Görüş Bildir

Kafadan Bacaklılar Ailesine Mensup En İlginç ve Farklı Ahtapot Türleri

Anasayfa > Cool

Üç tane kalbe sahip olmaları, mavi kanları, sekiz bükülebilir kolları ve omurgasız hayvanları geride bırakan zekâlarıyla ahtapotları hayvanlar âleminin nevi şahsına münhasır canlılarındandır. Sizler için bu türün en ilginç örneklerini derledik. Dünyanın en ilginç ahtapotlarını merak ediyorsanız içeriğimize buyurun. 👇

Kaynak: https://www.sciencefocus.com/nature/o...

1. Mavi halkalı ahtapot

1. Mavi halkalı ahtapot

Dünyanın en ölümcül hayvanlarından biri olan mavi halkalı ahtapot (Hapalochlaena cinsi), genellikle uysal hareketler sergiler ve zamanının çoğunu taş yığınlarında ve deniz kabuklarında saklanarak geçirir.

Avustralya ile Japonya arasında kalan sığ denizlerde yaşayan mavi halkalı ahtapotun 4 ila 10 türü vardır. Avuç içi kadar olan bu türlerin her birinde, çevrede bir tehdit olduğunu hissettiklerinde yanıp sönen yaklaşık 60 parlak mavi halka bulunur.

Halkalarında, mavi-yeşil ışığı yansıtacak şekilde evrimleşmiş çok katmanlı reflektörler bulunuyor.

Halkalarında, mavi-yeşil ışığı yansıtacak şekilde evrimleşmiş çok katmanlı reflektörler bulunuyor.

Yanıp sönme hareketi, mavi pırıltıyı çevreleyen siyah renkli kromatofor hücrelerini sıkıştıran kaslar tarafından kontrol ediliyor. Kaslar gevşediğinde pırıltı meydana geliyor. Uyarı minvalindeki ışıklar ahtapot ölümcül ısırığını gerçekleştirmeden önce yanıp sönüyor.

Tükürük bezlerinde yaşayan bakteriler, kirpi balıklarını yemeyi ölümcül kılanla aynı toksin olan tetrodotoksinden üretiyor. Dişi mavi halkalı ahtapotlar, diğer canlıların yumurtalarını yemesini önlemek için onları tetrodotoksinle kaplıyor.

2. Cam ahtapot

2. Cam ahtapot

En az 1.000 metre derinliğindeki gizemli sularda yaşayan ve şeffaf jelatinimsi gölgeleri olan cam ahtapot (Vitreledonella richardi), okyanuslardaki en zor karşılaşılan ve üzerinde en az çalışma yapılan canlılardandır. Dünyanın dört bir yanındaki tropik ve subtropik sularda görülmekle birlikte genellikle denizin altındaki devasa dağların çevrelerinde yaşarlar.

Örneğin bu görseldeki canlı, bu yıl Pasifik Okyanusu'nda uzaktan kumanda edilerek denizin derinliklerini keşfeden bir araç tarafından görüntülendi.

Örneğin bu görseldeki canlı, bu yıl Pasifik Okyanusu'nda uzaktan kumanda edilerek denizin derinliklerini keşfeden bir araç tarafından görüntülendi.

Aynı araç çevrede ikinci bir cam ahtapot daha bulmuştu. Ahtapotun kolları arasındaki ağlarda görünen altın benek şeklinde pigmentli kromatoforlar bulunuyor. Karanlık sulardaki işlevleri tam olarak bilinmese de evrimleşme süreci sırasında ahtapotların atalarından kalmış olabileceği düşünülüyor. Ahtapotun saydam olmayan diğer kısımları ise gözleri, optik sinirleri ve sindirim sistemi.

3. Hindistan cevizi ahtapotu

3. Hindistan cevizi ahtapotu

Damarlı ahtapot (Amphioctopus marginatus) olarak da bilinen bu tür, deniz yatağında bir hindistan cevizi kabuğunun yarısını taşıdığı sırada görüntülenmiş ve bu şekilde tanımıştı. Sonrasında bir başka kabuk bulmuş, ikisini birleştirerek hem hareket edebileceği hem de kendini koruyabileceği bir barınak inşa etmişti.

Bu hareketi sonrasında ahtapotların ne kadar zeki canlılar olduğu gündeme gelmişti. Gerçekten de öyleler. Zira, ıstakoz 100.000, deniz salyangozu 18.000 nörona sahipken ahtapotlarda 500 milyon nöron bulunur. Bunların kabaca yarısı başların, diğer yarısı ise kollarındadır.

Bu durumda Ahtapotların kolları, kendi kendilerine düşünme becerisine sahip midir?

Bu durumda Ahtapotların kolları, kendi kendilerine düşünme becerisine sahip midir?

Kısa süre önce yürütülen araştırmalarda kollarından beynin merkezî kontrolü altında olduğu ortaya çıktı. Bilim insanları, ahtapotları Y şeklindeki bir boruya yerleştirerek borunun ucundaki yiyeceği ulaşacakları şekilde eğitti. Daha önce kullanmadıkları kollarıyla bile bunu gerçekleştirebildikleri görülünce, beyinlerini kullanarak kollarına yön verdikleri anlaşıldı.

4. Taklitçi ahtapot

4. Taklitçi ahtapot

Taklitçi ahtapot (Thaumoctopus mimicus) gerçek bir kılık değiştirme ustasıdır. Endonezya'da kollarını yaprak şeklinde birleştirerek dalgalı bir hareket gerçekleştirdiği ve kumda yüzeyinde yüzdükleri görülmüştü. Bu sayede yerel bir dikenli, zehirli yassı balık gibi görünerek yırtıcıları kendilerinden uzaklaştırıyordu.

Taklitçi ahtapot tek bir türü taklit etmekle kalmaz, pek çok türün kılığına girebilir. Bir keresinde muhtemelen zehirli bir aslan balığını taklit etmek için kollarını vücutlarının arkasında birleştirdikleri görülmüştü.

Kendisini su yılanına bile dönüştürebiliyor.

Kendisini su yılanına bile dönüştürebiliyor.

Altı kolunu deniz tabanındaki bir deliğe sokuyor, kalan siyah ve beyaz çizgili iki kolunu ise bir yılanmış gibi sallıyor. Bu çok yönlü aldatma gücünü belli tehditlere karşı kullanıyormuş gibi görünüyor. Örneğin, bir papaz balığı sürüsü tarafından saldırıya uğradığında, papaz balıklarını avlayan yılan kılığına girerek onları kendisinden uzaklaştırdığı biliniyor.

5. Dumbo ahtapotu

5. Dumbo ahtapotu

Şemsiye ahtapotu (Grimpoteuthis cinsi) olarak da tanınan bu cinsin, her biri aynı sevimlilikte on ikiden fazla türü bulunuyor. Hepsinin özelliği de gözlerinin hemen üstünde, akıntılarda yüzmede ve kendilerine yön vermede kullandıkları kulak benzeri yüzgeçler olması. Çoğunlukla deniz tabanı çevresinde bekleyen veya yüzen bu türün adı, Disney'in ünlü uçan filinden geliyor.

En derinde yaşayan ahtapot olan Dumbo türlerinin hepsi 1.000 metrenin altında ikamet ediyor.

En derinde yaşayan ahtapot olan Dumbo türlerinin hepsi 1.000 metrenin altında ikamet ediyor.

2020'de bir tanesi Hint Okyanusu'ndaki Cava Çukuru'nda 7.000 metre derinlikte görüntülenmişti. O zamana kadar ahtapotların en fazla 5.000 metrede bulunduğuna tanıklık edilmişti.

Bu cinse ait bulunan son tür Pasifik Okyanusu'ndaki su altında bulunan İmparator dağlarında keşfedildi. Binlerce metre sürüklenmiş olmasına rağmen oldukça iyi durumda olan canlı, incelendiğinde diğer Dumbo ahtapotlarından farklı özelliklere sahip olduğu görüldü. Bilim adamları bu türe imparator Dumbo ahtapotu adını koydu.

6. Argonot ahtapotu

6. Argonot ahtapotu

Argonot ahtapotu (Argonauta cinsi), dış yüzeyinde kabuk olan tek ahtapot cinsidir. Diğer ahtapotlar bu özelliklerinden evrimleşme süreçlerinde feragat etmiş ve diğer yumuşakça akrabalarına bırakmıştır. Arada sırada kâğıt inceliğindeki kabuklarının içerisinde sahile vuran küçük ahtapotların bilinen yedi türü bulunuyor.

Bu canlılar 19. yüzyılda bilim insanlarını şaşkına çevirmişti.

Bu canlılar 19. yüzyılda bilim insanlarını şaşkına çevirmişti.

Öyle ki, kimi bilim insanları kabuklarını üretmeyip yedikleri diğer deniz canlılarının kabuklarını ele geçiren ve kullanan saldırgan varlıklar olduklarını öne sürdü. 

1840'larda Fransız deniz biyoloğu Jeanne Villepreux-Power, argonotların kollarının ucundaki gümüşi ağlarla meydana getirdiğini keşfetti. Aynı zamanda dişilerin kabuk ürettiğini ve yavrularının yumurtalarını taşıyıp korumada kullandığını da tespit etti.

7. Büyük Pasifik ahtapotu

7. Büyük Pasifik ahtapotu

Büyük Pasifik ahtapotu (Enteroctopus dofleini), dünya çapındaki denizlerde yaşayan yaklaşık 300 ahtapot türünün en büyükleri arasındadır. Dokundukları şeyleri tatmalarını sağlayan alıcılarla donatılmış olan altı santimetre çapındaki vantuzlarla kaplı kolları altı metreye kadar uzayabilir.

Ahtapotlar üzerinde yapılan araştırmalar, karmaşık hayatları hakkında pek çok şeyi ortaya çıkarıyor.

Ahtapotlar üzerinde yapılan araştırmalar, karmaşık hayatları hakkında pek çok şeyi ortaya çıkarıyor.

Mesela ender görülen ahtapot kolonilerinde birlikte yaşayan türler olduğunu (normalde bir başlarına yaşarlar ve birbirlerine karşı düşmanlık beslerler) veya dişi ahtapotların, kendilerini taciz eden erkek ahtapotlara kabuk ve çamur fırlattığını öğrendik. Aynı şekilde bilim insanları bir süre önce uyuyan ahtapotların rüya gördükleri sırada derilerinin ve dokularının rengini değiştirdiğini keşfetti.

8. Battaniye ahtapotu

8. Battaniye ahtapotu

Battaniye ahtapotu (Tremoctopus cinsi), daha büyük görünerek avcı hayvanları korkutup kaçırmasını sağlayan büyük gözbebeklerine sahiptir. Aynı zamanda dünyanın en tehlikeli denizanalarının dokunaçlarını söküp sallayabilir ve sokmalarına karşı bağışıklık sahibidir. 

Bu türün dişileri iki metreye kadar uzayabilir. Erkekleri ise 2.4 santimetre uzunluğundadır. Dolayısıyla dişiler erkeklerden 40.000 kat daha ağır gelir.

Tüm hayvanlar âlemindeki canlılardaki cinsiyetler arasındaki en büyük fark bu türde görülür.

Tüm hayvanlar âlemindeki canlılardaki cinsiyetler arasındaki en büyük fark bu türde görülür.

Erkekler koca gözleriyle kendilerine bir eş seçmeye çalışır. Eşini belirledikten sonra, kısa bir iletişim sürecinin ardından spermlerini taşıyan kolu olan hektokotili dişiye verir. Kol yenilenmediğinden bu işlemden kısa bir süre sonra öldüğü tahmin edilmektedir. Dişiler, birden fazla koparılmış kolu vücutlarında saklayabilir ve bunları, taşıdıkları yavrular yumurtadan çıkana kadar sayısız kez döllenmede kullanır.

Bu içeriklere de göz atabilirsiniz 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
20
8
5
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?