Başımıza Gelen Kötü Olayların En Şanslı Anımız Olabileceği ve Şansa İnanmanın Saçmalığını Anlatan Nova Etkisi!

873PAYLAŞIM

Aslında şanslı ya da şanssız olmak diye bir şey yok. En kötü olay bile farkında olmadan hayatımızın en iyi anına dönüşebilir.

Nova Etkisi'ini YouTube'da yer alan şu videoyla keşfettik, burada yer alan makaleden ve şu çalışmadan faydalandık.

Bir an durup düşününce ne kadar şanssız olduğumuz, aslında çok daha iyi bir dönemde yaşayabileceğimiz ihtimali aklımıza geliyor.

Sadece dönem değil, coğrafya da buna dahil. Daha huzurlu bir hayatla karşılaşmış olmaktan hiçbirimiz şikayetçi olmazdık diye düşünüyoruz. Ama söz konusu şans olduğunda böyle genel yorumlar ikinci planda kalıyor, çünkü şahsi olarak bizi etkileyen bir durum yok, topluluk olarak yaşanıyor her şey.

Başımıza gelen bazı olaylar ardından kendimizi şanslı ya da şanssız görmeye meyilliyiz. Hem de çok basit olaylar bu kararımızı değiştirebiliyor.

'Bugün şanslı günümdeyim' diyerek şanslı olmamızın bugünle sınırlı olabileceğini ifade ediyoruz fakat bazen gerçekten de sadece bizim başımıza gelecek olaylarla karşılaştığımıza inanıyoruz. Herkes olağan, düzenli hayatını yaşarken bir aksilik başımıza geliyor ve o an tüm planlarımız çöpe gidiyor ve şanssızlığımızın kurbanı oluyoruz...

Şansa dair bildiklerimiz pek de doğru olmayabilir.

Fenomene dönüşen, zihninizi kıpır kıpır ettirecek bir hikaye anlatmak istiyoruz.

Bir adam, köpeğini gezdirmek için dışarı çıkar. Uslu uslu mahallelerinde turlarken bir anda bir tavana görürler ve köpek sahibinin ellerinden kurtulup tavşanın peşinden gider. Her ne kadar sahibi yakalamaya çalışsa da nafiledir, köpeği kaybolur.

Adam, yaşadığı üzüntüyle sokak sokak gezer, ilanlar asıp herkese haber verir...

Hiçbir sonuç alamaz. Tavşanla karşılaştıkları anda tasmayı daha sıkı tutmamasını büyük bir şanssızlık olarak düşünür ve kendine kızar. Günler, haftalar geçer ve evinde otururken kapısı çalınır, bir kadın köpeğini bulmuştur. Köpeğine kavuşan adamın sevinci tarif edilemez seviyededir ama o an bir kıvılcım daha çakar, köpeğini bulan kadınla ettiği sohbet buluşmalara, buluşmalar aşka dönüşür. Adam köpeğinin kaybolmasını bir anda en büyük şansı olarak görür.

Mutlu bir ilişkiye sahip olan adam bir gün gönlünün sahibi kadını almak için yola çıkar, kurallara uyarak ilerlese de kuralları ihlal eden biri ona çarpar.

Ciddi yaralar alan adam hastaneye kaldırılır ve doktor bazı testler yaptıktan sonra hayati riski olup olmadığını anlayabileceklerini söyler. Adam, o an kural ihlali yapan arabayla karşılaşmasının en büyük şanssızlıklarından biri olduğunu düşünür ve doktorun sonuçları açıklamasını bekler.

Doktorla görüşmeye gittiğinde 'bir iyi bir de kötü haber' olduğunu öğrenir.

Kötü haber beyninde tümör bulunması. İyi haber de bir tümör bulunması.

Doktor bu tümörün kazayla hiçbir alakası olmadığını, şayet kaza yapmamış olsa tümörle karşılaşmanın belki de yılları bulabileceğini söyler. Yani yaptığı kaza onu ölümcül bir rahatsızlığı erken teşhise yönlendirmiş, hayatını kurtarmıştır.

Bir otomobilin kurallara uymayıp ona çarpması onun en şanslı anı oluverir.

Adam tedavi olur, kadınla mutlu bir hayat sürdürmeye devam eder... Ama aldığımız bir ders vardır.

Olaylar yaşandığı anda onların şans getiren yahut şanssız olaylar olduğuna karar vermek neredeyse imkansız. Berbat sonuçları olduğunu düşündüğümüz bir kaza hayatımızın geri kalanı için mucizevi sonuçlara yol açabilir.

Şans ve şanssızlığın olaylardan bağımsız olduğu, zamanla gerçeklerin anlaşıldığı bu duruma tüm süreci başlatan köpeğin ismi verilir: Nova Etkisi.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
r2d2

Kısaca kader diyorlar buna.. Binlerce yıldır her toplumun bir şekilde lanse ettiği, sözler söylediği bir sisteme bir köpeğin adını verip etki demek istiyorsanız siz bilirsiniz..

katip657

Sizin hayır bildiğiniz de şer, şer bildiğiniz de hayır vardır.

jnx

Pandik ve Nanik etkisi

Görüş Bildir