Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

8 Maddede Erteleme Hastalığı Hakkında Bilmeniz Gereken Her şey

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Yetişmesi gereken işlerinizi tamamlamak yerine bu sayfayı okuyorsanız, erteleme döngüsüne girmişsiniz demektir. Kısacası, erteleme davranışınızı nasıl engelleyeceğinizi öğrenmek için erteleme davranışı sergiliyorsunuz. 

Dilimize "Erteleme Hastalığı" olarak geçen "Procrastination", okul ve iş hayatımızdaki kabuslardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Projeleri, sınav hazırlıklarını, ev işlerini yani neredeyse her işinizi son dakikaya bırakıyorsanız, siz de bir erteleyici olabilirsiniz. 

Her ne kadar dilimize "hastalık" olarak yerleşmişse de, erteleme davranışı aslında bir hastalık değil semptomdur. Bu nedenle, erteleme davranışının üstesinden nasıl geleceğimizi öğrenmek kadar, neden işleri tamamlamak istemediğimiz de çok önemli bir noktadır. 

O zaman "Neden erteliyoruz?" sorusuyla başlayalım, "Nasıl başa çıkarız?" sorusuyla devam edelim.

1. Yüksek standartlarınız işinizin önünde bir engel olabilir.

Mükemmeliyetçilik erteleme davranışının en önemli sebeplerinden biri olarak görülmektedir. Yani, bir işi tam anlamıyla, mükemmel bir şekilde, tamamlayamayacağınıza inanıyorsanız, işi yapmaktan sonuna kadar kaçıyorsunuz.

Mükemmeliyetçi kişiler, genellikle alışık olmadığı bir işi yapması gerektiğinde erteleme davranışı sergilemeye başlamakta. Kusursuzu arıyorsanız ve yapılması gereken iş hakkında, nasıl bir yol izleyeceğiniz konusunda herhangi bir fikriniz yoksa erteleme davranışına bir merhaba diyebilirsiniz.

Ancak size kötü bir haber: Mükemmel diye bir şey yoktur. Sizin için kusursuz olan bir iş, diğerleri için eksik kalabilir. Herkesin ideali birbirinden farklıdır. Bu nedenle, elinizden gelenin en iyisini yapın ve sonuç ne olursa olsun mutlu olun.

2. Eğer bir işi yapmaya kalkışmazsanız, asla başarısız olmazsınız.

Erteleme davranışınızın altında yatan sebep başarısızlık korkusu olabilir. Bazı durumlarda, egonuz koruyucu bir mekanizma olarak erteleme davranışını devreye sokar. Yani, bir işi yapmaya kalkışmadığınızda, başarısız da olmazsınız, öyle değil mi? 

Fakat kaçırdığınız bir nokta var; yapılması gereken bir işi yapmadığınız da, zaten başarısız olmuşsunuz demektir. Unutmayın, "biraz", "hiç"ten daha fazladır.

3. Sonuçlara mı odaklanıyorsunuz? Yoksa odaklanamıyor musunuz?

Dikkatini toparlayamadığınız için işlerinizi erteliyor musunuz? Hedeflerinize odaklanın. İşinizi tamamladığınızda ki kazancınıza odaklanırsanız, dikkatinizi toparlamak konusunda daha az sıkıntı çekersiniz. 

Günlük, haftalık, aylık hedeflerinizi netleştirin. Hedeflerinize ulaştığınızdaki kazanımlarınızı zihninizde canlandırın. Dikkatinizi işinize verin.

Bununla birlikte, sağlıklı beslenmenin, uykunun ve sporun dikkati toparlama üzerindeki etkisini gözden kaçırmayın.

4. Başlayın!

Sihirli kelime: Başlamak. "Başlayın!" ile kastedilen herhangi bir motivasyon sağlamaya çalışmak değil sadece. Başlamak, Psikolog Bluma Zeigarnik'in deyişi ile kişide Zeigarnik Etkisi yaratıyor. Yani, herhangi bir işe başladığımızda, beynimiz onun tamamlanmasını istiyor. Tamamlayamayınca da huzursuzluk oluşuyor. Sıkıcı bulduğumuz filmleri sonuna kadar izleme isteğimizin kaynağı bu etki. Bu nedenle, yazacağınız raporun sadece başlığını bile atmanız, işi tamamlamanızda büyük etki sağlayacaktır.

5. Günlük hedefler koyun ve kendinizi ödüllendirin.

Her keyif verici aktivitemiz sırasında beynimizde, davranışın tekrarlanmasını sağlayan, dopamin salgılanır. Uzun bir işin sonunda alınan hazzın aksine, internette video izlemek ya da sosyal medyada takılmak beyinde kısa süreli dopamin salgılanmasını sağlar. 

Yani yapmanız gereken, günlük hedefler belirlemek ve hedeflerinizi gerçekleştirdiğinizde kendinizi ödüllendirmek. Bu sayede, yaptığınız işten keyif almaya, dopamin salgılamaya ve işi tekrarlamaya başlayacaksınız.

6. Verimliliğinizi arttırmak için Pomodoro Tekniğini öğrenin.

Pomodoro, Francesco Cirillo adlı bir İtalyan tarafından 1980'lerin sonunda geliştirilen bir teknik. Bu teknikte çalışma, zaman aralıklarına bölünmekte ve verimliliğin arttırılması amaçlanmaktadır. Yani, 25 dakika iş, 5 dakika mola ile zihin programlanmaya çalışılmaktadır. 

Günümüzde oldukça popüler olan bu teknik için telefonunuza uygulama indirebilir ya da internetten zaman takibinizi yapabilirsiniz.

7. Hedeflerinize yakın çevrenizi dahil edin.

Arkadaşlarınıza "Diyete Başladım" dedikten sonra, canınız ne kadar çekerse çeksin, onların gözü önünde, çikolata yiyemediğiniz gibi, hedeflerinizi yakın çevreniz ile paylaşmanız işinizi tamamlamanız için zorlayıcı bir faktör olacaktır. 

Dikkat edilmesi gereken bir nokta: Hedeflerimizi çevremiz ile paylaştığımızda, beynimiz hedefimizi gerçekleştirdiğimizi varsayabilmekte ve kaynaklarını başka yönlere çevirebilmektedir. Bu nedenle, hedeflerimizi paylaşırken heveslerinize değil, yapılması gereken zor işlere odaklanmak daha faydalı olacaktır.

8. Son olarak, sadece yapın!

Yapılması gereken bir işi tamamlamanın verdiği hazzı, hiç bir internet sitesi veya bilgisayar oyunu veremez. Bu nedenle, kısa süreli hazları boşverin, yapmanız gereken işleri sadece yapın!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

Çikolata
Görüş Bildir