8 Yamyam 1 Seri Katil! Hangisi Yamyam Değil?

-

Bunlara elini veren kolunu kaptırıyor!

Bunlardan hangisi yamyam değil?

Bilemedin! O bir yamyamdı!

Shawcross, 1972 yılında Watertown, New York'ta genç bir kız ve oğlan çocuğunu öldürür. Bu suç sebebiyle hapse girer ve 15 yıl sonra hapisten çıktığında uslanmamış olacak ki, yaşadığı bölgedeki fahişeleri öldürmeye başlar ve polis tarafından yakalanıncaya kadar 11 can alır. 

Yakalanmasının ardından öldürdüğü insanlara neler yaptığını anlatmaya başlar ve bu insanların etini yediğini itiraf eder. İnsan etini ilk olarak Vietnam'da savaştığı dönemde denediğini ve Amerika'ya döndükten sonra küçük bir çocuğun kalbini ve dört fahişenin de cinsel organını yediğini belirtir ancak tüm bu itirafları sırasında bedenler çoktan çürümüş olduğu için bilgiler polis tarafından doğrulanamaz. Shawcross'un ifadesine göre insan etinin tadı domuz rostosunun yanık kısımlarına benziyormuş.

Bilemedin! O bir yamyamdı!

Peter Bryan'ın hikayesi esas olarak, çalıştığı dükkanın sahipleri tarafından hırsızlık yaptığı gerekçesiyle kovulmasının ardından başlıyor. Bryan ilk olarak patronlarının 20 yaşındaki kızını bir çekiçle öldüresiye dövüyor ve ardından balkondan atlayarak intihara teşebbüs ediyor. Bu olaydan sonra akli dengesinin yerinde olmadığına karar verilir ve 1993 yılında yüksek güvenlikli bir akıl hastanesine yatırılır.

9 yıl sonra "tedavisini tamamlayarak" hastaneden ayrılır ve aynı gece Brian Cherry isimli 43 yaşındaki adamın dairesine giderek adamı çekiçle döver, testere ve birkaç bıçak yardımıyla adamın kollarını ve bir bacağını keser. Polis olay yerine vardığında ocağın üzerinde bir tava ve içinde adamın beynini bulur. 

Bryan yapılan sorgulamada adamın beynini margarinle kızarttığını ve yediğini kabul eder ve tadının çok güzel olduğunu da ekler. Aynı zamanda Cherry'nin kolları ve bacaklarından da bir parça yediğini ve tadının aynı tavuk gibi olduğunu söyler. Bunun üzerine tutuklanan Bryan, tekrar akıl hastanesine yerleştirilir ve 2004 yılında burada da hastalardan birini öldürür. Daha sonra itiraf ettiğine göre onu da yemek istemiştir ancak pişirmek için yeterli vakit bulamamıştır.

Bilemedin! O bir yamyam!

1.vgc.no

2010 yılında, 21 yaşındaki Norveçli sanat öğrencisi Alexander Selvik Wengshoel, doğuştan gelen bir hastalığa sahip olduğu için kalçasından ameliyat olur ve doktorunu da çıkarılan kalça kemiğini ona vermesi için ikna eder. Wengshoel kemikle ne yapacağına henüz karar vermiş değildir ancak onu bir şekilde bir sanat projesinde kullanmak istemektedir. 

Kemiği alıp eve döndüğünde tencereye koyup kaynatmaya başlar ve kemiğin etrafında kalan etleri kazıyarak çıkarır. Bunun bir daha ele geçmeyecek bir fırsat olduğunu düşündüğü için kendi etini yemeye karar verir ve tadına baktığında gerçekten lezzetli olduğunu düşünür. Bunun üzerine kemiğin üzerinde kalan etten bir yemek yapmaya karar verir. Eti patatesle birlikte fırında kızartır ve yanına bir şişe şarap açar. Wengshoel'in ifade ettiğine göre kalçasının tadı yabani koyunu andırmaktadır.

Bilemedin! O bir yamyamdı!

i2.wp.com

Tobias Schneebaum, 1955 yılında Peru'da sanat okumak için Fulbright Bursu kazanmış Amerikalı bir sanatçıdır. Okumak üzere Peru'ya gideceği zaman geldiğinde ise New York'tan Peru'ya kadar otostopla gitmeye karar verir. Seyahati sırasında, ormanda yaşayan, ok ve yaylarla avlanan Arakmbut isimli bir kabileden haberdar olur ve onları bulmaya karar verir. 

Arakmbut kabilesinin vahşi olduğu söylentileri herkesin dilinde olmasına rağmen Schneebaum'u aralarına kabul ederler. Schneebaum'un kabileyle ilgili en çok hoşuna giden şey, eşcinselliği olağan karşılamalarıdır ve New York'ta yaşarken bu konuyla alakalı büyük sıkıntılar çektiği için bir süre sonra hayatının geri kalanını Arakmbut kabilesi ile geçirmeye karar verir. 

Ancak sanatçının fikirleri, kabileyle birlikte ava çıktığı ilk gün değişir. Çünkü kabile üyeleri av adı altında, yakındaki bir köye saldırarak orada buldukları altı insanı öldürür. Bu katliamın ardından da ateşin etrafında danslar ederek cesetleri pişirmeye başlarlar. Schneebaum gördükleri karşısında dehşete kapılır ancak korkuya kapıldığı için kabileyle birlikte dans etmeye ve öldürülen insanların etini yemeye başlar.

Bu olayın ardından kabilenin yanından ayrılmaya karar verir ve "Keep The River On Your Right" isimli yarı otobiyografik kitabını kaleme alır. Kitap çok ünlü olur ve Schneebaum'a insan etinin tadının neye benzediğine dair pek çok soru gelir. O anda dehşete kapıldığı için pek bir şey hatırlamadığını belirten sanatçı bir süre sonra ısrarlar üzerine etin tadının domuz etine benzediğini itiraf eder.

Bilemedin! O bir yamyamdı!

Omaima Nelson, Mısır'da doğmuş ve manken olma hayaliyle ABD'ye göç etmiş bir kadındır. 1991 yılında 56 yaşındaki William Nelson ile tanışır ve çift iki ay sonra evlenirler. Ancak evliliklerinde mutluluğu yakalayamazlar ve Omaima bir süre sonra eşini, kendisini dövmek ve tecavüz etmekle suçlar. Evliliklerinin üzerinden henüz üç hafta geçmişken Omaima zulme dayanamayarak eşini öldürür ve kanıtı ortadan kaldırmak için cesedi yemeye karar verir. 

Omaima, eşinin bedenini önce parçalara ayırır, ellerini ve kafasını haşlar, ardından da kaburga kemiklerini pişirerek barbekü sosuyla birlikte mideye indirir. Geriye kalan vücut parçalarını ortadan kaldırmak için bir arkadaşından yardım istemesi üzerine polis olaydan haberdar olur ve Omaima yakalandıktan sonra mahkeme tarafından ömür boyu hapse mahkum edilir.

Bilemedin! O bir yamyamdı!

Bir zamanların ünlü suçlularından Milwaukee yamyamı Jeffrey Dahmer, 1978-1991 yılları arasında 17 genç adamın ölümünden sorumlu tutulan bir isim. Dahmer FBI tarafından yakalandığında, öldürdüğü insanları parçalara ayırdığını ve etlerini ve organlarını doğrayıp pişirdikten sonra yediğini sorgulama sırasında itiraf etmiştir. Dahmer'e göre insan etinin tadı fileminyonu andırmaktadır. 1992 yılında tutuklanarak ömür boyu hapse mahkum edilen Dahmer, iki yıl sonra bir başka mahkum tarafından öldürülmüştür.

Bilemedin! O bir yamyamdı!

William Seabrook, New York Times için çalışan bir muhabirdir ancak onu esas ünlü yapan, yazdığı sıra dışı seyahat kitaplarıdır. Yazdığı kitaplardan en büyük sükse yapan kitabı 1931 yılında yayımlanan "Jungle Ways" isimli kitabıdır. Kitap, Seabrook'un Batı Afrika ziyareti sırasında rastladığı Guere kabilesi hakkındadır. Kabilenin insan eti tükettiğini öğrenen muhabir, etin tadına bakmaya karar verir.

Yazarın kitabında yaptığı uzun açıklamaya göre insan etinin tadı bir parça sığır etine benzemektedir ancak tam olarak daha önce yediği hiçbir ete benzememektedir. Kaldı ki Seabrook, damak tadı gelişmemiş, sıradan bir insanın bu eti sığır etinden ayırt edemeyeceği konusunda oldukça emindir.

Bilemedin! O bir yamyamdı!

vice-images.vice.com

Yakın tarihin en ünlü yamyamlarından bir diğeri Issei Sagawa isimli adamdır. Sagawa, Paris'te okumakta olduğu yıllarda Renee Hartevelt isimli Hollandalı kadın ile tanışır ve 11 Haziran 1981 günü, Hartevelt kendisini apartmanında ziyaret etmeye geldiğinde genç kadını sırtından vurarak öldürür. Genç kadının ölümünün ardından Sagawa, izleyen iki gün boyunca Hartevelt'in vücudunun çeşitli kısımlarını pişirip yer.

Sagawa, daha sonra itiraf ettiği üzere ilk olarak genç kadının poposunun bir kısmını çiğ çiğ yer. Daha sonra poposunun kalan kısmını tavada kızartıp tuz ve hardal ekledikten sonra yiyen Sagawa, bu etin tatsız ve kokusuz olduğunu belirtir. Hartevelt'in göğüslerinin bir kısmını da pişirir ancak çok yağlı ve kaygan oldukları için tadını beğenmez.

Sagawa, olaydan üç gün sonra cesedin kalanından kurtulmaya çalışırken fark edilir ve tutuklanır. Akli dengesinin yerinde olmadığı tespit edilen adam önce akıl hastanesine yatırılır, 1985 yılında da ülkesi Japonya'ya gönderilir. Japonya'da yapılan sorgulamaların ardından Sagawa'nın akli dengesinin yerinde olduğu tespit edilir ve Fransız yetkililer olaya dair kanıtları Japonlara vermeyi reddedince Sagawa ne hapse ne de akıl hastanesine yerleştirilebildiği için özgür kalır. Salınmasının ardından ise bir kitap yazarak Japonya'da üne kavuşur. Ne hayat ama...

Bildin!

Nannie Doss yamyam değil ama bir seri katil!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
serhan.abakay

Tek seferde :D insan sarrafı derler buna :))

mrs.greengrocer

ilk tahminde :)

mert-algun

tekde

rumeysa-inanici

yeniden dene butonunuz calismiyo bakin bi zahmet

melike-safak1

tek seferdeeeee

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Adriana LimaAmerika Birleşik DevletleriJaponyaKatilKitapMısırPolisŞarapTecavüzolay
Görüş Bildir