İşe Alımlarda Klasik Mülakata Rakip Olan Yeni Trend: Ses Analizinden Karakter Tahlili

-

Dört bir yanımızın giderek daha fazla akıllı bilgisayar ve robotlarla çevrilmekte olduğu günümüzde, sıranın iş görüşmelerine de geldiğini öğrenmek bizi pek de şaşırtmadı açıkçası şu an. 

Haftalar hatta aylar sürebilen uzun ve yorucu mülakat mesailerini epeyce kısaltabilecek gibi duran ses analizi metodu, bir süredir şirketler ve kurumlarda kullanılmaya başlandı. Klasik mülakatın yerine geçer mi; bunun için daha ne kadarlık bir gelişim süresine ihtiyacı var; tabii bilemiyoruz. İsterseniz yöntemi hep beraber inceleyelim!

İş başvuruları içerisinden CV taramaya yardımcı bilgisayar algoritmalarını zaten uzun süredir kullanıyorduk. Şimdilerde ise teknoloji, bir üst seviyeye ulaşmış durumda.

İşverenler artık yeni işe almalarda uygun adayları belirlemek için ses analiz programlarından yararlanıyor.

“O ne demek” diyenler için hemen biraz açalım.

Bu yöntemde, internet üzerinden yanıtlayacağınız anketler ya da uzun psikometri testleri yerine, iş başvurusu yapan adaylara bir telefon numarası veriliyor ve orada kendilerine sorulacak soruları yanıtlamaları isteniyor.

Soruları soran ise bir bilgisayar.

Sistem şöyle işliyor:

15 dakikalık konuşma kaydı yapıyorsunuz. Bu kayıt sizin ses tonunuzu, kelime seçimlerinizi, cümle yapınızı dijital olarak diyagramlaştırıyor.

Anlattığınız şeylerin çok da bir önemi yok aslında, önemli olan onları “nasıl” söylediğiniz.

Söyleyecek bir şey bulamadıysanız da, düğmeye basıp bir sonraki soruya geçiyorsunuz.

Ardından bu diyagramlar değerlendirilip, değişime açık olma, heves, empati gibi karakter özellikleriniz belirleniyor.

Tablo ve diyagramlar ne kadar sıcak, organize, mevkiye önem veren vs. biri olduğunuzu ortaya koyuyor. Sonra bunlar işverenin istediği kıstaslarla karşılaştırılıyor.

Ses analizi sadece işe alımlarda da kullanılmıyor üstelik.

Kişinin iletişim becerilerini, terfi için uygun olup olmadığını, ve işçiler arasındaki stres seviyesini değerlendirmek gibi alanlarda da bu konuşma testini uygulayan şirket ve kurumlar var.

Peki ses hakikaten de kişiliği yansıtır mı?

Merkezi Almanya'da olan Precire Technologies adlı şirketin kurucularından Mario Reis’e göre evet; yöntem gayet gerçeğe yakın sonuçlar veriyor.

Bu kanıya varabilmek için, Precire Technologies 6000 kişinin konuşmasını kaydedip bu insanlara ayrıca kişilik testi de uygulamış. Böylece konuşma biçimleri ile belli kişilik özellikleri eşleştirilmiş.

Peki kişiliği yansıtabilse bile objektif olabilir mi?

Peki kişiliği yansıtabilse bile objektif olabilir mi?
Peki kişiliği yansıtabilse bile objektif olabilir mi?

Açıkçası, iletişim becerisine dair birçok bilgi içerse de işe en uygun adayın belirlenmesinde yüz yüze mülakatın yerini şimdilik pek dolduramıyor bu program.

"Precire ses kaydını en iyi satış elemanının kaydı ile ya da en iyi liderlik özellikleri
taşıyan insanların sesiyle kıyaslıyor. Objektif bir değerlendirme yapıyor. İnsanda ise sübjektif izlenim devreye giriyor ister istemez" diyor Reis.

"Bu kadar çok özelliği, beceri ve konuşmayı 15 dakika içinde analiz edecek kimse yok dünyada."

Bu yöntemin işverenler için olduğu kadar adaylar açısından da daha rahat olduğunu söyleyen İK yöneticilerine göre yöntem her iki taraf için de kolaylık sağlayıp zamandan kazandırıyor.

Ancak kariyer koçu Matthias Martens'e göreyse bu yöntem, işçi açısından avantajlı olmaktan çok dezavantajlı.

Örneğin o dili yabancı dil olarak konuşanlar, ya da sonucu etkilemek için özellikle konuşma tarzını değiştirenler dezavantajlı duruma düşüyor. Ayrıca ses kaydı yapmak istemeyen kişiler de o işten uzak duruyor.

Hele de kayıtların analizini yorumlayan İK uzmanları bu konuda yeterince eğitimli değilse, karar almada makineye daha büyük rol düşüyor.

Glasgow Üniversitesi'nden Dr Alessandro Vinciarelli’ye göre de bu teknoloji insanın yerini alamaz ve yalnızca uzmanlara yardımcı olma görevi görür.

Vinciarelli de ses analiz tekniğinin son beş yıldır kullandığı halde, bulguları yorumlamada muhakkak bir uzmanın olması gerektiğini belirtmiş.

Yine de umulan şu: Bu yöntem sayesinde herhangi bir nedenden dolayı kariyerinin belli bir aşamasında doğru adım atmamış olanların şansı artırılabilir.

Şimdiye dek iş başvuruları özgeçmiş okumaya dayanıyor ve iyi bir üniversiteye ve doğru yerlere gitmiş olanlar tercih ediliyordu. Ses analizi ile elbette bunun biraz daha ilerisine gitmek mümkün olabilir.

Fakat tabii insan kaynaklarının bu programların değerlendirmesine aşırı güven duyup, diğer yöntemleri dışlama tehlikesine de vurgu yapmak lazım. 

Gerçekten de, sadece CV'lerimiz yüzünden kaçırdığımız, belki de çok uygun olup çok iyi işler çıkarabileceğimiz işleri alabilmemizde güzel bir basamak teşkil edebilir bu yöntem; tabii hassas ve makul bir biçimde kullanılabilirse.

Peki siz ne düşünüyorsunuz?

Doğru ellerde kesinlikle iyi bir alternatif olabilir.
Her iki yöntem de birbirinin tamamlayıcısı olmalı bence.
Asla klasik mülakatın yerini alamaz.
Bilemiyorum, karar veremedim.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

AlmanyaTercihtrend
Görüş Bildir