilir. Fakat dediğimiz gibi, önemli olan hız. 100 yılda bir 30 santim kontrol altına alınabilse de, bunun gelecekte 10 yılda 30 santime dönüşmemesi için bir neden yok. Bu da en karamsar senaryolardan biri olarak oldukça kötü sonuçlar doğulabilir.

9. Peki bütün bu tahminlere güvenilir mi?

Sera gazlarının etkisi pek çok bilimsel araştırmayla ortaya konmuş durumda. Kusursuz tahminler beklemek hatalı, fakat yine de tüm bu tahminlerin bilimsel verilere dayandığını bilmekte fayda var. Buzullar eridikçe dünyanın yüzeyi koyulaşması ve haliyle sıcaklığın artması gibi.

10. İnsanlar neden iklim değişikliğini sorguluyor?

Çoğunlukla ideolojik sebepler. Ayrıca küresel ısınmaya karşı verilen savaş aynı zamanda bazı endüstrilere karşı verildiği için (gıda, petrol endüstrileri vs.), bu alanlardan gelir sağlayan insanların küresel ısınmayı reddetmesi anlaşılabilir.

11. Dengesiz havaların küresel ısınmayla bir ilgisi var mı?

Bazı durumlar için, evet. Isınmanın artmasının sıcaklık dalgalarını daha sık ve şiddetli hale getirdiğini ortaya koyan çalışmalar mevcut.

12. Küresel ısınmadan fayda sağlayabilmek mümkün mü?

Kanada ve Rusya gibi büyük ve donmuş iç bölgelere sahip ülkeler için verimli ve kullanışlı toprakların açığa çıkması açısından faydalı olabilir. Rusya başkanı Putin’in küresel ısınmaya karşı adım atmaya yanaşmaması ve açık biçimde varlığını sorgulaması da yüksek ihtimalle bu sebepten. 

Yine de bu ülkelerin küresel ısınmadan tamamen fayda sağladığını düşünmek doğru değil. Yükselen ısı Rusya’da her yıl hektarlarca ormanın yanıp kül olmasına neden oluyor. Ayrıca uzmanlar, gelecekte küresel ısınmanın göç dalgaları oluşturacağı ve bu göç dalgalarının en büyüklerinin de Rusya gibi ülkeleri vuracağını düşünüyor.

13. Umutlu olmak için bir neden var mı?

Bu yazıyı tanıdıklarınızla paylaşırsanız, neden olmasın? Küresel ısınmayla ilgili savaşın ilk adımı, olası sonuçları hakkında farkındalık sahibi olmaktan geçiyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
suat-tesvi

bunu en çok dünyanın büyük ülkelerine anlatmamız gerek . ülkeler uyduktan sonra sorumluluk sahibi her vatandaş da üzerine düşeni yapacaktır . ülke politikaları doğayı korumaya yönelik hale geldiğinde vatandaşlar da buna uyacaktır .

Gizli Kullanıcı

Korkmayın genşler doğa intikamını her zaman alır, hemde çok feci alır. Heee hepimiz acısını çekeriz ama tüm bunların sorumlusu da biz değil miyiz zaten?

ssstttt

Resmen okudukça korktum, hepimizin bilinçli davranması gerek.

Gizli Kullanıcı

Herhalde kimse ABD, Çin, İngiltere vb. dünyanın gelişmiş devletlerinin aptal olduğunu söyleyemez değil mi? Peki bu devletler aptal değilse neden Paris İklim Anlaşması'na uyup da somut adımlar atmıyor? Küresel Isınma diye bir şey varsa herhalde bu ülkeleri de etkileyecek değil mi? Ben o zaman bu işte bir bit yeniği ararım. Mesela bu ülkeler dışında geri kalmış veya gelişmekte olan ülkeleri kontrol altında tutma olabilir mi? Bence olabilir. Çünkü bu zamana kadar hep geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerin zararına oldu bu sözde küresel ısınma atılımları. Arkadaşlar daha 1 yıl öncesine kadar şekerin yağdan daha zararlı olduğunu bilmiyorduk neden mi? Çünkü şeker üreten büyükler öyle istemişti. Yani diyorum ki bilim mutlak gerçek değildir. Bilimin işleyişi, mutlak doğruları bulmak değil, daha doğrusu bulunana kadar kanıtlı olgulara doğru demektir. Yani bilim de sorgulanabilir. Eğer bilim sorgulanmasaydı hala doğada sadece 4 element var zannederdik.

alican-turkkollu

ABD, Rusya gibi en çok karbon salınımı yapan devletler bu iş için gereken adımları atmazsa ne yapacağız biz? Dünyanın hepimizin olduğunu fark etme zamanı küresel ısınma sadece bir grup ülkeyi etkilemeyecek. Hepimiz için risk büyük.

Başlıklar

BilimKırmızı EtRusyaSavaşVladimir Putinet
Görüş Bildir