Geçmişi Ne Çabuk Unuttuk?! Son Zamanlarda Yükselen "Saray Fetişi" ve Bize Düşündürdükleri

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Popüler kültür, moda... Bunlar çok tehlikeli şeyler! Çünkü bazen akıma kapılıp, arkasındaki büyük fikirleri unutabiliyoruz. 

Hazır yeri gelmişken, bu konuya da el atalım dedik. İşte son zamanların bir garip modası "Saray Fetişi"...

Bu hafta sonunun gündemi kesinlikle Kraliyet Düğünü oldu. Dünya genelinde sosyal medyada ve basında konuşuldu.

Saraya Gelin Geldi! Prens Harry ve Meghan Markle'ın Merakla Beklenen Düğünü ile İlgili Tüm Detaylar - onedio.com
Saraya Gelin Geldi! Prens Harry ve Meghan Markle'ın Merakla Beklenen Düğünü ile İlgili Tüm Detaylar - onedio.com

Eh, madem yeri gelmiş, biz de birkaç kelam edelim dedik elbette... Böyle bir fırsatı kaçıramazdık!

Kraliyet Düğününün ilgi çekmesi çok normal; sonuçta birçok ünlünün akın ettiği, ışıltılı, görkemli bir gösteri adeta!

Muazzam kiliseler, özel tasarım elbiseler, pahalı takılar, dünyanın en ünlü ve zengin insanları... Hepsi bir arada! İlgi çekmesi kesinlikle normal!

Zaten Kraliyet ailesinin her zaman magazinsel bir yanı da oldu. Adeta pembe dizi izler gibi takip ediyoruz.

Bazen ağır bir dram filmi, bazen kahkaha dolu bir sit com gibi... Daima bizlere ilginç hikayeler üreten bir yaşam bu "kraliyet".

Lakin İngilizlerin hepsi bu durumdan memnun değil. Basına pek yansımasa da, halktan ve ünlülerden ağır tepki var bu geleneğe!

Düğün günü kraliyet ailesini uzaktan dahi görebilmek için sokakta yatan manyaklar olduğu kadar; tüm bu geleneğin ve hala "asil" bir tabakanın olmasını iğrenç bulan insanlar, bunu sürekli protesto eden ünlüler de mevcut.

Maalesef ki düğünlerin ışıltılı dedikoduları arasında, bu muhaliflerin sesleri pek duyulmuyor ve basında yer almıyor.

Düğün günü #RoyalWedding etiketi altına yazılanların neredeyse yarısı isyan eden içerikteydi.

"İngiliz vatandaşların vergilerinin 30 milyon pound'u bu düğüne gitti. Kraliyet düğününü karşılayabiliyoruz ama Grenfell Binasının restorasyonu, evsizler ve fakirlik içinde yaşayan çocuklarımız için bir şey yapamıyoruz."

"Haha Kraliyet Düğününün canı cehenneme, sömürgeci sürüngen pislikler! Ödediğim vergilerin bir elbiseye gittiğine inanamıyorum. Grenfell, Gazze'deki çocuklar ne olacak?!"

"Canın cehenneme, lanet olsun" diyerek basitleştirerek çevirdik. Tepkinin şiddetini anladınız zaten... :)

"Kraliyet düğünü İngiliz vatandaşlarının vergileriyle yapıldı, üstelik büyüyen bir evsizlik problemimiz varken. Bok gibi, değil mi?!"

"Şımarık bir ergen gibi davranmak istemiyorum ama: Kraliyet düğünün de, kraliyet ailesinin de, kraliyet konseptinin de.... Canı cehenneme!"

Açık ve net.

"Peki bunlardan bize ne?!" dediğinizi duyar gibiyiz. O yüzden artık hiç uzatmadan asıl meseleye giriyoruz:

Bu düğünde yaşananlar ve tepkiler, yüzlerce yıl öncesinin aynısı! 

Buna rağmen, sadece İngiltere'de değil; dünya genelinde ve özellikle de ülkemizde yayılan bir "Saray Fetişi" var.

Bazı ülkelerde kraliyet konsepti tamamen ülke yönetiminden koparılmış bir şekilde devam ettirilse de; çoğu ülkede yok. Çünkü kralların, kraliçelerin kafalarını kestiler!

Yani düşününce, "sürgün" kesinlikle çok daha insani kalıyor.

Elbette asla ama asla şiddetten yana değiliz fakat sizden tek farkları "asil" bir aileye doğmuş olmak olan bu insanların sizin sırtınızdan geçinmeleri, siz açlıktan ölürken zevk-i sefa içinde yaşamaları ve tek bir kelimeyle sizi öldürtebilecek gücü ellerinde bulundurmaları ne kadar insani?

Ömürleri boyunca içlerine giremeyecekleri görkemli yapılar için, "saraylar" için gariban köylünün vergisinden kesildi.

Düşünün hele, kendi halinizde bir köylüsünüz, zar zor binbir emekle çalışıp ekmeğinizi taştan çıkarıyorsunuz; derken bir grup asker geliyor ve "vergi" adı altında elinizdekilerin çoğunu alıyor. Karşılığı mı? Saray. Ama siz giremezsiniz o saraya.

Yooo... Aslında saraya girme yolları var tabii! Ama hizmetkar olarak...

O çok sevdiğiniz, "Asla kopamam, canım" dediğiniz zeki ve güzel çocuğunuzun iyi bir şekilde hizmet edeceğini düşünerek sizden koparıp alabilirler mesela. Bir ömür onu görmeyeceğinizi bile bile "Ah tabi ki, alın lütfen" diyebilir misiniz?!

İsmi bile değiştirilir, kimliği sizden çalınır... Olur bunlar! Çünkü siz bir köylüsünüz, emir ise "asil" birinden.

Bunlar sadece işin yüzeysel tarafı elbette...

Şu an İngilizlerin büyük bir bölümü bu kraliyet geleneğinden nefret ederken; bir kısmı da "kültürümüz" diyor. 

Tıpkı bizim ülkemizde de olduğu gibi... Kraliyet ailesinin kendi kültürlerini yansıttığını düşünen İngilizler nasıl yanılgıdaysa, bizim ülkemizdeki durumlar için de aynısı geçerli.

Peki neden?

Çünkü ne o sıradan İngiliz vatandaşlar, ne de biz Türk vatandaşları... Hiçbirimiz ama hiçbirimiz ne o "asil tabakaya" ne de onların kültürlerine dahil değiliz.

Osmanlı bir aile, biz kendimizi ne kadar "onların torunu" olduğumuza inandırmak istesek de, bal gibi biliyoruz ki bu kesinlikle gerçek değil. Biz saray soyundan gelmiyoruz, saraya belki de ancak köle olarak girebilecek, sarayın lükslerini karşılarken beli bükülmüş köylülerin torunlarıyız.

Bir zaman makinesine girsek ve Osmanlı yönetiminde "biz Osmanlı torunuyuz" desek; en iyi ihtimalle bize gülünür. Diretirsek, kellemiz vurulur.

Bundan yıllar önce, bizim gibi bir köylünün çocuğu, hiçbir "asil"den farkımız olmadığını, daha değerli ya da daha değersiz olmadığımızı mücadeleyle kanıtladı.

Bugün bir Kayserili, Çorumlu, Konyalı vesaire Anadolu şehirlerinin köylü ailelerinin çocukları olarak eğitim alabiliyor, demokratik haklarımızı koruyabiliyor, mesleğimizi seçebiliyor ve en azından mesai saatleri dışında hiç kimseye tamah etmiyorsak; bu büyük bir mücadelenin kazancı.

Siz kimsenin "ayağının tozu" olmayın, sizin gibi etten kemikten bir insan olan başkasına secde etmeyin, eteğini öpmeyin diye...

Yani insanlık onurunuza yaraşır bir şekilde yaşayın diye verildi bu büyük mücadele.

Çocuğunuzun hayatı bir prensesten ya da şehzadeden daha değerli sayılmasın diye...

Sizin de zekanızın, özgür iradenizin, söz hakkınızın olduğunu herkes kabul etsin diye. Ezilmeyin diye.

Büyük bir mücadele verildi.

Doğduğumuz ülkenin en güzel şehrinin, en güzel yerine yapılmış kocaman bir sarayı ziyaret ederken, yıllar öncesinde asla bunu yapamayacağımızı bilmeliyiz.

Çünkü bu da mücadele kazanımlarının dahilinde...

Elbette Osmanlı döneminin sanatına, edebiyatına hayranlık duyabiliriz. Dönemin şartları ile yaşamış karakterleri değerlendirip, anlamaya çalışabiliriz. Dersler çıkarabiliriz...

Lakin yönetim şeklini şeklini övmek, özlemek tek kelimeyle mücadelemize, bağımsızlığımıza ve insanlık onurumuza hakaret niteliğinde!

İngilizleri eleştirirken, kendimiz de saray fetişine kapılıp, sadece ama sadece köle olabileceğimiz o yılları yücelttikçe gerçek ecdadımızın kemiklerini sızlatıyoruz.

Çünkü "Cumhuriyeti Biz Böyle Kazandık."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
elif-aybuke-yilmaz

yazı süper. içerik çok güzel tasarlanmış ve düzenlenmiş. akış harika. gerçekten tebrikler. Atamıza olan minnetimizi anlatacak kelime yok . Ne desek az kalır bu konuda hemfikiriz. Şükür ki Allah bize Atatürkümüzü göndermiş. Fakat bu ve benzeri birçok yazınızda Osmanlı ve düzenini kötülerce bir tavırla kaleme aldığınız paylaşımlar itici gelmiyor değil. Osmanlı torunu değilsem yazdığınız mantıkla Atatürk'ün Evladı da olamam... Milli değerlere sahip çıkıcaz diye geçmişimize ait en önemli değerleri birbiriyle kıyas etmek doğru değil. Ben Osman Bey'in torunuyum. Fatih'in varisiyim. Atamız görse gurur duyardı diyebildiğim bir evladıyım. Büyük büyük büyük dedem Timur'un azmini almışım ve Büyük büyük annem Tomris Han'ın tutkusunu..

emsalden-misal-olmaz.

Mustafa Kemal'in askerleriyiz demek bundan çok farklı değil. Ya da demokrasi dediğimiz şey bundan farklı mı? Vekiller ile aynı konumda mıyız? Seçtiğimiz insanlar köyden birileri mi? Hiyerarşi ister istemez kaçınılmaz oluyor. Önemli olan adaletin olması. Tarlaya gidip vergi alınıyor yazmış. Ne için saray vs. Meclis binası da, giysileri de bunlar içinden alınıyor. Cumhuriyet dönemi farklı mı? İçerikte anlatılmak istenen sadece geçmişe olan düşmanlıktan başka bir şey değil. Bazı yorumlarda ise; sadece Osmanlı mı geçmişimiz demiş, elbette değil, hepsinin yeri ayrı ama kim ne derse desin tarihimizin en büyük dönemi Osmanlı dönemidir. Hatta dünya tarihine geçecek iki imparatorluk var; Roma ve Osmanlı İmparatorluğu ( İlber Ortaylı da dahil bir çok tarihçi sözüdür zaten) Şunu savunduğum akla gelmesin ; birileri açlıktan ölürken birilerinin smokin derdine düşmesinin hiç bir açıklaması yoktur.

kavinsky

202 tane orospu evladı aramızda.

senasen

harika bir içerik tebrikler onedio

amd

Çok çok yararlı bir çalışma. İşin ilginç tarafı; 177 kişi el aşağıda emojisi 66 kişi kızmış emojisi işaretlemiş. Sarayın soytarıları kendini hemen beli etmiş.

metin-dogan2

Bu kadar dusunce yapisi bozuk olunca tabi normaldir boyle yazilar yazman. Ama soyle bi dusunmen gerekir bir partiyi sevmiyosun diye ulkenin tarihini ve ecdadini yok sayacak kadar dusmek sence gereklimi.Tabi sizin gibi at gozlugu ile etrafi izleyenlerden bu beklenir ama bir umit iste...

amd

Düşünce yapısı bozuk derken; kendi açından veya siz gibiler tarafından demokrasiyi pek özümsemiyorsunuz.Diğer taraftan parti ile ecdadı sevmeme arasındaki bağı kuramadım. Sizin gibilerin 600 senelik bir tebaayı-aileyi ecdad olarak görürken; 5000 senelik yüce Türk toplumunu ecdad olarak görmüş kişiler olduğumuzu da bilmeniz gerekli. Sizin ecdad olarak gördüğünüz tebaanın; aynı kandan gelen Türk milletine ne hakaretler yaptığını, sadece mezhebi farklı diye katliamdan geçirdiğini,son 300 senesinde tüm makamlarının devşirildiğini, saray soytarısı şairlerinin bile Türkmeni, Anadolu halkını aşağıladığını bilmiyorsunuz sanırım. Her yönetimin bulunduğu çağ içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini bilmeniz ve monarşiden demokrasiye geçerek, yüce Türk toplumunun kendi özünü tekrar bulduğunu bilmelisiniz.Maalesef ki kirlenmiş zihinleriniz, sadece mısıroğlu vb. gibi ajanların oluşturmaya çalıştığı tarihten ibaret olduğu için bunu da anlayacağınızı pek zannetmiyoruz.

fenriz

Ülkenin tarihi osmanlıdan ibaret değil bu bir. Neden sadece osmanlı da osmanlı ? Osmanlı dan daha kudretli daha görkemli tarihimiz var. Türklerin tarihi sadece osmanlı ya dayanmıyor bunu bi anlayamadınız. Osmanlı güzel başlayan ancak abazalar tarafından elegeçirilip harem de dağda taşta bitirilen bir imparatorluk. Türklerin tarihi çok hayran olduğunuz osmanlı dan ibaret değil şunu bi anlayın artık. Atilla, alp arslan, bilge kağan ve daha niceleri bizim atamız.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Gazzeİngilteredizivergi
Görüş Bildir