Her Konuda Kararsız mısınız? Filozof Buridan'a Göre Ölebilirsiniz!

96PAYLAŞIM

Özgür irade probleminin temel sorusu şudur: Kararlarımızı kendimiz mi veriyoruz yoksa bir belirlenmişlik içinde karar verdiğimizi mi sanıyoruz? Gelin Jean Buridan ve eşeği ile birlikte bu soruya cevap arayalım.

Eğer aç bir eşeğin önüne bütün özellikleri aynı iki balya samanı eşit mesafede koyarsanız acaba hangisini seçecektir?

Paradoksunu bu şekilde kuran Buridan, cevabı kendisi verir: Eşek, iki seçenek arasında kalacak ve ölecektir. Çünkü eşeğin bir balyayı diğerine tercih etmesi için bir neden yoktur.

Bu paradoksla Buridan'ın öncelikle ortaya koyduğu şey yalnızca iradenin eylemde bulunmaya yeterli olmamasıdır.

İnsanın iradesini harekete geçirecek geçerli bir nedene de ihtiyacı vardır. Buridan, bu nedenin kaybolması halinde eylemin yok olacağını, bunun da hayatın durması anlamına geleceğinden söz eder.

Herhangi bir şeyi istemek için nedeni olmayan ve bu yüzden eylemde bulunamayan insan için artık iyi ve kötünün de bir anlamı olmayacaktır.

Sadece iyi ve kötü değil, hayata dair bütün değerlerin ortadan kalktığını düşünün.  İyiyi, doğruyu, güzeli ortaya koyamayan insan tıkanıp kalmıştır. Eşeğin ölümü metaforu aslında insanın seçim yapamamasıdır.

Burada sorulması gereken soru şudur: Tercihlerden biri bize yakın gelene kadar bekleyecek miyiz?

Paradoksta gördüğünüz üzere beklemek ölümle eş değer tutulmuştur. Ve seçim yapmamak işi rasyonel insan için pek de mümkün görünmemektedir. Peki o halde şöyle düşünelim önümüzde çok fazla seçenek olsun ve biz "rastgele" bir seçim yapabilecek kadar özgür olalım.

İnsanlar genelde çok fazla seçeneklerinin olmasını “özgürlük” olarak nitelerler bu doğru mudur acaba?

Hepimizin günlük hayatımızda çok fazla seçeneğimiz olup hiçbirini seçmediğimiz ya da seçerken çok zorlandığımız bir an kesinlikle olmuştur. Yemek ya da film seçimlerinizi hatırlayın… Bazen aç uyudunuz bazen de yalnızca film seçimine yarım saat harcadınız.

Ancak seçenek ne kadar az ise belki de mutluluk o kadar daha mümkün görünmektedir.

Seçeneklerden birini tercih ettiğimizde doğal olarak hep bir tane de tercih etmediğimiz olacaktır. Ve belki de hayatımız boyunca hep “tercih etmediklerimizin” kaygısını duymaktayızdır, kim bilir? Tabii seçim yapmamak da bir seçim sayılabilir ama eylemsizliğin öldürdüğünü unutmayalım.

O halde özgürlük denilen şey her zaman mutluluk olarak dönmeyebilir insana ya da belki de gerçekten özgür değiliz ve bu yüzden seçim yapmaya devam ediyoruz.

Aslında seçim yapmamak, gerçek hayatta pek mümkün gibi görünmüyor. Buridan’ın eşeğinin yerinde olsak muhtemelen yaşamayı tercih edip bir seçim yapacaktık. Yani seçimimiz hangisini yiyeceğimiz üzerine değil yaşam ve ölüm arasındaki tercihimiz üzerine olacaktı.

Bu konuda 17. yy. filozofu Spinoza da içimizi rahatlatır ve şöyle der: Hiçbir zaman özgür olmadınız; ama bunu fark edemeyeceğiniz için özgür ve mutlusunuz.

Spinoza’ya göre bütün seçimlerimizi belirleyen bir neden her zaman vardır. Bu yüzden siz “Ben akli bir varlığım bu yüzden istiyorum ya da seçiyorum tabii ki.” dersiniz; ancak sizin akli bir varlık olmanız da bir nedene bağlıdır ve bunun farkında olmadığınız için mutlusunuzdur.

Şimdi kendimize soru sorma sırası geldi, acaba çok seçeneğimiz olması iyi bir şey midir ve bu bizi özgür yapar mı?

Yoksa eskilerin dediği gibi “Geçmişte daha az şey vardı ama daha mutluyduk.” yargısı doğru mu acaba? Belki de Spinoza haklıdır, ne kadar fazla seçeneğimiz olursa olsun onlardan birini bize tercih ettiren bir neden daima vardır ve bu yüzden hiç özgür olmamışızdır. Siz ne düşünürsünüz?

"Nobel ödüllü" Sheldon bile hayatının bir noktasında Buridan'ın eşeği olmuştu...

Bu içerikler de ilginizi çekebilir.

Ömrü Boyunca Karantinada Yaşayan Aydınlanma Filozofu Kant'ın Hayatınıza Anlam Katacak Çağrısı: Sapere Aude! - onedio.com
Ömrü Boyunca Karantinada Yaşayan Aydınlanma Filozofu Kant'ın Hayatınıza Anlam Katacak Çağrısı: Sapere Aude! - onedio.com
Karısının Cinsiyet Değiştirme Operasyonu İçin Banka Soyan Fedakar Hırsız: John Wojtowicz - onedio.com
Karısının Cinsiyet Değiştirme Operasyonu İçin Banka Soyan Fedakar Hırsız: John Wojtowicz - onedio.com
Öldürülmesinden Saatler Önce Bilmeden Katiline İmza Veren John Lennon'ın Cinayetine Dair İlginç Detaylar - onedio.com
Öldürülmesinden Saatler Önce Bilmeden Katiline İmza Veren John Lennon'ın Cinayetine Dair İlginç Detaylar - onedio.com

Bu Haber ile İlgili Linkler

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
biraztuhafbiri

Çok kıyafeti olan arkadaşlarım hep ne giyicem diye tereddüt ederken aslında simarikliktan değil hakikaten seçenekler arasından kaybolmak onlarda hiç kıyafeti yokmuş algısı yaratıyordu. Az kıyafeti olan benim gibi arkadaşlarımsa her zaman tereddütsüz giyecek bir şey buluyor ve icinde de mutlu hissediyordu. Kendi hayat tecrübelerimden ben de böyle bir kanıya varmıştım. Çok seçenek olması bazen insanı delirtir. Az ıyidir

halil-degerli

Kararsızlık vereceğin en kötü karardan daha kötüdür....

enk-capital

Daha az seçeneğiniz olması sizi daha mutlu değil sadece daha "kabullenmiş" yapar. Çünkü başka seçeneğiniz yoktur. Kabullenirsiniz. Yaşadığınız şey de mutluluk değil sadece kendini kandırmadır. Gecekonduda çok mutlu bi şekilde yaşayan bi insana yalıya taşınma seçeneği sunarsanız elbette yalıya taşınmayı seçecektir. Ve gecekonduda aslında mutsuz olduğunu, yalıya taşındığı zaman anlayacaktır. Yani çaresizlikler içindeki kabullenişi bize mutluluk diye yutturmaya çalışıyolar.

ramonelindio

Hayat önümüze seçenekler koyacak kadar bizi şımartmadı.He olsa olsa şu ayakkabı mı yoksa bu mu? Yada akşama bunu mu yesem şunu mu? Seçenek daralması yaşıyoruz.

Görüş Bildir