Uzun İlişkiler, Güven Duygusu ve Paylaşma Anlamına Gelen Tek Eşliliğin Sırrı Genlerimizde Olabilir!

9PAYLAŞIM

Tarla fareleri, dağ incir kuşları ve insanlar arasında ortak olan şey nedir biliyor musunuz? Bu türlerden her birinin bireyleri tek eşli bir çiftleşme kurgusu tercih ederler.

Peki bizi bir yandan sağlam bir ilişkinin içine sokan fakat doğada olsaydık aynı zamanda bizi zayıf kılan 'monogami' yani tek eşlilik genetik bir yapıdan kaynaklanıyor olabilir mi? Sizler için IFLScience'dan derledik.

Kaynak: https://www.iflscience.com/plants-and-an...

Bu türler arasında başka ortak nokta bulmak oldukça zor olsa da, aralarından ikisinde bu romantik bağı teşvik edecek bir gen olduğu öne sürüldü.

Bu araştırmanın detaylı sonuçları geçtiğimiz günlerde Proceedings of the National Academy of Sciences dergisine yayınlandı.

Teksas Üniversitesi'nde araştırmacılar, 5'i tek eşli 5'i çok eşli davranan 10 farklı türün erkek cinsinin beyni üzerinde, araştırmalar gerçekleştirdi.

Tek eşli olarak tanımlanan her hayvan, kendi ile kuzeni olacak kadar yakınlık derecesinde fakat çiftleşme konusunda daha 'rahat' takılan türdeşi ile karşılaştırıldı.

Örneğin aşk çocuğu çayır faresi erkeği otlak faresi erkeği ile, dağ incir kuşu ise dağ bülbülü ile karşılaştırıldı.

Araştırmanın baş yazarlarından ve Teksas Üniversitesi Bütünleyici Biyoloji bölümünden Rebecca Young şöyle anlatıyor; 

"Çalışmamız aslında 450 milyon yıllık evrime yayılıyor, çünkü bu türlerin hepsi uzun zaman önce ortak bir soy ağacına dahildi." 

Tüm bunlar ile birlikte araştırmada geçen tek eşlilik ifadesi, bizim anladığımızdan biraz farklı olabilir. Şöyle ki;

  • Çiftler her çiftleşme döneminde en az 1 kez çiftleşmeli.

  • Hem dişi hem de erkek ebeveynlik sorumluluklarını paylaşmalı.

  • Dişi ve erkek yavrularını saldırganlara karşı korumak için birlikte mücadele etmeli.

Rebecca Young ve ekibi ister kuş, ister memeli ister balık türlerinde tek eşli çiftleşme gösteren hayvanlarda 24 adetlik aday gen grupları keşfetmiştir.

Öte yandan bu davranış biçimiyle ilgili yüzlerce gen grubu daha olabilir. 

Araştırma sayesinde ortaya çıkan bir başka gerçek ise şu;

Tek eşliliği daha tercih edilesi bir yaşam biçimi haline getiren ve insanın kendi tercihi ile kabul ettiği baskılar ne olursa olsun, aynı evrimsel işlevler hayvanlar aleminde de tekrar tekrar meydana geliyor.

Rebecca Young şunları da ekliyor;

"Çoğu insan 450 milyon yıllık süreç içinde, bu kadar karmaşık davranışlara olan evrimin her defasında aynı şekilde meydana geleceğini beklemezdi."

Öte yandan tek eşliliğin istikrar, belirlik ve ebeveyn görevlerinin paylaşımı gibi olumlu yanları olsa da, araştırmanın liderlerinden Hans Hoffman dezavantajlarından da bahsediyor.

"Düşünün, yiyeceğinizi çalacak, sizi hasta edecek, kimi zaman canınızı yakacak bir başka hayvana uzun bir süre boyunca tahammül etmeye çalışıyorsunuz. Bir de üzerine birlikte sahip olduğunuz yavrular sizin kaynaklarınızı kullanıyor, ayrıca sizi avcılara karşı daha savunmasız kılıyor."

"Yani aslında evrim işini harika bir şekilde yapmış. Çünkü ister yalnızca bir çift olalım, ya da birlikte yavrular yapalım, biz bundan keyif alıyoruz. İçimizdeki tatmin olma hissi sanki ele geçiriliyor ve şöyle diyoruz 'Bu b*ka bayılıyorum'."

Araştırmacılar insan ırkında aynı genlerin tek eşliliği tetikleyip tetiklemediğini henüz tam olarak bilemiyor. Çünkü insan ırkında sosyal etkenler ve baskının rolü büyük önem taşıyor!

Gelecekte yapılacak başka araştırmalara bu gerçeklere ışık tutacaktır fakat Hans Hoffman'a göre benzer genlerin keşfedilmesi oldukça yakın ve olası!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hipergrafi

Çok eşlilik deyince kendi içinde ikiye ayrılır. Kadının çok eşliliği ve Erkeğin çok eşliliği. Kadının çok eşliliği canlı türlerinde çok çok nadiren makul görülür. Çünkü kadınların doğurganlığı sürekli değildir. Hayatının bir döneminden sonra doğurganlığını kaybeder, doğurgan olduğu süreçte ise ayda bir yumurta üretir, onun da verimliliği bir kaç gündür. Döllenirse gebelik süreci başlar ve bu süreçte yeni bir üreme gerçekleşemez. Yani kadının çok eşliliğini temel alan bi toplumda üreme hızı çok çok yavaşlar. Bu olayın bi yanı. Bi de zurnanın zırt dediği başka bir yan var "Bebeklerin babası kim?" Üreme çok güçlü bir içgüdü. Bu ilişki türünde erkekler üreyebildiklerinden asla emin olamaz. Ama kadının milyon tane de kocası olsa bebek kendi vücudunda gelişip büyüdüğü için kafası rahattır. (Bence kadının üzerindeki namus olgusunun evrimsel açıklaması da bu.) Erkeğin çok eşliliğine gelelim. Erkek cinsel açıdan yediden yetmişe her döneminde üretkendir. Her dakika çok verimli milyonlarca sprem üretip tek günde bir kaç kadını dölleyebilir (istisnalar kaideyi bozmaz) Bir ömürde yüzlerce yeni insan üretebilir. Ancak kim kimin yavrusu, kardeşi, kuzeni karıştığı için enseste neden olur ve toplumun gen haritasını bozar, bonus olarak ta cinsel hastalıklar hızlı yayılır. Tek yada sınırlı sayıdaki eş durumunda ise bireylerin eş seçim şansı sınırlı olduğu için sağlıklı ve güzel eşler seçerler. Kadınlar fiziksel olarak erkekten zayıftır yani onlar tehlikededir. O yüzden eş sahibi olmak onlar için tehlikelerle dolu dünyada kendisinden daha güçlü bi erkeğin koruması altına girmek demektir. (dünyanın günümüzden çok daha vahşi olduğu, içgüdülerimizin oluştuğu devirlerden bahsediyorum) Erkek koruma demek olduğu için bu vahşi dünyada hayatta kalıp ailesini beslemesini sağlayacak olan dövüşme, avlanma, eve gıda getirme şansı yüksek olan iri yarı, güçlü, kaslı ve sağlıklı erkekleri tercih eder. Erkekler ise zorlu doğum sürecini atlatabilecek iri kalçalı, yavruları bolca emzirebilecek iri göğüslü kadınları seçtiler. Sadece bu tercihi yapanlar nesillerini gğnümüze vardırabildi. (Toplumun bok attığımız güzellik algılarıda böyle oluştu.) Hasta ve zayıf bireylerin onları zayıf kılan genlerini sonraki nesle aktarmasına imkan tanımayan sağlıklı genlerin üreyip sağlıklı nesillerin doğmasına yol açan bi ilişki türüdür tek eşlilik.

mmurat

milyon sene önce evrimleşti! kanıt? biz öyle tahmin ediyoruz, ideolojik görüşler bilime dahil edilirse ortaya böyle bir senaryonun çıkması normal.. Hisler nasıl evrimleşiyor? içgüdü nasıl evrimleşecek? Evrim denilen şey aklı, şuuru olan bir varlık mı? Üniversitede köşe yazarı olan bir kadının şu yazısının bilimsel hiçbir temeli yoktur. Tek eşlilik seçimi güven, sevgi, sadakatla alakalıdır. Bu duyguları kimyasal maddeler oluşturmuyor, hisler ruhsaldır. Madde his üretemez, atomlarda his yoktur. Olmayan bir şey nasıl evrimleşsin! Yazı evrim propagandasından başka bir şey değil, bilimsel olarak hiçbir değeri yok.

Görüş Bildir