Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Altın Portakal'ın Salt Film Festivali Olmadığını Kanıtlayan 7 Olay

Sanat-

Ülkemizin en popüler ve en fazla kıymet gören "film" festivali Altın Portakal uzun yıllar boyu polemik ve tartışmaların da odak noktası oldu aslında. Geçtiğimiz senelere dair hatırımda kalan bu olayları yan yana koyunca en son Altın Portakal'da ne zaman yalnızca filmleri konuştuğumuzu unuttum ve aşağıdaki liste doğdu.

Venüs Heykelciğinin Açık Göğsü

Altın Portakal'ın simgesi hâline gelen venüs heykelciği Mendres Türel döneminde uygunsuz bulunmuş ve heykelcikte köklü bir değişim yapılmıştı. Mustafa Akaydın'ın belediye başkanı seçilmesiyle birlikte geri dönen venüs heykelciği son festivalde ise göğsü daha az belirgin olan hâliyle sunuldu.

Darbe ve Sansür

1980 senesinde 12 Eylül darbesi festivalden bir gün önce başlayınca festival iki sene boyunca yapılamadı, tam 32 yıl sonra bu yarayı kapatmak adına özel bir törenle ödüller sahiplerine sunulsa da artık hayatta olmayanların eksikliği ile bu durum elbette ki mümkün kılınamadı.

Cem Davran'ın Ödül Konuşması

Darbe döneminde gerçekleşmeyen festivalin yıllar sonra gerçekleşmesiyle birlikte Cem Davran, Ömer Kavur imzalı Yusuf ile Kenan filmiyle En İyi Çocuk Oyuncu ödülü almış ve konuşmasını "Ben bu ödülü alabilmek için 32 yıl bekledim, ataması yapılmayan öğretmenler 32 yıl beklemesin" cümleleriyle bitirmiş ve gecenin hatta festivalin en unutulmaz konuşmalarından birine imza atmıştı.

Rutkay Aziz'in Ödül Konuşması

Sansür ve darbe sebebiyle gerçekleşmeyen festivaller çerçevesi üzerinden ciddi bir politik konuşmayla bütün salonu kendine hayran bırakan Rutkay Aziz şüphesiz ki festival tarihinin en cesur konuşmasına da imza atmış oldu. Yalnızca birkaç sene sonra festivalin bir kez daha sansürle karşı karşıya kalmasını ise bu vesileyle bir kez daha kınıyor ve üzülüyoruz!

Semih Kaplanoğlu'nun Emir Kusturica Boykotu

Başta Semih Kaplanoğlu ve Ertuğrul Günay olmak üzere jüri üyeliği büyük tepkiyle karşılanan Emir Kusturica yaşadığı baskı sebebiyle jüri üyeliğinden istifa edip ülkesine geri dönmüştü.

Hülya Avşar Kaosu

Somut bir sinema başarısının olmamasına rağmen Hülya Avşar'ın jüri başkanlığı yapması büyük bir kesim tarafından olumsuzlukla karşılandı. Dünyada bir çok festivalde yönetmenlerin ve gerçekten büyük oyuncuların jüri başkanı olduğu düşünülürse bu yadırgama yersiz de sayılmazdı. Üstelik daha sonra jüri üyelerinin tartışmaları, istifaları ve Hülya Avşar'ın bir filmi hedef olarak göstermesi bu kaygıların haklılığını da göstermiş oldu.

Bir Kez Daha Sansür

Reyan Tuvi'nin Gezi belgeseli "Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek" belgesel ön jürisi tarafından seçilmesine rağmen festival yönetimince hukuki kısıtlamalar sebebiyle yarışma dışı bırakıldı. Festival başlamadan önce sansür ya da kısıtlamanın olmayacağını vurgulayan ekip bir kez daha sinema yerine polemik ya da sanatı ikinci plana atan tartışmaları yüceltmiş oldu. Bahsi geçen ekibin başında yer alan Alin Taşçıyan'ın kendi deyimiyle arı kovanına çomak soktuğu fakat yalnızca kendisine cesur gelen başarısız yazısı ise festivali sinemadan uzaklaştıran bir diğer unsur.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

AltınAltın PortakalDarbeErtuğrul GünayFestivalÖğretmenSinema
Görüş Bildir