Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Diktatör Olduğu İçin Halkın Diktatör Diyemediği 10 Diktatör

751PAYLAŞIM

Malum diktatörlere diktatör oldukları için diktatör denilemiyor. Genellikle diktatörlükle yönetilen ülkelerde diktatörler kendilerine diktatör denilmesinden büyük bir rahatsızlık duyuyor, kendilerine diktatör diyen muhaliflerini hapse attırıp diktatör suçlamasının ne kadar haklı olduğunu ispatlıyorlar. Biz de diktatör olduğu için kendilerine diktatör denilmesi mümkün olmayan 10 diktatörü sizin için listeledik. Çünkü burası Onedio, liste bizim işimiz.

9. Kim Jong Un

Kendisinin resmi sıfatı "Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti‘nin Yüce Lideri, Büyük Halef, Kore Halk Ordusu Yüce Kumandanı, Dahi Yoldaş, Ulusal Savunma Komisyonu Başkanı, Kore İşçi Partisi Birinci Sekreteri, Merkezi Askeri Komisyon Başkanı, Politbüro Başkanlık Heyeti Üyesi, Sevgili Lider, Saygın Yoldaş, Mareşal Kim Jong-un" ama tabi bir "Allah'ın bütün vasıflarını üstünde toplamış lider" değil. Doğa üstü güçlere sahip olduğu kabul edilirken, doğduğu gün de ulusal bayram olarak kutlanıyor. Kendisini eleştirmenin cezası toplama kampına gönderilmek. Bu pratik uygulama sayesinde memlekette Kim Jong Un'u eleştiren kimse yok.

(Not: Kim Jong Un'un 5 milyar dolar değerinde bir serveti olduğu değerlendiriliyor.)

8. Robert Mugabe

Zimbabve devlet başkanı Robert Mugabe de diktatör olmakla itham ediliyor ancak iyi bir diktatör olduğu için bu ithamlar genellikle Zimbabve dışında yapılıyor çünkü Zimbabve'de toplantı ve gösteri hakkı son derece kısıtlı, özgür bir medya da yok. Sokaklarda toplanan muhaliflere Zimbabve polisi orantısız şiddet uyguluyor, sokak ortasında vatandaşları dövüyor, bazı durumlarda da gözaltına alıyor. Medya da genel olarak baskı altında. Örneğin geçen yıl 7 Mayıs tarihinde Zimbabwe Independent gazetesinde çalışan Dumisani Muleya isimli bir gazetesi yazdığı bir haber yüzünden gözaltına alındı. 8 saat gözaltında kalan Muleya, "Devlet'in güvenliği ve itibarını zedeleyecek yalan ve haksız beyanlarda bulunmak" ile suçlandı. Zimbabwe basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 135'inci sırada. Türkiye diyeceksiniz? 154'üncüyüz.

(Not: Robert Mugabe'nin serveti yaklaşık 10 milyar dolar.)

7. Ömer El Beşir

Sudan'ın soykırım ile suçlanan diktatörü Ömer El Beşir'e de kendi halkı diktatör diyemiyor. Onun yerine Sudan Cumhurbaşkanı ve Milli Kongre Partisi Başkanı sıfatlarıyla hitap ediyor. Ömer El Beşir'in "diktatör" gibi hakaretamiz suçlamalara ne kadar alındığı uygulamalarından açıkça gözüküyor. Örneğin 25 Eylül 2013 tarihinde ülkede hükümete karşı mitingler ve gösteriler düzenlenince kendisi interneti kapattı. Neden? Çünkü biliyorsunuz sosyal medya toplumların belasıdır. Ayrıca sokaklarda gösteri yapan 350 kadar muhalif de kamu düzenini bozmak gibi suçlamalarla tutuklandı. Sudan aynı zamanda gazetecilere yönelik baskılarıyla da meşhur. Örneğin Fatima Gazali isimli kadın bir gazeteci polislerin bir kadın göstericiye tecavüz ettiği haberini ortaya çıkardığı için hapse atılmıştı. Neticede bunlar bir yerde devletin itibarını ilgilendiren bilgilerdir, açığa çıkmaları doğru olmaz.

(Not: Ömer El Beşir'in serveti yaklaşık 9 milyar dolar.)

6. Alexander Lukashenka

Beyaz Rusya Cumhur Reisi Lukashenka da asabi bir adam. Çünkü derdi var. Derdi de Beyaz Rusya. Bu derdi anlamayan bazı muhalifler türlü çeşit yollar ve uluslararası lobilerle kendisinin altını oymak istediği için de kendisine diktatör diyenlere kızıyor, tepesi atıyor, bu adamları istemeden hapse göndermek zorunda kalıyor. Yoksa özünde anti demokratik hiçbir uygulaması yok. Örneğin 2010 yılında evinin önünde çam ağacına Lukashenka öncesi döneme ait bir Beyaz Rusya bayrağı asan Siarhei Kavalanke bu derdi tam anlayamadığı için 25 ay hapis cezasına çarptırıldı. Toplantı ve gösteri hakkının katı bir şekilde kısıtlandığı ülkede bu gösterilere katılanlar genellikle hapis cezası istemiyle yargılanıyor. 2011 yılında "Avrupa'nın son diktatörü" isimli bir belgesel çekmekte olan 19 kişilik belgeselci bir ekip de "izinsiz gösteri yaptıkları" gerekçesiyle çevik kuvvet tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şubat ayındaysa Pavel Vinahradou isimli bir kişi, peluş ayı göstermek suretiyle devlet başkanına hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandı. Ağustos ayında yine peluş ayılarla fotoğraf çektiren 2 gazeteci de idari para cezasına çarptırılmıştı. Diktatörler biraz alıngan oluyor.

(Not: Lukashenka'nın serveti 5 ile 8 milyar dolar arasında)

5. Kurbankulu Berdimuhamedov

Türkmenistan'da devlet bütün yazılı, görsel ve dijital yayınları kontrol ediyor. Ancak kontrol bunu da aşıyor. 2013 yılında Kurbankulu Berdimuhamedov bir hipodromda attan düştüğü zaman polisler o an orada bulunan bütün vatandaşların kameralarını kontrol edip, Berdimuhamedov'un attan düştüğünü gösteren bütün fotoğrafların silinmesini de sağladılar. Ülkedeki tek internet hizmet sağlayıcısı da devlet tarafından yönetiliyor ve bir çok sosyal medya sitesi yasaklı. Neden? Bu cevabı daha önce görmüştük. Sosyal medya toplumların belasıdır.

Kurbankulu Berdimuhamedov'a da ülkesinde diktatör denilemiyor. Allah muhafaza zaten diktatör diyenler hapse giriyor. Onun yerine kendisine Sayın Cumhurbaşkanım diye hitap etmek çok daha güvenli. Herkesin evi var çoluğu çocuğu var.

(Not: Net serveti bilinmiyor.)

4. Tan Sang

Vietnam'da şu anda yaklaşık 200 siyasi tutuklu bulunuyor. Bloggerlar, insan hakları aktivistleri, yazarlar, çizerler sürekli olarak kontrol ediliyor ve baskı altına alınıyor. Sitelerin sansürlenmesi ve engellenmesi vaka-i adiye. 2013 yılında ülkede yapılan barışçıl "İnsan Hakları Piknik"leri bile ağır polis müdahalesiyle karşılaştı. Orantısız şiddet uygulayan polis, göstericileri yaraladı. Basının da baskı altında olduğu Vietnam'da Tan Sang'a diktatör denilemiyor. Fiziken deniliyor da, adamı hapse atıyorlar. Vietnam bu sayede istikrar içinde büyüyor, engelleri aşıyor. (İnsani gelişmişlik sıralamasında 187 ülke arasında 121'inci sıradalar)

(Not: Net serveti bilinmiyor.)

3. Yahya Cammeh

Gambiya Basın Özgürlüğü Sıralamasında 180 ülke arasında 155'inci sırada.  Yani pratikte basın özgürlüğü diye bir şey yok. Ülkenin durumu o kadar kötü ki, düşünün Kamboçya bile 144'üncü sırada. Basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 154'üncü sırada olma başarısını gösteren bir ülkenin vatandaşları olarak bizim bunları anlamamız gerçekten çok zor. 

Yahya Cammeh ülkesinde Başkomutan Ekselansları Cumhurbaşkanı Prof. Dr. Hacı Yahya Cammeh diye anılıyor. Diktatör diyenler de elbette hapse atılıyor.

(Not: Yahya Cammeh'nin 1,8 milyar dolarlık bir servete sahip olduğu değerlendiriliyor.)

2. Isias Afwerki

İsias Afwerki 1991 yılında Cumhurbaşkanı makamına geldi. O tarihten beri de Eritre'yi yönetiyor. Tam 10 bin kişinin politik nedenlerle hapsedildiği Eritre'de temelde hiçbir insan hakkı bulunmuyor. Kuvvetler ayrılığı, hukuk devleti gibi temel ilkelerin de olmadığı Eritre'de Afwerki koşuyor, koşturuyor, terliyor, terletiyor, ülkesini alabildiğine yönetiyor. Kendisine diktatör denilememesi sadece hukuki bir zorunluluk değil, diyecek olanlar da zaten hapsedildiği için ortada sorun kalmıyor. Her diktatörün rüyası.

(Not: Afwerki'nin 300 milyon dolarlık bir serveti olduğu ifade ediliyor.)

1. Nursultan Nazarbayev

Dost ve kardeş ülke Kazakistan'ın Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev de ülkesini tam bir demir yumrukla yönetiyor. 3 yıl önce Vadim Kuramshin isimli bir vatandaşı kamuoyuna açık bir şekilde hükümeti eleştirdiği için 12 yıl hapis cezasına çarptıran yönetim, muhalefet lideri Vladimir Kozlov'a da 7,5 yıl hapis cezası vermişti. Hükümeti eleştirdiği için 2 gazetenin kapatıldığı ülkede basın özgürlüğü de bulunmuyor. Temelde mahkemelerin bütünüyle rejim muhafızlığı yaptığı ve insan haklarının yasalarla sınırlandırıldığı ülkede elbette Nursultan Nazarbayev'e diktatör denemiyor, onun yerine "halkın sevdiği ve halkını seven önder" gibi gerçekten hoş bir tanımlama kullanılıyor.

(Not: Nazarbayev'in oğlu Timur Kulibaev 2 milyar dolarlık bir servete sahipken, kendisinin de şahsen 2 milyar dolarlık bir servete sahip olduğu ifade ediliyor.)

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ilyas-blacksea

Yalnız 10 diktatör denmiş ama 9 kişi var listede. bu demek oluyorki yazıyı yazan türkiyede yaşıyor :D

ladyintheradiator

Helal olsun be. Tüm bunları görüp, üstüne yorum yapabilecek, konuşabilecek nadir insanlardansın. Çok beğendim.

tgcesii

Peygamberler çağı bitmeseydi işte o zaman görürdün bre kafir çabuk diz çök ve af dilen :D kdjkldjsdl

Gizli Kullanıcı

Etrafta imse olmadığında yıldız tuşuna basabilirim. Neyse, 'o' nun ülkesinden ayrılınca basarım.

cnsfrd

yazı çok iyi olmuş. akış çok iyi. konuyu iyi bağlamışsın. o bizce de diktatör değil. hatta o yok. bu yazı da hiç olmadı.

Görüş Bildir