Madde Madde Viking Metal Grubu Amon Amarth'ı Tanımak

-

I march against the Asagods!

I march against the Asagods!

Amon Amarth,1992 yılında kurulmuş İsveçli Melodik Death Metal grubudur.İsmini J.R.R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi serisinde yer alan Hüküm Dağından (Amon Amarth,ingilizce Mount Doom) alırlar.İlginçtir ki grup üyeleri aslında Yüzüklerin Efendisi hayranı değildir ama grubun vokalisti ve şarkı sözü yazarı Johan Hegg "Amon Amarth" ismi bizim savunduğumuz şeyleri temsil ediyor demiştir.Şarkı sözleri Viking efsaneleri temalıdır.Viking Metal olarak da adlandırılır.Şarkılarında İskandinav mitolojisinin etkileri rahatlıkla gözlenebilir.Ayrıca grubun 2008'de çıkardığı Twilight of the Thunder God adlı albümünde bulunan Varyags Of Miklagaard adlı şarkı Bizansın çok eski zamanlarında İstanbul'a gelmiş vikingleri anlatmaktadır.Varyags Of Miklagaard büyük bahçenin varyagları anlamına gelir.Gördükleri en büyük bahçelerle kaplı olan İstanbula Varyaglar (görevi imparatoru korumak olan vikingler) adeta hayran kalmıştır.Amon Amarthın da İstanbul hayranı olduğu bilinmektedir.

Amon Amarth - Varyags of Miklagaard

Amon Amarth "Guardians Of Asgaard" (OFFICIAL VIDEO)

Diyeceğim o ki Guardians of Asgaard'ı mutlaka denemelisiniz.Aynı şekilde Twilight of the Thundergod parçasını da es geçmeyelim.Bu arada İskandinav mitolojinin neden işlendiği konusunda ise vokalist Johan Hegg niçin bu konuyu işlediğini;"Viking teması ve İskandinav mitolojisi benim için daha çok bir hayat felsefesi haline geldi." şeklinde açıklıyor. Grup kurulurken elemanlar kendi aralarında kendi müziklerini yapmak,eğlenmek için bir araya geldi hatta yapılan açıklamalara göre grup kurulduğunda büyük hedefleri yoktu ve Isveç piyasasından çok küçük bir pay almayı ve ülke gençleri tarafından tanınmayı bile kendileri için yeterli görüyorlardı fakat zaman geçtikçe dünya çapında büyük bir patlama yaşadılar.

Grubun vokalisti Johan Hegg

Amon Amarth - Once Sent From The Golden Hall - 08 - Once Sent From The Golden Hall

Once Sent From The Golden Hall albümünün kaydından sonra gitarist Anders Hansson gruptan ayrıldı.Grup bir ay sonra Deicide, Six Feet Under ve Brutal Truthgrupları ile turneye çıkacağı için acele gitarist arayışına girdi ve Johan Söderberg gruba dahil oldu.Grup artık iyice sağlamlaşmıştı.Haziran 1998 de çıkılan turnede grup en üst düzeye ulaştı.Aynı yıl içinde davulcu Martin Lopez kariyerini Opeth'te sürdürmek için gruptan ayrıldı ve boşluğu Fredrik Andersson ile dolduruldu.Bu grubun son eleman değişikliği oldu ve 1999 yılının şubat-mart ayları boyunca tekrar The Abyss Studios a girerek The Avenger albümü kaydedildi.7 parçalık albümün kayıtları esnasında herhangi bir prodüktörle çalışılmadı.Death ve Black metal tarzları;Viking etkileşimi ve brutal altyapı ile sağlamlaştırılarak harika bir albüm ortaya çıkarıldı.Grup albümün tanıtımı için Morbid Angel'ın headliner olduğu birkaç festivale çıktı.

Johan Söderberg

Fredrik Andersson

Amon Amarth - Legend Of A Banished Man - 07 - The Avenger

2000 Kasımında The Abyss Studios'un kapanması söz konusu olunca grup yeni kayıt için aceleci davrandı.Çok kısa bir sürede The Crusher albümü oluşturuldu.The Crusher Amon Amarth'ın şimdiye kadar kaydettiği en brutal albümdü.Bu albüm gruba daha çok turneye çıkabilmesi için fırsat verdi.Grup artık bir çok ülkeden festivallere çağırılıyordu ve grup headliner olduğu ilk festivale Danimarka ve Almanya'da;Purgatory ve Seirim gruplarıyla çıktı.Turne büyük bir başarıyla sonuçlandı ve Amon Amarth bu turne sayesinde Almanya'da yeni bin yılda (2001 Ocak) sahneye çıkan ilk metal grubu olarak kayıtlara geçti.Amon Amarth bu konserden sonra MARDUK ve VADER gibi devlerle birlikte No Mercy Festivals'e katıldı ve bu festivalden sonra Marduk'un 2001'deki Amerika turlarını desteklemeye karar verdi.Fakat sponsorlar bulunamadığı için tur Ocak 2002'ye ertelendi.Grup 2002'yi beklemedi ve kendilerinin ilk Amerikan turnesine Diabolic(Tampa, Florida)'in desteğiyle çıktı.Turne harika bir şekilde devam ediyordu fakat koordinatörler turneyi bir hafta gibi kısa bir sürede durdurdu ve Amon Amarth İsveç'e geri döndü.Grup,İsveçli Death/Gore efendisi VOMITORY'ye Avrupa turu teklifinde bulundu.Teklif kabul edildi ve Amon Amarth tekrar yollara düştü.Tur sırasında yeni albüm için bir şeyler hazırlanmaya devam edildi.

Amon Amarth - Eyes Of Horror - 10 - The Crusher - 2001

Ağustos 2002'de grup 2.kez WACKEN OPEN AIR'e çıktı ve şov yaklaşık olarak 12.000 kişi tarafından izlendi ve yapılan röportajlarda herkes konserden son derece memnun olduğunu açıkladı.Grup WACKEN'dan çıkar çıkmaz Versus the World albümünü kaydetmek için 7 Ağustos'ta kendini stüdyoya attı.Uzun zamandan beri Peter Tägtgren stüdyosunu kendisine ayırdığı ve başka grupların kayıt işleriyle uğraşmadığı için grup,Malmö'deki Berno Studio'da çalışmaya başladı ve bu harika bir seçimdi.Stüdyonun Isveç metal sahnesinde mükemmel bir ünü vardı.Amon Amarth Berno veya Henrik ile çalışırken hiç bir zorluk çekmedi ve bu yeni stüdyo grubun müzikal yapısına yeni bir boyut kazandırdı.Kayıtlar sırasında grup ara verip Almanya'ya ve Summer Breeze festivaline geziler düzenledi ve buralarda mükemmel bir şekilde karşılandı.Yeni albüm 18 Kasımda piyasaya sürüldü.Albümün sınırlı sayıdaki "Viking" baskısı ise grubun hiç yayınlanmamış eski demolarını içeriyordu ve bu albüm grubun kariyerindeki kilometre taşlarından birisi oldu.Albümün tanıtımı için 3 Amerika ve 2 Avrupa turnesine çıkıldı.

Amon Amarth - Versus the World

Amon Amarth'ın yeni albümü Fate Of Norns bir önceki albüm gibi Bernö Studios'ta kaydedildi.Bu albüm ve diğerleri arasındaki fark sorulduğunda Mikkonen; "Biraz klasik kaçacak ama albümde yakalanan sound süper ve şarkılar diğerlerine göre çok daha güçlü.Johan Söderberg'in şarkı yazımına katkısı öncekilere göre çok daha fazla oldu ve bu da müziğe yeni bir tat ve bakış açısı kazandırdı.Stüdyoya girdiğimizde birçok şarkının yazımı henüz tamamlanmamıştı ve stüdyoya girince farklı bir şeyler çıkarabilir miyiz diye merak ettik.Düşündüğümüz gibi oldu ve Bernö sayesinde müzik çok farklı bir noktaya geldi.Bu Prodüksiyonda diğer hiçbirisinde harcamadığımız kadar enerji harcadık." şeklinde açıkladı.

Amon Amarth - Fate of Norns HQ

Twilight of the Thunder God,Amon Amarth'ın 7.stüdyo albümüdür.Eylül 2008'de piyasaya çıkmıştır.Grubun albüm satışları bakımından en fazla satan albümüdür.Ayrıca albüm kapağında sarı,kırmızı ve siyah renk dışında farklı bir renk bulunan ilk Amon Amarth albüm kapağıdır.

Amon Amarth "Twilight Of The Thunder God" (OFFICIAL VIDEO)

2010 yılına gelindiğinde grup en çok hit alan şarkılarını Hymns to the Rising Sun,Greatest hits albümünde toplamış ve piyasaya sürmüştür.Bir çok harika Amon Amarth parçasını barındıran bu albüm hayranlar tarafından olumlu bir şekilde karşılanmış ve Twilight of the Thundergod albümünden sorna satış rekorları kırmayı başarmıştır.

Hymns to the Rising Sun albüm kapağı

Amon Amarth "War of the Gods" (OFFICIAL)

Surtur Rising büyük beklenti ve umutlarla çıktı.Grubu az çok dinleyen herkes Amon Amarth’tan nasıl bir şey bekleyeceğini bildiğinden,kimsede fazla bir şaşırma,şoke olma durumu yaşandığını sanmıyorum.Grubun ilk birkaç dinlemede anlaşılan,hatta ezberlenen şarkı yapıları gereği,çoğu insan abüme dair fikirlerini kısa sürede oluşturmuştur diye düşünüyorum.İlk hissiyatım,grubun kendini tekrar etmeme adına ufak da olsa tatlar katarak müziğini zenginleştirme yoluna gitmiş oluşuydu.Örneğin Slaves of Fear, nispeten Töck’s Taunt – Loke’s Treachery Part IIA Beast I Am ve Doom Over Dead Man,Amon Amarth’ın önceki şarkılarında sürekli rastlamadığımız fikirler içeren yapıtlar. Diğer yandan Amon Amarth'ın uzun süreli kariyerinde benzerlerini çok duyduğumuz şarkılar da Surtur's Rising'i onurlandırmayı sürdürüyorlar.

Amon Amarth "Deceiver of the Gods" (OFFICIAL)

Son olarak Deceiver of the Gods albümü yayınlandı.

Kaynak www.thewhitetree.org

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sweden41

Kutsal toprakların sağlam gruplarındandır Amon Amarth..ama her zaman İn flames , dark tranquillity ve at the gates in gerisinde kalmıştır.çünkü bu 3 grup melodic death metal tarihinin belkide en iyi albümlerini yapmışlardır.

bugra-akman

In flames'i kalın bağırsağından çıkarır amon amarth björn kardeş.

sweden41

şu an öyle buğra =) ama bir jester race,whoracle,colony clayman bir daha yapamaz kimse yani ne biliyim en azından şahsım adına hiç bir gruptan bu tadı alamıyorum o yüzdendir halen bu adamları dinleme sebebim zevk alıyormuyum şu an asla!!

bugra-akman

Hepsi hemen hemen aynı yaşta olan gruplar. Kaldı ki amon amarth zaten melodic death metal grubu değil. O kadar hızlı davulları ve karmaşık riffleri yok. Ama bana sorarsan Jesper'ın yokluğunda olan bir In Flames Amon Amarth'ın alt grubu bile olamaz. Björn'ü adam sanırdık. Gördük son albümde, adamlar sadece we are we are diye bağırıyor :D

Başlıklar

Almanyaİstanbulİsveçmüzik
Görüş Bildir