Klinik Diyalizden Ev Diyalizine Geçmek İçin 12 Neden

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Klinik diyalizden ev diyalizine geçmek için 12 neden…

Allah vermesin: Diyalize girmeyen, diyalizin ne denli çileli bir iş olduğunu bilmez…
Daha ilk cümleyi okudunuz ve: “Aman bu rahatsızlık benden uzak olsun” diyerek,
hızla sayfadan kaçmaya çalışıyorsunuz. Durun! Hastalıklar, maalesef,
ummadığımız kadar yakınımızda. Siz değilse, arkadaşınız, eşiniz, dostunuz;
yakınımızda biri, Allah korusun, bu dertten muzdarip olabilir.

Empati yapmak ve diyaliz hastalarını yakından tanımak için bu metne kayıtsız kalmayın…

Eğer bir kişi diyalize giriyorsa, bunun iki yolu var: Klinikte diyaliz veya evde diyaliz...

Türkiye’de klinikte diyalize giren hasta sayısı 50 binin üzerinde… Bir klinik hastası,
haftada ortalama 3 gün kliniğe gidiyor ve o günlerde en az 4 saat boyunca
diyalize giriyor. Zaman kaybının yanı sıra halsizlik, yorgunluk, kas krampları,
tansiyon düşmesi gibi şikâyetler, hastaları sosyal hayattan alıkoyuyor. Sağlık
Bakanlığı ve SGK, diyaliz hastalarına ev ortamında hemodiyaliz sunabilmek için
bir çalışma başlattı ve 2010 yılında “Ev Hemodiyalizi”ni uygulamaya koydu. Ev
hemodiyalizi şu an 300’den fazla hasta tarafından uygulanıyor.

İki diyaliz yöntemini karşılaştırdığınızda, Ev hemodiyalizinin klinik diyalize göre
pek çok üstünlüğü var.

İstanbul’daki Ev Diyalizi hastası Serdar Kabaş’ın gerçek hayat öyküsü üzerinden size, Ev
hemodiyalizinin klinik diyalize üstünlüklerini anlatmak istiyoruz…

1. Kim demiş diyaliz hastaları futbol oynayamaz diye!

Ev hemodiyalizinde, hastalar genelde gece uyurken diyaliz oluyor ve diyaliz süresi, uyku ile neredeyse aynı süre oluyor. Yani klinikte 4 saat diyalizde kalabiliyorken, evde 8 saat diyaliz yapılabiliyor. Diyaliz süresinin uzaması, diyalizin kalitesini artırıyor. Hastalar daha sağlıklı hale geliyor. Nasıl mı? Serdar Kabaş, bir Ev hemodiyalizi hastası olarak FUTBOL bile oynayabiliyor.

2. Diyaliz de yaparım kariyer de…

Diyaliz tedavisi için kliniğe giden hastalar, haftanın 3 gününü kayıp saymak zorunda kalıyor. Hangi patron, haftada üç gün izne “evet” der! Kendi işiniz olsa bile… Hangi iş, haftada üç gün izinli olmaya elverişlidir! Ev hemodiyalizi hastası Serdar Kabaş, gece diyalize giriyor gündüz çalışıyor. Yani kariyerini ihmal etmiyor...

3. Düşünüyorum öyleyse varım!

Ne demiştik? Ne kadar uzun süre diyaliz, o kadar kaliteli hayat… Klinikte 3 gün 4’er saatle sınırlısınız.  Bu kadar sürede, diyaliz sadece fiziksel değil zihinsel aktivite kayıplarını da kapatmaya yetmiyor. Oysa 8 saat süren Ev hemodiyalizi tedavisi gören Serdar Kabaş, gün içerisinde birçok zihinsel aktiviteyi rahatlıkla gerçekleştirebiliyor. Bunlardan biri de bulmaca çözmek...

4. Hayata gülümsüyorum…

Böbrek yetmezliği ve diyaliz süreci, hastalarda derin ruhsal tahribata neden oluyor. Bu süreci tersine çeviren en uygun tedavi şekli ise Ev hemodiyalizi. Pek çok kişi sizin diyalize girdiğinizi fark etmiyor bile… Ev hemodiyalizi tedavisi ile yaşamını sürdüren Serdar Kabaş, sosyal yaşamında arkadaş ortamlarının ve tavla keyfinin aranılan insanı…

5. Arabam şekil, önümden çekil!

Ev hemodiyalizi, dikkat ve güç kaybını asgariye indiriyor, sosyal yaşamı sağlıklı bireyler gibi doludizgin yaşama fırsatı sunuyor. Ev hemodiyalizi tedavisi gören Serdar Kabaş ise bu sayede İstanbul trafiğine meydan okuyor…

6. Demir yumruk Serdar!

Klinik hastaları halsizlik ve bitkinlikten şikâyet ediyor ve bu nedenle sosyal yaşam ile aralarına mesafe koyuyor. Serdar Kabaş ise Ev hemodiyalizi sayesinde tüm zorluk ve sıkıntıların tepesine indiriveriyor yumruğu, yumruk makinesi aracılığıyla…

7. Diyalizim evde, keyfim yerinde!

Ev hemodiyalizi ile yaşam enerjisi artan Serdar Kabaş, ev işlerinde annesine yardım ediyor. Birlikte yemek bile yapıyorlar. Üstelik Serdar Bey, elinin lezzetine de güveniyor…

8. Yaşasın yemek yemek!

Diyaliz hastalarının şikâyet ettiği bir diğer konu ise perhiz uygulaması… Ev hemodiyalizi uygulayan hastalar perhiz konusunda klinik diyalizi uygulayanlara göre daha rahatlar. Hatta ilaç dahi kullanmalarına gerek kalmıyor. Serdar Kabaş ise annesiyle yaptığı yemekleri tüketmenin keyfini yaşıyor.

9. Özgürlük evimizde!

Ev hemodiyalizinin en büyük rahatlıklarından biri de hastalara özel ortamları içerisinde tedavi imkânı sunması. Serdar Kabaş bu rahatlığı diyaliz sırasında kitap okuyarak ve TV izleyerek yaşıyor.

10. Korkma acımayacak!

Ev hemodiyalizi uygulama açısından hastalarda tedirginlik yaratabiliyor. Fakat 2 ay süren eğitimler sayesinde hastalar, kendi tedavilerini gerçekleştirme yeterliliği ve cesareti kazanıyor. Serdar Kabaş, diyaliz tedavisini kendi gerçekleştirdiği için oldukça mutlu olduğunu ve tedavisini uygularken başkasına ihtiyaç duymadığını ifade ediyor.

11. Güç bende artık!

Klinik diyalizinin ardından hastaların yaşadığı olumsuz durumlarla birlikte güne devam etmek mümkün olmuyor. Oysa Ev hemodiyalizi tedavisi gören Serdar Kabaş, sabah annesinin de yardımı ile diyalizden çıkıyor ve tüm enerjisi ile güne başlıyor.

12. Mutlu aile tablosu

Annesi, kedisi ve kendisi… Birlikte vakit geçirmekten keyif aldığı 2 değerli varlıkla yaşıyor Serdar Kabaş. Bundan dolayıdır ki minnet duyuyor Ev hemodiyalizi uygulamasını Türkiye’ye getirenlere…

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
belma.baykal

30 yıllık hemodiyaliz hastasıyım, ilk uygulama başladığında (Türkiyede, İstanbulda) bana da teklif edilmişti 12-13 sene önce ben iğneleri girmekte zorlanırım diye kabul etmemiştim haftada 3 bir merkezde diyalize devam etmekteyim şikayetçi de değilim, yaşam kalitemde yaşıma göre gayet iyi. Tüm diyaliz hastalarına sağlıklar dilerim.

evan

Orada durmanın sıkıntısı yeter pek çok hasta gördüm çoğu sinirli bazen çalışanlara bağırdıkları oluyor :/

kubb

çok zor bir süreç allah yardımcıları olsun umarım tüm hastalar ev ortamında bu imkana kavuşabilir

Başlıklar

İstanbulKitapSGKfutbol
Görüş Bildir